Eş rızası tarihindeki sürşarj tespiti yapılmadan kefaletin geçerliliğine hükmedilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1226 E. 2024/378 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kefalete ilişkin eş rızası beyanında yazılı tarihte tahrifat (sürşarj) bulunduğu grafolog bilirkişi incelemesiyle tespit edilmişse, TBK 584/1 gereği eş rızasının kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olup olmadığının belirlenebilmesi için sürşarj öncesindeki gerçek tarihin ek bilirkişi raporuyla tespiti gerekir; bu tespit yapılmadan kefaletin geçerliliğine karar verilmesi, önemli delillerin toplanmamış olması nedeniyle hukuka aykırıdır ve kararın kaldırılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Kefalete eş rızası beyanındaki tarih tahrifatının (sürşarj) kefaletin geçerliliğine etkisi → kabul
İddia: Davalı vekili, kefalet sözleşmesindeki kefil olunan miktar, kefaletin türü ve tarihinin müvekkili tarafından doldurulmadığını, eş rızası beyanındaki tarihte tahrifat (sürşarj) bulunduğunu, gerçek imza tarihinin görünenden farklı olduğunu ve TBK 584 uyarınca eş rızasının sözleşme kurulmadan önce veya en geç kurulması anında verilmiş olması gerektiğini, bu şartın somut olayda sağlanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: TBK'nın 584/1. maddesi, eşin kefalete rızasının sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasını şart kılar. Davalının kefalet beyanı ve eş rızasındaki yazılara itirazı üzerine alınan grafolog bilirkişi raporunda, ilgili yazıların, tarihteki sürşarj suretiyle değiştirilen rakamlar hariç olmak üzere davalı ve eşine ait olduğu belirlenmiş; eş rızası beyanındaki tarihin ay hanesi rakamlarında sürşarj (tahrifat) tespit edilmiştir. Davalı vekili de eş rızası tarihinin aslında daha sonraki bir tarih olup, kefalet tarihi olarak sonradan düzeltildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi bu düzeltme hususunun üzerinde durmadan kefaletin geçerli olduğuna hükmetmiştir. Kefaletin geçerliliğinin tespiti için, eş rızası beyanındaki ay hanesinde tespit edilen sürşarj izinden önceki gerçek tarihin grafolog bilirkişiden alınacak ek raporla belirlenmesi gerekmektedir; bu tespit yapılmadan kefaletin geçerli olduğuna karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması sebebiyle karar kaldırılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kefalete eş rızası beyanındaki tarihte tahrifat (sürşarj) şüphesi bulunması halinde, TBK 584/1'deki zamansal şartın sağlanıp sağlanmadığının tespiti için ek bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğuna, bu tespit yapılmadan kefaletin geçerliliğine hükmedilemeyeceğine ilişkin bir usul/ispat kuralı ortaya koymaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet sözleşmesi↗ eş rızası↗ sürşarj (tahrifat)↗ grafolog bilirkişi incelemesi↗ itirazın iptali↗ genel kredi sözleşmesi↗ müteselsil kefil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1226
KARAR NO 2024/378
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/02/2021
NUMARASI 2016/830 Esas - 2021/74 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Ltd. Şti., davalı ve dava dışı ... arasında imzalanan genel (ticari) kredi sözleşmesiyle şirkete kredi kullandırıldığını, borçluların kredi borcunu ödememesi sebebiyle hesabın kat edilerek borçlulara noterden 09/09/2015 tarihli ihtarname gönderildiğini,ödeme yapılmadığından 01/12/2015 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını ve akabinde 08/12/2015 tarihinde davalı ve diğer iki borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının takip tarihinde borcun 25/11/2015 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirtmişse de müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğu sözleşmenin 16/03/2015 tarihli olduğunu, sözleşmede kefil olunan miktarın, kefaletin türünün ve tarihinin müvekkili tarafından doldurulmadığını; ayrıca sözleşme tarihinin 16/03/2015, müvekkilinin kefil olduğu tarihin 13/04/2015 olduğunu, her ne kadar müvekkilin eşi ...'ın 13/04/2015 tarihinde işleme onay verdiği görülse de asıl imza tarihinin 13/05/2015 olduğunu, sözleşme incelendiğinde "04" rakamında tahrifat yapıldığının görüleceğini, yani TBK 584'e göre eşin onayının sözleşme kurulmadan önce veya kurulması aşamasında alınmadığının görüleceğini, yine onay kısmındaki boşlukların da müvekkilinin eşi ...
tarafından doldurulmadığını;müvekkiline ihtarname gönderilmediğinden temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, 16/03/2015 tarihli GKS’ne davalının 13/04/2015 tarihinde 205.000-TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının eşi ...nin de aynı tarihte kefalete rızasını verdiğini, davalının itirazına istinaden alınan bilirkişi raporunda kefalet ile eş rızasına ilişkin yazıların davalıya ve eşine ait olduğunun tespit edildiği, kefaletin geçerli olduğu; bilirkişi ek raporu ve taleple bağlılık ilkesi gereği davalının icra takibinde 143.553,83-TL asıl alacak, 4.778,60-TL işlemiş temerrüt faizi ve 238,93-TL BSMV olmak üzere toplam 148.571,36-TL’ye itirazlarının iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %27 oranında temerrüt faizi ve %5 bsmv işletilerek devamına, fazla istemin reddine;
%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, sözleşmede kefil olunan miktarın, kefaletin türünün ve tarihinin müvekkili tarafından doldurulmadığını, grafolog bilirkişi raporuna katılmadıklarını; TBK'nın 584 maddesine göre eş rızasının kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesinin şart olduğunu, kredi sözleşmesinin tarihinin 16/03/2015, müvekkilin kefil olduğu tarihin 13/04/2015 olarak göründüğü,gerçekte imza tarihinin 13/05/2015 tarihi olduğunu, "04" rakamında tahrifat yapıldığını, grafolog bilirkişi raporunda sürşarj bulunduğunun tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir TBK'nın "Eşin rızası" başlıklı 584/1. maddesi "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." hükmünü haizdir. Davalı tarafından kefalet beyanı ve eş rızasındaki yazılara itiraz üzerine mahkemece alınan 09/11/2018 tarihli grafolog bilirkişi raporunda, inceleme konu yazıların alt kısmında bulunan tarihteki sürşarj suretiyle değiştirilen rakamlar hariç" yazı ve rakamların davalı ve davalının eşi ...'ye ait olduğunu belirtmiştir.
Eş rızası beyanında tarih "13/04/2015" olarak okunmaktadır. Ne var ki grafolog bilirkişi raporunda eş rızasında yazılı tarihin ay hanesi rakamlarında sürsarj tesbit edilmiştir. Davalı vekili de aslında kefalete eş rızasının tarihinin daha sonra olduğunu,kefalet tarihi olarak sonradan düzeltildiğini savunmuştur. Mahkemece; kefalet tarihinde yapılan düzeltmenin üzerinde durulmamıştır. Grafolog bilirkişiden ek rapor alınarak kefalet sözleşmesinde bulunan eş rızası tarihinin ay hanesi rakamlarında tesbit edilen sürsarj izinden evvelki tarihin ne olduğu belirlenmelidir. Bu kapsamda kefaletin geçerli olup olmadığı belirlenecektir. Bu tesbit yapılmadan kefaletin geçerli olduğuna karar verildiğine yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında vefat eden davalı ...'ın mirasçıları davaya katılarak kefalet verilen eş rızası beyan tarihinin ne olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2021 Tarih 2016/830 Esas 2021/74 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 2.537,22-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115278 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi