Kredi teminatı için verilen çeklerin tahsil amaçlı olması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/126 E. 2024/151 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kötüniyet Tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir kredi ilişkisinde borçlu tarafından bankaya tahsil amacıyla verilen çekler/senetler, bordroda teminat kaydı bulunmaması ve başka bir alacak için alındığına dair iddia ileri sürülmemesi halinde tahsil amaçlı verilmiş sayılır. Borçlunun taksitlerini sözleşmeye uygun olarak düzenli ödemesi, ödeme tarihlerinde hesabında karşılığın bulunması ve temerrüdün oluşmaması durumunda, sözleşmede öngörülen muacceliyet şartları gerçekleşmediğinden bu çeklere/senetlere dayalı olarak başlatılan icra takipleri haksızdır ve borçlu bu takiplerden dolayı borçlu değildir. İcra takibi menfi tespit davası devam ederken sürdüğünden, kötüniyet tazminatı talebi asıl dava dilekçesinde yer almasa da yargılama süresince (birleşen dava yoluyla dahi) iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ileri sürülebilir.
Ele alınan sorunlar
Çeklerin tahsil amaçlı mı yoksa teminat/temlik cirosu ile mi verildiği ve icra takiplerinin haksızlığı → ret
İddia: Davalı vekili, çeklerin bankaya temlik cirosu ile devredildiğini, davacının sözleşmenin 21. maddesi kapsamında ilave teminat vermemesi ve temerrüde düşmesi nedeniyle takiplerin haklı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi incelemesine göre davacı, taraflar arasındaki sözleşmeye ve yapılandırma protokolüne uygun olarak taksit ödemelerini düzenli yapmış, ödeme tarihlerinde hesabında asgari taksit tutarında karşılık bulunmasına rağmen bankaca geç tahsilat yapılmıştır; davacının temerrüdü oluşmamıştır. Bu durumda muacceliyet için sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen haklı ve objektif haller gerçekleşmemiştir. Çeklerin başka bir alacak için alındığına yönelik bir iddia ileri sürülmediğinden, davalı bankanın çekleri kredi borcu nedeniyle aldığı açıktır; bu nedenle çekler tahsil amaçlı verilmiş sayılır. Davacının ödemelerini düzenli yapmasına, hesabında ödemeleri karşılayacak para bulunmasına rağmen sonradan teminat açığı bahanesiyle ilave teminat talep edilmesi ve temerrüt gerçekleşmediği halde başlatılan takiplerin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebinin dava dilekçesinde bulunmaması ve ayrı (birleşen) davada ileri sürülebilirliği → ret
İddia: Davalı vekili, asıl davada kötüniyet tazminatı talep edilmediğini, bu talebin ayrı bir davaya (birleşen Bakırköy 2. ATM) konu edilemeyeceğini, dava şartı oluşmadığından reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibi menfi tespit davası sürerken de devam ettiğinden, kötüniyet tazminatı talebi iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yargılamanın devamı süresince ileri sürülebilir. Davacı bu talebini birleşen dava ile ileri sürmüş olup, talebin asıl davada karara bağlanmasının sonuca etkisi bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatının miktarı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin zararının 5-6 milyon TL civarında olduğunu, en az %30 veya %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dosyadaki mevcut deliller ve bilirkişi raporuna göre daha yüksek oranda tazminat takdirini gerektirecek bir husus bulunmadığından, mahkemece hükmedilen kötüniyet tazminatı miktarına karşı davacının istinaf nedenleri isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Maddi ve manevi tazminat taleplerinin ispatlanamaması → ret
İddia: Davacı vekili, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin ciro düşmesi ve iş yapamaması gibi büyük zararının oluştuğunu, tanık beyanlarıyla zararının sabit olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Haksız icra takipleri nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararı davacının ispat etmesi gerekmekte olup, dosyada davacının iddia ettiği maddi zarar ispatlanamadığı gibi manevi zararın oluştuğu da kabul edilemediğinden, mahkemece maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kredi ilişkisinde tahsil amaçlı verilen çeklerin teminat/temlik cirosu ile verilenlerden ayrımı ve borçlunun düzenli ödeme yaptığı hallerde muacceliyet şartlarının oluşmadığına ilişkin değerlendirme ile kötüniyet tazminatı talebinin dava dilekçesinde yer almasa da menfi tespit davası devam ederken ayrı bir (birleşen) davada ileri sürülebileceği yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ kötüniyet tazminatı↗ muacceliyet↗ temlik cirosu↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ istinaf↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/126
KARAR NO 2024/151
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/10/2020
NUMARASI 2016/1142 Esas 2020/586 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Asıl davada davacı ... vekili; müvekkilinin davalı bankadan 21/04/2015 tarihinde kredi kullandığını, bir süre sonra kredi borcunu yeniden yapılandırdığını, davalı banka tarafından bu talebin uygun bulunarak 01/03/2016 tarihinde mevcut borç olan 1.245.000-TL’nin 62.896-TL aylık taksit tutarı üzerinden 24 ay vade olmak üzere toplam 1.509.520,81-TL olarak yapılandırıldığını, müvekkili tarafından taksit ödeme gününde bloke hesabında bulunan paradan taksit miktarı kadarının kredi hesabına aktarılması ve kredi taksitlerinin ödenmesi yönünde talimat verilmesine, bloke hesabında her zaman taksit miktarının çok üzerinde para bulunmasına rağmen davalı bankanın kusuru yahut kötü niyeti ile ödeme gününde taksitleri tam olarak tahsil etmediğini, müvekkilinin müşterilerinden aldığı çek ve senetleri tahsil için davalı bankaya verdiğini, günü gelen ve ödenen miktarların müvekkilinin hesabına geçtiğini, ödenmeyen veya günü gelmeyen çek ve senetlerin ise davalı banka tarafından “sözde hapis hakkı” iddiası ile kötü niyetli olarak müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin kredi taksitlerini gününde ödemesi nedeniyle davalı banka tarafından 1-2 gün gecikme ile tahsilat yapılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalı bankanın uhdesinde tuttuğu bu senet ve çeklerin bir kısmını kötü niyetli olarak ve fazla bedeller ile müvekkili aleyhinde icra takiplerine konu ettiğini, İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile 227.791,78-TL üzerinden, ... E. sayılı dosyası ile 92.842,74-TL üzerinden, ... E. sayılı dosyası üzerinden 182.992,88-TL üzerinden, ... E. sayılı dosyası üzerinden 193.214,52-TL üzerinden, ... E. sayılı dosyası üzerinden 1.324.329,63-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak senet ve çeklerin kredi borcundan ayrı bir borçmuş gibi takibe konulduğunu, taksitlerin gününde ödenmesine, takiplerin yapıldığı tarihte müvekkilinin banka hesabında 180.000-TL mevcut olmasına rağmen sırf haksız kazanç elde etmek maksadıyla ve kasıtlı olarak takip başlatıldığını belirterek müvekkili hakkında yapılan tüm takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, yukarıdaki taleplerinin reddedilmesi halinde aşkın şekilde icra takibine konu edilen bedellerin ve faizlerin tespiti ile fazla talep edilen miktarlar yönünden borçlu olunmadığının tespitine, müvekkilinin uğradığı itibari değer kaybı ve yaşadığı sorunlar nedeniyle şimdilik 100.000-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava, takip, mahkeme vs.
nam ve hesap altında haksız olarak çekilen meblağlardan şimdilik 50.000-TL’nin haksız olarak tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2017/7 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında davacı ... vekili; davalı banka tarafından müvekkili hakkında başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin Bakırköy 6. ATM'nin 2016/1142 Esas sayılı dava dosyasında kötü niyet tazminatı talebinin sehven unutulduğunu belirterek Bakırköy 6. ATM'nin 2016/1142 Esas sayılı dosyası kapsamında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 4. ATM'nin 2018/209 Esas, 2018/231 Karar sayılı dosyasında ...
vekili; Bakırköy 6. ATM'nin 2016/1142 esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından borçlu olmadığının tespiti talep edilen icra dosyaları dışında davalı banka tarafından müvekkili aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... Esas sayılı takiplerini başlattığını, müvekkilinin takibe dayanak çekler nedeniyle davalı bankaya borcunun bulunmadığını belirterek bahsi geçen icra dosyaları nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkili hesabından dava, takip, mahkeme vs nam ve hesap altında haksız olarak çekilen meblağlardan şimdilik 1.000-TL'nin haksız çekim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ve haksız takiplere dayanak olarak yapılan toplam 7 adet çekin banka sorumluluk miktarları alınmadan takip yapılmış olduğundan bu aşamadan sonra çeklerin yasal banka sorumluluk tutarı 9.030-TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkiline kötüniyetli olarak yapılan hacizler, davalının elinde tuttuğu çekler, müvekkili hakkında takip başlatılması nedeniyle diğer bankalar tarafından DBS'lerin iptali ve geri çağrılması sonucunda ciro düşmesi ve iş yapamaması nedeniyle oluşan zarardan şimdilik 50.000-TL'nin, 125.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davacı ile kredi ilişkisine girildiğini ve birçok proje yapıldığını, davacının projelerden kaynaklanan borçlarını zamanında ödeyemediğinden bahisle vereceği ilave teminatlar karşılığında müvekkili bankadan yapılandırma talep ettiğini, müvekkili bankanın davacı borçlunun bu teklifini iyi niyetli olarak kabul ettiğini ve borçlarını yapılandırmasına yönelik Genel Kredi Sözleşmesine Madde İlavesine Dair Ek Sözleşme imzalandığını, davacı borçlunun talep formu imzaladıktan sonra 1.245.000-TL ana para olmak üzere buna ilaveten kar ve diğer giderleriyle birlikte 01.03.2016 tarihinde toplam 1.509.520,81-TL geri ödemeli kredi kullandırıldığını, davacı borçlunun taşınmaz bakımından varlıklı olmasına rağmen müvekkili bankaya teminat vermediğini, bu nedenle müvekkili banka tarafından Bakırköy ...Noterliği'nin 31/03/2016 tarihli ...
yevmiye nolu ihtarname ile davacı borçludan teminat vermesinin talep edildiğini, davacının ihtarlara rağmen teminatları vermediğini, ihtarname ve Genel Kredi sözleşmesi tahtında tüm borcun muaccel hale gelmesine rağmen davacı borçlu hakkında hemen icra takibine geçilmediğini, 3 aydan fazla bir süre beklenildiğini, ancak borçlunun ödemelerini aksatmaya ve kredi taksit ödemesini gününde yapmamaya başladığı zaman krediden kaynaklanan tüm alacağını icra takibine konu ettiğini, davacı tarafın tüm iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı borçludan teminat talep etmesi için çekilen ihtarname gereğinin davacı borçlu tarafından yerine getirilmediğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını, davacı borçlu tarafından ödenen ve cari hesabında bulunan meblağların gününde borca mahsup edildiğini, borçlu tarafından cari hesaba para yatırılmadığı veya cari hesapta para olmadığı zamanlarda tahsilatın yapılmamasının doğal olduğunu, davacı borçlu tarafından müvekkili Bankaya tahsil amaçlı çek ve senet verilmediğini, davacı borçlu tarafından müvekkili bankaya verilen ve karşılıksız çıkmaları nedeniyle haklarında takip işlemleri başlatılan çeklerin müvekkiline temlik cirosu ile verildiğini, müvekkili bankanın, karşılıksız çıkan çeklerle ilgili olarak muhatap bankaların sorumlu oldukları bedeli talep etme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ile davalı arasında 21.04.2015 tarih, 2.000.000-TL limitli, ... Sayılı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye istinaden 27.04.2015 ve 24.04.2015 tarihli bordrolara göre toplam 905.000-TL tutarlı 8 adet çekin davacı tarafından davalı bankaya teslim edildiği, davalı bankanın hazırladığı her iki çek bordrosunda da çeklerin kredi teminatına karşılık alındığına ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, dolayısıyla çeklerin tahsil amaçlı verildiği, söz konusu iki çek bordrosunda yer alan çeklerin, davalı banka tarafından asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden icra takiplerine konu edildiği, davalı banka tarafından Bakırköy ... Noterliği'nin 12.01.2016 tarih ve ...
yevmiye numaralı ihtarnamesi 1.295.316,96-TL'nin 2 gün içinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, bu ihtarname üzerine davacının 25.02.2016 tarihinde davacının davalı bankadan 1.245.000-TL finansman desteği talebinde bulunduğu ve taraflar arasında “Genel Kredi Sözleşmesine Madde İlavesine Dair Ek Sözleşme” başlıklı, 1.245.000-TL anapara bedelli, 01.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu kapsamda davalı tarafça kredi tahsilat planı oluşturulduğu, borcun 24 ay vadede, taksit tutarı 62.896,72-TL olmak üzere toplam 1.509.520,81-TL olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, yapılan incelemede 01.03.2016 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesine Madde İlavesine Dair Ek Sözleşme” başlıklı sözleşmenin davacı tarafından herhangi bir rehinle veya ticari senetle teminatlandırılmadığı, banka tarafından teminat konusunda sözleşmeye herhangi bir madde eklenmediği, bu sözleşmeye istinaden 11.01.2016, 08.08.2016, 22.02.2016 ve15.08.2016 tarihli bordrolara göre toplamı 675.000-TL tutarlı 10 adet çekin davacı tarafından davalı bankaya teslim edildiği, davalı bankanın hazırladığı çek bordrolarında çeklerin kredi teminatına karşılık alındığına ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, dolayısıyla çeklerin tahsil amaçlı verildiğinin açık olduğu, bahsi geçen çek bordrosunda yer alan çeklerin, davalı banka tarafından asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden icra dosyalarında takibe konulduğu, 01.03.2016 tarihli ek sözleşmeye istinaden, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı banka tarafından davacı tarafa Bakırköy ...
Noterliğinin 31.03.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, 2 gün içinde 531.000-TL ilave teminat talep edildiği, aksi halde mahrumiyet kar payı ve sair yasal eklentiler hariç 1.509.520,81-TL üzerinden yasal takip başlayacağı yönünde davacıya ihtarda bulunduğu, davalı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesi ve ek sözleşmeye istinaden verilen toplam 18 adet çek ve bir adet bonoya ilişkin olarak asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... nolu ve İstanbul ...İcra Dairesi'nin ..., ..., ... ve ... esas sayılı icra takiplerini başlattığı, bilirkişi raporlarına göre davacının taraflar arasındaki yapılandırma protokolüne uygun olarak ödemelerini düzenli olarak yaptığı, davacının temerrüdünün oluşmadığı, davalının tahsilatları davacının hesabından geç aldığı, bu nedenle davalı bankanın kusurunun bulunduğu, başlatılan takiplerin haksız olduğu, bu takiplerden dolayı davacıdan haksız olarak toplam 71.659-TL tahsilat yapıldığının tespit edildiği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve ek protokol uyarınca verilen 18 adet çekin ve 1 adet bononun tahsil amacıyla verildiği, banka tarafından sözleşmelere teminat konusunda herhangi bir ibare eklenmediği, davalının “davacının teminat yükümlülüğünü yerine getirmediği dolayısıyla dava konusu takiplerin yapıldığı” yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, asıl ve birleşen Bakırköy 4.
ATM'nin 2018/209 Esas sayılı dosyasına konu icra takiplerinden dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı, birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2017/7 Esas sayılı dosyası üzerinden kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de kötü niyet tazminatının başka davaya konu edilemeyeceği, karar verilene kadar ıslaha gerek olmaksızın talep edilebileceğinden davacının birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2017/7 Esas sayılı dosyasındaki talebinin asıl davanın konusu kabul edilerek asıl dava ile birlikte karara bağlanması gerektiği, davacının ödemelerini düzenli olarak yapmasına rağmen davalının aleyhine icra takibi yapmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... nolu icra takiplerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu kambiyo senetlerinin davacıya iadesine, 386.313,40-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dava ve takip masrafı adı altında tahsil edilen 70.659-TL'nin 50.000-TL'sinin dava tarihi itibariyle, bakiyesi olan 20.659-TL'si ıslah tarihi itibariyle ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, birleşen Bakırköy 4. ATM'nin 2018/209-231 sayılı davasının kısmen kabulüne, İstanbul ...İcra Dairesi'nin ..., ..., ... ve ... esas sayılı takip dosyalarından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takiplere konu kambiyo senetlerinin davacı tarafa iadesine, 88.600-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, talep ve dava masrafı adı altında davacıdan tahsil edilen 1.000-TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin geçrek zararının 5-6 milyon TL civarında olduğunu, davalının müvekkilinden tahsil için aldığı çekleri müvekkiline iade etmesi gerektiğini, aksine müvekkilinin borçluymuş gibi bu çekleri takibe koyduğunu, müvekkiline bu çeklerin bedelini tahsil etme imkanını bırakmadığını, müvekkili hakkında takip başlatılması nedeniyle diğer bankalar tarafından DBS'lerin iptali ve geri çağrılması sonucunda ciro düşmesi ve iş yapamaması nedeniyle büyük zararının oluştuğunu, tanık beyanları ile müvekkilinin zararının sabit olduğunu, bu nedenle en az % 30 veya 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı vekili; davacının önceki kredi borçlarını bir çok taksit ödemesinde temerrüde düştüğünü, ödeme sıkıntısı içerisinde olması nedeniyle zamanında ödemeyemediğini, gecikmelerin yaklaşık 4 aya yaklaşması ve temerrütün devam etmesi neticesinde davacı borçlunun vereceği ilave teminatlarla müvekkili bankadan yapılandırma talebinde bulunduğunu, müvekkili bankanın iyiniyetli davranarak davacının yapılandırma talebini kabul ettiğini, mahkemece sözleşmenin 21.1.2 maddesinin dikkate alınmadığını bahsi geçen sözleşme hükmünde sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan taahhüt ve yükümlülüklerinden herhangi birinin kısmen veya tamamen ihlal edilmesi, bankaca değiştirilen teminat şartlarının tam ve zamanında yerine getirilmemesi, talep edilen teminatların ve ilave teminatların verilmemesi halinde herhangi bir ihbar veya ihtara kalmaksızın alacağın kendiliğinden muaccel hale geleceğini, müvekkili bankanın sözleşmenin 21.
maddesi çerçevesinde hareket ettiğini, bahsi geçen çeklerin müvekkili bankaya temlik cirosu ile devredildiğini, davacı borçlunun müvekkili bankaya tahsilinde krediden kaynaklanan borçlarına mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile verilen çeklerden karşılıksız çıkanların tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibine konulduğunu, müvekkili bankanın sözleşme ve mevzuattan doğan haklarını kullandığını, alacağından fazla takip yapması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli işlem tesis ettiğini, bu kapsamda borçlunun krediden kaynaklanan ve ana dosya olan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasından takibe konulan borcun ödenmesi nedeniyle feragat edildiğini, müvekkili bankanın kötüniyetli olarak hareket etmediğini, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna ilişkin delil de bulunmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının teminat vermesi için gönderilen ihtardan itibaren 3 ay beklenildiğini, 116 gün süre ile davacının ödeme geciktiğini, kötüniyet tazminatı için müvekkilinin alacaklı olmadığını bilmesi gerektiğini, takibin haksız olmasının kötüniyet tazminatı için yeterli olmadığını, ayrıca davacının açmış olduğu davada kötüniyet tazminatı talep etmediğini, yine davacının kötüniyet tazminatı talebi ile ilgili Bakırköy 2.
ATM'nin 2017/7 Esas sayılı davasının dava şartı oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatı için ayrı bir dava açılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen Bakırköy 4, ATM'nin 2018/209 Esas sayılı davası kambiyo senetlerinden ve icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, haksız tahsil edilen bedelin istirdatı, haksız icra takipleri nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini; birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2017/7 Esas sayılı davası asıl davaya bağlı olarak kötüniyet tazminatı ödenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı ile davalı arasında 21/04/2015 Tarih, 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye istinaden 27/04/2015 ve 24/04/2015 tarihli bordrolara göre toplam 905.000-TL tutarlı 8 adet çekin davacı tarafından davalı bankaya teslim edildiği, çeklerin kredi teminatına karşılık alındığına ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, Bakırköy ...
Noterliği'nin 12/01/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı banka tarafından davacı tarafa kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamede geciken borç tutarının 756.846,72-TL ve toplam borç tutarının 1.295.316,96-TL olduğu, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 2 gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, bahsi geçen çeklerin, davalı banka tarafından asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden icra takiplerine konu edildiği anlaşılmaktadır. Davalı bankanın 12/01/2016 tarihli ihtarı üzerine 25.02.2016 tarihinde davacının davalı bankaya müracaat ederek 1.245.000-TL bedelli “Genel Kredi Sözleşmesine Madde İlavesine Dair Ek Sözleşme” akdettikleri, 1.245.000-TL anapara bedelli, 01.03.2016 tarihli Kredi Tahsilat Planının oluşturulduğu, buna göre borcun 24 ay vadede, aylık taksitler halinde ve taksit tutarı 62.896,72-TL olmak üzere toplam 1.509.520,81-TL olarak yapılandırıldığı, 01.03.2016 tarihli sözleşmenin davacı tarafından herhangi bir rehinle veya ticari senetle teminatlandırılmadığı, 11.01.2016, 08.08.2016, 22.02.2016 ve15.08.2016 tarihli bordrolara göre toplam 675.000-TL tutarı 10 adet çekin daha davacı tarafından davalı bankaya teslim edildiği, davalı bankanın hazırladığı çek bordrolarında çeklerin kredi teminatına karşılık alındığına ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, davalı banka tarafından bahsi geçen çeklere dayalı olarak asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden icra takiplerini başlattığı görülmüştür.01.03.2016 tarihli ek sözleşmeye istinaden, davalı banka tarafından davacıya Bakırköy ...
Noterliğinin 31.03.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya kullandırılan kredilere ilişkin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 2 gün içinde, 531.000-TL ilave teminat talep edilmiş ve aksi halde kredinin mahrumiyet kar payı ve sair yasal eklentiler hariç 1.509.520,81-TL üzerinden yasal takip başlayacağı ihtar edilmiştir. Davalı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesi ve ek sözleşmeye istinaden verilen toplam 18 adet çek ve bir adet bonoya ilişkin olarak asıl ve birleşen davaların konusunu teşkil eden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ... nolu ve İstanbul ...İcra Dairesi'nin ..., ..., ... ve ... esas sayılı icra takiplerini başlattığı anlaşılmıştır.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı bankanın ilave teminat istemekte ve davalı bankanın davacıdan aldığı senet ve çekleri takibe koymakta haklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının davalı bankadan aldığı ilk kredinin yapılandırılması amacıya kullanılan ikinci kredi ile ilgili 01.03.2016 tarihli tahsilat tablosunda kararlaştırılan taksit ödemelerinde herhangi bir gecikme olmadan taksitleri ödediği, taksit ödeme tarihlerinde asgari taksitler tutarında mevduat hesaplarında karşılıklarının bulunduğu, davalının hesaplarında karşılık bulunmasına rağmen bankaca geç tahsilat yapıldığı, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye ve yapılandırma protokolüne uygun olarak ödemelerini düzenli olarak yaptığı, davacının temerrüdünün oluşmadığı, davalının tahsilatları davacının hesabından geç aldığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla muacceliyet için sözleşmenin 21. maddesi belirtilen haklı ve objektif haller gerçekleşmemiştir. Davalı banka, çeklerin bankaya temlik cirosu ile devredildiğini, davacı ise tahsil için verildiğini iddia etmektedir. Bahsi geçen çeklerin başka bir alacak için alındığına yönelik bir iddia ileri sürülmediği dikkate alındığında davalı bankanın çekleri kredi borcu nedeniyle aldığı açıktır. Davacının ödemelerini düzenli olarak yapmasına, hesabında taksit ödemelerini karşılamaya yetecek miktarda para olmasına, başta teminat talep etmemiş olmasına rağmen sonradan teminat açığı olduğundan bahisle ilave teminat talep edilmesi ve temerrüt gerçekleşmediği halde başlatılan ve devam eden takiplerin haksız olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece icra takiplerinden dolayı davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Asıl davanın dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep edilmediği ileri sürülmüş ise de icra takibi menfi tespit davasının sürdüğü sırada da devam ettiğinden kötüniyet tazminatı talebi iddianın genişletilmesi itirazı ile karşılaşmadan yargılamanın devamı süresince ileri sürülebilir. Davacının kötüniyet tazminatı talebini birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2017/7 Esas sayılı dava ile ileri sürmüş olup asıl davada karara bağlanmasının sonuca etkili olmayacağı da dikkate alındığında davalının kötüniyet tazminatı talebine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacının, ödemelerini düzenli olarak yapmasına rağmen davalının davacı aleyhinde asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerini başlatmakta kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiğinden mahkemece asıl ve birleşen Bakırköy 4.
ATM'nin 2018/209 Esas sayılı davalarına konu icra takipleri nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı kötüniyet tazminatına daha yüksek oranda hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de dosyadaki mevcut delillere ve bilirkişi raporuna göre daha fazla takdir edilmesini gerektirmediğinden mahkemece hükmedilen kötüniyet tazminatının miktarına karşı davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri isabetli bulunmamıştır. Haksız icra takipleri nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararı davacının ispat etmek sorunda olduğunu, ancak dosyada davacının iddia ettiği maddi zararın ispatlanamadığı gibi manevi zarar da oluşmayacağı dikkate alındığında mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yine icra takiplerinin başlatılmasına davacı sebebiyet vermediğinden icra takipleri nedeniyle davacının hesabından yapılan kesintilerin davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl dava yönünden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl dava yönünden davalıdan alınması gereken 131.906,61-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 39.976,65-TL harcın mahsubu ile kalan 91.929,96-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava yönünden davalıdan alınması gereken 34.628-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.711,40-TL harcın mahsubu ile kalan 25.916,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116179 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi