Taşımada ifa yeri, eşyanın alıcıya teslim edildiği yerdir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5481 E. 2025/3414 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra dairesinin yetkisi sözleşmelere ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenir: HMK 10 uyarınca ifa yeri — taşımada tarafların edimlerinin tamamlandığı, yani eşyanın alıcıya teslim edildiği varma yeri — ile HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri yetkilidir. Bunların dışındaki bir yerde (örneğin yükleme limanında) yapılan takip yetkisizdir ve itirazın iptali davası usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Taşıma sözleşmesinden doğan alacakta takip başlatılan icra dairesinin yetkisi → ret
İddia: Davacı sigortacı, deniz yolu ile taşımaya ilişkin sözleşmelerde yer alan yetki kurallarına göre yükleme limanı yeri mahkemelerinin de yetkili olduğunu, dolayısıyla takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yükün taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından, icra dairesinin yetkisi sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenir. HMK 10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir; taşıma sözleşmesinde ifa yeri, tarafların edim yükümlülüklerinin tamamlandığı yer, yani eşyanın alıcıya teslim edildiği varma yeridir. Ayrıca HMK 6'daki genel yetki kuralı uyarınca davalıların yerleşim yeri de yetkilidir. Somut olayda takip, ne ifa yeri ne de davalıların yerleşim yeri icra dairesinde başlatılmış olup takibin yapıldığı icra dairesini yetkili kılan bir yetki kuralı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Deniz taşımasından doğan alacaklarda ifa yerinin varma (teslim) yeri olduğu ve yükleme limanının yetkili yer sayılamayacağı yönündeki tespit, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Sözleşmeden doğan davalarda HMK 10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer ile HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri yetkilidir; taşıma sözleşmelerinde ifa yeri, tarafların edim yükümlülüklerinin tamamlandığı, eşyanın alıcıya teslim edildiği varma yeridir. Aynı kurallar, taşımadan doğan alacak için başlatılan icra takibinde icra dairesinin yetkisi bakımından da uygulanır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisi↗ ifa yeri↗ taşıma sözleşmesi↗ genel yetkili mahkeme↗ itirazın iptali↗ sigortacının halefiyeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5481 E. , 2025/3414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/286 Esas, 2024/1101 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2023/402 E., 2023/504 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalısı ... Şekerleme San. ve Tic. A.Ş.'nin mal mukabili esasıyla Amerika'ya ihraç ettiği şekerleme cinsi eşyaların, nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, Türkiye-Körfez limanından Amerika Birleşik Devletleri Newyork limanına taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlandığının teslim sırasında tespit edildiğini, alıcının hasar bildirimi üzerine yaptırılan ekspertiz sonucu eşyaların yerleştirildiği konteynerin yıprandığı, yan panellerinin ve kapısının paslı olduğu, eşyaların deniz suyundan ıslandığının yapılan gümüş nitrat testi ile belirlendiğini, eşyanın tamamının yoğun küf koktuğunu, gıda ürünü olan eşyaların tüketiminin insan sağlığı ve hijyen açısından mümkün olmadığının tespit edilmesi üzerine imha edildiğini, davalı Transalba Uluslararası Nak.
ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin eşyaların taşınmasını üstlendiğini ve 10.12.2021 tarihli TRA 2021 00000 2001 sayılı navlun faturasını düzenlediğini, eşyaların fiili taşınmasının davalı ... Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 921 ve 1191. maddeleri hükmü gereğince oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, sigorta ekspertiz çalışmaları sonucunda sigortalı zararının 38.963,98 USD olarak tespit edildiğini, sigortalının sefer bildirim listesindeki kur (1 USD= 13,680 TL) esas alınarak sigortalıya 16.06.2022 tarihinde 533.031,15 TL tazminat ödendiğini, davacı 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi hükmü gereğince kanuni halef olduğu gibi ayrıca ibraname/temlikname de almak suretiyle akdi halef olduğunu, davalıların aleyhlerine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, davacının aktif husumeti bulunmadığını, CIF Incoterms şartlarının yerine getirilmediğini, emtianın bozulması nedeniyle hasar tazmininin nakliyat emtia sigortasının teminatı kapsamında olmadığını, emtia satışının CIF satış şekliyle yapılması nedeniyle sigorta alıcı lehine yapıldığını, emtiaya ilişkin zarar ve menfaatlerin alıcıya ait olduğunu, davacı ... şirketinin satıcıya yaptığı ödeme Ex Gratia ödeme olup halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak müvekkiline TTK'nın 1185. maddesi hükmü gereğince süresinde yapılmış bir hasar bildirimi bulunmadığını, her iki tarafın da ortak katıldığı bir tespit/sörvey bulunmadığını, müvekkili tarafından sadece denizyolu taşıma işinin gerçekleştirildiğini, dava konusu emtiaların deniz taşıması öncesi ve sonrasında karayolu ile taşındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçluların borca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, yükün davacı sigortalısı tarafından taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından icra dairesinin yetkisinin sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 10. maddesi hükmü uyarınca; "sözleşmeden ... davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği, emtia Evyap-Kocaeli- Körfez Türkiye’den New York APM Limanı'na taşındığından, somut olayda, taşıma sözleşmesinin ifa yerinin tarafların edim yükümlülüklerinin tamamlandığı yer olan New York olduğu, (Yargıtay 11.
HD'nin 13.06.2022 tarih 2021/591 E. ve 2022/4805 K. numaralı ilamı gereği), öte yandan HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralına uyarınca davalıların yerleşim yeri adreslerinin de yetkili olduğu ancak davalı Turkon firmasının adresinin Anadolu İcra Daireleri, davalı Transalba'nın ise Bakırköy İcra Daireleri olduğundan yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığı gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcıların üstlendiği edim emtianın teslim yerinde alıcıya teslimi olduğundan, taşıyanlar bakımından akdin ifa yerinin emtianın alıcıya teslim edildiği yer olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilince, deniz yolu ile taşımaya ilişkin sözleşmelerde bulunan yetki kurallarına göre yükleme limanı yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu ileri sürülmüşse de, anılan sözleşmeler ülkemizce onaylanmadığından bu sözleşmelerdeki yetki kurallarına dayanılamayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 1063. maddesi hükmündeki yetki kuralının uygulanması da sözkonusu olmadığından, davalı taşıyıcılar bakımından genel yetkili mahkemelerde ve akdin ifa yeri mahkemesinde icra takibi başlatılmasının mümkün olduğu, icra takibinin başlatıldığı Körfez İcra Dairesini yetkili kılan bir yetki kuralı da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının sigortalısına ait emtiaların, davalıların sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1153160000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz