6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kaydını aşan alacakta ispat yükü ve mutabakat mektubu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1443 E. 2024/382 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari defter kayıtlarının HMK 222(3) uyarınca karşı taraf aleyhine delil sayılabilmesi ve karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesinin bu yönde sonuç doğurabilmesi için, öncelikle iddia sahibinin kendi ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu alacağın kaydının bulunması gerekir; kendi defter kaydını aşan miktarlar için karşı tarafın defter ibrazından kaçınması tek başına ispat aracı olmaz. Ayrıca şirketi temsile yetkili olmayan bir çalışan (örn. muhasebe müdürü) tarafından imzalanan mutabakat mektubu, başkaca destekleyici delil bulunmadıkça, defter kaydını aşan alacağı ispata yeterli sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Davacının kendi ticari defterindeki kayıttan fazla alacak talebinin ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini, HMK 222/5 ve mutabakat mektubuna göre 35.484-TL alacağın ispat edildiğini, 2014 yılına ait faturaların da bulunmasına rağmen sadece 2016-2017 yılı defterlerinin incelendiğini, alacağın varlığının yazılı delille kanıtlandığını, borcun ödendiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın tamamen kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: HMK'nin 222(3) maddesi uyarınca, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının karşı taraf aleyhine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi gerekir; ancak bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle davacının kendi ticari defterlerinde ilgili alacak kaydının bulunması şarttır. Davacının ticari defterlerine göre bakiye alacağı 14.175,50-TL olarak kayıtlı olup, iddia edilen 34.185,20-TL'lik alacağı doğrulayan başkaca bir fatura veya belge sunulmamıştır. Davalının defterlerini ibrazdan kaçınmış olması, davacının kendi defter kaydını aşan miktarı otomatik olarak ispatlanmış hale getirmez. Bu nedenle davacının ticari defter kaydını aşan kısım yönünden alacağın ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirketi temsile yetkili olmayan muhasebe müdürünce imzalanan mutabakat mektubunun ispat gücü → ret

İddia: Davacı vekili, mutabakat mektubunu imzalayan muhasebecinin davalı şirketin çalışanı olduğunu, şirket yetkilisinin verdiği vekaletnameye dayanarak mali iş ve işlemler bakımından şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini, muhasebecinin yetkili olup olmadığının iç ilişkiye ait olup müvekkilini bağlamadığını, mutabakat mektubuna göre alacağın varlığının sabit olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ticari defterlerinde kaydı olmayan, alacağın doğumu ve varlığına ilişkin olarak şirketi temsile yetkili olmayan muhasebe müdürü tarafından imzalanan mutabakat metni dışında başkaca delil sunulmadığı anlaşılmakla, bu mektup tek başına davacının defter kaydını aşan alacağını ispata yeterli görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defter kaydını aşan alacak taleplerinde, karşı tarafın defter ibrazından kaçınmasının tek başına yeterli olmadığı ve yetkisiz kişilerce imzalanan mutabakat mektuplarının ispat gücüne ilişkin değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil vasfı ibrazdan kaçınma mutabakat mektubu temsil yetkisi itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222(3)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1443

KARAR NO 2024/382

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/03/2021

NUMARASI 2017/1348 Esas - 2021/373 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/03/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafında istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya çiçek satışı yapıldığını, bu konuda düzenlenen faturalar nedeniyle 34.185,20-TL bakiye alacağının bulunduğunu, ödenmeyen faturalara ilişkin olarak 04.05.2017 tarihinde borçlu şirketin müvekkiline mutabakat mektubu gönderdiğini, mektupta davalının kendi hesaplarında 31.12.2016 tarihi itibariyle müvekkiline 33.654,20-TL borcunun olduğunu bildirerek mutabık olunup olunmadığının bildirilmesini istediğini, müvekkilinin de mutabık olduğunu bildirdiğini, sonrasında müvekkilince 15.01.2017 ve 14.07.2017 tarihlerinde toplam 531-TL tutarlı iki fatura daha düzenlendiğini, ödenmeyen 34.185,20-TL için davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 14.175,50-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından sözleşme ilişkisi ve borcun kabul edildiği, ancak ticari defterlerinin ibraz edilmediği, bu itibarla davacının ticari defterlerindeki lehine olan hususlara itibar edilebileceği, ticari defterlerdeki aleyhe hususların ise kesin delil teşkil ettiği, işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.175,50-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 2.835,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini, HMK'nin 222/5 maddesi ile mutabakat mektubuna göre 35.484-TL alacağın ispat edildiğini, 2014 yılına ait faturaların da bulunmasına rağmen sadece 2016 ve 2017 yılı defterlerinin incelendiğini, mutabakat mektubu altındaki imza davalının halen çalışanı olan muhasebecisine ait olup, muhasebecinin şirket yetkilisinin verdiği vekaletnameye dayanarak şirketin her türlü mali iş ve işlemleri bakımından şirket yetkilisi gibi hareket ettiğinden, mutabakat mektubuna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın varlığının yazılı delille kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığı da dikkate alındığında alacak miktarının 35.484-TL olarak kabulünün gerektiğini, mutabakat mektubuna göre alacağın varlığı sabit olup borcun ödendiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, mutabakat mektubunu imzalayan muhasebecinin şirkette yetkili olup olmadığı iç ilişkiye ait olup, müvekkilini bağlamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece defterlerin ibrazı ihtarı içeren ara karara rağmen davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre ise davacının davalıdan olan bakiye alacağı 14.175,50-TL olarak kayıtlıdır. Ancak davacı tarafça bu kendi ticari defterlerindeki kayıttan fazla alacaklı olduğu iddia edilerek, mutabakat mektubuna delil olarak dayanılmıştır. Davalı şirket mali işler müdürü tarafından davacıya gönderilen söz konusu 04.05.2017 tarihli mutabakat mektubunda; davalının kendi hesaplarında 31.12.2016 tarihi itibariyle davacıya 33.654,20-TL borcunun olduğunu bildirilerek mutabık olunup olunmadığının sorulduğu, davacının da mutabık olduklarını bildirdiği görülmektedir.

HMK'nin 222(3)maddesi uyarınca "ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi ve halefleri aleyhine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanmamış olması gerekir." Davacı tarafça davalıdan 34.185,20-TL bakiye alacak bulunduğu ileri sürülmüştür. Ancak davacının kendi ticari defterlerinde 14.175,50-TL alacak kaydı bulunmakta olup, ticari defter kayıtları iddia edilen alacak miktarını doğrulamamaktadır. Yine davacı tarafça düzenlenen, dosyaya sunulan tüm faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan başkaca iddia edilen miktarda alacağın varlığını ispata yarar dayanak fatura veya belge sunulmamıştır.

HMK'nin 222(3) maddesi uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı ticari defterlerindeki kaydın delil vasfında olduğunun kabulü için öncelikle davacının ticari defterlerinde bir alacak kaydı bulunması gerekir. Davacının ticari defterlerinde kaydı olmayan, alacağın doğumu ve varlığına ilişkin şirketi temsile yetkili olmayan muhasebe müdürünün mutabakat metni dışında delil sunulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ispatlanamayan davanın reddine ilişkin karara yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115279 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.