Mutlak butlan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4397 E. 2025/4063 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ geçerlilik şartı↗ toplantı tutanağı↗ butlan↗ sermaye artırımı↗ mahsup↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava; sermaye artırımına yönelik genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ... ve ... Süt Ür. A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davalı ... Süt Ür. A.Ş. davacı ... ve davalı ... tarafından 2013 yılında kurulmuş, şirket sermayesinin 500.000,00 TL olmak üzere 50 paya karşılık davacı ... ve davalı ...'nin 25'er paya sahip oldukları anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazırun cetveline bakıldığında ortaklar ... ve ...'nun toplantıya asaleten katıldığı, davalı ...'nun toplantıya başkanlık ettiği, gündemin 8 no.lu maddesi ile sermaye artırım kararı alındığı, anasözleşmenin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadil edilerek 500.000,00 TL olan şirket sermayesinin 1.500.000,00 TL'ye çıkarılmasına, artırılan 1.000.000,00 TL'lik sermayenin 29.03.2019 tarih ve SMMM 2019-01 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu ile tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı ortakların alacaklarından karşılanmasına oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ticaret sicilinde 12.04.2019 tarihinde tescil ve ilan edilmiş ancak ilanda bu karar, yönetim kurulu kararı olarak yazılmış ise de 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde genel kurul kararı olduğuna dair düzeltme ilanı yayınlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımı iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı da dosya kapsamı ile sabit olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmamasının sermaye artırım kararı bakımından geçerlik şartı olmayıp iptal edilebilirlik şartı olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda da yukarıda açıklandığı üzere iptal edilebilirlik şartları da bulunmamaktadır.
Dava konusu sermaye artırımında, artırılan kısmın, ortakların SMMM eliyle tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı alacaklarından mahsup edilmek suretiyle karşılanması oy birliğiyle kararlaştırılmıştır. Aksinin kabulü, mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Söz konusu genel kurulda her iki ortak asaleten toplantıya katılmış, SMMM raporu da itiraza uğramadan oy birliği ile karar alınmıştır. Bu aşamadan sonra yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli mahsulü olmadığı ileri sürülerek sermaye artırımının geçersizliğinin ileri sürülmesi 4721 Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gibi davacı ...'ın mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince anılan hususlar nazara alınmadan yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5306 E. 2023/7093 K.
Ortak:mutlak butlan · toplantı tutanağı · butlan · sermaye artırımı · ticaret sicili · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taahhütname
İncelediğiniz karardadava; «sermaye artırımına» yönelik genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan «yönetim kurulu» beyanı ve «sermaye artırımı» iştirak «taahhütnamesinde» yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı da dosya kapsamı ile sabit olmuştur.
Bu aşamadan sonra «yönetim kurulu» beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli mahsulü olmadığı ileri sürülerek «sermaye artırımının» «geçersizliğinin» ileri sürülmesi 4721 Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gibi davacı ...'ın mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Benzer bu kararda… e diğer ortak ...'ın davalı şirkette eşit paya sahip olduğunu, 29.03.2019 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan usulsüz sermaye arttırım kararı ile ...'ın «payının» eşitliği bozacak şekilde artırıldığını, bu durumdan müvekkilinin sonradan haberdar olduğunu, genel kurul kararına konu ... muhasebeci mali müşavir (SMMM) raporunun «geçersiz» olduğunu, ... pay oranı ve adetlerinin belirsiz olduğunu, söz konusu raporun müvekkilinin haberi olmaksızın diğer ortak tarafından hazırlatıldığını, pay oranlarında oluşturulan dengesizliğin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, raporda hiçbir «yönetim kurulu» üyesinin imzası bulunmadığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 455 ve 456 ncı maddelerinde öngörülen şekilde tescil ve «ilan» edilmediğini, 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde düzeltme ilanı yayınlandığını, bu durumun genel kurulun Kanun'da öngörülen 3 aylık sürede tescil edilmediğini gösterdiğini ve 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun ispatı olduğunu, davacı ...'ın ortaklık payını gizlice değiştirmeye çalıştığını 21.09.2019 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında anlaşıldığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısındaki «sermaye artırım» iştirak tahhütnamesindeki imzaların sahte olduğunu, genel kurul ve sermaye artırımının tescil ve ilanı talepli dilekçedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesi uyarınca hazırlanan yönetim kurulu beyanın sahte imzalı olduğunu ileri sürerek 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla («yoklukla) malul» olduğunun tespitine, genel kurul ve sermaye artırım kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.'nin «sermaye artırımına» yönelik 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının oluşan ... pay durumuna dair ortakların bilgi sahibi olduklarına dair imzalı belgenin bulunmaması, buna dair kayıt içeren iştirak «taahhütnamesinde» yer ... imzaların dahi «yönetim kurulu» üyesi olan ortakların imzasını içermemesi, genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararının üç aylık süre içerisinde yönetim kurulunun şirket organının artırım iradesini içerecek şekilde tescil edilmemesi, var olan tescil başvurusunun şirket yönetim kurulu üyelerinin imzasını içermemesi sebebiyle geçerli ve sonuç doğuracak bir işlem olarak kabul edilemeyecek olması ayrıca yönetim kurulu tarafından 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzenlenen beyanın yönetim kurulu üyelerine ait imzaları içermemesi sebebiyle yasaya uygun bir beyandan söz edilemeyeceği, şirket sermaye artırım işleminin 6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 457 nci maddesinin birinci fıkrasında yer ... geçerlilik koşullarını taşımaması, var olan eksiklerin tamamlanmamasının ve geçerlilik kazanmasının mümkün olmaması, mevcut eksiklikler nedeniyle sermaye artırımına yönelik kararın «mutlak butlan» yaptırımına tabi olması gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabu …
4.Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar iştirak «taahhütnamelerindeki» imzalar ve «yönetim kurulu» beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmadığı, SMMM raporunun içeriğinden ortakların haberdar olmadığı, «sermaye artırım» kararının 3 aylık sürede tescil edilmediği gerekçeleriyle söz konusu sermaye artrımına yönelik genel kurul kararının «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilmiş ise de dava konusu genel kurul hazırun cetveli incelendiğinde ortaklar ... ve ...'nun toplantıya asaleten katıldığı görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme değişikliği · genel kurul kararının butlanı · rüçhan hakkı · hakim ortak · yoklukla malul karar · muhalefet şerhi · imza incelemesi · esas sözleşme
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sermaye «esas sözleşmede değişiklik» yapılarak artırıldığından iştirak «taahhütnamesine» gerek bulunmadığı, davalı ...'nin «sermaye artırımının» yapıldığı 29.03.2019 tarihli genel kurulda hazır bulunduğu, toplantıya başkanlık ettiği, genel kurulun 8 ... maddesinde sermaye artırımına karar verildiği ve kararda SMMM raporundan bahsedilmesine rağmen itiraz etmediği, «muhalefet şerhi» düşülmediği görülmekle «imza incelemesi» talebinin reddedildiği, genel kurulda sermaye artırımı için dayanılan SMMM raporunda tarafların imzasına gerek bulunmadığı, genel kurulda alınan kararın süresi içerisinde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından «yönetim kurulu» kararı olarak «ilan» edilmiş ise de ilan metninde sermaye artırımı kararının yer aldığı, 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de düzeltme ilanı yayınlandığı anlaşılmakla sermaye artırımına ilişkin kararın ilanının süresi içinde yapıldığının kabul edildiği, sermaye artırımına ilişkin karar «rüçhan hakkının» kaldırılması durumunda bazı pay sahiplerinin kişisel menfaatlerini etkileyebilen bir karar olduğundan, kararın «butlanı» değil ancak iptalinin istenebileceği, iptal davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gerektiği, genel kurulun 29.03.2019 tarihinde yapıldığı; ancak davanın 05.11.2020 tarihinde üç aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; «sermaye artırımı» için kurucu unsur niteliğinde olan belgelerde yer ... imzaların sahte olduğunu, «esas sözleşmenin» değiştirilmesine ilişkin genel kurul «toplantı tutanağının» tescil edilmediğini, sermaye artırım kararına dayanak olarak gösterilen SMMM raporunun ait olduğu tarih itibarıyla şirketin borca batık olduğu gerçeğini yansıtmadığı gibi müvekkilinin raporun içeriğinden haberdar olmadığını, eşitlik esasına uygun olarak kurulan şirkette müvekkilini diğer ortağın «hakim ortak» konumuna geçmesi yönünde irade göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kal …
… ilen kararı ile dava konusu genel kurul kararı öncesinde şirket ortaklarının eşit pay sahibi oldukları, genel kurul kararı sonrası ortaya çıkan değişikliğin iştirak «taahhütnamesi» ve 29.03.2019 tarihli SMMM raporunda yer aldığı, mevcut halinin ortaklar arasındaki eşitliği ... aleyhine bozduğu, «sermaye artırımını» içeren genel kurul kararının tescil ve «ilanına» ilişkin dilekçe, 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesine göre hazırlanan «yönetim kurulu» beyanı ve sermaye artırımına iştirak taahhütnamesinde yer ... imzaların yönetim kurulu üyelerinin ... ürünü olmadığının tarafların «ikrarı» ile ... olduğu, esas sermaye sistemine tabi bulunan şirketin ortaklarının, şirketten olan alacaklarını sermaye artırımında «takas» etmek ve bunu «esas sözleşmede değişiklik» yaparak gerçekleştirmek istedikleri, şekli olarak tescil işlemi bulunmakta ise de buna yönelik iradelerin ve anılan 457 nci maddenin birinci fıkrasına göre düzenle …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/463 E. sayılı dosyası Taraflar arasındaki şirket hissesinin tespiti ve «genel kurul kararının butlanının» tespiti, «sermaye artırım» kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13491 E. 2015/13278 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · ticari itibar · husumet ehliyeti · infaz · taraf ehliyeti · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet, ehliyet» ve «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davalının asaleten ve «temsilen» eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği ve bu sebeple davacının maddi zararı ile «ticari itibarı» açısından manevi zararlarının oluştuğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 14/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarih …
A.Ş." şeklinde belirtilerek «husumet» yöneltilmek suretiyle dava açıldığı ve her iki davalının eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edildiğine ve davada iki ayrı davalı bulunduğuna göre, mahkemece hüküm fıkrasında, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4397 E. , 2025/4063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/636 Esas, 2024/857 Karar
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davanın reddi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı ... vekili ile asıl davada davalılar-birleşen davada davacı ... ve ... Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat ... ve asıl ve birleşen davada davalı vekilleri Avukat ... ile Avukat .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin iki ortaklı olarak 2013 yılında 500.000,00 TL sermaye ve 50 payla kurulduğunu, müvekkili ve davalı ...'nun 25'er paya sahip olduğunu, 29.03.2019 tarihli genel kurulda oy birliği ile alınan sermaye artırım kararı ile ortakların şirketten olan alacaklarının sermayeye eklenmesi suretiyle (davalı ...'nun 440.000,00 TL, müvekkilinin 560.000,00 TL) sermayenin 1.500.000,00 TL'ye artırıldığını, buna göre müvekkilinin payının 27'ye yükseldiğini ileri sürerek şirketin beheri 30.000,00 TL değerinde 50 paya ayrılmış toplam 1.500.000,00 TL sermayesinin 810.000,00 TL'sinin ve 50 paya ayrılmış şirket hissesinin 27 adedinin yasal sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini, bu sermaye payı ve hisse oranının şirket pay defterine işlenmesini, şirket hisse adedinin ve şirket sermaye pay oranlarının mahkeme kararında belirtilen uygun şekilde değiştirilmesi için Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasını ve verilecek kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasını talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile diğer ortak ...'ın davalı şirkette eşit paya sahip olduğunu, 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan usulsüz sermaye arttırım kararı ile ...'ın payının eşitliği bozacak şekilde artırıldığını, bu durumdan müvekkilinin sonradan haberdar olduğunu, genel kurul kararına konu serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) raporunun geçerlilik içermediğini, yeni pay oranı ve adetlerinin belirsiz olduğunu, söz konusu raporun müvekkilinin haberi olmaksızın diğer ortak tarafından hazırlatıldığını, pay oranlarında oluşturulan dengesizliğin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, raporda hiçbir yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunmadığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 455 ve 456.
maddelerinde öngörülen şekilde tescil ve ilan edilmediğini, 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde düzeltme ilanı yayınlandığını, bu durumun genel kurulun Kanun'da öngörülen 3 aylık sürede tescil edilmediğini gösterdiğini ve 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla maluliyetini ispatladığını, davacı ...'ın ortaklık payını gizlice değiştirmeye çalıştığının 21.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında anlaşıldığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısındaki sermaye artırım iştirak tahhütnamesindeki imzaların sahte olduğunu, genel kurul ve sermaye artırımının tescil ve ilanı talepli dilekçedeki imzanın müvekkilince atılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 457. maddesi uyarınca hazırlanan yönetim kurulu beyanının sahte imzalı olduğunu ileri sürerek 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla (yoklukla) malul olduğunun tespitine, genel kurul ve sermaye artırım kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; birleşen dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek asıl davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sermaye artırım kararının Kanuna uygun alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamında belirtildiği üzere ortakların toplantıya asaleten katılması, birleşen dava davacısının toplantıya başkanlık etmesi ve kararda belirtilen SMMM raporunun genel kurulun bilgisine sunulmadığına dair açık bir itirazı olmaması, SMMM raporunun içeriğine dair açıklama talebinde de bulunmaması dikkate alındığında ileri sürülen iddianın 6102 sayılı TTK'nın 447 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesinde sayılan butlan sebeplerinden olmadığı, bu nedenle alınan kararın koşulların varlığı halinde iptalinin istenebileceği, birleşen dava davacısının olumsuz oy kullanıp karara muhalefet etmediği, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 445.
maddesinde sayılan iptal davası açabilecek kişilerden olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği, asıl dava yönünden yapılan incelemede ... Süt Ür. A.Ş.'nin söz konusu genel kurul kararı öncesinde ortaklarının eşit pay sahibi oldukları, genel kurul kararı sonrası ortaya çıkan değişikliğin iştirak taahhütnamesi ve 29.03.2019 tarihli 2019-01 sayılı SMMM raporunda yer aldığı ve mevcut halinin ortaklar arasındaki eşitliği ... aleyhine bozduğu, sermaye artırımını içeren genel kurul kararının tescil ve ilanına ilişkin dilekçe, 6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımına iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığının imza sahiplerinin (tarafların) ikrarları ile sabit olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 455, 456/3, 457/1-2 hükümleri nazara alındığında esas sermeye sistemine tabi anonim şirketlerde sermaye artırımının, esas sözleşme değişikliği şeklinde genel kurul kararı alınması, yönetim kurulunun tescil ve ilanı için beyanda bulunması ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesi şeklinde üç aşamada gerçekleştiği, anılan düzenlemeler uyarınca bu aşamaların;
artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamının değişik esas sözleşmesinde taahhüt edilmesi, genel kurulun sermaye artırımına yönelik karar alması, karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde yönetim kurulu tarafından artırım kararının tescil ve ilan ettirilmesi ayrıca ortakların şirketten olan alacaklarının takası suretiyle yapılan artırıma yönelik yönetim kurulu tarafından beyan hazırlanması, beyanda; şirket borcunun varlığı, geçerliliği ve takas edilebilirliği belgeli ve gerekçeli açıklamalarla, açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre düzenlenmesi ve yönetim kurulu tarafından imzalanarak ve beyan edilmesi şeklinde açıklanabileceği, söz konusu bu işlemlerin genel kurul kararının yürürlüğe girmesi ve geçerli bir sermaye artırımı için geçerlilik koşulu olarak düzenlendiği, bu unsurları içermeyen sermaye artırımı kararının tamamlandığından dolayısıyla geçerliliğinden söz edilemeyeceği, işbu davada esas sermaye sistemine tabi bulunan şirketin, ortaklarının şirketten olan alacaklarını sermaye artırımında takas etmek ve bunu esas sözleşmede değişiklik yaparak gerçekleştirmek istedikleri, somut uyuşmazlıkta bu aşamalar incelendiğinde;
sermaye artırımı için esas sözleşme değişikliği şeklinde genel kurul kararı alındığı, alınan bu genel kurul kararının birleşen davada butlanının istendiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.12.2023 tarihli 2022/5306 E., 2023/7093 K. sayılı bozma ilamı uyarınca butlan sebebinin bulunmadığı ve genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı, sermaye artırımı için geçerli bir genel kurul kararı olduğu sonucuna varıldığı, genel kurul kararının 3 aylık süre içerisinde ilan edilmediğine yönelik savunma yönünden yapılan incelemede, anılan bozma ilamında belirtildiği üzere gerekli ilanın yapıldığı ve maddi hatanın daha sonra düzeltildiği anlaşılmakla "şeklen" yapılmış bir ilanın var olduğu sonucuna varıldığı, " sermaye değişikliği ilanının yapılabilmesi için yukarıda belirtildiği üzere yönetim kurulunun beyanı ve tescil ve ilan talebinin bulunması gerektiği, yukarıda anılan hükümlerde sermaye artırım işlemlerinin tamamlanması için yönetim kurulu beyanının olması, tescil ve ilan talebinde bulunulmasının sermaye artırımı için kurucu aşamalardan birisi olduğu, yönetim kurulu beyanı mevcut değilse veya ticaret sicil memurluğuna tevdi edilmemişse sermaye artımının batıl olduğu (TTK'nın 447, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27/1 hükmü), yönetim kurulu beyanının sermaye artırımının emredici bir hükmü ve olmazsa olmaz (conditio sine qua non) nitelikte bir parçası olduğu, (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul 2019, Güncellenmiş, Yeniden Yazılmış 14.
Bası, s:220)", somut uyuşmazlıkta, yönetim kurulu beyanına ve tescil talebine ilişkin belgelerdeki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmadıkları, bu hususun taraflarca kabul edildiği, geçerli bir beyanın varlığından söz edilemeyeceği, haliyle yönetim kurulunun sermaye artırım kararının tamamlanmasına ilişkin bir iradesi olduğunun kabulünün olanaklı olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasındaki niza sonrası bu iradenin düzeltilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusu sermaye artırımına yönelik tamamlayıcı unsurlarındaki eksiklik sebebiyle taraflar yönünden sonuç doğurması ve geçerlilik kazandığından bahsedilemeyeceğinden asıl davanın da reddine karar vermek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı ...
vekili ve asıl davada davalılar-birleşen davada davacı ... ve ... Süt Ür. A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; şirket ortaklık pay durumunun tespiti, birleşen dava; sermaye artırımına yönelik genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ... ve ... Süt Ür. A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davalı ... Süt Ür. A.Ş. davacı ... ve davalı ... tarafından 2013 yılında kurulmuş, şirket sermayesinin 500.000,00 TL olmak üzere 50 paya karşılık davacı ... ve davalı ...'nin 25'er paya sahip oldukları anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazırun cetveline bakıldığında ortaklar ... ve ...'nun toplantıya asaleten katıldığı, davalı ...'nun toplantıya başkanlık ettiği, gündemin 8 no.lu maddesi ile sermaye artırım kararı alındığı, anasözleşmenin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadil edilerek 500.000,00 TL olan şirket sermayesinin 1.500.000,00 TL'ye çıkarılmasına, artırılan 1.000.000,00 TL'lik sermayenin 29.03.2019 tarih ve SMMM 2019-01 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu ile tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı ortakların alacaklarından karşılanmasına oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ticaret sicilinde 12.04.2019 tarihinde tescil ve ilan edilmiş ancak ilanda bu karar, yönetim kurulu kararı olarak yazılmış ise de 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde genel kurul kararı olduğuna dair düzeltme ilanı yayınlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımı iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı da dosya kapsamı ile sabit olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmamasının sermaye artırım kararı bakımından geçerlik şartı olmayıp iptal edilebilirlik şartı olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda da yukarıda açıklandığı üzere iptal edilebilirlik şartları da bulunmamaktadır.
Dava konusu sermaye artırımında, artırılan kısmın, ortakların SMMM eliyle tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı alacaklarından mahsup edilmek suretiyle karşılanması oy birliğiyle kararlaştırılmıştır. Aksinin kabulü, mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Söz konusu genel kurulda her iki ortak asaleten toplantıya katılmış, SMMM raporu da itiraza uğramadan oy birliği ile karar alınmıştır. Bu aşamadan sonra yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli mahsulü olmadığı ileri sürülerek sermaye artırımının geçersizliğinin ileri sürülmesi 4721 Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gibi davacı ...'ın mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince anılan hususlar nazara alınmadan yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... ve ... Süt Ür. A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davaya yönelik verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davanın davalılarından alınarak davacı ...'a verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... ve ... Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ...'a iadesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164134200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz