6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel müdürün iş akdi feshinde ceza mahkemesi beraat kararının bağlayıcılığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/950 E. 2024/172 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Avans ve Eşya İadesi (Birleşen Dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İşveren dışında üçüncü bir şirket tarafından işçiye ödenen ücret kısmı, üçüncü şirketin ödemeyi kesmesi halinde işverenden talep edilebilir; bu durum ücretin işveren tarafından ödenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca, bir eylem nedeniyle açılan ceza davasında verilen beraat kararı hukuk hakimini doğrudan bağlamasa da, kararda tespit edilen maddi olgular (fiilin işlenmediğinin belirlenmesi gibi) hukuk hakimini bağlar; bu tespitler, aynı olgulara dayanan hukuk davasındaki (haklı fesih iddiası, avans alacağı gibi) taleplerin değerlendirilmesinde esas alınır.

Ele alınan sorunlar

İş akdinin haklı nedenle feshedildiği iddiası ve ceza mahkemesi beraat kararının bağlayıcılığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının şirketin güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu, özel bağımsız denetim raporuyla usulsüzlükler tespit edildiğini, bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucu açılan kamu davasında, davacının maaşının bordrolarda düşük gösterilip aradaki farkın avans olarak ödenmiş gösterildiği, Avusturya firmasının kestiği 3.500-euroluk ödemenin şirketin bilgisi dahilinde tahsil edildiği, çekilen paraların şirket dışında harcandığına ilişkin delil bulunmadığı tespit edilerek hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun sabit olmadığından beraat kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Ceza hakiminin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, kararda tespit edilen maddi olgular hukuk hakimini bağlar; birleşen davanın konusunu oluşturan talepler hakkındaki bu belirlemeler bağlayıcı olduğundan, davacının ileri sürülen yolsuzlukları yapmadığının tespit edilmesi karşısında iş akdinin davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinin kabulü gerekir. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Üçüncü şirket tarafından ödenen ücret kısmının ücrete dahil olup olmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, distribütör Avusturya firması tarafından ödenen 3.500-euronun ücrete dahil olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının son aldığı ücretin 15.000-TL olduğu, bunun 3.500-eurosunun distribütör firma hesabından ödendiği, distribütör şirketin 31.1.2012 tarihinde bu ödemeyi kesmesine rağmen davacının görevine son verilene kadar bu kısmı şirketten tahsil ettiği tespit edilmiştir. Bu miktarın ücret kapsamında ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığından, davacının ücretinin bir kısmının işveren dışında bir şirket tarafından ödenmesine son verilmesi sonrasında bu bedellerin işverenden tahsili hukuka aykırı kabul edilemez; ücreti üstlenen üçüncü kişi tarafından ödeme yapılmaması durumunda işveren bu ücreti ödemekle yükümlüdür. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesiyle 15.000-TL ücret esas alınarak eksik ödenen ücrete ve kıdem-ihbar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Birleşen davada avans alacağı ve şirket bilgisayarının iadesi talebi → ret

İddia: Davalı-birleşen davada davacı vekili, özel şirket denetçisi tarafından davacının şirketten 32.901,91-TL avans çektiğinin belirlendiğini, toplam 106.611,91-TL'nin tahsili ile şirket bilgisayarının iadesinin sağlanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ceza mahkemesi kararında tespit edilen maddi olgular hukuk hakimini bağladığından ve davalının usulsüz kazanımı olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığından, birleşen davaya konu avans alacağı talebi yerinde görülmemiştir. Şirket bilgisayarının davacıda bulunduğu, ancak davacının kendisine ait olup şirkette bırakılan bilgisayarının iade edilmemesi nedeniyle şirket bilgisayarını elinde tuttuğu anlaşıldığından, karşılıklı edim dengesi gözetilerek bilgisayarın iadesine ilişkin talebin reddi hukuka uygundur. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Ceza mahkemesi beraat kararında tespit edilen maddi olguların, aynı fiillere dayanan hukuk davasındaki (iş akdinin haklı feshi, avans alacağı) taleplerin değerlendirilmesinde hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu; ayrıca işçinin ücretinin bir kısmının işveren dışında üçüncü bir şirket tarafından ödenmesi halinde bu ödemenin kesilmesi durumunda işverenin bu tutarı ödemekle yükümlü olduğu yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fesih kıdem tazminatı ihbar tazminatı ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlaması maddi olgu tespiti avans alacağı karşılıklı edim dengesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/950

KARAR NO 2024/172

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/12/2020

NUMARASI 2018/692 Esas - 2020/624 Karar

DAVA

Alacak

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 9. İŞ MAHKEMESİ 2013/323 ESAS - 420 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024

Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının davalı şirkette 15.9.2010 tarihinde Genel Müdür olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 16.11.2012 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız olarak fesh edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile Kasım 2012 ayına ait 16 günlük maaşının ödenmediğini, son aldığı net ücret 15.000-Tl ise de; bordrolarda gerçek ücretin gösterilmediğini, fazlasının elden verildiğini, 10.12.2012 tarihli ihtarnameye rağmen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 3.000-TL Kıdem , 2.000-TL İhbar Tazminatı ile 1.000-TL Kasım 2012 ayından 16 günlük maaşının Kıdem Tazminatı için fesih tarihinden en yüksek mevduat faizi, diğerleri için ihtarname tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

ISLAH

Davacı 3.10.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.834,54- TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihinden en yüksek banka mevduat faizi , 17.161,40-TL ihbar tazminatı ve 8.000-TL 16 günlük maaş alacağının ihtar tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının Genel Müdür olarak 15.9.2010 - 16.11.2012 tarihleri arası kadar çalıştığını, şirketin tüm sevk ve idaresi ile yetkili olduğunu,yolsuz bir kısım işlerin tespiti üzerine 16.11.2012 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla görevden alındığını,alacağı olmadığını, davacının güveni kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları, işi savsaması nedeniyle şirketi zarar uğrattığından sözleşmesinin fesh edildiğini,YMM tarafından hazırlanan özel bağımsız denetim raporunda cari hesaplara alakasız girişler yapıldığı, davacının kredi kart borcu faturalarının olmadığı, 2011, 2012 yılı defterlerinin tasdiklerinin yaptırılmadığı,kağıt ortamında tutulmadığı, mali kayıtlarda usulsüzlük tespit edildiği, 28.2.2011 tarihinde davacıya verilen şirkete ait bilgisayarın işten el çektirilmesi sonrası içindeki bilgilerle birlikte götürülüp, talebe rağmen iade etmediği, şirketten 2.901,91-TL avans çektiğini, belgeleri vermediğini ve avansı kapatmadığını, şirketin Türkiye Distrübütörlüğünü yaptığı Avusturya Firması ...

şirketi ile yapılan anlaşma gereği davacıya ödenen aylık 3500-euro ücretin 31.1.2012 tarihi itibari ile kesilmesine rağmen yönetim kurul kararı olmadan şirketten almaya devam ettiğini, şirketi 73.710-TL zarara uğrattığını,sadakat borcuna aykırı davranışlarının haklı fesih sebebi olduğunu, davacı aleyhine Büyükçekmece C.Ssavcılığında 2013/2-595 sayılı soruşturma dosyasının olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili; genel müdür olarak görev yapan davalının 16.11.2012 tarihinde görevden alındığını, şirkete ait bilgiler içeren şirket dizüstü bilgisayarını iade etmediğini, belgesiz çekilen 32.901,91- TL avansın geri ödenmediğini, Avusturya Firması ... ile yapılan anlaşmaya göre davalıya 3.500 -euro ücret ödenirken ilgili firmanın 31.1.2012 tarihinde ödemeyi kestiği ve davalının bu konuda yönetim kurul kararı olmadan bu bedeli şirketten tahsil ettiğini ileri sürerek avans niteliğinde alınan toplam 106.611,91-TL nin fazlası saklı tutularak çekilen tarihlerden avans faizi ile tahsiline ve şirket bilgisayarının aynen iadesi , mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili; davacının şirkette işe başladığında 1 yıl kadar kendi bilgisayarını kullandığını,yeni bilgisayar alındığında kendine ait bilgisayarı başka personele verdiğini, işine son verildiğinde iade etmek istediğini ancak bilgisayarların aynı marka ve model olduğu, davacıya ait bilgisayarda da bir çok şirket bilgisi olduğu ileri sürülerek şirket bilgisayarının kullanabileceğinin söylendiğini,kendine ait bilgisayarın iadesi kaydıyla iade edeceğini bildirdiğini, bilgisayarının iadesi halinde şirket bilgisayarını iadeye hazır olduklarını, şirket kredi kartının nakit avansa kapalı olup sadece şirket harcamalarının yapıldığını, bunun hesap ekstrelerinde sabit olduğunu, şirkete borcu değil 126,56- TL alacağının olduğunu, maaş anlaşmasının davacı şirketle olduğunu, dava dışı Avusturya Firması ile bir anlaşması olmadığını,maaşının 7.000-TL+ 3.

500-Euro olduğunun kabul edildiğini, fesih öncesi denetimlerde her şey düzgün iken fesih sonrası bir anda asılsız iddiaların yapıldığını, iş akdinin feshinde gerekçe bildirilmediğini, asıl nedenin şirket ortaklarının usulsüz taleplerini reddetmesi olduğunu, yapılan her harcamanın belgeli olduğunu, Büyükçekmece C. Savcılığının 2013/5201 sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini ancak davalı şirketin şikayeti ile yeniden 2013/16029 sayılı soruşturmanın devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının görevine son verilmesinde fesih sebebi gösterilmediği,fesihte gösterilmeyen nedenlerin sonradan ileri sürülemeyeceği, fesih haklı olmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ücretinin bir kısmının Avusturya şirketince ödendiği, ancak davacı çalışan yönünden ücretin kimin tarafından ödendiğinin sonuca etkisi olmadığı, davalı adına başkası tarafından yapılan ödemelerin de ücret kalemi içinde değerlendirilmesi gerektiği, ücreti üstlenen 3.kişi tarafından ödeme yapılmaması durumunda işverenin ödeyeceği,davacının aylık ücretinin 15.000- TL olduğu,birleşen davada şirket kasasından alındığı ileri sürülen ücret talebinin bu nedenle,avansla ilgili kanıt sunulamadığından bu talebin de reddine, davalının şirket bilgisayarını iade etmemesinin karşılıklı edim dengesi gözetildiğinde hukuka uygun olduğu kabul edilerek ,asıl davanın kabulü ile,5.834,54- TL kıdem tazminatı, 17.161,40- TL ihbar tazminatı, 8.000- TL bakiye ücret alacağı toplamı 30.995,94- TL nin 6.000-TL sine dava, bakiye kısma ıslah tarihinden yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline , birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı- Birleşen davada davacı vekili; asıl davada davanın iş akdinin haklı nedenle feshi nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, gelen ciddi şikayetler üzerine usulsüzlükler tespit edilip iş akdine son verildiğini, şirketin güvenini kötüye kullanarak ,doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu,işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, özel bağımsız denetim raporu ile inceleme yapıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, birleşen davada davacının şirketten maaş almadığı ... firmasınca bedellerin ödendiğini, davalı ile arada anlaşma fesh edilince şirkete bildirmeyip firmadan aldığı 3500-euro ücreti şirket kasasından aldığını,kötü niyetle hareket edip sadakat borcuna aykırı davrandığını, özel şirket denetçisi tarafından 32.901,91 - TL avans çektiğinin belirlendiğini 106.611,91- TL nin tahsili gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava;davacı eski şirket yöneticisinin iş akdinin haksız feshi nedeniyle kıdem, ihbar tazminatı ve bakiye ücret alacağının tahsili; Birleşen dava ise ,davalı tarafından davacı şirketten alınan avansların tahsili ve şirket bilgisayarının iadesi olmadığı taktirde bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Davacı- birleşen davalının 15.9.2010 tarihinde davalı şirkette genel müdür olarak işe başladığı, 16.11.2012 tarihli Yönetim kurulu kararı ile gerekçe gösterilmeden görevine son verildiği, gelen SGK kayıtlarında işten çıkış nedeninin belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi şeklinde bildirildiği , davacının son maaşının 15.000-TL olduğu , bunun 3.500- eurosunun distribütör firma hesabından ödendiği belirlenmektedir.Distribütör şirketin 31.1.2012 tarihinde 3.500-euro ödemeyi kestiği,bu tarihden itibaren davacının görevine son verilene kadar bu kısmı şirketten tahsil ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı- Birleşen davalı feshin gerekçesiz ve haksız olduğunu, davalı-birleşen davalı ise usulsüzlükler nedeniyle davacı genel müdürün görevine son verildiğini,feshin haklı olduğunu savunmuştur. Birleşen davaya konu edilen alacaklarla ilgili olarak Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/245 Es-2019/1260 karar sayılı dosyasında davacı şirketin şikayeti üzerine davalı şüpheli sıfatıyla yargılanmış davalının maaşının bordrolarda 2.000- TL gösterilmekte ise de asıl maaşın daha yüksek olduğu aradaki farkın avans olarak ödenmiş gösterildiği, Avusturya Firması tarafından ödenen 3500-euronun kesilmesi sonrası şirketin bilgisi dahilinde ödemenin devam ettiği, çekilen paraların şirket dışında harcandığına ilişkin bir delil tespit edilemediği , davacının işten ayrıldığında şirketten 126,52 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraat kararı verilip,kararın 19.12.2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Ceza hakiminin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de ; tespit edilen maddi olguların bağlayacağı, birleşen davanın konusunu oluşturan talepler hakkındaki belirlemelerin hukuk hakimini bağlayıcı olduğu ,davacının ileri sürülen yolsuzlukları yapmadığının tespit edilmesi karşısında davacının iş akdinin davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinin kabulü gerekir.Davalı şirket vekili distrübütör tarafından ödenen 3.500-euronun ücrete dahil olmadığını ileri sürmekte ise de ,bu miktarın ücret kapsamında ödendiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile 15.000-TL ücret esas alınarak eksik ödenen ücrete ve hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ;

asıl davada davacının iş akdinin haksız feshinin kabulü ile davacının ücretinin bir kısmının işveren dışında bir şirket tarafından ödenmesine son verilmesi sonrasında bu bedellerin şirketten tahsili hukuka aykırı kabul edilemeyeceğinden ,davacının son aldığı ücreti üzerinden hesaplama yapılarak davanın kabulüne,birleşen davaya konu taleplerin ise ceza davasına konu olduğu ve eylemler işlenmediğinden davalının beraatına karar verildiği anlaşılmakla ,bu kararın tesbit edilen maddi vakıalar bakımından bağlayıcı olduğu ,davalının usulsüz kazanımı olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı gözetildiğinde davalı vekilinin şirket bilgisayarının davacıda olduğu, ancak şirkette bulunan kendi bilgisayarının iade edilmemesi nedeniyle elinde tuttuğu gerekçesiyle davanın reddine yönelik hükme ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada alınması gereken 2.117,33-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 530-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.587,33‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı-birleşen davada davacı tarafından sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

25/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116176 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.