Kredi kartı sözleşmesi kefaletinin genel kredi sözleşmesi kefaletinden ayrılığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1118 E. 2024/342 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir kredi ilişkisinde asıl borçluyla banka arasında önce genel kredi sözleşmesi, ardından bu sözleşmeye atıfla ayrı bir kredi kartı (business card) üyelik sözleşmesi imzalanmışsa; kredi kartı sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağına dair atıf hükmü, genel kredi sözleşmesindeki kefaletlerin kredi kartı borcunu da kapsadığı şeklinde yorumlanamaz. Genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olup kredi kartı üyelik sözleşmesinde ayrıca kefalet beyanı ve imzası bulunmayan kişiler, kredi kartı kullanımından doğan borçtan sorumlu tutulamaz; çünkü kefalet, kefil olunan sözleşmeye özgüdür ve ayrı bir sözleşmeyle doğan borca sirayet etmez.
Ele alınan sorunlar
Kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefaleti bulunmayan davalıların sorumluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, business card üyelik sözleşmesinin 24/8. maddesinde bu sözleşmenin genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun, hüküm bulunmayan hallerde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olan diğer davalıların da kredi kartı borcundan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında 26.4.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bunu takiben 28.4.2017 tarihli business card üyelik sözleşmesi imzalanmıştır. Genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu yanında davalıların tamamı müteselsil kefil olarak yer almakla birlikte, business card sözleşmesinde haklarında dava reddedilen davalıların kefalet beyan ve imzaları bulunmamaktadır. İcra takibine konu borcun kredi kartı kullanımından kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Kredi kartı üyelik sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin atıf hükmü, kefaletlerin de aynen geçerli olduğu şeklinde yorumlanamaz. Davalı müteselsil kefillerin kefaletleri, genel kredi sözleşmesinden doğan ve doğacak borçlara özgüdür. Kredi kartı kullanımı için ayrıca bir sözleşme imzalandığına göre, tarafların hak ve yükümlülüklerinin bu kredi kartı üyelik sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefaletleri bulunmayan davalılar hakkındaki davanın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmesindeki kefaletin, sonradan imzalanan ve genel kredi sözleşmesine atıf yapan ayrı bir kredi kartı üyelik sözleşmesinden doğan borçları kapsamayacağı, kefaletin kefil olunan sözleşmeye özgü olduğu yönündeki değerlendirme, benzer kredi kartı/genel kredi sözleşmesi ilişkilerinde kefillerin sorumluluğunun belirlenmesi açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ itirazın iptali↗ kefaletin kapsamı↗ sözleşmeye atıf↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1118
KARAR NO 2024/342
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/02/2021
NUMARASI 2019/302 Esas - 2021/71 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/02/2024
Davalılar ..ltd.şti,İntes..ltd.şti bakımından davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı banka ile davalı borçlular arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Bussines Kart sözleşmesi imzalandığını, kredi kartından kaynaklanan takip tarihi itibarıyle 59.958-TL nakit borçlarının olduğunu, 6.11.2018 tarihinde hesap kat edilip 54.452,08-TL nin ödenmesinin istendiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, kullanılan kredilere, ... tarafından garanti verildiğini,bir borcun varlığı halinde takip ve dava yetkisinin ... ne ait olduğunu, usulune uygun hesap kat ihtarı olmadığından takip eden aylara ilişkin kredi ödemelerinin topluca takibe konu edilmesinin mümkün olmadığını, alacak ve faizin hatalı hesaplandığı,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini ,genel kredi sözleşmesindeki uyuşmazlık halinde banka kayıtlarının delil olarak kararlaştırıldığına ilişkin hükmün silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, takip öncesi ana para içine giydirilen faiz tutarına takip sonrasında faiz talebinin yasal olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; asıl borçlu ... ile davacı Banka arasında 1.300.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin diğer davalıların müteselsil kefaleti ile imzaladıkları, Business Card Üyelik Sözleşmesinde ... ile ...nın imzaları var isede diğer davalıların kefaletleri bulunmadığı, bu sözleşmenin genel kredi sözleşmesinin eki olduğuna veya genel kredi sözleşmesine atıf bulunmadığı gözetilerek Davalı ...yönünden itirazının kısmen iptaline, 59.400,44-TL üzerinden devamına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili;26.04.2017 tarihli 1.300.000-TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında asıl borçluya"business card üyelik sözleşmesi" ile 50.000-TL limitli ticari kredi kartı verildiğini, ödeme yapılmaması üzerine 06.11.2018 tarihli hesap kat ihtarının çekildiğini, "business card üyelik sözleşmesi"nin hukuki niteliğinin gayrinakdi kredi sözleşmesi olup kredi çerçeve sözleşmesi'nin "kredi türleri" başlıklı 2.2. Maddesi uyarınca 1.300.000-TL limitli kredinin, çeşitli kredi türlerinde kullandırılabileceğinin kararlaştırıldığını, icra takibinin dayanağının bu kredi çerçeve sözleşmesi olduğunu, business card üyelik sözleşmesi'nin 24/8. maddesinde "işbu sözleşme şirketin banka ile imzaladığı 26.04.2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmesi'nin eki ve ayrılmaz parçası olup bu sözleşme'de hüküm bulunmayan hallerde kredi çerçeve sözleşmesi hükümleri ve kredi kartı sistemlerinin uygulama kuralları' uygulanacaktır." hükmünün kararlaştırıldığını,diğer davalıların da takibe konu borçtan müteselsilen sorumlulukları olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması ile davalıların tamamı bakımından itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesi nedeniyle davalı asıl borçlu şirkete tahsis edilen kredi kartı kullanımı nedeniyle doğan borcun tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı banka ile asıl borçlu ...şirketi arasında 26.4.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 28.4.2017 tarihli ...card üyelik sözleşmesi imzalanmıştır.Genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu yanında müteselsil kefil olarak davalıların tamamının kefaletleri bulunduğu halde , business card sözleşmesinde haklarında ki dava red edilen davalıların kefalet beyan ve imzaları bulunmamaktadır. Banka tarafından kullandırılan kredinin kefil olunan genel kredi sözleşmesi nedeniyle kullandırılıp kullandırılmadığının tespiti gerekir.Taraflar arasında düzenlenen 26.4.2017 tarihli GKS sonrasında 28.4.2017 tarihli Business Card üyelik sözleşmesi düzenlenmiştir.İcra takibine konu borcun kredi kartı kullanımından kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık yoktur.Kredi kartı sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde genel kredi sözleşmesinin uygulanacağı yolundaki hüküm kefaletlerinde aynen geçerli olduğu şeklinde yorumlanamaz.Davalı müteselsil kefillerin kefaletlerinin genel kredi sözleşmesinden doğan ve doğacak borçlara özgü olduğunun kabulü gerekir.
Kredi kartı kullanımı hususunda ayrıca bir sözleşme imzalandığına göre tarafların iradelerinin ,hak ve yükümlülüklerinin kredi kartı üyelik sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle ; kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefaletleri bulunmayan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından ,davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115740 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi