Yurt dışı cebrî satışta bildirim, TTK 1350'deki herkese ayrı yapılmalı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4852 E. 2025/3363 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında TTK 1350'de öngörülen şart, bildirim ile ilan arasında seçimliktir; bildirim yolu seçildiğinde ise maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan kurum ve kişilerin (gemi sicili, sicile kayıtlı malik, sicile tescilli hak ve alacak sahipleri) her birine ayrı ayrı bildirim yapılması zorunludur. Yalnızca sicile bildirim yapılması ya da satışın sicile şerh edilmesiyle aleniyet sağlandığı gerekçesi bildirim şartının yerine getirildiği anlamına gelmez; alacaklılara bildirim yapılmamışsa gemi kaydı sicilden silinemez.
Ele alınan sorunlar
Yurt dışında cebrî icra yoluyla satılan Türk bayraklı geminin sicilden terkini için TTK 1350'deki bildirim şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret
İddia: Davacı, geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satılıp mülkiyetinin kendisine geçtiğini, gemiyi başka bir sicile tescil ettirip yabancı bayrak çektiğini, Türk sicilindeki kaydın açık kalması nedeniyle gemiyi kullanamadığını ileri sürerek terkin talebinin reddine ilişkin liman başkanlığı kararının kaldırılmasını ve kaydın silinmesini istemiştir.
Gerekçe: TTK 1350 uyarınca Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında, bildirim yapılması ile kanunda belirtilen nitelikteki bir gazetede ilan yapılması şartı seçenek olarak sunulmuştur. Bildirim şartının yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen kurum ve kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerekir; cebrî satışın yalnızca gemi siciline bildirilmiş olması ya da yalnızca gemi malikine bildirim yapılması şartın gerçekleştiğinin kabulü için yeterli değildir. Somut olayda kanunda belirtilen nitelikte bir gazetede ilan yapılmamış; satıştan otuz günden önce yabancı makamların yazısı üzerine Türk makamlarına bilgi verilerek satışa ilişkin kayıt gemi sicil kaydına işlendiğinden (a) bendi uyarınca sicile bildirim gerçekleşmiştir. Ancak geminin sicilinde çok sayıda haciz şerhi bulunmasına ve aynı maddenin (c) bendi gereğince alacaklılara bildirim yapılması zorunlu olmasına rağmen alacaklılara bildirim yapılmamıştır. Kanunda bildirim yapılacak kişiler açıkça gösterildiğinden, cebrî satışa başlandığının sicile tescil edilmesinin sicilde kayıtlı malik ile haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandırdığı gerekçesiyle bildirim şartının yerine getirildiğini kabul etmek yerinde değildir. Kanunda öngörülen bildirim şartı gerçekleşmediğinden terkin isteminin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
TTK 1350'deki bildirim muhataplarının kümülatif olduğu, alacaklılara bildirim yapılmadıkça terkin koşulunun gerçekleşmeyeceği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışında, artırmanın TTK 1350'de sayılanlara satıştan en az otuz gün önce bildirilmesi veya ilan edilmesi zorunludur; bu şart yerine getirilmezse geminin kaydı silinmez ve gemi üzerindeki sicile kayıtlı haklar ile alacaklar saklı kalır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Türk Uluslararası Gemi Sicili↗ sicilden terkin↗ yurt dışında cebrî icra yoluyla satış↗ bildirim ve ilan şartı↗ haciz ve ipotek alacaklıları↗ emredici hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4852 E. , 2025/3363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1573 Esas, 2024/889 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/8 E., 2021/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türk Uluslararası Gemi Siciline (...) ... sicil numarasıyla kayıtlı ... isimli kuru yük gemisinin Hindistan Ahmedabad’da bulunan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda cebri icra yoluyla Providence Shipping Corp şirketine satıldığını, gemiyi satın alan söz konusu şirketin gemiye Lila I ismini vererek Panama siciline tescil ettirdiğini, daha sonra geminin Panama’da mukim müvekkiline satıldığını, böylece geminin mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, davacının gemiye Elena ismini vererek Portekiz Gemi Sicili'ne kaydedip Portekiz bayrağı çektiğini, müvekkilinin geminin iktisabından sonra donatanı bulunduğu Elena gemisi ile akdettiği navlun sözleşmeleri gereğince seyrüseferlerde bulunduğunu, bu kapsamda Novorrossiyk/Rusya Limanına seyrederken Türkiye’den geçmesi zorunluluğunun doğduğunu, tesadüfen geminin Hindistan’da açık arttırma ile satışından önceki ismi ile hâla ...
olarak İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde ... ... sicil kaydının açık ve üzerinde birçok takyidatların olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle müvekkilinin gemisini Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde kullanamadığını, büyük ticari kayıp yaşadığını, geminin müvekkiline ait olduğunun tüm uluslararası denizcilik kaynaklarında kayıt altına alındığını, ... gemisinin sicilden silinmesine ilişkin resmi talepte bulunulduğunu, ancak talebin reddedildiğini, geminin Türk bayrağı çekme hakkının sözkonusu olmadığını ileri sürerek İstanbul Liman Başkanlığı'nın 21.12.2018 tarihli terkin talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı ...
gemisinin sicilden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... isimli geminin halihazırda Deniz Endüstrisi A.Ş. adına ...'da kayıtlı bulunduğunu, geminin Hindistan'da 2015 yılı Eylül ayı ortalarından itibaren mahkeme kararıyla tutulduğunun ve cebri icra ile satışının yapılacağının Deniz ve İç Suları Genel Müdürlüğü'nün yazısı ile İstanbul Liman Başkanlığı'nın konudan haberdar olduğunu, bu hususun geminin siciline şerh düşüldüğünü ve cevap yazısında sicil terkin işlemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1350. maddesine göre yürütülmesinin ilgililere bildirilmesinin uygun olacağı hususunun belirtildiğini, TTK'nın 1350. maddesinde geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebrî icra yoluyla satışının ve mülkiyetin intikalinin de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebrî icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarrufların, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabi sayılsa da bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satışı halinde, artırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından bu satıştan önce en az 30 gün önce artırmanın geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline, geminin sicile kayıtlı malikine, gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine bildirilmesi veya ilânının zorunlu tutulduğunu, bu şartın yerine getirilmemesi halinde geminin kaydının silinmeyeceğini ve gemi üzerinde Türk Gemi Siciline kayıtlı hakların ve alacakların saklı kalacağının açıkça ifade edildiğini, düzenlemenin emredici olduğunu, somut olayda dava konusu geminin bildirim veya ilan yapılmaksızın yurt dışında cebri icra yoluyla satıldığını, bu nedenle geminin sicilden terkin edilemeyeceğini, dava konusu geminin Türk Gemi Siciline kayıtlı bir gemi olduğunu, taşınırlara ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, idarenin terkin talebinin reddi kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı olan Türk bayraklı ... gemisinin Hindistan'da cebri icra yolu ile satışından önce TTK'nın 1350.maddesinde düzenlenen koşullar yerine getirilmiş olduğundan geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının silinmesinde hukuki bir engel kalmadığı, davacının geminin yeni maliki olması nedeniyle terkin talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Liman Başkanlığının 21.12.2018 tarihli ...'un ... sicil numarasında kayıtlı ... isimli geminin sicilden terkini ile ilgili davacı talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı için bildirim veya yasada belirtilen koşullara haiz bir gazetede ilan yapılması şartının seçenek olarak sunulduğu, bildirim şartının yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için TTK 1350. maddesinin a, b ve c bentlerinde belirtilen kurum ve kişilerin her birine ayrı ayrı bildirim yapılması gerektiği, sadece cebri satışın tek başına gemi siciline bildirilmiş olmasının ya da sadece gemi malikine bildirim yapılmasının, bildirim şartının yerine geldiğinin kabulü için yeterli olmadığı, somut olayda cebri satışın Türkiye'de yasada belirtilen koşullara haiz bir gazetede ilanın yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda Kanun'da belirtilen kişilere bildirim yapılıp yapılmadığının incelenmesinin gerektiği, ...
gemisinin, Hindistan Gujarat Yüksek Mahkemesi'nin aldığı karar uyarınca cebri icra yolu ile 20.10.2016 tarihinde satışından önce Dış İşleri Bakanlığı'nın 09.06.2016 tarihli yazısı ile "Hindistan Yetkili Makamlarınca ... gemisine Hindistan Gujarat Eyaleti .../Hazira Limanında 2015 yılı Eylül ayı ortalarından beri mahkeme kararıyla el konulan geminin cebri icra yoluyla satılmasına yönelik işlemlere başlanıldığının" Ulaştırma Bakanlığı'na bildirildiği, Ulaştırma Bakanlığı'nın gönderdiği yazıya istinaden de İstanbul Liman Başkanlığı tarafından söz konusu satışa ilişkin kaydın 22.06.2016 tarihinde gemi sicil kaydına işlendiği, böylelikle Hindistan 'da yapılan satış tarihinden 30 gün önce Türk makamlarına bilgi verildiği ve böylece TTK 1350.
maddesinin (a) bendi uyarınca gemi siciline bildirim yapıldığının açık olduğu, ancak geminin sicilinde icra takip dosyalarına ilişkin çok sayıda haciz şerhlerinin bulunduğu, aynı maddenin (c) bendi gereğince alacaklılara bildirim yapılması zorunlu olduğu halde alacaklılara bildirim yapılmaması nedeniyle Kanun'da öngörülen bildirim şartının yerine getirilmediği, Kanun'da bildirim yapılacak kişiler açıkça gösterildiğinden cebri satışa başlandığının sicile tescil edilmesinin gemi maliki olarak kayıtlı olan Deniz Endüstri A.Ş. ile diğer haciz ve ipotek alacaklıları bakımından aleniyet kazandığı gerekçesiyle bildirim şartının yerine getirildiği kabulünün yerinde olmadığı, bu durumda Kanun'da beliritlen bildirim şartı gerçekleşmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Türk Uluslararası Gemi Sicili'nde kayıtlı olan Türk Bayraklı ... isimli geminin, yurt dışında açık artırma yolu ile satışından sonra mülkiyetinin davacıya geçtiği iddiasına dayalı Türk Uluslararası Gemi Sicilindeki kaydının terkin edilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1153095000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz