İş sözleşmesi devrinde kıdem tazminatı sorumluluğunun ücret ve süre ile sınırı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1026 E. 2024/449 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İş sözleşmesinin devri halinde devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesiyle sınırlıdır. Çalışan Basın İş Kanunu'na tabi ise ve sözleşmede aksine bir düzenleme yoksa, kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş brüt ücret değil, son çıplak brüt ücret esas alınır; zira Basın İş Kanunu'nda giydirilmiş ücret esasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Ele alınan sorunlar
İş sözleşmesinin devrinde devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun kapsamı → ret
İddia: Davacı vekili, 4857 sayılı İş Kanunu'nda iş sözleşmesinin devrini düzenleyen bir madde bulunmadığından TBK 429. maddesinin uygulanması gerektiğini, devir tarihinde iş sözleşmesi sona ermediğinden kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğun devir anındaki ücretle sınırlandırılamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi atfıyla yürürlükte olan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesine göre, işyerinin devri veya el değiştirmesi halinde işçinin kıdemi, işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır; işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumlu olmakla birlikte, devreden işverenin sorumluluğu işçiyi çalıştırdığı süre ile ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Mutabakat Protokolü'nün 4. maddesi ve tarafların kabulü de davalının kendi çalıştırdığı dönem için sorumlu olduğunu doğrulamaktadır; uyuşmazlık sorumluluğun varlığında değil, hangi ücretin esas alınacağındadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Basın İş Kanunu'na tabi çalışanda kıdem tazminatının giydirilmiş mi yoksa çıplak ücret üzerinden mi hesaplanacağı → ret
İddia: Davacı vekili, yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrindeki baskın görüşe göre, çalışanın son giydirilmiş brüt ücreti esas alınarak kıdem tazminatı hesaplanması gerektiğini, buna göre yapılan ödemenin doğru olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun 6. maddesinde kıdem tazminatının 'son aylık' esas alınarak hesaplanacağı düzenlenmiş olup, İş Kanunu'nun aksine, Basın İş Kanunu'nda kıdem tazminatının giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı ile yapılan hizmet sözleşmesinde de kıdem tazminatına ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Basın İş Kanunu'nun özel nitelikte olması nedeniyle, çıplak brüt ücret üzerinden yapılan hesaplama esas alınmalıdır; bu yönde hesaplama yapılmasında ve hesaplamanın uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişiden rapor alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Basın İş Kanunu'na tabi çalışanlarda kıdem tazminatının giydirilmiş ücret değil çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiği ve iş sözleşmesi devrinde devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihindeki ücret ve çalıştırma süresiyle sınırlı olduğu yönündeki değerlendirmeler, benzer uyuşmazlıklar için yol gösterici niteliktedir; ancak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir, bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sözleşmesinin devri↗ kıdem tazminatı↗ devreden işverenin sorumluluğu↗ Basın İş Kanunu↗ çıplak brüt ücret↗ giydirilmiş brüt ücret↗ mutabakat protokolü↗ rücu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1026
KARAR NO 2024/449
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/01/2021
NUMARASI 2019/14 Esas 2021/44 Karar
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/03/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı çalışanın 15.10.1996-30.9.2004 tarihleri arasında davalı şirketde Basın İş Kanununa tabi muhabir olarak çalışırken iş sözleşmesinin davacıya devri nedeni ile 1.10.2004 tarihli mutabakat protokolü düzenlendiğini,bu tarihten itibaren davacı şirkette editör olarak işe başladığını,13.2.2017 tarihinde emekliliğe hak kazandığından iş akdini fesh ettiğini , davacı tarafça toplam 859.295,60-TL ödeme yapıldığını, mutabakat protokolü uyarınca davalıdan sorumlu olduğu kısmın ödenmesinin istendiğini , davalının 6.10.2017 tarihinde 9.633,67-TL ödeme yaptığını,davalının çalışanın kendisinde çalıştığı dönemden sorumlu olduğunu, İş Kanununa tabi çalışması nedeni ile kıdem tazminatının son giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, son giydirilmiş brüt ücretin şubat 2017 tarihinde 33.369,55-TL olduğunu, 15.10.1996-30.9.2004 tarihleri arasındaki dönem nedeniyle ödenmesi gereken 265.751,39 -TL nin 20.3.2017 temerrüt tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili,çalışanın devir esnasındaki ücret seviyesi ile sınırlı olarak 06.10.2017 tarihinde 9.633,67-TL ödeme yapıldığını, ancak davacının bu ödemeyi mahsup etmeden talepte bulunduğunu, iş sözleşmesi'nin devrinde “devreden işveren” olarak sorumluluğun 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2.maddesine “son ücret” ile sınırlı olduğunu, davacı, taraflarca imzalanan 01.10.2004 tarihli “Mutabakat Protokolü"nde, 15.10.1996 tarihinde davalı şirkette işe başlayan çalışanın iş sözleşmesinin davacı şirkete devrinin düzenlendiğini, o tarihte İş Kanunu ve BK 'nda iş sözleşmesinin devri ile ilgili açık bir düzenleme olmadığını, ancak işçi, işveren ve devralanın üçlü mutabakatının bulunması halinde bu devrin Yargıtay tarafından da kabul edildiğini, bu doğrultuda, 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14/2.
maddesinde işyerini devredenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğu şeklindeki düzenlemenin, her ne kadar işyeri devrine ilişkin bir düzenleme olsa da; hem işyeri devri ve hem de iş sözleşmesi devrinde uygulandığını,çalışanın şirketteki son çıplak brüt ücretinin 1.240-TL olduğunu, buna göre hesaplanan 9.633,07-TL nin davacıya ödendiğini,çalışanın Basın İş Kanunu'na tabi olmasının 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin uygulanmasına engel olmadığını, bu maddenin gazeteciler açısından da geçerli olduğunu, iş sözleşmesi devri Basın İş Kanunu'nda düzenlenmediğinden, bu düzenlemenin uygulanacağını, İş Kanunu'nun 4.maddesinde istisnalar arasında 5953 sayılı yasa kapsamında çalışanlar gösterilmediğine göre, basın çalışanlarıyla ilgili olarak istisnaen İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, asıl davacının çalışana yaptığı ödemenin yanlış olduğunu,Basın İş Kanunu'nda İş Kanunu'nun aksine kıdem tazminatının giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanacağına dair hüküm bulunmadığını, Yargıtay kararlarında, gazetecilerin kıdem tazminatlarının çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabul edildiğini, davacının giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplama yapmasının hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece taraflar arasında imzalanan mutabakat protokolü kapsamında, dava dışı işçinin iş sözleşmesinin, davalı şirketten davacı şirkete devredildiği, işçinin davacı şirket nezdinde çalışırken hizmet sözleşmesinin sonlandırıldığı ve dava dışı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının davacı yanca işçiye ödendiği, davalının, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından, dava dışı işçinin kendi nezdinde çalıştığı süre ile iş yeri devrine ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. Maddesi gereğince, yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2. Maddesinin, yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği kıyasen uygulanması suretiyle, dava dışı işçinin devir tarihindeki ücreti üzerinden sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğu, (Yargıtay 9.HD., 04/03/2011 tarih,2009/7084 E.-2011/6085 K., Yargıtay 9.HD.,04/04/2011 tarih, 2009/10242 E.- 2011/10048 K.
sayılı kararları) davalının bu sorumluluk kapsamında dava tarihinden önce, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatı davacıya ödediği ve davalı tarafından başkaca ödenmesi gereken bakiye kıdem tazminatı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; 4857 sayılı İş Kanunu’nda iş sözleşmesinin devrini düzenleyen herhangi bir madde bulunmadığından 6098 sayılı Kanun’un 429. Maddesinin uygulanmasının gerektiğini, devir tarihi itibariyle iş sözleşmesi sonlanmadığından çalışanın devir anında feshe bağlı olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarını talep hakkı doğmadığını, çalışanın tüm hizmet süresi boyunca Basın İş Kanunu’na tabi olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve doktrindeki baskın görüşe uygun olarak davalı ile davacı şirket nezdinde çalıştığı toplam süre ve son giydirilmiş brüt ücreti dikkate alınarak kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, Mutabakat Protokolü’nün 4. Maddesi uyarınca davalının bakiye kıdem tazminatını davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, bilirkişinin raporunda hukuki değerlendirmeler yaptığını, HMKnın 266 maddesine aykırı olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, iş sözleşmesinin devri nedeniyle dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Dava dışı çalışanın davalı şirkette 15.10.1996 - 30.9.2004 tarihleri arasında çalıştığı, davacı, davalı ve ...'nun katılımı ile düzenlenen 1.10.2004 tarihli mutabakat Protokolünde" Taraflar iş bu hizmet akdinin devri nedeniyle çalışanın ...'ta olan 15.10.1996- 30.9.2004 tarihleri arasındaki çalışmaları nedeniyle doğacak olan kıdem ve ihbar tazminatlarından ...'ın sorumlu olduğunu, devir tarihinden itibaren ise ...'un sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ederler ." düzenlendiği, ilgili şahsın 14.2.2017 tarihinde Editör olarak çalıştığı davacı işyerinde emeklilik nedeniyle sözleşmesini feshettiğini bildirdiği, davacı tarafça son giydirilmiş brüt ücreti üzerinden 1.3.2017 tarihinde 859.295,60-TL ödeme yapıldığı, davalının dönemi için son brüt ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 265.751,39-TL'nin ödenmesi için çekilen ihtarnameye davalı tarafça dava dışı işçinin çalıştığı süre ve devir esnasındaki son aldığı çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanan 9.555,81-TL, 6.10.2017 tarihinde 9.633,67-TL olarak ödenmiştir.
Mutabakat Protokolü'nün 4. maddesi ve tarafların kabulü gözetildiğinde davalının çalıştığı dönemdeki kıdem tazminatı alacağından sorumluluğunun bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık hangi ücretin ne şekilde hesaplanacağı ile ilgilidir. Davacı son aldığı brüt ücret üzerinden, davalı ise devir sırasındaki çıplak ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrası "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır.
İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
12. 7.1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesi ile sınırlıdır.
12. 7.1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." Yasal düzenlemeye göre işyeri devirlerinde anılan maddeye göre işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli hâlinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki iş sözleşmelerinin sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte,devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.Hal böyle olunca davalının işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesi ile sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu tartışmasızdır.
Dava dışı işçinin 2004 Eylül ayı bordosunda brüt 1.210-TL ücret aldığı tespit edilmiş, davalı bunun son çıplak brüt ücreti olduğunu bildirmiş, bilirkişi tarafından Basın Kanununda giydirilmiş ücret tanımlaması olmadığından son çıplak brüt ücret üzerinden sair haklar nazara alınmaksızın hesaplama yapılmıştır. Basın İş Kanunu'nun 6 maddesindeki kıdem tazminatı düzenlemesine göre;.... mukavelenin taallük ettiği her hizmet yılı veya küsuru için, son aylığı esas ittihaz olunmak suretiyle her yıl için bir aylık ücreti miktarında tazminat verilir hükmü bulunmaktadır. Çalışanın Basın iş kanununa tabi olduğu sabittir. Her ne kadar İş Kanununda kıdem tazminatı hesabı giydirilmiş ücret esas alınarak hesaplama yapılmakta ise de;
Basın İş Kanununda kıdem tazminatının giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup, davalı ile yapılan 1.1.2002 tarihli hizmet sözleşmesinde kıdem tazminatı ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı, uygulama yönünden Basın kanununun özel nitelikte olması nedeniyle çıplak brüt ücret üzerinden yapılan 9.555,81-TL'nin esas alınmasına ilişkin mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı, hesaplamanın uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişiden rapor alınmasında yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115191 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi