6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Döviz kredisi sözleşmesinin TL'ye uyarlanması talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1728 E. 2024/346 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Döviz Cinsinden Kredi Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir finansman kuruluşunun, aracın satıcısı olmaksızın yalnızca üçüncü kişiden alınan aracın bedelini kredi olarak finanse ettiği sözleşmeler, 32 sayılı Karar'ın 4/g bendinde sayılan taşıt satış sözleşmeleri kapsamında değerlendirilemez; bu tür kredi sözleşmeleri Geçici 8. madde kapsamında TL'ye çevrilme zorunluluğuna tabi tutulamaz. Ayrıca döviz kredisi kullanımına ilişkin 17/a maddesindeki limit ve şartların ihlaline dair somut bir iddia ve delil bulunmadıkça, döviz cinsinden kredi sözleşmesinin Türk parasına uyarlanması talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmenin hukuki niteliği: taşıt satış sözleşmesi mi, kredi sözleşmesi mi? → ret

İddia: Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin taşıt satış sözleşmesi olduğunu, bu nedenle 85 sayılı Karar ve ilgili Tebliğ kapsamında döviz cinsinden kararlaştırılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacıya aracı satan firma davalı şirket değildir; davalı şirket sadece davacının dava dışı firmadan satın aldığı aracın finansmanını sağlamış ve bu kapsamda davacıya döviz kredisi kullandırmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme, 32 sayılı Kararın 4/g bendinde sayılan taşıt satış sözleşmeleri kapsamında bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Geçici 8. madde kapsamında sözleşme bedelinin TL'ye çevrilmesi zorunluluğunun bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Tebliğ hükümleri uyarınca sözleşme bedelinin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağını, bu nedenle Geçici 8. madde kapsamında TL'ye uyarlanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme 32 sayılı Kararın 4/g düzenlemesi kapsamında bulunmadığından, Geçici 8. madde kapsamında sözleşme bedelinin Türk Lirası üzerinden yeniden belirlenmesi koşulları gerçekleşmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

17/a maddesi kapsamında döviz kredisi kullanım şartlarının ihlal edilip edilmediği → ret

Gerekçe: 25.01.2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin 3. maddesiyle 32 sayılı Karara eklenen 17/a maddesi ile Türkiye'de yerleşik kişilerin döviz kredisi kullanabilmesine ilişkin şartlar yeniden düzenlenmiştir. Ancak somut olayda kredinin bu maddenin 4. fıkrası kapsamında kullanıldığına ve buradaki limitleri aştığına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiştir. Bu nedenle gerek 32 sayılı Karar gerekse ilgili 2008-32/34 Tebliğ kapsamında sözleşme bedelinin Türk parası üzerinden yeniden belirlenmesini gerektiren haller gerçekleşmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aracın satıcısı olmayan, sadece finansmanını sağlayan kredi verenin taraf olduğu otomotiv kredisi sözleşmelerinin, 32 sayılı Kararın 4/g bendindeki taşıt satış sözleşmeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle Geçici 8. madde uyarlama zorunluluğuna tabi olmadığı yönündeki tespit, benzer döviz kredisi sözleşmelerinin nitelendirilmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin uyarlanması 32 sayılı Karar Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Karar döviz cinsinden sözleşme yasağı Geçici 8. madde taşıt kredisi otomotiv kredisi ve araç rehin sözleşmesi 17/a maddesi döviz kredisi şartları

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1728

KARAR NO 2024/346

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/02/2021

NUMARASI 2018/1089 Esas - 2021/154 Karar

DAVA

Sözleşmenin Uyarlanması

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 22.03.2016 tarihli 78.232,84-Euro geri ödemeli, 1 adet kamyon için Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Araç Rehin Sözleşmesi düzenlendiğini, 22.04.2016 tarihinde başlayan ödemelerin 23.03.2020 tarihine kadar devam edeceğini, kalan ödemelerin aylık tutarının 1.624,64-Euro olduğunu, 13.09.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Karar ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın dövize ilişkin 4.maddesine yeni (g) bendi eklenerek Türkiye’de yerleşik kişilerin yapacakları menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmeleri, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri, iş sözleşmeleri, eser sözleşmeleri ve hizmet sözleşmeleri için sözleşme bedelleri ile bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağının düzenlendiğini, 28.02.2018 tarihli RG'de yayımlanan Tebliğ ile döviz ve dövize endeksli sözleşmelerin akıbeti netleştirildiğini, aynı hususun Tebliğ'in 8/6 maddesinde düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki taşıt satış sözleşmesinin döviz cinsinden olması nedeniyle Geçici 8.

Madde kapsamında sözleşme bedelinin yeniden belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin bu yasal zorunluluğa uymayarak müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek sözleşmenin Tebliğ kapsamında olduğunun tespiti ile geri ödeme bedellerinin Türk parası cinsinden uyarlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafından eksik harcın tamamlanması gerektiğini, akdedilen sözleşmenin hukuki mahiyetinin kredi sözleşmesi olduğunu, taşıt satış sözleşmesi olmadığını,kredi sözleşmesinde uyarlama talep edilmeyeceği hususunda açık hüküm bulunduğunu, somut uyuşmazlığın uyarlama davası olarak nitelendirilmesi halinde dahi somut uyuşmazlık kapsamında TBK md. 138 uyarınca sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasına ilişkin unsurların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin otomotiv kredisi ve rehin sözleşmesi olduğu, ekinde kredi geri ödeme planının yer aldığı, kredinin 22/03/2016 tarihinde kullandırıldığı, taksit tutarlarının 1.624,64-Euro tutarında olduğu, davacının iddiası gibi taşıt satış sözleşmesi değil, davalının savunması gibi kredi sözleşmesi olduğu,sözleşme tarihi itibariyle döviz ile yapılamayacak sözleşmelerden olduğunun söylenemeyeceği gibi Geçici madde 8'de daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirlenebileceğinin düzenlendiği, yeniden düzenlemenin tarafların ortak iradesine bırakıldığını ve tarafların mutabakatlarının bulunmadığı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ madde 8'de taraflar arasındaki otomotiv ürünleri kredisi ve rehin sözleşmesinin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağına dair hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında kamyon satış sözleşmesi bulunduğunu, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve Tebliğ hükümleri uyarınca satış sözleşmelerinin döviz üzerinden belirlenmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasında 22.03.2016 tarihli, aylık 1.624,64-Euro, toplamda 78.232,84-Euro geri ödeme tutarlı, Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Araç Rehin sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin, taşıt satış sözleşmesi olduğunu ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile belirlenen döviz ile yapılamayacak sözleşmeler kapsamında kaldığını belirterek sözleşmenin ilgili Tebliğ kapsamında Türk parasına uyarlanmasını talep etmiştir.

13. 09.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın dövize ilişkin 4. maddesine yeni (g) bendi eklenerek Türkiye’de yerleşik kişilerin yapacakları; menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmeleri, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri, iş sözleşmeleri, eser sözleşmeleri ve hizmet sözleşmeleri için sözleşme bedelleri ile bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca 32 Sayılı Karar’a Geçici Madde 8 eklenerek, 85 Sayılı Karar’ın yürürlüğe girmesinden önce akdedilen ve halen yürürlükte olan sözleşmelerin döviz cinsinden kararlaştırılan bedellerinin 30 gün içinde (13 Ekim 2018’e dek) Türk parası olarak taraflarca yeniden belirleneceği belirtilmiştir.

Öncelikle, davacı her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin araç satış sözleşmesi olduğunu iddia etmekte ise de davacıya aracı satan firmanın davalı şirket olmadığı, davalı şirketin, sadece davacının araç satıcısı dava dışı firmadan aldığı aracın finansmanı sağladığı, bu kapsamda davacıya döviz kredisi kullandırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 32 sayılı Kararın 4/g düzenlemesi kapsamında bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Geçici 8. madde kapsamında sözleşmede değerinin Türk Lirası üzerinden yeniden belirlenmesi koşulları gerçekleşmemiştir. Bununla birlikte;

25. 01.2018 tarihli 2018/11185 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin 3. maddesi ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararla "Yurt içinden temin edilen krediler" başlıklı 17/a maddesi ilave edilmiştir. Anılan düzenleme ile Türkiye'de yerleşik kişilerin döviz kredisi kullanabilmesine ilişkin şartlar yeniden düzenlenmiştir. Ancak somut olayda kredinin 17/a maddesinin 4. fıkrası kapsamında kullanıldığına ve bu düzenlemedeki limitleri aştığına ilişkin bir iddia ileri sürülmediği de dikkate alındığında gerek Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ile gerekse bu karara ilişkin çıkarılan 2008-32/34 Tebliğ kapsamında davacı ile davalı arasındaki sözleşme bedelinin Türk parası üzerinden yeniden belirlenmesi gerektiren haller gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/202

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115739 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.