6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirkette pay devrinin geçerliliği için ortaklar kurulu onayı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6854 E. 2025/4163 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Limited şirkette esas sermaye payının üçüncü kişiye devri, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe TTK 595 uyarınca ortaklar kurulunun onayına bağlıdır; devir sözleşmesinin yazılı ve noter onaylı yapılmış olması tek başına devri geçerli kılmaz. Ortaklar kurulu onay kararı ve şirkete başvuru bulunmadıkça devrin gerçekleştiğinin tespiti ile pay defterine ve ticaret siciline kayıt istenemez.

Ele alınan sorunlar

Noter onaylı hisse devir sözleşmesinin, ortaklar kurulu onayı bulunmaksızın geçerli devri sağlayıp sağlamadığı → ret

İddia: Davacı, hisselerini noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile devrettiğini ve ortaklık sıfatını yitirdiğini, buna rağmen sicilde halen ortak göründüğünü ileri sürerek devrin gerçekleştiğinin tespitini, pay defterine işlenmesini ve sicile tescilini talep etmiştir.

Gerekçe: Limited şirkette üçüncü kişiye yapılan esas sermaye payı devrinin geçerli sayılabilmesi için devir sözleşmesinin noter onaylı olması yeterli değildir; Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesi uyarınca ayrıca ortaklar kurulunun onay kararı gerekir. Somut olayda devir noter onaylı olmakla birlikte şirket pay defterine kaydedilmemiş ve ortaklar kurulu tarafından onaylanmamış olup, dosyada böyle bir ortaklar kurulu kararına ve şirkete yapılmış bir başvuruya ilişkin delil bulunmamaktadır. Bu nedenle devrin gerçekleştiğinin tespiti istenemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesindeki TTK 595 uyarınca pay devrinin ortaklar kurulu onayına bağlı olduğu holding'i üzerinden doğar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket esas sermaye payının devri ortaklar kurulu onayı pay defteri ticaret siciline tescil ortaklık sıfatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 595

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6854 E.  ,  2025/4163 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/71 Esas, 2024/1480 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini Bakırköy 44. Noterliği'nin 27.02.2014 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesi ile aktif ve pasifiyle davalı ...'e devrettiğini, müvekkilinin davalı ile birçok kez görüşerek devrin tescil ve ilan edilmesini talep etmesine rağmen taleplerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini 27.02.2014 tarihinde devrederek ortaklık sıfatını kaybettiğini, noterden hisse devri yapılmış olmasına rağmen halen şirkette ortak olarak gözükmesi sebebiyle müvekkilinin kamu kurumlarına ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun doğduğunu ileri sürerek müvekkilinin şirket hisselerini 27.02.2014 tarihi itibariyle devrettiğinin tespitine, hisse devrinin pay defterine işlenmesi ile ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacının müvekkilinin ısrarlı telkinlerine rağmen kanundaki devre ilişkin prosedürü yerine getirmediğini, hisse devrinin geçerliliği için noter huzurunda sözleşme yapılması ve devrin ortaklar genel kurulunca onaylanması gerektiğini, müvekkilinin her ne kadar hisse devri sözleşmesi ile hisseleri devralmış gibi görünse de, bu prosedür yerine getirilmediğinden ilgili dönemde şirketin hiçbir zaman fiilen kontrolü altında olmadığını,davacının amacının zimmet suçundan dolayı yargılandığı davanın sorumluluğundan kurtulmak olduğunu, hisse devir işlemi usulüne uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin 18.09.1996 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, şirketin kurucu ortaklarının davalı ... ile ...olduğu, daha sonra davalı ...'in şirketteki mevcut hissesini 27.06.2012 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiği, bu devirden sonra şirketin ortaklarının davacı ile ...haline geldiği, 27.02.2014 tarihinde ise davacının hisselerinin tamamını hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiği, yapılan bu devir işleminden sonra halihazırda dava tarihi itibariyle de şirket ortaklarının halen davacı ile ...olarak göründüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 595. maddesine göre, limited şirketlerde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması ile şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu ve devrin bu onay şartına bağlandığı, 27.02.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacının hisselerinin tamamını davalı ...'e devrettiği, buna göre pay devrinin TTK'nın 595.

maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapıldığı, davalı şirketin iki ortaklı olması ve ortakların hisse devri konusunda noterde yapılan sözleşme ile anlaşması sebebiyle, artık noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerektiği, bu noktada artık payın devri için ortaklar genel kurulunun onay şartının aranmayacağı, devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 27.02.2014 tarihi itibariyle pay sahibi olmadığının tespitine, verilen karar ile tescil işlemi yerine getirilebileceğinden devrin ticaret sicilinde tescil ve ilanına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...'in davacıya yaptığı hisse devrinin noter onaylı olmasına rağmen şirket pay defterine kaydedilmediği ve ortaklar kurulu tarafından onaylanmadığı, üçüncü kişiye yapılan bu pay devrinin geçerli sayılabilmesi için TTK'nın 595. maddesi uyarınca ortaklar kurulu kararı gerektiği, somut olayda böyle bir karara ve şirkete başvuruya dair delil bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirket hisse devrinin gerçekleştiğinin tespiti ile devrin şirket pay defterine ve ticaret siciline kayıt ve tescili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164470200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/71 E. 2024/1480 K.

Limited şirkette pay devrinde ortaklar genel kurulu onayı şart mı?

Gerekçe özeti

Limited şirkette esas sermaye payının devrinin geçerliliği için, noterce onaylı yazılı devir sözleşmesi yeterli olmayıp, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe ayrıca şirkete başvuru üzerine ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. İki ortaklı bir limited şirkette noter sözleşmesinin ortaklar genel kurul kararı yerine geçtiği istisnası, ancak bir ortağın payını diğer ortağa devretmesi hâlinde uygulanır; payın ortak olmayan üçüncü bir kişiye devri hâlinde bu istisna uygulanamaz ve genel kurul onayı aranır. Şirkete başvuru yapıldığı ve genel kurulca onaylandığı ispatlanamayan pay devri geçerlilik kazanmaz.

Emsal değeri

Limited şirkette iki ortaklı yapıda noter sözleşmesinin ortaklar genel kurul kararı yerine geçtiği istisnasının, ancak ortaklardan birinin payını diğer ortağa devretmesi hâlinde uygulanabileceği; payın ortak olmayan üçüncü kişiye devrinde bu istisnanın uygulanamayacağı ve genel kurul onayının aranacağı yönündeki tespit, benzer pay devri uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: limited şirket esas sermaye payının devri ortaklar genel kurulu onayı noter onaylı hisse devir sözleşmesi üçüncü kişiye pay devri pay defterine kayıt ticaret sicilinde tescil

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/71

KARAR NO 2024/1480

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/10/2021

NUMARASI 2020/217 Esas 2021/969 Karar

DAVA

Şirket Hisse Devrinin Tescili

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini Bakırköy .... Noterliği'nin 27.02.2014 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesi ile aktif ve pasifiyle davalı ...'e devrettiğini, müvekkilinin davalı ile birçok kez görüşerek devrin tescil ve ilan edilmesini talep etmesine rağmen taleplerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini 27.02.2014 tarihinde devrederek ortaklık sıfatını kaybettiğini, noterden hisse devri yapılmış olmasına rağmen halen şirkette ortak olarak gözükmesi sebebiyle müvekkilinin kamu kurumlarına ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun doğduğunu belirterek, müvekkilinin şirket hisselerini 27.02.2014 tarihi itibariyle devrettiğinin tespitine, hisse devrinin pay defterine işlenmesi ile ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; davacının müvekkilinin ısrarlı telkinlerine rağmen TTK'daki devre ilişkin prosedürü yerine getirmediğini, hisse devrinin geçerliliği için noter huzurunda sözleşme yapılması ve devrin ortaklar genel kurulunca onaylanması gerektiğini, müvekkilinin her ne kadar hisse devri sözleşmesi ile hisseleri devralmış gibi görünse de, bu prosedür yerine getirilmediğinden ilgili dönemde şirketin hiçbir zaman fiilen kontrolü altında olmadığını,davacının amacının zimmet suçundan dolayı yargılandığı davanın sorumluluğundan kurtulmak olduğunu, hisse devir işlemi usulüne uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı şirketin 18/09/1996 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, şirketin kurucu ortaklarının davalı ... ile ... olduğu, daha sonra davalı ...'in şirketteki mevcut hissesini Bakırköy ... Noterliğinin 27/06/2012 tarih ve.... sayılı hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrettiği, bu devirden sonra şirketin ortaklarının davacı ile ... haline geldiği, Bakırköy .... Noterliğinin 27/02/2014 tarih ve .... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davacının hisselerinin tamamını davalı ...'e devrettiği, yapılan bu devir işleminden sonra halihazırda dava tarihi itibariyle de şirket ortaklarının halen davacı ile ... olarak göründüğü, 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesine göre, limited şirketlerde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması ile şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu ve devrin bu onay şartına bağlandığı, Bakırköy ...

Noterliğinin 27/02/2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacının hisselerinin tamamını davalı ...'e devrettiği, buna göre pay devrinin TTK 595/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapıldığı, davalı şirketin iki ortaklı olması ve ortakların hisse devri konusunda noterde yapılan sözleşme ile anlaşması sebebiyle, artık noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerektiği, bu noktada artık payın devri için ortaklar genel kurulunun onay şartının aranmayacağı,devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 27/02/2014 tarihi itibariyle pay sahibi olmadığının tespitine,verilen karar ile tescil işlemi yerine getirilebileceğinden devrin ticaret sicilinde tescil ve ilanına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... vekili; davacının şirketteki hisselerini müvekkiline 27.02.2014 tarihli hisse devri sözleşmesiyle devretmesine rağmen devre ilişkin prosedürü yerine getirmediğini, hisse devrinin geçerliliği için, yapılan sözleşmeden sonra şirkete başvuru gerektiğini, bu başvuru yapılmadan ortaklar genel kurulunun toplanarak devir ile ilgili karar almasının mümkün olmadığını, mahkemece karara emsal alınan Yargıtay kararının iki ortaklı şirkette bir ortağın hissesini diğerine devretmesi ve şirketin tek ortaklı olması durumuna özgü olduğunu, ancak somut olayda ... adında dava dışı bir ortak daha bulunduğunu, genel kurul kararına gerek olmadığına dair kararın kaldırılması gerektiğini, somut olayda genel kurul onayı alınmadığından şirket hisselerinin müvekkiline kanuna uygun olarak geçmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, limited şirket hisse devrinin gerçekleştiğinin tespiti ile devrin şirket pay defterine ve ticaret siciline kayıt ve tescili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesi hükmünde; esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onanacağı, ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşulların da belirtileceği, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu ve devrin bu suretle tamamlanacağı, başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde, pay devrine onay vermiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda; davalı şirketin 18.09.1996 tarihinde kurularak tescil edildiği, şirketin kurucu ortaklarının eşit paylarla davalı ... ile dava dışı ... olduğu, davalı ...'in şirketteki tüm payını Bakırköy .... Noterliğinin 27.06.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu tarih itibariyle şirket ortaklarının davacı ile dava dışı ... olduğu, sonrasında Bakırköy ... Noterliğinin 27.02.2014 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesi ile davacının şirketteki hisselerinin tamamını davalı ...'e devrettiği, ancak bu devir işleminin şirket pay defterine kaydedilmediği ortaklar kurulunda onaylanmadığından ticaret sicilinde halihazırda şirket ortaklarının davacı ile dava dışı ...

olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 595. maddesi hükmü ile limited şirkette pay devrinin geçerliliği ve şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için, pay devrinin imzası noterce onaylı sözleşme ile yapılması haricinde ayrıca şirkete başvuru ve bunun sonucunda ortaklar genel kurulunca onaylanması şarttır. Davalı şirket ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığından, somut olayda şirket pay devrinin geçerliliği ortaklar genel kurulu kararı alınmasına bağlı olup, pay devri için şirkete başvuru yapıldıktan itibaren içerisinde üç ay içerisinde reddedilmediği takdirde, şirketin devir işlemine onay verdiği kabul edilebilecektir. İlk derece mahkemesince, davalı şirketin iki ortaklı olması ve ortakların hisse devri konusunda noterde yapılan sözleşme ile anlaşması sebebiyle, artık noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulünün gerektiği ve bu nedenle artık payın devri için ortaklar genel kurulu onayı şartının aranmayacağı belirtilmişse de;

söz konusu durum ancak iki ortaklı limited şirkette bir ortağın payını diğer ortağa devretmesi halinde söz konusu olup, davalı şirket iki ortaklı olsa da bir ortağın diğer ortağa pay devri değil, bir ortağın ortak olmayan 3. kişiye pay devri söz konusudur. Bu nedenle somut olayda pay devrinin geçerliliği için ortaklar genel kurul kararı alınması gerekir. Ancak taraflarca pay devri hususunda sözleşme akdedilmişse de, pay devrinin şirket pay defterine kaydı ve ortaklar kurulunda onaylanması için davalı şirkete başvuru yapıldığına dair delil ibraz edilmemiş olup, pay devri hususunda herhangi bir ortaklar kurulu kararı da alınmamıştır. Bu haliyle geçerli bir pay devrinden söz edilmesi mümkün olmadığından, mahkemece davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/217 Esas - 2021/969 Karar sayılı 22/10/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 373,2‬0-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davalıya iadesine,Davalı tarafından yapılan 88,70-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.