Satıcının kendi düzenlediği faturalar ticari sır sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5935 E. 2025/3704 K. · · İlk derece: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Satıcı tarafından alıcı adına düzenlenen ve yalnızca malın miktarı, birim fiyatı ve bedelini içeren satış ve proforma faturaları, gizlice elde edilmiş belge niteliğinde olmadığından ticari sır sayılmaz; ayrıca bu belgelerin karşı tarafça üçüncü kişiye ifşa edildiğini ispat yükü, ifşaya dayanan davacıdadır. Her iki koşul da gerçekleşmediğinde ticari sırrın ifşasına dayalı haksız rekabet istemi esastan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Fatura ve proforma faturaların ticari sır niteliği ile ifşanın ispatı → ret
İddia: Davacı, davalı ile arasındaki ticari ilişkiye dair sipariş formları ve faturaların ticari sır niteliğinde olduğunu, bunların davalı tarafından dava dışı yabancı şirkete kötü niyetle ifşa edildiğini ve bu belgelerin yurt dışında kendisi aleyhine açılan davada delil olarak kullanıldığını, üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu faturalar, davalı tarafından gizli bir şekilde elde edilmiş belgeler değil, davalı şirketçe davacı adına tanzim edilmiş belgelerdir; içeriklerinde satılan veya teklif edilen malların miktarı, birim fiyatı ve satış bedeli yer almaktadır ve bu belgeler ticari sır sayılamaz. Davacı, söz konusu faturaların davalı tarafça dava dışı şirkete gönderildiğini gösterir somut bir bilgi ve belge sunmamış olup, davaya konu iddialar ispatlanamamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Satıcının kendi düzenlediği faturaların ticari sır sayılamayacağı ve ifşa olgusunun ispat yükünün davacıda olduğu yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ ticari sır↗ üretim ve iş sırlarının ifşası↗ proforma fatura↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesinin gerekliliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5935 E. , 2025/3704 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2102 Esas, 2024/1079 Karar
KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/589 E., 2021/663 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket ve davalının müvekkiline ait ticari bilgi ve belgeleri ifşa ettiği ... Inc'nin aynı sektörde belli bir tedarik zinciri içerisinde bulunan, benzer işler yapan şirketler olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkilere dair ticari ve müşteri sırları içeren sipariş formları ve faturaların, müvekkilinin piyasadaki etkinliğinin azaltılması ve diğer şirketler ile arasındaki ticari ilişkilerin zarar görmesi adına kötü niyetli bir şekilde, davalı tarafından davacının geçmiş dönemde münhasır distribütörlüğünü üstlenmiş olduğu ... Şirketine hukuka aykırı bir şekilde ifşa edildiğini ve bu sebeple dava dışı şirket tarafından müvekkili aleyhine Kanada'da açılan davada sunulan deliller içerisinde müvekkili ile davalı arasında düzenlenen faturaların numaraları dahil bütün bilgilerin bulunduğunu, davalı tarafından ifşa edilen bilgilerin davacı açısından ticari sır niteliğinde olduğunu, zira söz konusu teklif formları ve faturalar ile davacının hangi hammaddeleri sipariş ettiği ve bu ürünleri hangi ücret üzerinden satın aldığının anlaşıldığını, Kanada'daki dava sebebi ile müvekkilinin anlaştığı hukuk bürosuna yüklü ödemeler yapmak zorunda kaldığını, üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişkileri dahil olmak üzere tüm ticari ilişkileri nedeniyle elinde bulunan bilgi ve belgeleri yetkili merciler hariç üçüncü kişilere ve bu arada ... Şirketine ifşa etmediğini, dava dilekçesinde adı geçen ... Şirketinin adını işbu dava ile öğrendiklerini, müvekkilince ... Şirketine, davacı aleyhine açmış oldukları tazminat davasında kullanmış oldukları bilgi ve belgeleri ne şekilde temin ettikleri hususunun sorulduğunu, ... Şirketinin; söz konusu şirketin kendilerinden yüklü miktarda mal alımı yapacağı hususunda taahhütte bulunmasına rağmen herhangi bir mal alımı yapmadığını, bunun üzerine davacının taahhütlerini yerine getirip getirmediğini denetlemek için Ülkemize geldiklerini ve davacının tüm ticari defterlerini incelediklerini, yapılan incelemeler neticesinde davacının kendileri ile imzalanmış olduğu distribütörlük sözleşmesine aykırı davrandığı hususunu tespit ettiklerini ve bu nedenle tazminat davası açtıklarını, söz konusu davada delil olarak sundukları tüm sipariş formlarının ve faturaların kendi incelemeleri sonucunda ele geçirdiklerini beyan ettiğini, buna dair beyanın müvekkiline gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu faturaların davalı tarafından gizli bir şekilde elde edilmiş belge değil, davalı şirketçe davacı adına tanzim edilmiş belge olduğu, bu belgelerin ticari sır sayılamayacağı, içeriklerinde satılan ve/veya teklif edilen malların miktarı, birim fiyatı ve satış bedelinin yer aldığı, davacı tarafından söz konusu faturaların davalı tarafça dava dışı ... Şirketine gönderildiğini gösterir somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Mahkemece de bu belgelerin ibrazına her zaman karar verilebileceği, davaya konu iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... Şirketi tarafından Kanada'da davacı aleyhine, distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan mal alım taahhüdünün yerine getirilmeyerek kâr kaybına neden olunduğu, ayrıca sözleşmenin rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak ... Şirketinden mal alımı yapıldığı ileri sürülerek tazminat davası açıldığı, dava dilekçesinde davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen dava konusu proforma faturalar ile satış faturalarına delil olarak dayanıldığı, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen proforma faturaların işin başlangıcında alıcı ve satıcı arasında satışın ve işlemin tahmini detaylarını içeren bir teklif mektubu olup resmi ve mali bir değer taşımadığı, dava konusu satış faturalarının ise yine davalı tarafından davacıya hitaben düzenlendiği, faturalarda satışı yapılan malların miktarı, birim fiyatı ve bedeli dışında ticari sır niteliği taşıyabilecek herhangi bir bilgi bulunmadığı, taturaların cam elyaf takviyeli kompozit inşaat çubuğu ve etriye adı verilen inşaat çeliğine ilişkin olup, davacı tarafça ileri sürülen hammadde özelliği taşımadığı, bu nedenle dava konusu proforma ve satış faturalarının ticari sır olarak nitelendirilmeyeceği, ayrıca dava dışı ...
Şirketince faturaların kendi incelemeleri sonucunda şirketlerince alındığının beyan edilmesi karşısında, söz konusu faturaların Kanada merkezli ... Şirketine davalı tarafından gönderildiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirmeyen, hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf niteliğindeki haksız rekabet iddiası bakımından, mahkemece aralarında haksız rekabet alanında uzman bilirkişi bulunmayan kuruldan rapor alınmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari sırrın ifşası iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti ile men'i talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1153310400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz