6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yurt dışı cebrî satışta bildirim, TTK 1350'deki herkese ayrı yapılmalı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4852 E. 2025/3363 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında TTK 1350'de öngörülen şart, bildirim ile ilan arasında seçimliktir; bildirim yolu seçildiğinde ise maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan kurum ve kişilerin (gemi sicili, sicile kayıtlı malik, sicile tescilli hak ve alacak sahipleri) her birine ayrı ayrı bildirim yapılması zorunludur. Yalnızca sicile bildirim yapılması ya da satışın sicile şerh edilmesiyle aleniyet sağlandığı gerekçesi bildirim şartının yerine getirildiği anlamına gelmez; alacaklılara bildirim yapılmamışsa gemi kaydı sicilden silinemez.

Ele alınan sorunlar

Yurt dışında cebrî icra yoluyla satılan Türk bayraklı geminin sicilden terkini için TTK 1350'deki bildirim şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı, geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satılıp mülkiyetinin kendisine geçtiğini, gemiyi başka bir sicile tescil ettirip yabancı bayrak çektiğini, Türk sicilindeki kaydın açık kalması nedeniyle gemiyi kullanamadığını ileri sürerek terkin talebinin reddine ilişkin liman başkanlığı kararının kaldırılmasını ve kaydın silinmesini istemiştir.

Gerekçe: TTK 1350 uyarınca Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında, bildirim yapılması ile kanunda belirtilen nitelikteki bir gazetede ilan yapılması şartı seçenek olarak sunulmuştur. Bildirim şartının yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen kurum ve kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerekir; cebrî satışın yalnızca gemi siciline bildirilmiş olması ya da yalnızca gemi malikine bildirim yapılması şartın gerçekleştiğinin kabulü için yeterli değildir. Somut olayda kanunda belirtilen nitelikte bir gazetede ilan yapılmamış; satıştan otuz günden önce yabancı makamların yazısı üzerine Türk makamlarına bilgi verilerek satışa ilişkin kayıt gemi sicil kaydına işlendiğinden (a) bendi uyarınca sicile bildirim gerçekleşmiştir. Ancak geminin sicilinde çok sayıda haciz şerhi bulunmasına ve aynı maddenin (c) bendi gereğince alacaklılara bildirim yapılması zorunlu olmasına rağmen alacaklılara bildirim yapılmamıştır. Kanunda bildirim yapılacak kişiler açıkça gösterildiğinden, cebrî satışa başlandığının sicile tescil edilmesinin sicilde kayıtlı malik ile haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandırdığı gerekçesiyle bildirim şartının yerine getirildiğini kabul etmek yerinde değildir. Kanunda öngörülen bildirim şartı gerçekleşmediğinden terkin isteminin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

TTK 1350'deki bildirim muhataplarının kümülatif olduğu, alacaklılara bildirim yapılmadıkça terkin koşulunun gerçekleşmeyeceği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında, artırmanın TTK 1350'de sayılanlara satıştan en az otuz gün önce bildirilmesi veya ilan edilmesi zorunludur; bu şart yerine getirilmezse geminin kaydı silinmez ve gemi üzerindeki sicile kayıtlı haklar ile alacaklar saklı kalır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Türk Uluslararası Gemi Sicili sicilden terkin yurt dışında cebrî icra yoluyla satış bildirim ve ilan şartı haciz ve ipotek alacaklıları emredici hüküm

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4852 E.  ,  2025/3363 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1573 Esas, 2024/889 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/8 E., 2021/274 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Türk Uluslararası Gemi Siciline (...) ... sicil numarasıyla kayıtlı ... isimli kuru yük gemisinin Hindistan Ahmedabad’da bulunan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda cebri icra yoluyla Providence Shipping Corp şirketine satıldığını, gemiyi satın alan söz konusu şirketin gemiye Lila I ismini vererek Panama siciline tescil ettirdiğini, daha sonra geminin Panama’da mukim müvekkiline satıldığını, böylece geminin mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, davacının gemiye Elena ismini vererek Portekiz Gemi Sicili'ne kaydedip Portekiz bayrağı çektiğini, müvekkilinin geminin iktisabından sonra donatanı bulunduğu Elena gemisi ile akdettiği navlun sözleşmeleri gereğince seyrüseferlerde bulunduğunu, bu kapsamda Novorrossiyk/Rusya Limanına seyrederken Türkiye’den geçmesi zorunluluğunun doğduğunu, tesadüfen geminin Hindistan’da açık arttırma ile satışından önceki ismi ile hâla ...

olarak İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde ... ... sicil kaydının açık ve üzerinde birçok takyidatların olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle müvekkilinin gemisini Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde kullanamadığını, büyük ticari kayıp yaşadığını, geminin müvekkiline ait olduğunun tüm uluslararası denizcilik kaynaklarında kayıt altına alındığını, ... gemisinin sicilden silinmesine ilişkin resmi talepte bulunulduğunu, ancak talebin reddedildiğini, geminin Türk bayrağı çekme hakkının sözkonusu olmadığını ileri sürerek İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21.12.2018 tarihli terkin talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı ...

gemisinin sicilden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... isimli geminin halihazırda Deniz Endüstrisi A.Ş. adına ...'da kayıtlı bulunduğunu, geminin Hindistan'da 2015 yılı Eylül ayı ortalarından itibaren mahkeme kararıyla tutulduğunun ve cebri icra ile satışının yapılacağının Deniz ve İç Suları Genel Müdürlüğü'nün yazısı ile İstanbul Liman Başkanlığı'nın konudan haberdar olduğunu, bu hususun geminin siciline şerh düşüldüğünü ve cevap yazısında sicil terkin işlemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1350. maddesine göre yürütülmesinin ilgililere bildirilmesinin uygun olacağı hususunun belirtildiğini, TTK'nın 1350. maddesinde geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebrî icra yoluyla satışının ve mülkiyetin intikalinin de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebrî icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarrufların, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabi sayılsa da bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satışı halinde, artırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından bu satıştan önce en az 30 gün önce artırmanın geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline, geminin sicile kayıtlı malikine, gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine bildirilmesi veya ilânının zorunlu tutulduğunu, bu şartın yerine getirilmemesi halinde geminin kaydının silinmeyeceğini ve gemi üzerinde Türk Gemi Siciline kayıtlı hakların ve alacakların saklı kalacağının açıkça ifade edildiğini, düzenlemenin emredici olduğunu, somut olayda dava konusu geminin bildirim veya ilan yapılmaksızın yurt dışında cebri icra yoluyla satıldığını, bu nedenle geminin sicilden terkin edilemeyeceğini, dava konusu geminin Türk Gemi Siciline kayıtlı bir gemi olduğunu, taşınırlara ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, idarenin terkin talebinin reddi kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı olan Türk bayraklı ... gemisinin Hindistan'da cebri icra yolu ile satışından önce TTK'nın 1350.maddesinde düzenlenen koşullar yerine getirilmiş olduğundan geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının silinmesinde hukuki bir engel kalmadığı, davacının geminin yeni maliki olması nedeniyle terkin talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Liman Başkanlığının 21.12.2018 tarihli ...'un ... sicil numarasında kayıtlı ... isimli geminin sicilden terkini ile ilgili davacı talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı için bildirim veya yasada belirtilen koşullara haiz bir gazetede ilan yapılması şartının seçenek olarak sunulduğu, bildirim şartının yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için TTK 1350. maddesinin a, b ve c bentlerinde belirtilen kurum ve kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerektiği, sadece cebri satışın tek başına gemi siciline bildirilmiş olmasının ya da sadece gemi malikine bildirim yapılmasının, bildirim şartının yerine geldiğinin kabulü için yeterli olmadığı, somut olayda cebri satışın Türkiye'de yasada belirtilen koşullara haiz bir gazetede ilanın yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda Kanun'da belirtilen kişilere bildirim yapılıp yapılmadığının incelenmesinin gerektiği, ...

gemisinin, Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin aldığı karar uyarınca cebri icra yolu ile 20.10.2016 tarihinde satışından önce Dış İşleri Bakanlığı'nın 09.06.2016 tarihli yazısı ile "Hindistan Yetkili Makamlarınca ... gemisine Hindistan Gujarat Eyaleti .../Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından beri mahkeme kararıyla el konulan geminin cebri icra yoluyla satılmasına yönelik işlemlere başlanıldığının" Ulaştırma Bakanlığı'na bildirildiği, Ulaştırma Bakanlığı'nın gönderdiği yazıya istinaden de İstanbul Liman Başkanlığı tarafından söz konusu satışa ilişkin kaydın 22.06.2016 tarihinde gemi sicil kaydına işlendiği, böylelikle Hindistan 'da yapılan satış tarihinden 30 gün önce Türk makamlarına bilgi verildiği ve böylece TTK 1350.

maddesinin (a) bendi uyarınca gemi siciline bildirim yapıldığının açık olduğu, ancak geminin sicilinde icra takip dosyalarına ilişkin çok sayıda haciz şerhlerinin bulunduğu, aynı maddenin (c) bendi gereğince alacaklılara bildirim yapılması zorunlu olduğu halde alacaklılara bildirim yapılmaması nedeniyle Kanun'da öngörülen bildirim şartının yerine getirilmediği, Kanun'da bildirim yapılacak kişiler açıkça gösterildiğinden cebri satışa başlandığının sicile tescil edilmesinin gemi maliki olarak kayıtlı olan Deniz Endüstri A.Ş. ile diğer haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandığı gerekçesiyle bildirim şartının yerine getirildiği kabulünün yerinde olmadığı, bu durumda Kanun'da beliritlen bildirim şartı gerçekleşmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Türk Uluslararası Gemi Sicili'nde kayıtlı olan Türk Bayraklı ... isimli geminin, yurt dışında açık artırma yolu ile satışından sonra mülkiyetinin davacıya geçtiği iddiasına dayalı Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının terkin edilmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1153095000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1573 E. 2024/889 K.

Yurt dışında cebri satılan geminin TUGS'tan terkininde bildirim şartı

Gerekçe özeti

TTK'nın 1350. maddesi uyarınca, Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satışı sonrasında Türk Gemi Sicilinden kaydının terkin edilebilmesi için, satıştan en az otuz gün önce artırmanın geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline, sicile kayıtlı malikine ve gemi siciline tescil edilmiş diğer hak ve alacak sahiplerinin her birine ayrı ayrı bildirilmesi veya belirtilen koşullara haiz bir gazete ile ilan edilmesi gerekir. Bildirim usulü seçildiğinde maddedeki (a), (b), (c) bentlerinde sayılan kişilerden herhangi birine bildirim yapılmaması hâlinde bildirim şartı yerine getirilmiş sayılmaz ve sadece sicile veya malike yapılan bildirim ya da satışın sicile şerh verilerek aleniyet kazanması bu şartı karşılamaz; bu koşullardan biri gerçekleşmedikçe gemi kaydı silinemez, gemi üzerindeki Türk Gemi Siciline kayıtlı hak ve alacaklar saklı kalır.

Emsal değeri

Kararda TTK 1350 maddesindeki bildirim/ilan seçeneklerinin yorumlanması ve bildirim usulü seçildiğinde maddede sayılan kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerektiği yönündeki norm yorumu, yurt dışında satılan Türk bayraklı gemilerin sicil terkini taleplerinde emsal niteliğinde bir hukuki ölçüt oluşturmaktadır.

Kavramlar: Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) gemi sicilinden terkin yurt dışında cebri icra yoluyla satış bildirim şartı ilan usulü gemi siciline tescil edilmiş hak ve alacak sahipleri

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1573

KARAR NO 2024/889

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/06/2021

NUMARASI 2019/8 Esas - 2021/274 Karar

DAVA

Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/06/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Türk Uluslararası Gemi Siciline ... sicil numarasıyla kayıtlı ve IMO numarası ... olan ... kuru yük gemisinin Hindistan Ahmedabad’da bulunan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin O/OJCA/825/2015 kararı doğrultusunda uluslararası denizcilik gazetelerinden ...’in 15/07/2016 tarihli nüshasında ilan edilerek ... Yönetimi tarafından 04/08/2016 tarihinde gerçekleştirilen cebri icra açık artırma ihale marifetiyle ... şirketine satıldığını, cebri icra satımına ilişkin 15/11/2016 tarihli satış senedinin Gujarat Yüksek Mahkemesi kararı doğrultusunda ... Yönetimi tarafından düzenlendiğini, gemiyi açık artırma yolu ile satın alan ... şirketinin daha sonra ... ismi ile Panama siciline tescil ettirdiğini, bir süre sonra geminin Panama’da mukim müvekkiline 8.000.000-USD bedelle satıldığını, anlaşma neticesinde ...

gemisinin satışına ilişkin 27/07/2017 tarihli satış senedi ve akabinde 04/08/2017 tarihli devir teslim protokolünün düzenlendiğini, geminin mülkiyetinin müvekkili şirkete geçtiğini, müvekkilinin mülkiyetine aldığı gemiyi ... ismi ile Portekiz Cumhuriyeti Özerk Bölgesi Maderia Uluslararası Gemi Sicili'ne kaydererek Portekiz bayrağı çektiğini, müvekkilinin geminin iktisabından sonra donatanı bulunduğu ... gemisi ile akdettiği navlun sözleşmeleri gereğince seyrüseferlerde bulunduğunu, bu kapsamda Novorrossiyk/Rusya Limanına seyrederken Türkiye’den geçmesi zorunluluğunun doğduğunu, tesadüfen geminin Hindistan’da açık arttırma ile satışından önceki ismi ile hâla ... olarak İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde ...

sicil kaydının açık ve üzerinde birçok takyidatların olduğunun görüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin gemisini Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde kullanamadığını, büyük ticari kayıplar yaşadığını, geminin müvekkiline ait olduğunun tüm uluslararası denizcilik kaynaklarında kayıt altına alındığını, geminin İstanbul Liman Başkanlığı ... numaralı ... olarak sicil kaydının terkin edilmesinin gerektiğini, ... gemisinin sicilden silinmesine ilişkin resmi talepte bulunulduğunu, ancak talebin reddedildiğini, bu nedenle geminin Türk bayrağı çekme hakkının sözkonusu olmadığını belirterek İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21/12/2018 tarih ve ... sayılı kararına konu terkin talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) ...

sicil numarasıyla kayıtlı ... (IMO ...) gemisinin sicilden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... isimli geminin halihazırda ... A.Ş. adına İstanbul - Türk Uluslararası Gemi Sicili'nin ... sırasında kayıtlı bulunduğunu, geminin Hindistan'da 2015 Eylül ayı ortalarından itibaren mahkeme kararıyla tutulduğunun ve cebri icra ile satışının yapılacağının Deniz ve İç Suları Genel Müdürlüğü'nün yazısı ile İstanbul Liman Başkanlığı'nın konudan haberdar olduğunu, bu hususun geminin siciline şerh düşüldüğünü ve cevap yazısında sicil terkin işlemlerinin TTK'nın 1350.maddesine göre yürütülmesinin ilgililere bildirilmesinin uygun olacağı hususunun belirtildiğini, TTK'nın 1350. maddesinde geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebrî icra yoluyla satışının ve mülkiyetin intikalinin de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebrî icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarrufların, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabi sayılsa da bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satışı halinde, artırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından bu satıştan önce en az 30 gün önce artırmanın geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline, geminin sicile kayıtlı malikine, gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine bildirilmesi veya gideri ilgililer tarafından karşılanmak şartıyla tirajı elli bin üzerinde olan ve Türkiye düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle ilan edilmesi zorunlu tutulduğunu, bu şartın yerine getirilmemesi halinde geminin kaydının silinmeyeceğini ve gemi üzerinde Türk Gemi Siciline kayıtlı hakların ve alacakların saklı kalacağının açıkça ifade edildiğini, düzenlemenin emredici olduğunu, somut olayda dava konusu geminin bildirim veya ilan yapılmaksızın yurt dışında cebri icra yoluyla satıldığını, bu nedenle geminin sicilden terkin edilemeyeceğini, dava konusu geminin Türk gemi siciline kayıtlı bir gemi olduğunu, Medeni Kanun'un taşınırlara ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, hem TTK hem de İİK bakımından geminin sicilden terkin şartlarının oluşmadığını ve müvekkili idarenin terkin talebinin reddi kararının isabetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu geminin Türk Uluslararası Gemi Sicili'nin ... sicil numarasında ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu, sicil kaydı üzerinde icra takip dosyalarına ilişkin çok sayıda haciz şerhlerinin bulunduğu, Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 22/02/2016 tarihli E.46352 sayılı yazısı eki olan İç İşleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/06/2016 tarihli ... sayılı yazısına binaen, gemiye Hindistan'ın Gujarat Eyaleti Fırat/Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından bu yana mahkeme kararıyla el konularak cebri icra yolu ile satılmasına yönelik işlemlerin başlatıldığının 22/06/2016 tarihinde gemi siciline şerh verildiği, Hindistan Gujarat Denizcilik Kurulu tarafından Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin 20/10/2016 tarihli kararı uyarınca halen TUGS'da kayıtlı olan 1912 yapım tarihli ...

gemisinin her türlü ipotek ve takyidattan ari olarak ... şirketine satıldığı, sözkonusu satışa esas olmak üzere 15/11/2016 tarihinde satış senedinin düzenlendiği, bu şekilde mahkeme kararına istinaden yapılan satış ile geminin mülkiyetinin ... şirketine geçtiği ve ... ismiyle bu şirket adına Panama Gemi Siciline tescil edildiği, daha sonra da geminin mülkiyetinin davacı ....'ya devredildiği, sözkonusu devir işlemine mütakiben ... ismiyle Madeira (Portekiz) Uluslararası Gemi Siciline kaydedildiği, davacının dava konusu ... gemisinin TUGS'daki kaydının terkin edilmesi için 04.10.2018 tarihinde İstanbul Gemi Sicil Müdürlüğü'ne yazılı talepte bulunduğu, İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21.12.2018 tarihli kararı ile mezkur geminin yurt dışında satışının TTK'nın 1350.

maddesinin amir hükümlerine uygun olarak yapılmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiği, geminin yurtdışında Hindistan yetkili makamlarının almış olduğu karar uyarınca cebri icra yolu ile yabancı bir şirkete satıldığından, satışın geçerliliği ve terkin koşullarının mevcut olup olmadığının TTK'nun 1350.maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, TTK'nun 1350. maddesinde, bir geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebri icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali dahil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebri icraya ilişkin diğer bütün işler ve tasarruflar, geminin bu işler ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabi olup, Türk bayraklı bir geminin yurtdışında cebri icra yoluyla satışı halinde arttırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından bu satıştan en az 30 gün önce arttırmanın geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline veya sicilde kayıtlı malikine yahut gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahibine bildirilmesi ya da gideri ilgililer tarafından karşılanmak suretiyle tirajı 50.000 üzerinde ve Türkiye düzeyinde dağıtım yapılan gazetelerden biriyle ilan edilmesi gerektiği, bildirim veya ilan yapılmaksızın geminin yurtdışında cebri icra yoluyla satışı halinde Türk Gemi Sicilindeki kaydının silinmesinin sözkonusu olamayacağı ve gemi üzerindeki kayıtlı hakların ve alacakların devam edeceğinin yasada açıkça düzenlendiği, eldeki dosyada, ...

geminin Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin aldığı karar uyarınca cebri icra yolu ile 20/10/2016 tarihinde satıştan önce Dış İşleri Bakanlığı'nın 09/06/2016 tarihli 1141587 sayılı yazısı ile "Hindistan Yetkili Makamlarınca ... gemisine Hindistan Gujarat Eyaleti Fırat/Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından beri mahkeme kararıyla el konulan geminin cebri icra yoluyla satılmasına yönelik işlemlere başlanıldığının" Ulaştırma Bakanlığı'na bildirildiği, Ulaştırma Bakanlığı'nın gönderdiği yazıya istinadende İstanbul Liman Başkanlığı tarafından sözkonusu satışa ilişkin kaydın 22/06/2016 tarihinde gemi sicil kaydına vazedildiği, böylelikle Hindistan'da yapılan satış tarihinden 30 gün önce Türk makamlarına bilgi verildiğinin tespit edildiği, bu şekilde TTK'nun 1350.maddesinde aranan bildirim şartının yerine getirilerek keyfiyetin gemi siciline kaydedildiği, ...

gemisinin yurtdışında yapılan satış işleminin TUGS da gemi maliki olarak kayıtlı olan ... A.Ş. ile diğer haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandığı, dolayısıyla Hindistan'da yapılan açık arttırmada satış bedelinin ödendiği anda gemi üzerindeki ayni haklar, kişisel haklar ve takyidatların da sona erdiğinden geminin TUGS'taki kaydının terkin edilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21/12/2018 tarihli TUGS'un ... sicil numarasında kayıtlı ... isimli geminin sicilden terkini ile ilgili davacı talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... IMO nolu ...

isimli geminin TUGS'taki kaydının terkinine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; dava konusu geminin cebri satışının TTK'nın 1350 maddesine uygun yapılmadığını, kanunda da satışın öngörülen usule uygun bir şekilde yapılmaması halinde terkin yapılamayacağının belirtildiğini, Kanun gereğince 30 gün öncesinden cebri satışı yapan kurumun geminin kayıtlı olduğu gemi siciline, geminin sicile kayıtlı malikine, gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine bildirilmesi veya gideri ilgililer tarafından karşılanmak üzere ilan yapılması şartının arandığını, mahkeme kararın Bakanlığa bildirim yapıldığı belirtilmiş ise de 1350/1 maddesinin a, b ve c maddesindeki bildirim şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle terkin işleminin yapılmasının mümkün olmadığını, geminin Türk siciline kayıtlı olması nedeniyle taşınırlara ilişkin hükmün de uygulanmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; Türk Uluslararası Gemi Sicili'nde kayıtlı olan Türk Bayraklı ... isimli geminin, yurt dışında açık artırma yolu ile satışından sonra mülkiyetinin davacıya geçmiş olmasından dolayı Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının terkin edilmesi istemine ilişkindir.TTK'nın 964. maddesinde gemi siciline tescil edilen hususlarda meydana gelen değişikliklerin sicile geçirilmek üzere bir dilekçe ile sicil müdürlüğüne bildirilmesi, TTK'nın 993.maddesinde gemi sicil müdürlüğünün kararlarına karşı TTK'nın 34. maddesine göre itiraz edilebileceği, TTK'nın 34. Maddesinde ise; ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı tebliğden itibaren 8 günlük süre içerisinde mahkemeye itiraz edilebileceği düzenlenmiştir.

Dava konusu geminin Türk Uluslararası Gemi Sicili'nin ... sicil numarasında ... ismiyle ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu, sicil kaydı üzerinde icra takip dosyalarına ilişkin çok sayıda haciz şerhlerinin bulunduğu, ayrıca Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 22/02/2016 tarihli ... sayılı yazısı eki olan İç İşleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/06/2016 tarihli ... sayılı yazısına binaen, gemiye Hindistan'ın Gujarat Eyaleti Fırat/Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından bu yana mahkeme kararıyla el konularak celbi icra yolu ile satılmasına yönelik işlemlerin başlatıldığı hususunun 22/06/2016 tarihinde gemi siciline şerh verildiği, dava konusu geminin Hindistan Gujarat Denizcilik Kurulu tarafından Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin 20/10/2016 tarihli kararı uyarınca her türlü ipotek ve takyidattan ari olarak ...

şirketine satıldığı, sözkonusu satışa esas olmak üzere 15/11/2016 tarihinde satış senedinin düzenlendiği, bu şekilde mahkeme kararına istinaden yapılan satış ile geminin mülkiyetinin ... şirketine geçtiği ve ... ismiyle bu şirket adına Panama Gemi Siciline tescil edildiği, daha sonra geminin mülkiyetinin davacı şirkete devredildiği, sözkonusu devir işlemine mütakiben ... ismiyle Madeira (Portekiz) Uluslararası Gemi Siciline kaydedildiği, davacı tarafça dava konusu ... gemisinin TUGS'daki kaydının terkin edilmesi için 04.10.2018 tarihinde İstanbul Gemi Sicil Müdürlüğü'ne yazılı talepte bulunduğu, İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21.12.2018 tarihli kararı ile mezkur geminin yurt dışında satışının TTK'nın 1350.

maddesinin amir hükümlerine uygun olarak yapılmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, yurt dışında satılan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı geminin yurt dışında cebren satışı sonrası Türk Gemi Sicilinden terkin koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK'nın 1350. Maddesinde şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kaynaklanmaktadır.Gemilerin cebri icra yoluyla satışına dair uygulanacak hukuk ve Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı hâlinde kaydının Türk Gemi Sicilinden silinebilmesi şartlarını düzenleyen TTK'nın 1350. maddesinde;"(1) Bir geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebrî icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebrî icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarruflar, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir.

Şu kadar ki, Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı hâlinde, artırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından, bu satıştan en az otuz gün önce artırmanın; a) Geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline, b) Geminin sicile kayıtlı malikine, c) Gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine, bildirilmesi veya gideri ilgililer tarafından karşılanmak şartıyla bir internet haber sitesi ve tirajı ellibin üzerinde olan ve Türkiye düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle ilan edilmesi zorunludur. Bu bildirim veya ilan yapılmaksızın geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı hâlinde kaydı silinemez ve gemi üzerinde Türk Gemi Siciline kayıtlı haklar ve alacaklar saklı kalır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Bahsi geçen düzenlemede Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı için bildirim veya yasada belirtilen koşullara haiz bir gazete ilan yapılması şartının seçenek olarak sunulduğu görülmektedir.

Ancak kanuni düzenlemeden, bildirim şartının yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için a, b ve c bentlerinde belirtilen kurum ve kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu husus TTK'nın 1350. maddesinin gerekçesinde şu şekilde açıklanmıştır: "...Maddenin ikinci cümlesi, 1993 tarihli Sözleşmenin 11 inci maddesi ile 6762 sayılı Kanunun 1245 inci maddesinin birinci fıkrasında 2004 yılında 5136 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ve 2004 sayılı Kanunun 125 inci maddesi dikkate alınarak sevk edilmiştir. Kural olarak, 1993 tarihli Sözleşmeye göre arttırmayı yapacak merci tarafından sicile, malike ve tescil edilmiş hak sahiplerine bildirim yapılması zorunludur.

Ancak, 1993 tarihli Sözleşmenin bu hükmünün uygulanmasında doğabilecek sorun ve tereddütler sebebiyle, hükme bir ilave yapılmış ve mezkur bildirimin yapılması hususunda “ilgililer”e de yetki verilmiş ayrıca Tasarının 1385 inci maddesine paralel bir uygulamayla ilân usulü de bir seçenek olarak öngörülmüştür. Dolayısıyla, ilân usulü, masrafı ilgililer tarafından verilmek kaydıyla, işletilmişse, artık arttırmayı yapan merciin veya ilgililerin başkaca bildirim yapma zorunlulukları yoktur. Bu şekil şartlarına uyulmamış ise, gemi sicilden terkin edilmeyecektir. 1993 tarihli Sözleşmenin getirdiği çağdaş ve çıkarlar dengesine uygun çözüm, milletlerarası alanda daha yaygın kabul görmeye başlayınca, “ilan” yöntemi tümüyle terk edilebilecektir..."Bu durumda sadece cebri satışın tek başına gemi siciline bildirilmiş olması ya da sadece gemi malikine bildirim yapılması, bildirim şartının yerine geldiğinin kabulü için yeterli değildir.

Eldeki davada cebri satışın Türkiye'de yasada belirtilen koşullara haiz bir gazete ilan yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Kanun'da belirtilen kişilere bildirim yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekmektedir. ... gemisinin, Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin aldığı karar uyarınca cebri icra yolu ile 20/10/2016 tarihinde satıştan önce Dış İşleri Bakanlığı'nın 09/06/2016 tarihli 1141587 sayılı yazısı ile "Hindistan Yetkili Makamlarınca ... gemisine Hindistan Gujarat Eyaleti Fırat/Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından beri mahkeme kararıyla el konulan geminin cebri icra yoluyla satılmasına yönelik işlemlere başlanıldığının" Ulaştırma Bakanlığı'na bildirildiği, Ulaştırma Bakanlığı'nın gönderdiği yazıya istinaden de İstanbul Liman Başkanlığı tarafından söz konusu satışa ilişkin kaydın 22/06/2016 tarihinde gemi sicil kaydına işlendiği, böylelikle Hindistan 'da yapılan satış tarihinden 30 gün önce Türk makamlarına bilgi verildiği tespit edilmiştir.

Bu durumda Kanun'un (a) bendinde gemi siciline bildirim yapıldığı açıktır. Ancak bahsi geçen geminin sicilinde icra takip dosyalarına ilişkin çok sayıda haciz şerhlerinin bulunduğu anlaşıldığından (c) bendi gereğince zorunlu olduğu halde alacaklılara bildirim yapılmaması nedeniyle Kanunda öngörülen bildirim şartı yerine getirilmemiştir. Kanunda bildirim yapılacak kişiler açıkça gösterildiğinden cebri satışa başlandığının sicile tescil edilmesinin gemi maliki olarak kayıtlı olan ... A.Ş. ile diğer haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandığı gerekçesiyle bildirim şartının yerine getirildiğinin kabulü doğru değildir. Bu durumda kanundaki bildirim şartı gerçekleşmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

mahkemece davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/8 Esas - 2021/274 Karar sayılı 16/06/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 44,40-TL nin mahsubu ile bakiye 383,20‬‬‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 50,70-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.