İcra takibine haricen ödeme nedeniyle konusuz kalma ve icra inkar tazminatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/899 E. 2024/152 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, takip konusu alacağın varlığı taraflar arasındaki ticari defter kayıtları, yazışmalar ve önceki emsal faturaların kayıtlı olması gibi delillerle ispatlanabilir; borçlunun ödeme savunmasına dayanak gösterdiği çeklerin bankalarca takasa girmediği, iptal edildiği ve miktar itibariyle ticari ilişkinin kapsamına uygun düşmediği tespit edilirse bu çekler ödeme kanıtı olarak kabul edilmez. İtirazın iptali davası başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, takip konusu borcun istinaf aşamasında dahi haricen ödenmesi hâlinde dava konusuz kalır ve bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilir; ancak dava konusuz kalmış olsa da borçlunun icra takibine haksız itiraz ettiği ve davacının davada haklı olduğu anlaşılıyorsa davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Faturaya dayalı alacağın varlığının ticari defter kayıtları ve yazışmalarla ispatı → ret
İddia: Davalı, 11/08/2015 (14/08/2015) tarihli 9.015-USD bedelli faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olmadığını, gümrük müdürlüğü belgelerinde bu faturaya konu konteynerlere ilişkin kayıt bulunmadığını, bilirkişilerin faturaları demuraj/ardiye hizmet bedeli için yeterli görmediğini ileri sürerek bu alacağın ispatlanamadığını savunmuştur.
Gerekçe: Uyuşmazlık, defterlerde kayıtlı olmayan 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli demuraj faturasından kaynaklanmaktadır. Daha önce düzenlenen ve aynı nitelikte olan 24/04/2015 tarihli demuraj faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yetkilisinin davalı yetkilisine gönderdiği 17/06/2015 tarihli e-postada, uyuşmazlık konusu faturadaki konteyner bilgilerinin ve hesaplama tablosunun yer aldığı, demuraj nedeniyle 9.015-USD fatura düzenleneceğinin bildirildiği görülmüştür. Davalının cevap dilekçesinde bu faturaya yönelik somut bir itiraz ileri sürmeyip genel olarak borcun ödendiğini savunması ve önceki benzer nitelikteki faturanın defterlerde kayıtlı bulunması birlikte değerlendirildiğinde, davacının bu fatura bedeli yönünden de alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı tarafından verilen çeklerin ödeme kanıtı olarak kabul edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davalı, kambiyo senedinin ödeme aracı olduğunu, karşı tarafa verilmesinin borcun tasfiye edildiğine/ödendiğine karine teşkil ettiğini, çeklerin davacıya verildiğinin sabit olduğunu, tahsil edilip edilmemesinin önemli olmadığını ileri sürerek 510.000-USD bedelli üç çekle cari hesaba mahsuben ödeme yaptığını savunmuştur.
Gerekçe: Davalı, bahsi geçen çeklerin davacının çalışanına 09/03/2015 tarihinde teslim edildiğine dair tutanak ibraz etmiş olup çekler davalı tarafından davacı lehine keşide edilmiştir. Bankalara yazılan müzekkere cevaplarına göre bu çeklerin ilgili banka şubelerinde takasa girmediği, karşılıksız veya tahsil işlemi görmediği, keşideci tarafından bankaya fiziken kullanılmamak üzere teslim edildiği ve iptal konumunda bulunduğu bildirilmiştir. Çek bedellerinin miktarı itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına uygun düşmediği ve sonradan iptal edildiği; bu çeklerin davalıya cari hesaba mahsuben verildiğine ve bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf aşamasında haricen tahsil bildirimi nedeniyle davanın konusuz kalması → kabul
Gerekçe: İtirazın iptali davası, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Ödeme iddiası itiraz niteliğinde olup her aşamada ileri sürülebilir. Takip konusu borcun istinaf aşamasında haricen ödenmiş olması nedeniyle dava konusuz kalmış olup, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın konusuz kalmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi → kabul
İddia: Davalı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusuz kalsa bile, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ve davanın açılmasında davacının haklı olduğu anlaşıldığından, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İstinaf aşamasında icra takibine konu borcun haricen ödenmesi hâlinde davanın konusuz kaldığı ve bu durumda dahi borçlunun itirazının haksızlığı tespit edilirse icra inkar tazminatına hükmedilebileceği yönündeki değerlendirme, benzer usuli durumlar için yol gösterici niteliktedir; ayrıca sonradan iptal edilen ve miktar itibariyle ticari ilişkiye uygun düşmeyen çeklerin ödeme kanıtı olarak kabul edilmemesine ilişkin değerlendirme de emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ ticari defter kaydı↗ demuraj alacağı↗ cari hesap↗ çekin ödeme aracı niteliği↗ konusuz kalma↗ haricen tahsil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/899
KARAR NO 2024/152
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının ithal ettiği mallarla ilgili nakliye ve lojistik hizmeti verdiğini, müvekkilinin davalıya hizmeti zamanında yerine getirdiğini, davalı adına verdiği hizmete istinaden üç adet demuraj ve gümrüklü antrepo hizmetine karşılık fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin zamanında ödenmediğini, tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının takip konusu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, ancak icra dosyasına yaptığı itiraz ile takibi durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmada yetkili mahkemelerin Bakırköy asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı ile bir süre çalıştığını ve müvekkilinin davacıya olan tüm borçların ödediği gibi kendilerinin alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığı için takibe itiraz ettiğini belirterek davanın reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafın davalı tarafça ithal edilen eşyaların teslimine ilişkin hizmetler ifa ettiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin söz konusu hizmetlere dayandığı, davalı şirketin adına düzenlenen fatura bedellerine karşılık davacı yana USD cinsinden düzenlenen çekler ile ödeme yaptığı, ancak bazı çeklerin ticari defterlere kaydı esnasında tarafların USD çek ödemelerini o günkü kurun alış/satış TL değerinden ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, bu kayıt farklılıklarının cari hesap farklılığına neden olduğu, davacı yanın icra takibine konu ettiği 3 adet faturadan biri olan 11/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak takibe konu olan diğer 09/07/2015 tarih 2.500-TL bedelli ve 24/04/2015 tarih 6.200-USD bedelli faturaların kayıtlı olduğu, davalı şirket kayıtlarındaki 11/5/2015 tarihli üç adet çekin hangi borcun ifası amacıyla verildiğinin belli olmadığı, bankalardan gelen müzekkere cevaplarına göre ...'a ait ..., ..., ...
numaralı çeklerin ... A.Ş. şubelerinde takasa girmediği, bahsi geçen çeklerin karşılıksız veya tahsil işlemi görmediği, ilgili çeklerin keşideci tarafından ... Bayrampaşa Şubesi'ne fiziken kullanılmamak üzere teslim edildiği ve çeklerin iptal konumunda bulunduğu, dava konusu alacağa dayanak hizmetlerin ifa edildiği, bu hususta davalının bir itirazının bulunmadığı, davaya konu fatura bedellerinin davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafça iddia edilen çek ödemelerinin dosya kapsamında ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 12.757,47-USD ve 2.500-TL asıl alacak üzerinden devamına, 12.757,47-USD'ye icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, 2.500-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranı üzerinden hesap edilen 7.848-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kambiyo senetlerinin ödeme aracı olduğunu, karşı tarafa verildiğinde borcun tasfiye edildiğine, ödendiğine karine teşkil ettiğini, aksine düşüncenin çekin verilme amacına aykırılık teşkil edeceğini, çeklerin davacıya verildiğinin sabit olduğunu, çeklerin tahsil edilmiş olmasının ya da olmamasının bir öneminin bulunmadığını, 11/08/2015 tarihli ... seri nolu 9.015-USD bedelli faturanın müvekkili defterlerinde bulunmadığını, Gümrük Müdürlüğünden gönderilen belgelerde dava konusu faturalara konu edilen konteynerle ilgili kayıt bulunmadığının kararda belirtilmesine rağmen başka konteynerler için düzenlenen belgelerin esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişilerin faturaları demuraj ve ardiye hizmet bedeli için yeterli görmediklerini, ancak mahkemece bu tespitlerin de dikkate alınmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, döviz cinsinden başlatılan takiple ilgili hesaplamalarda ve faizlerin niteliğinin tespiti konusunda yanılgıya düşüldüğünü, yargılama giderlerinin tahmili konusunda da hata yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında oluşan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 24/04/2015 tarihli 6.200-USD bedelli, 09/07/2015 tarihli 2.500-TL bedelli, 11/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli faturalardan bakiye 12.757,47-USD ve 2.500-TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatmış; davalı, davacıya olan borcunu ödediğini, davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 09/07/2015 tarihli 2.500-TL fatura "gümrük depolama" açıklaması ile düzenlenmiştir. 24/04/2015 tarihli 6.200-USD tutarlı fatura ..., ...U7925503 nolu konteynerlerden dolayı, 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli fatura ise ..., ..., ... konteynerlerden dolayı oluşan deniz demuraj alacağı nedeniyle düzenlenmiştir.Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde 24/04/2015 tarihli 6.200-USD bedelli, 09/07/2015 tarihli 2.500-TL bedelli faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli faturanın ise kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davalının defterlerinde yer alan her biri 170.000-USD olmak üzere 3 adet çek bedeli 510.000-USD ödeme kaydı davacının defterlerinde yer almamaktadır. Bu durumda uyuşmazlık 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli demuraj faturasından ve çek ödemelerinin yapılıp yapılmadığından kaynaklanmaktadır. 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli fatura yönünden yapılan değerlendirmede; daha önce düzenlenen 24/04/2015 tarihli 6.200-USD tutarlı demuraj faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yetkilisi tarafından davalı yetkilisine gönderilen 17/06/2015 tarihli e-postada uyuşmazlık konusu faturada belirtilen konteyner bilgilerinin de yer aldığı hesaplama tablosu ve birim fiyatlarının davalıya gönderildiği, demuraj nedeniyle 9.015-USD fatura düzenleneceği belirtilmiştir.
Daha önceki demuraj faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, cevap dilekçesinde ise borcun ödendiğine yönelik savunmada bulunulduğu, uyuşmazlık konusu faturaya yönelik bir iddia ileri sürülmediği dikkate alındığında davacının davalıdan takip konusu faturaların yanında 14/08/2015 tarihli 9.015-USD bedelli fatura nedeniyle de alacaklı olduğunun kabulü gerekir.Davalı, davacıya cari hesaba mahsuben verdiğini ileri sürdüğü 11/05/2015 tarihli toplam 510.000-USD bedelli 3 adet çekin davacının çalışanı olduğunu belirttiği ... isimli şahsa 09/03/2015 tarihinde teslimine dair tutanak ibraz etmiştir. Bahsi geçen çekler davalı tarafından davacı lehine keşide edilmiştir. Bu çeklerle ilgili bankalara yazılan müzekkere cevabında ...'a ait ..., ..., ...
numaralı çeklerin ... A.Ş. şubelerinde takasa girmediği, bahsi geçen çeklerin karşılıksız veya tahsil işlemi görmediği, ilgili çeklerin keşideci tarafından ... Bayrampaşa Şubesi'ne fiziken kullanılmamak üzere teslim edildiği ve çeklerin iptal konumunda bulunduğu bildirilmiştir. Miktar itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamına uygun düşmeyen ve daha sonra iptal edilen çeklerin davalıya cari hesaba mahsuben verildiğine ve çek bedellerin ödendiğine ilişkin bir delil bulunmadığından davacının davalıdan 12.757,47-USD ve 2.500-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Ne var ki, davaya konu icra dosyasının incelenmesinde davacı alacaklı vekili tarafından 02/08/2022 tarihli dilekçe ile haricen tahsil bildiriminde bulunularak dosyadaki hacizlerin fekki ile dosyanın kapatılması talep edilmiş olup, icra müdürlüğünün aynı tarihli kararıyla talep doğrultusunda işlem yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Ödeme iddiası, itiraz niteliğinde olup her aşamada ileri sürülebileceğinden, davaya konu icra takiplerine konu borç haricen ödenerek dava istinaf aşamasında konusuz kaldığından, konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Dava konusuz kalsa bile davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiği, davanın açılmasında davacının haklı olduğu anlaşıldığından davacı yararına icra inkar tazminatına ve HMK 331 hükmü gereği davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 Tarih 2017/90 Esas - 2021/91 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına Alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan 7.848-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 634,44-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 202,01-TL harç olmak üzere toplam 836,45-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 408,85-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan toplam 665,84-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 165-TL posta masrafı ve 4.200-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.365-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 5.091,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 672-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
25/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116192 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi