Ön koşulların olumlu sayılması alıcının takdirine bırakılabilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2227 E. 2025/3347 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurması, sayılan ön koşulların taraflardan birinin değerlendirmesine göre olumlu şekilde tamamlanmasına bağlanmışsa, bu düzenleme sözleşme serbestisi kapsamında geçerlidir ve basiretli tacir olan diğer taraf bu takdir yetkisine serbest iradesiyle rıza göstermiş sayılır. Ön koşullar tamamlanmadığında tanınan tek taraflı ve tazminatsız fesih hakkının kullanılması haksız fesih oluşturmaz; feshin keyfi olduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür ve ispat edilemezse cezai şart talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmedeki ön koşulların tamamlanmaması nedeniyle yapılan feshin haksız olup olmadığı ve cezai şart talebi → ret
İddia: Davacı, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sözleşmeyi haksız feshettiğini, bu nedenle sözleşmede öngörülen cezai şartın doğduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin 4. maddesinde tarafların yükümlülükleri bentler hâlinde sayılmış, aynı maddede ayrıca sözleşmedeki şartların alıcı açısından ve alıcının değerlendirmesine göre olumlu şekilde tamamlanması koşulu öngörülmüştür. Somut olayda alıcı Rekabet Kurulu'na başvurmamış, davacı da mülk sahibiyle olan kira sözleşmesini sona erdirmemiş; yeni kira sözleşmesi için mülk sahibiyle görüşmeler yapılmış ve sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesine çalışılmışsa da alıcı şirketin işletme yapısı ve ilkelerine aykırı olması nedeniyle (alt kira yasağı, tapuya şerh gibi) temel noktalardaki anlaşmazlıklar yüzünden sözleşme yapılamamıştır. Bu durum, alıcı açısından sözleşmedeki şartların olumlu şekilde tamamlanmadığını gösterir. Sözleşme serbestisi uyarınca, sözleşmenin gerçekleştirilmesine ilişkin şartların alıcı açısından olumlu olması koşulu, basiretli bir tacir olan davacının serbest iradesiyle alıcının takdirine bırakılmıştır. Tüm ön koşullar tam olarak gerçekleşmezse alıcının sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız feshetme hakkı bulunduğundan fesih sözleşme gereği haksız bir nedene dayanmamakta, alıcının sözleşmeyi geçersiz kılacak keyfi bir hareketi bulunmamakta ve aksi yöndeki iddialar ispatlanamamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Satışın ön koşullarının bir tarafın değerlendirmesine bırakılmasının geçerliliği ve bu koşullar tamamlanmadığında kullanılan fesih hakkının haksız sayılmaması yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geciktirici şart↗ ön koşul↗ tek taraflı tazminatsız fesih↗ cezai şart↗ sözleşme serbestisi↗ basiretli tacir↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2227 E. , 2025/3347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/895 Esas, 2024/230 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/788 E. 2021/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı ... Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş. (...) arasında 01.04.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi sözleşmeyi haksız feshettiğini, sözleşmede cezai şartın öngörüldüğünü, tahsil için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında; ... Alışveriş Merkezi içinde bulunan sinema kompleksi ve sinema kompleksinde yer alan tüm varlıkların davacı tarafından müvekkiline satışı hususunda 01.04.2018 tarihinde Varlık Satış Sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca; ... Alışveriş Merkezi içinde bulunan sinema kompleksi ve içinde bulunan varlıkların müvekkiline satışının aynı madde içinde kararlaştırılan ön koşulların tamamlanmasına, diğer bir ifadeyle sözleşmenin hüküm doğurmasının geciktirici şarta bağlandığını, 4. maddede “İş bu sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurması ve varlıkların teslimi için satışın, mutlak ön koşulu olarak aşağıdaki hususların ... açısından ve ...'ın değerlendirmesine göre olumlu bir şekilde tamamlanması şarttır.
Aksi halde ...'ın işbu sözleşme kapsamında herhangi bir devir teslim alma ve ödeme yükümlülüğü bulunmadığını taraflar kabul, beyan ve taahhüt etmektedirler.” düzenlemesine yer verildiğini, satış ön koşullarının sözleşmenin 4-i.... X maddelerinde düzenlendiğini, 8. maddesinde 01.04.2018 sözleşme tarihinden 5 ay içinde tamamlanmadığı taktirde 5 ay uzatma hakkının bulunduğu, uzatılan süre içinde belirtilen koşulların tümünün tamamlanmadığı taktirde davalının sözleşme ile bağlı olmadığı, tek taraflı ve tazminatsız fesih hakkı olduğunun taraflarca kabul edildiğini, davalı şirketten kaynaklanmayan sebeplerle sözleşmenin uzamış 5 aylık sürede tamamlanamadığından tek taraflı ve tazminatsız fesih hakkının doğduğunu, 14.02.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 8.
madde uyarınca feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin 4. maddesinde tarafların yükümlülüğünün 10 bent halinde belirtildiği, yazılan şartların yerine getirilip getirilmediği yanı sıra 4/2. maddede “sözleşmedeki şartların davalı ... açısından ve ...'ın değerlendirmesine göre olumlu şekilde tamamlanması” koşulunun bulunduğu, davalının Rekabet Kurulu'na başvurmadığı, davacının da mülk sahibi ile olan kira sözleşmesini sona erdirmediği, davalının yeni kira sözleşmesi için mülk sahibine talepte bulunduğu, mülk sahibi ile görüşmeler yapıldığı, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirmesine çabalandığı, ancak davalı şirketin işletme yapısı ve ilkelerine aykırı olması nedeniyle (alt kira yasağı, tapuya şerh vs...) temel noktalardaki anlaşmazlıklardan dolayı sözleşmenin yapılamadığı, bunun davalı açısından sözleşme 4/2.
maddesindeki sözleşme şartlarının olumlu şekilde tamamlanmadığını gösterdiği, sözleşme serbestisi açısından sözleşmenin gerçekleştirilmesine ilişkin şartların davalı açısından olumlu olması koşulunun basiretli bir tacir olan davacının serbest iradesi ile davalının takdirine bırakıldığı, tüm ön koşullar yerine tam gelmezse davalının sözleşmeyi tek taraflı tazminatsız fesih hakkının bulunduğunu, davalı feshinin sözleşme gereği haksız bir nedene dayanmadığı, davalının sözleşmeyi geçersiz kılacak keyfi bir hareketinin bulunmadığının kabul edildiği, aksi yöndeki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının keyfi davranışta bulunmadığı, davacının cezai şart talep etme hakkı şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1160149600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz