6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekte cirantanın kötüniyetli iktisap iddiasının ispatlanamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2064 E. 2024/887 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Gerekçe özeti

Çeki ciro yoluyla iktisap eden hamile karşı, çeki keşide eden kişinin lehdarla (veya önceki hamillerle) arasındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'iler ileri sürülemez; ancak hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanırsa bu def'iler ileri sürülebilir. Hamilin çeki vadesinde tahsil etmesi, keşideci ile ciranta arasında süregelen ticari ilişkinin bulunması veya cirantanın keşideciden alacaklı olması, tek başına hamilin kötüniyetle (bile bile borçlunun zararına) hareket ettiğini göstermez; bu hususun ayrıca ve somut delillerle ispatlanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Cirantaya karşı şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi için kötüniyet (bile bile borçlunun zararına hareket) koşulu → ret

İddia: Davacı vekili, TTK 687. madde uyarınca borçlunun zararına hareket eden üçüncü şahsa karşı şahsi def'ilerin ileri sürülebileceğini, davalı şirketin diğer davalıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, çeklerin alacağın temliki amacıyla devredilip devredilmediğinin araştırılması gerektiğini, davalılar arasındaki süregelen ticari ilişkinin kötüniyeti gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın davalı şirket yönünden de kabulünü istemiştir.

Gerekçe: TTK 818(1)-d maddesi atfıyla uygulanacak 687(1) maddesi uyarınca, poliçe (çek) nedeniyle kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Her iki çek keşide tarihinden evvel ciro edilmiş olup, ibrazında hamil davalı şirkete ödenmiştir. Hamilin çekleri dava açıldıktan sonra vadesi geldiğinde tahsil etmiş olması, iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kabule yeterli delil değildir. Davalılar arasında süregelen ticari ilişki bulunması ve davalı şirketin diğer davalıdan alacaklı olması da, davalı şirketin bile bile davacı zararına hareket ettiğini göstermemektedir. Ayrıca lehdarın tarihsiz cirosuyla geçen çeklerin alacağın temliki yoluyla geçmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çeki ciro ile iktisap eden hamile karşı şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi için TTK 687(1) maddesindeki 'bile bile borçlunun zararına hareket etme' koşulunun somut delille ispatlanması gerektiğini; süregelen ticari ilişki ve alacaklılık ilişkisinin bu koşulu kendiliğinden karşılamadığını ortaya koyması yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedi çek ciro def'i şahsi def'i bile bile hareket etme (kötüniyet) alacağın temliki istirdat menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 818(1)-dTTK 687(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2064

KARAR NO 2024/887

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/07/2021

NUMARASI 2019/441 Esas - 2021/612 Karar

DAVA

İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/06/2024

Davanın davalı... Cam şirketi bakımından reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ...'dan satın alacağı camlar karşılığında ... ... seri nolu 07/07/2019, ... seri nolu 03/08/2019 ve ... seri nolu 07/09/2019 tarihli her biri 200.000-TL bedelli 3 adet çeki davalı adına keşide ettiğini,davalının camları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmediğini, diğer davalı ... Ltd. Şti.'ye ciro ettiğini, müvekkilinin 07/07/2019 vadeli çekin 200.000-TL bedelini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin cari hesabına göre ... alacaklı bulunduğunu, buna rağmen karşılığını almadığı çeklerin bedellerini ödeme tehdidi altında olduğunu,birbiriyle ticari ilişki içerisinde bulunan davalıların kötü niyetli hareket ederek müvekkilini mağdur ettiklerini, müvekkilinin davalılara borcu bulunmadığını ileri sürerek, üç çekler bakımından borçlu olmadığının tespitine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 18/09/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle,borç olmamasına rağmen ödenmek zorunda kalınan çekler nedeniyle 552.718,04-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacının soyut iddialarının illetten mücerret olan kambiyo senetlerini etkilemeyeceğini ve müvvekkili ile diğer davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalı ... ticari kayıtlarını sunmadığından davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğu ve davacının bu davalı açısından bedelsizlik iddiasını kanıtladığı; diğer davalı ... Ltd. Şti. açısından, davacı ile doğrudan akdi ilişkisi olmadığından, bu davalı lehine kanunun oluşturduğu iyiniyetli hamil karinesinin aksine bir kanıt sunulmadığı, kaldı ki davalı ... ile ... Ltd. Şti. arasında süregelen ticari ilişki olduğunun defter incelemesinden tespit edildiği gerekçesiyle, davalı ... Ltd. Şti. açısından davanın reddine; davalı ...'ya karşı açılan davanın kabulü ile 552.718,04-TL'nin adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, menfi tespit davasının istirdada dönüştüğünü, iki adet çek davadan sonra ödendiğinden davalı şirketin iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, TTK nın 687 madde'de borçlunun zararına hareket eden üçüncü şahsa karşı şahsi def'ilerin ileri sürülebileceğini, bilirkişi raporunda şirketin diğer davalıdan 758.765,54-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla çeklerin alacağın temliki amacı ile devredilip devredilmediğinin araştırılması gerekirken bunun yapılmadığını, nitekim şahsi def'ilerin hamile karşı ileri sürülmesi hususunda TTK 687/2'de alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklı tutularak TBK hükümlerine atıfta bulunulduğunu; davalı iki firma arasında süregelen bir ticari ilişkinin olmasının,davalıların müvekkilini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerinin açıkça belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın davalı ...

Ltd. Şti. açısından da kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalı ...'ya keşide edilen ve diğer davalı İnci ... Ltd. Şti.'ye ciro edilen çeklerin ödenmesi sebebiyle çek bedellerinden kaynaklanan bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Davacının, davalı ... adına keşide ettiği her biri 200.000-TL bedelli üç adet çek davalı şirkete ciro edilmiştir. Davadan önce çeklerden biri ödenmiş diğerleri için menfi tesbit talebinde bulunulmuştur. Dava sürecinde ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden gününde davalı şirkete ödemeler yapılmış,dava istirdada dönüşmüştür. Davalı ... ticari defterlerini ibraz etmediğinden, davacının ticari defterlerinde tesbit edilen 552.718,04-TL alacağın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, davalı ...

Ltd. Şti.'nin defterlerinde davalı şirketin diğer davalıdan 758.765,54-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Her iki çek keşide tarihinden evvel ciro edilmiş olup, ibrazında hamil davalı şirkete ödenmiştir. Davacının, davalı ...'ya verdiği çekler nedeniyle bir borcu olmadığı hususu kesinleşmiştir. TTK nın 818(1)-d maddesi atfıyla uygulanacak 687(1) maddesi "poliçe nedeniyle kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Hamilin çekleri dava açıldıktan sonra günü geldiğinde tahsil etmesi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kabule yeterli delil değildir.

Davalılar arasında süregelen ticari ilişki de şirketin diğer davalıdan alacaklı olması da, davalı şirketin bile bile davacı zararına hareket ettiğini göstermemektedir. Lehdarın tarihsiz cirosu ile geçen çeklerin alacağın temliki yoluyla geçmediği anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, davalı İnci ... Ltd. Şti. bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.05/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115433 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.