İtirazın iptali davasından sonra açılan menfi tespit davasında hukuki yarar yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6165 E. 2025/3984 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Aynı takibe ilişkin itirazın iptali davası açıldıktan sonra borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmaz; çünkü menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususlar itirazın iptali davasında da ileri sürülebilir. Hukuki yarar dava şartı olduğundan mahkemece re'sen gözetilir ve dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Derdest itirazın iptali davası varken menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı, itiraz üzerine takip zaten durduğundan, açılacak menfi tespit davasında hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceğini savunarak davanın usulden reddini istemiştir.
Gerekçe: Menfi tespit davası itirazın iptali davasından sonra açılmıştır; menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususlar itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceğinden, ayrıca menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup mahkemece re'sen dikkate alınır; bu nedenle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İtirazın iptali davası derdest iken açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı yönünden bağlayıcı nitelikte bir onama kararıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ itirazın iptali↗ hukuki yarar↗ dava şartı↗ re'sen gözetme↗ cari hesap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6165 E. , 2025/3984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1365 Esas, 2024/1315 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketin anlaşması kapsamında davalı tarafından müvekkili şirkete ait iki tesise mal teslimleri yapılmasının kararlaştırıldığını, mal teslimi yapılan faturalara ilişkin ödemelerin yapıldığını, gerçek mal alım-satımına ilişkin olarak davacı şirketin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından 24.12.2023 tarihinde cari hesap alacağına istinaden müvekkili şirket aleyhine Bakırköy 11. İcra Dairesinin 2023/25279 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, haksız takibe itiraz edildiğini, mal teslimi yapılmamasına rağmen davalı şirket tarafından davacı şirket adına sahte fatura ve irsaliyeler düzenlendiğinin anlaşıldığını ileri sürerek müvekkilinin Bakırköy 11.
İcra Dairesinin 2023/25279 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının davacıdan 430.085,54 TL alacağı kaldığını, davacı tarafın ödemeyi erteleyerek ödeme yapmadığını, cari hesaptan kaynaklı alacak için icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın itiraz ettiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra; borçlu borca itiraz etmek kaydıyla takibi durdurabileceğinden, itiraz ile duran takibe rağmen açılacak menfi tespit davasında hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceğini belirterek hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine,aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davalının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususların itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceğini, hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup, mahkemece de bu hususun resen dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek savunma nedeniyle menfi tesbit davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164086400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz