Vefa sözleşmesi kapsamında tapu devri yapılmadan yapılan haricen tahsil beyanı borcu sona erdirmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1041 E. 2024/391 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir vefa/tasfiye protokolü kapsamında borcun nakdi ödeme yerine ipotekli taşınmazın alacaklıya devri suretiyle tasfiye edilmesi kararlaştırılmışsa; borçlu/kefil tapu devrini gerçekleştirmediği sürece, alacaklı vekilinin icra dosyasında yalnızca satışa arz şerhinin kaldırılmasını sağlamak amacıyla yaptığı 'haricen tahsil edildi' beyanı, borcun ödeme yoluyla sona erdiğini ispatlamaz. Devir gerçekleşmediği hâlde şerhin kaldırılması için yapılan böyle bir beyan, gerçek bir ödemenin ikrarı sayılmaz ve borçlunun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ele alınan sorunlar
Haricen tahsil beyanının borcu sona erdirip erdirmediği → ret
İddia: Davalı vekili, alacaklı banka vekilinin icra dosyasında UYAP üzerinden e-imzalı olarak sisteme gönderdiği 'alacağın haricen tahsil edildiği' beyanının takip konusu borcu sona erdiren bir işlem olduğunu, bu beyanın hataya/sehve dayandığı iddiasının da beyan üzerinden 1 yıl geçtikten sonra ileri sürüldüğünden dikkate alınamayacağını, dolayısıyla borcun ödendiğinin kabulü ile davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki vefa sözleşmesinde borcun nakdi ödeme suretiyle değil, ipotekli taşınmazın bankaya devri suretiyle tasfiye edileceği kararlaştırılmıştır; ortada bir ödeme bulunmamaktadır. Alacaklı banka vekilinin icra dosyasına yaptığı haricen tahsil beyanı, taşınmaz devrinin gerçekleştirilebilmesi için satışa arz şerhinin kaldırılmasını temin amacıyla yapılmıştır. Davalı, protokol gereği üzerine düşen tapu devrini gerçekleştirmemiş, bu suretle ipotek yükünden kurtulmuş ancak borcunu da ödememiştir. Bu durumda borcun ödendiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir; borcun ödenmediği belirlenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Vefa/tasfiye protokolü kapsamında taşınmaz devri karşılığında borcun tasfiyesinin kararlaştırıldığı, ancak devrin gerçekleşmediği hallerde, icra dosyasına yalnızca şerh kaldırma amacıyla yapılan 'haricen tahsil' beyanının borcun ödendiğini ispat etmeyeceği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ genel kredi sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ vefa sözleşmesi↗ haricen tahsil beyanı↗ 150/c şerhi (satışa arz şerhi)↗ mükerrer takip↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1041
KARAR NO 2024/391
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/03/2021
NUMARASI 2019/608 Esas - 2021/200 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/03/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı borçlu ... San Tic. Ltd. Şti. ile banka arasında imzalanan 26.5.2011 tarihli GKS nde davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine 22.1.2013 tarihli hesap kat ihtarının, çekildiğini, borçlular aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı vekillerinin ilgili dosyada diğer davalılar ile ilgili pek çok işlem yaptığını, itirazı öğrenmemelerinin mümkün olmadığını, kefaletin şekil şartları gerçekleşmediğinden geçersiz olduğunu, bankalar tarafından GKS kapsamında alacaklarına istinaden şayet borcun teminatında ipotek var ise aynı anda hem ipoteğin paraya çevrilmesi için takip hem de "tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile" ibaresini ekleyip ilamsız takip yaptıklarını,daha önce aynı alacak için yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin haricen tahsil neticesinde infaz ediliğini, davacının herhangi bir alacağı kalmadığını, İstanbul Anadolu ...
İcra Daire'sinin ... esas sayılı takibin mükerrer olması nedeniyle iptaline karar verildiğini, aynı alacak için 3. kez takip yapılıp dava açıldığını bildirerek davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında dava konusu davalı şirkete ait taşınmaz üzerine konulan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığı, icra takibine konu borcun haricen ödendiğine ilişkin 17.01.2018 tarihinde harici tahsil harcı ödenmek suretiyle 11.10.2019 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı , ipotek veren ...A.Ş. tarafından borcun ödendiği, tahsil harcının yatırıldığı iddia edilse de banka tarafından davalı ile vefa sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin yerine getirilebilmesi için banka tarafından İİK nın 150/c maddesi şerhinin kaldırılması gerektiği, ipotek veren ... ... A.Ş.'nin son dakika tapuya gitmemesi ve vefa sözleşmesi kapsamında taşınmazı alacaklı Bankaya devretmemesine rağmen banka tarafından sehven haricen tahsil beyanında bulunulduğu ,davalı tarafından harici tahsil harcı yatırılarak dosyanın işlemden kaldırıldığının beyan edildiği, İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 15.03.2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı banka kayıtlarında davalı tarafından yapılan nakdi ya da ayni bir ödeme tespit edilemediği, ödemenin HMK 200 vd maddeleri gereğince yazılı delille ispat edilemediği, davacı banka vekilince hataen yapılan işlemin taraflar arasında yapılan 09.01.2018 tarihli protokolun ifasının temini için olduğunun kabulü ile daha sonra yapılan icra takiplerinin davalı tarafından sonuçsuz bırakıldığı, kamu bankası davacı banka kayıtlarında yapılacak her tahsilatın belgelendirildiği ve kayıtlara alındığı bilinen bir gerçek bulunması karşısında ödemenin ispatlanamadığı,icra takibinde davacı alacaklı bankaya itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı davalının itirazının 734.909,31- TL si asıl alacak olmak üzere 776.988,25- TL alacak bakımından iptaline asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranda temerrüt faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine , koşulları olmadığından icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davaya konu takip ile tahsilde tekerrür olmamak üzere aynı alacak için yapılan ipotek takibindeki alacaklı vekilinin "haricen tahsil" beyanına rağmen mahkemece ödeme dekontu sorulup davanın kabul edildiğini, davacı banka kayıtlarının icra dairesi kayıtlarından ve alacaklı vekilinin tahsil beyanından daha değerli olduğunu varsaydığını, davacı banka kayıtlarının icra dairesi kayıtlarından üstün olmadığını, ipotek takip dosyasında yalnızca "tahsil harcı" yatırılmadığını, üstüne davacı/alacaklı vekilinin de "alacağın haricen tahsil edildiğine" dair uyap ortamında e-imza ile sisteme gönderdiği beyanı olduğunu, aynı alacaklı vekilinin "haricen tahsil beyanı"nın hataya dayandığı iddiasının "haricen tahsil" beyanının üzerinden 1 yıl geçtikten sonra yapıldığını, alacaklı vekilinin bu beyanının takibi ve takip konusu borcu sona erdiren işlemlerden olduğunu, dosya borcunun haricen tahsil edildiğine dair imzalı beyanı ile borç sükut edeceğinden ayrıca bir makbuz sunulmasına ihtiyaç olmadığını, haricen tahsil beyanının sehven olduğuna ve hata'ya dayandığına dair iddiaların da bu beyanın 2018 ocak ayında verildiği gözetilerek 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra olduğundan zaten dikkate alınamayacağını, ayrıca kefaletin şekil şartları yönünden geçerli olmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kredi borçlarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. Arasında 26.5 2011 tarihli 1.250.000- TL limitli, yine 26.5.2011 tarihli 650.000- USD bedelli genel kredi sözleşmesinde davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, kefalet miktarı ve kefalet tarihinin el yazılı olup şirket yetkilisinin imzasının olduğu, 20.6.2011 tarihli ipotek senedi ile davalı kefil ... Paz... Ltd. Şti ye ait ... de bulunan ... ada ... parsel üzerine ... Ltd Şti. 'nin bankaya olan doğmuş doğacak tüm borçlarına karşılık olarak 1.000.000-TL limit ile ipotek konulduğu, 15.3.2012 tarihinde ipotek bedeli 1.800.000-TL ye çıkarılmıştır.
Alacaklı banka tarafından 28.12.2012 tarihinde hesabın 740.225,68-TL üzerinden kat edilip tebliğe çıkarıldığı, davalıya tebligatın yapılamadığından müteselsil kefil davalı takip tarihi itibarı ile temerrüde düşmüştür. Davalı tarafça bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya yönelik istinaf sebebi ileri sürülmemiştir. Toplam alacağın takip tarihi itibari ile 776.988,25-TL olduğu, dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 8.3.2013 tarihinde 5 ayrı kredi hakkında toplam 785.711,28 TL için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığı, davalı tarafça iddia edilen kadar alacak varsa rehinle temin edildiği ileri sürülerek itiraz edildiği, İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile 15.3.2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte aynı alacak tutarı kadar borç için ipoteğin paraya çevrilmesi talep edilmiştir. Davacı banka ile davalı arasında düzenlenen adi yazılı şekilde düzenlenen 9.1.2018 tarihli vefa protokolü ile davalı müteselsil kefil ... adına kayıtlı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... Ltd. Şti. nin kredi borçları yanında, kefaleten sorumlu olduğu kredi borçları nedeniyle 1.400.000-TL bedelli sayılarak 5.1.2018 tarihine kadar bankaya devir edileceği bu suretle kredi borçlarının tamamının tasfiye edileceği kararlaştırılmıştır. Alacaklı banka vekili tarafından 5.1.2018 tarihinde borcun haricen tahsil edildiği bildirilerek taşınmaz üzerindeki 150 /c şerhinin kaldırılması için Tapu müdürlüğüne fek yazısı yazılması icra müdürlüğünden talep edilmiş, 17.1.2018 tarihinde davalı ...
vekili tarafından tahsil harçları yatırılmıştır. Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 1.800.000-TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi için yeniden takip başlatılmış ise de, borçlu ...'in şikayeti sonucunda İstanbul Anadolu 19. İcra Hukuk Mahkemesi nin 2019/277-135 karar sayılı kararı ile mükerrer takibin iptaline karar verilmiştir.TMK 673/ 1-2 maddeleri uyarınca "Borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir. Borcun ödenmemesi halinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçensizdir. "şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Vefa sözleşmesi uyarınca taşınmazın davalı tarafından bankaya devri için tapuda 150/c şerhinin kaldırılması amacıyla yazılan talep yazısında borcun haricen tahsil edildiği beyan edildiğinden borcun ödendiği ileri sürülerek davanın reddi talep edilmekte ise de, inkar olunmayan vefa sözleşmesinde borcun ödeme suretiyle değil, 567 ada 2 parselin devri suretiyle tasfiye edileceği kararlaştırıldığı,bir ödeme olmadığı, bu protokol nedeniyle tahsil beyanında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı protokol gereği tapu devrini yapmadığı sabit olduğuna göre davalı vekilinin beyanının tapu devri sağlanmak üzere satışa arz şerhinin kaldırılabilmesini temin için yapıldığı belirlenmekle davalının kredi borcundan sorumlu olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Davalı protokole uyarak tapu devrine gitmemiş, böylelikle ipotek yükünden kurtulmuş, borcunu da ödememiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı arasındaki protokol ile borcun ipotekli taşınmazın devri suretiyle kredi borcunun tasfiyesi kararlaştırılmış ise de, davalı tarafından tapu devri yapılmadığı, ipotekli taşınmaz üzerindeki satışa arz şerhinin kaldırılabilmesi için haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, borcun ödenmediğinin belirlenmesi nedeniyle davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 53.076,07-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 13.283,84-TL harcın mahsubu ile kalan 39.792,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 33-TL istinaf yargı giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
07/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115251 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi