Sözleşme süresi bitince iskonto oranları da hükümsüz kalır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/992 E. 2024/43 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Süreli olarak akdedilmiş ve süre sonunda yazılı mutabakatla yenilenmemiş bir sözleşmede, sözleşme süresinin dolmasıyla sözleşmede kararlaştırılan iskonto/prim oranları da hükümsüz kalır; sözleşme sonrası dönemde aynı oranların uygulanacağının sözlü taahhüt edildiği iddiası delille ispatlanmadıkça kabul edilmez. Ayrıca satıcıya tek satıcılık yetkisi verilmeyen sözleşmelerde, malın başka kanallardan (internet dahil) satışa sunulması sözleşmeye aykırılık oluşturmaz. Teslimi ihtilafsız faturalara dayanan alacak davasında borçlunun ödemeyi ispat edememesi halinde itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğrudur.
Ele alınan sorunlar
5 yıllık sözleşme süresinin sona ermesiyle iskonto oranlarının hükümsüz kalması → ret
İddia: Davalı, 5 yıldır süregelen ticari ilişkide uygulanan %40+8,5 iskonto oranının 2017 yılında da uygulanması gerektiğini, davacının bu iskontoyu uygulamaması ve müvekkiline sözlü olarak taahhüt edilen anlaşmanın devam edeceğinin bildirildiğini, ancak buna uyulmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin 4. maddesi gereğince, karşılıklı yazılı mutabakat olmaması halinde sözleşme 5. yılın bitiminde (20.02.2017) kendiliğinden sona erer. Taraflarca süre sonunda sözleşmenin yenilenmesine dair yazılı mutabakat bulunmadığından sözleşme bu tarihte sona ermiştir. Sözleşmede kararlaştırılan iskonto oranları da bu tarihte hükümsüz kalmıştır. Davalı tarafça, aynı iskonto oranlarının 2017 yılı satışlarında da uygulanacağının taahhüt edildiğine dair delil sunulmamıştır. Kaldı ki sözleşmenin 3. maddesi gereğince davacının davalıya uygulayabileceği prim ve iskonto oranlarını içeren ticari koşulları her mali yıl başında yeniden tek taraflı olarak düzenleme yetkisi bulunduğu davalı tarafça kabul edilmiştir; bu nedenle davacının 2017 yılı satışları için iskonto yapma zorunluluğu yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacı ürünlerinin internet ortamında ve başka satıcılarca satışa sunulmasının sözleşmeye aykırılık oluşturmaması → ret
İddia: Davalı, davacı firmanın ürünleri ticari teamüllere aykırı olarak iskontolu şekilde eczacılar veya yakınlarının kurduğu şirketler tarafından internet sitelerinde satışa sunduğunu, bu durumun satışlarını durdurduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede davalıya tek satıcılık yetkisi verilmemiş olup, davacı ürünlerinin internet ortamında ve başka satıcılar tarafından satışa sunulması sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dayanak faturalardan kaynaklanan borcun ödendiğinin ispatlanamaması ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatı → ret
İddia: Davalı, dava dayanağı faturaların iskontosuz düzenlendiğini, iskonto uygulanması gerektiğini ve borcun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dayanak faturalar konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacının ticari defter kayıtlarından, davalının 2017 yılı içinde düzenlediği toplam 115.624,88-TL tutarlı 7 adet iskonto faturasının davacı defterlerine davalı lehine alacak olarak kaydedilip açık hesaptan düşümünün yapıldığı, bakiye alacağın ise iskonto yapılmayan faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Teslim edildiği davalının kabulünde bulunan dayanak faturalardan kaynaklanan borcun ödenmemesi gerektiği yönündeki savunma yerinde değildir. Davacı alacağını kanıtladığından itirazın iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Süreli ticari sözleşmelerde sürenin dolmasıyla sözleşmede belirlenen iskonto/prim oranlarının da kendiliğinden hükümsüz kalacağı ve sözleşme sonrası dönem için aynı oranların uygulanacağına dair sözlü taahhütlerin ispatlanamaması halinde talep edilemeyeceği ile tek satıcılık verilmeyen sözleşmelerde ürünün başka kanallardan satışının sözleşmeye aykırılık oluşturmayacağı yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ cari hesap↗ yetkili eczane sözleşmesi↗ iskonto/prim oranı↗ tek satıcılık↗ ticari defter kaydı↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/992
KARAR NO 2024/43
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/01/2021
NUMARASI 2019/95 Esas 2021/23 Karar
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilince cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe, davalı tarafından itiraz edildiğini, davalının 11 adet faturaya istinaden toplam 201.480,18-TL tutarında ürün satın aldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, davalının müvekkilinden satın alınan ürünlere itirazının bulunmadığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; 2011 yılı içinde davalı şirketin pazarlama elemanları tarafından şirket ürünlerinin müvekkilinin eczanesinde satılmasının istenildiğini, bu konuda 2011 yılında ... markasının satışı için anlaşma yapıldığını, buna göre 2011-2012 yıllarında yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen yıllık bazda 30.000-TL-40.000-TL civarında mal alımı yapılarak ödemelerin yapıldığını, 2013-2016 yılları arasında davalı firmanın bölge sorumlusu ... ile sözlü anlaşma yapıldığını, yazılı sözleşme ulaştırılacağı sözü verilmesine rağmen 4 yıllık sürede müvekkiline sözleşme gönderilmediğini, buna rağmen davacının ürünlerinin davalının eczanesinde satıldığını, 2016 yılında 170.000-TL+KDV alım bareminde sözlü anlaşma yapıldığını ve %40 iskonto bedeli uygulandığını, müvekkilinin davalının ...
ürün satışlarını arttırdığını ve 140.000-TL+KDV iskontoya ek %8,5 olarak teklif aldığını, 2016 yılı sonuna kadar davacıdan KDV dahil 363.299,64-TL tutarında ürün satın alındığını, müvekkilinin ödemelerini yapıp iskonto faturalarını kestiğini, 2016 yılı sonuna kadar verilmesi gereken yazılı sözleşmenin müvekkiline teslim edilmediğini, 2016 yılında toplam 363.299,64-TL tutarında ... ürün satın alınarak %40+8,5 iskonto hesaplanarak yıl içinde davacıya 198.500-TL ödendiğini,yapılan sözlü anlaşma uyarınca toplam 124.826,96-TL iskonto faturası düzenlenerek kendisine teslim edildiğini, 2016 yılı sonunda ... ile, yapılan 11.254,71-TL ödeme ve 51.373-TL iskonto faturası kesildiği taktirde 2015 yılından kalan 22.646,40-TL ve 2016 yılı tüm alımların kapatılacağında mutabık kalındığını, 2017 yılında ...'ın ayrıldığı bildirilerek mutabık kalınan anlaşmanın mümkün olmadığının söylendiğini, müvekkilinin 2011-2016 arasında iskontolu fiyatlar üzerinden satış yaptığını, fakat davacının 2016 yılından sonra bu iskontoları yapmak istememesi üzerine ürün satışlarının yavaşladığını, ayrıca aynı ürünlerin piyasa fiyatının yarısı hatta %60-%70 iskontolu bir şekilde davacının kurduğu şirket tarafından açılan internet siteleri tarafından satışa sunulduğunu, bu durumun satışları tamamen durdurduğunu, müvekkilinin önceki şartlarda iskonto taleplerinin davacı tarafından reddedilmesine müteakip elindeki ürünleri iade etmek istediğini, ancak bu talebin de reddedildiğini, bunun üzerine davacının iskontosuz düzenlediği faturalara dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 20.02.2012 tarihinde yetkili eczane satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme maddelerine göre davacının yetkili eczaneye uygulayabileceği prim iskonto oranlarının ticari koşullarda belirlendiği, yetkili eczanenin, bu belgenin davacı tarafından her mali yılın başında yeniden tek taraflı olarak düzenleneceğini kabul ettiği, davalının 201.480,18-TL tutarında ürün satın aldığı, davalı tarafından satın alınan ürünlere ilişkin 11 adet faturaya istinaden davacı tarafça ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde, 31.12.2018 tarihi itibarıyla sıfır bakiye bulunduğu, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi olan 29.03.2018 tarihi itibarıyla davalıdan 201.480,18-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının kendi lehine olan ödemeleri dahi ticari defterlerine kaydetmediği, bu anlamda davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, davalının davaya konu fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, ancak 201.480,18-TL bedelli faturalara karşılık davalı tarafından ödeme belgesi sunulmadığı,bedeli ödenmemiş faturalardan dolayı davalı tarafın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının iptaline, takibin 201.480,18-TL üzerinden devamına, bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili;müvekkilinin 5 yıllık süreçte tüm ödemelerini eksiksiz yaptığını, bu ödemeler yapılırken davacı tarafından müvekkiline %40+8,5 oranında iskonto uygulandığını, 2017 yılına gelindiğinde de davacı şirket yetkililerinin mutabık kalınan anlaşmanın devam edeceğini sözlü olarak müvekkiline bildirdiklerini, ancak 2011-2016 tarihleri arasında uygulanan iskonto oranlarının 2016 yılından sonra müvekkiline uygulanmadığını, bunun yanı sıra davacı firma yetkililerinin müvekkilinden 2017 yılı için yeni bir satış baremine girmesi, daha fazla ürün alması gibi farklı taleplerde bulunduklarını, ayrıca davacı firmanın müvekkiline verdiği ürünleri ticari teamüllere aykırı olarak iskontolu bir şekilde eczacılar veya yakınlarının ortaklığı ile kurdukları şirketler tarafından açılan internet sitelerinde satışa sunduğunu, müvekkilinin aynı fiyatlandırmanın kendisi için de yapılması talebinin davacı tarafça kabul edilmediğini, müvekkilinin önceki şartlarda iskonto talepleri davacı tarafça reddedilince elindeki ürünleri iade etmek istediğini, ancak bu talebin de davacı tarafça reddedildiğini, davanın dayanağı olan faturaların davacı tarafça düzenlenen iskontosuz faturalar olduğunu, 5 yıldır süregelen ticari ilişkide uygulanan %40+8,5 iskonto oranının uygulanıp uygulanmadığının değerlendirilmesi gerekirken mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında akdedilmiş olan 20.02.2012 tarihli yetkili eczane sözleşmesine dayalı olarak davacıya ait ürünlerin davalının eczanesinde satışının yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ticari koşullarda geçen indirimlerin, tarafların mutabakata varması üzerine davacının son faturasında mahsup edilerek karşılanacağı, davacının davalıya uygulayabileceği prim ve iskonto oranlarının ticari koşullarda belirtildiği, davalının, bu belgenin davacı tarafından her mali yıl başında yeniden tek taraflı olarak düzenleneceğini kabul ettiğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4.
maddesinde, karşılıklı yazılı mutabakat olmaması halinde sözleşmenin 5. yılın bitiminde sona ereceğinin belirtildiği, taraflarca süre sonunda sözleşmenin yenilenmesine dair yazılı mutabakatlarının bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin 5 yılın bitimi olan 20.02.2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, ancak sözleşmenin sona ermesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılı sonuna kadar sürdüğü, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen toplam 201.480,18-TL tutarlı 11 adet faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde yaptığı itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dayanak faturalar konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Sözleşmenin 3. maddesinde atıf yapılan ticari koşullar kapsamında, 2016 yılı sonuna kadar davacı tarafından davalıya iskonto uygulandığı davalının kabulündedir. Ancak davalı tarafça, sözleşmenin sona ermesi sonrasında davacı tarafça önceki yıllarda uygulanan iskontonun aynen uygulanacağının taahhüt edildiği, yine taahhüt edilmesine rağmen yazılı sözleşme düzenlenmediği ileri sürülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere 5 yıl süreli sözleşme sona ermiş olup, sözleşmede kararlaştırılan iskonto oranları da hükümsüz kalmıştır. Davalı tarafça, aynı iskonto oranlarının 2017 yılı satışlarında da uygulanacağının taahhüt edildiğine dair delil sunulmamıştır. Kaldı ki 20.02.2012 tarihli sözleşmenin 3. maddesi gereğince, davacının davalıya uygulayabileceği prim ve iskonto oranlarını içeren ticari koşulları her mali yıl başında yeniden tek taraflı olarak düzenleme yetkisi bulunduğu davalı tarafça kabul edilmiştir.
Bu durumda davacının 2017 yılı satışları için de iskonto yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen davacının ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere, davacı tarafça davalının 2017 yılı içerisinde düzenlediği toplam 115.624,88-TL tutarlı 7 adet iskonto faturası davacı defterlerine davalı lehine alacak olarak kaydedilerek ,davalı lehine açık hesapdan düşümü yapılmıştır. Bakiye alacak ,iskonto yapılmayan faturalardan kaynaklanmaktadır. Diğer yandan sözleşmede davalıya tek satıcılık yetkisi verilmemiş olup, davacı ürünlerinin internet ortamında ve başka satıcılar tarafından satışa sunulması da sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilemeyecektir. Teslim edildiği davalının kabulünde bulunan dayanak faturalardan kaynaklanan borcun ödenmemesi gerektiği yolundaki savunma yerinde olmadığından davalı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı alacağını kanıtladığından itirazın iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 13.763,11-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.440,77-TL harcın mahsubu ile kalan 10.322,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116205 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi