6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıp iddiasına dayalı iade faturası ispatlanamayınca itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1645 E. 2024/477 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Borçlunun, satın aldığı malı üçüncü kişiye ihraç ettiğini ve bu malın ayıplı çıktığını ileri sürerek tek taraflı düzenlediği iade faturasına dayanması hâlinde, ayıp iddiasını destekleyen belgelerin (ihraç fişleri, yazışmalar) tarih ve içerik itibarıyla tutarlı ve ayıp bildirimiyle uyumlu olması gerekir; tarihleri mantıksal sıraya aykırı olan ve içeriği belirsiz belgeler ile alacaklıya tebliğ edildiği veya kabul edildiği ispatlanamayan tek taraflı iade faturası, borçlu lehine sonuç doğurmaz ve alacaklının açık hesap alacağı likit kalır; likit alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Ayıp iddiasının ve buna dayalı iade faturasının ispatı → ret

İddia: Davalı, davacıdan satın aldığı kumaşların İran'daki alıcı tarafından böcekli/ayıplı bulunduğunu, bu durumun fotoğraf ve videolarla davacıya bildirildiğini, ayıp nedeniyle 14/05/2019 tarihli iade faturası düzenlediğini ve bu faturanın dikkate alınmadan, deposundaki kumaşlar bilirkişi incelemesine tabi tutulmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının sunduğu WhatsApp yazışmalarının bir kısmı 24/12/2018 ve 26/12/2018 tarihli, bir kısmının tarihi belirsizdir. Davalının ihraç işlemine dayandırdığı üç adet ambar fişi ise 25/02/2019, 26/04/2019 ve 30/04/2019 tarihli olup içeriklerinin hangi emtiaya ait olduğu belli değildir; ayrıca bu fişler, ayıp bildirimine ilişkin yazışmalardan iki-dört ay sonraki tarihleri taşımaktadır, oysa mantıken ihraca konu malların yazışmadan önce gönderilmiş olması gerekir. Davalı, davacıdan aldığı ürünlerin ihraç sürecine ilişkin tarihi tespit edilebilen başka bir bilgi/belge sunmamıştır. İade faturasının davacıya tebliğ edildiğine dair delil bulunmadığı gibi davacının defter ve kayıtlarında da yer almamaktadır. Davalının deposunda bulunduğunu belirttiği kumaşların davaya konu kumaşlar olup olmadığı sunulan delillerden anlaşılamamaktadır. Uyuşmazlığın değeri gözetildiğinde davalı, ayıp iddiasını ve iade faturasının haklılığını kesin delillerle ispat edememiştir. Taraflar arasında iade faturası düzenlenmesi konusunda mutabakat bulunmadığından ve davacı tarafça kabul edilmeyen bu faturadan davalı lehine bir sonuç çıkarılamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabeti → ret

İddia: Davalı, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının ayıp iddiasına dayalı iade faturası ispatlanamadığından, davacının faturaya dayalı alacağının likit olduğu ve bu likit alacaktan ötürü icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satım ilişkisinde alıcının ayıp iddiasına dayanarak düzenlediği tek taraflı iade faturasının, satıcıya tebliğ edildiği veya kabul edildiği ispatlanmadıkça ve dayanak belgeler tutarsız/tarihsel olarak uyumsuz olduğunda alıcı lehine sonuç doğurmayacağı, alacağın likit kalacağı yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı ayıp iddiası iade faturası icra inkar tazminatı likit alacak ispat yükü

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1645

KARAR NO 2024/477

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/02/2021

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davacıya kumaş sattığını, bu kapsamda toplam 15.653,61-TL faturaya dayalı cari hesap alacağının ödenmediğini, bu alacağın tahsili için Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan satın aldığı kumaşları İran'daki bir firmaya sattığını, malların gönderilmesinden sonra kumaşlarda böcek çıktığının yani ayıplı olduğunun bildirildiğini, bu hususun davacıya bildirildiğine dair WhatsApp kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, davacı tarafından bu durumun kabul edilmemesi nedeniyle 14/05/2019 tarihli 15.653,55-TL bedelli iade faturası düzenlendiğini ve davalının bu faturaya itiraz etmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalının, davacıdan satın alıp İran'da bulunan müşterisine ihraç ettiği ürünlerle ilgili 25/02/2019, 26/04/2019 ve 30/04/2019 tarihli ambar takip fişlerini ibraz ettiği ancak ürünlerin ayıplı olduğuyla ilgili whatsapp yazışmasının 26/12/2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, ürünlerin yazışmadan daha önceki bir tarihte gönderilmesi gerektiği, buna rağmen davalı tarafça 2018 yılındaki ayıba ilişkin görüşme öncesi İran'daki müşteriye ihraç edilen ürünlerle ilgili ihraç sürecine dair her hangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği, davalı tarafça müşterisi tarafından kendisine ayıplı olduğu belirtilen ürünlerin davacıdan alınan ürünler olduğu ve düzenlenen 15/04/2019 tarihli iade faturasının dayanağı ayıp iddiasını ispat edemediği, davacının davalıdan 15.653,61-TL cari hesaba dayalı hesap alacağının bulunduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.653,61-TL asıl alacak yönünden davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesinde belirttikleri gibi müvekkilinin davacıdan satın aldığı kumaş emtiasının İran'a ihraç edildiğini, İran'daki alıcı tarafından kumaşların böcekli olduğunun bildirildiğini, müvekkiline gönderilen fotoğraf ve videolarla ayıbın davacıya bildirildiğini, müvekkilinin deposunda bulunan ayıplı kumaşların tekstil mühendisi bir bilirkişi tarafından incelenmeden karar verildiğini, ayıp nedeniyle müvekkilince düzenlenen 14/05/2019 tarihli iade faturasının dikkate alınmadığını ve alacağın likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan olan alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı davalıya kumaş emtiası sattığını ve bu kapsamda oluşan açık hesap alacağını alamadığını ileri sürmekte, davalı da davacıdan aldığı ve İran'a satarak gönderdiği kumaşlarda böcekler çıktığını, yani kumaşların ayıplı olduğunu ve bu nedenle davacıya 14/05/2019 tarihli ve 15.653,55-TL bedelli iade faturasını düzenlediğinden, davacıya açık hesap kapsamında bir borcunun olmadığını savunmaktadır. Davacı iade faturasının dayanağı olan ayıp iddiası hususunda, davacının yetkilisi olduğunu belirttiği ekran görüntüsünde "..." isminin yazılı olduğu kişiyle aralarındaki WhatsApp yazışmalarının ekran görüntülerini, kumaşların böcekli olduğunu gösteren video ve fotoğraflar ile mallara ilişkin olduğunu iddia ettiği üç adet ambar fişini dosyaya sunmuştur.

Söz konusu yazışmalarda İran'daki alıcının gönderdiği kumaşlar üzerinde böceklerin bulunduğu belirtilen fotoğrafların paylaşıldığı, yazışmaların bir kısmının 24/12/2018 ve 26/12/2018 tarihlerine ait olduğu, bir kısmının tarihinin belli olmadığı görülmüştür. Ancak davalının söz konusu malları İran'a ihraç işlemi kapsamında kullandığını belirttiği üç adet ambar fişi ise, 25/02/2019, 26/04/2019 ve 30/04/2019 tarihli olup, fişlerin hangi emtiaya ilişkin bulunduğu belli değildir. Davalı tarafça, davacıdan satın aldığı ürünlerin ihraç işlemleri hususunda veya tarihi tam olarak tespit edilebilen başkaca her hangi bir ihtar, bilgi ve belge de dosyaya sunulmamıştır. Buna göre söz konusu ambar fişlerinin hem içeriğinin belli olmadığı, hem de belirtilen yazışmalardan daha önceki bir tarihe ait olması gerekirken, iki ve dört ay sonraki tarihlerde düzenlendiği gözetildiğinde, davalının sunduğu delillerin savunmasıyla uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca iade faturasının, davacıya tebliğ edildiğine dair dosyaya her hangi bir bilgi-belge sunulmadığı gibi davacının defter ve kayıtlarında da bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine davalının deposunda bulunduğunu beyan ettiği ve incelenmesini istediği kumaşların, davaya konu kumaşlar olup olmadığı da, davalı tarafından sunulan delillere göre anlaşılamamaktadır. Davalı iade faturasına ilişkin haklılığını, uyuşmazlığın değeri dikkate alındığında kesin delillerle ispat edememiştir. Buna göre taraflar arasında, iade faturası düzenlenmesi noktasında bir mutabakat bulunmadığından ve davacı tarafça da kabul edilmemiş faturadan dolayı, davalı lehine bir sonuç çıkarılması mümkün değildir. Sonuç olarak mahkemece, davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacaktan ötürü icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.069,29-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 267,40‬-TL harcın mahsubu ile kalan ‬‬801,89‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115677 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.