6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi alacağında kapitalize faiz asıl alacağa dahil edilerek talep edilmişse itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1336 E. 2024/450 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan/Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacaklının icra takibinde asıl alacak ile işlemiş (temerrüt) faizini ayırmaksızın tek bir tutar olarak talep etmesi hukuken hatalı bir talep biçimi olsa da, bu durum işlemiş faiz isteminin reddine gerekçe oluşturmaz. Kredi sözleşmelerinde hesap kat tarihine kadar işleyen akdi faizin kapitalize edilerek asıl alacağa dahil edilmesi mümkündür; ancak temerrüt tarihinden sonra işleyen faizin de asıl alacak gibi nitelendirilip üzerine yeniden temerrüt faizi işletilmesi (faize faiz) doğru değildir. Bununla birlikte, taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme, hak kazanılan toplam alacak miktarını gözeterek talep edilen tutarın tamamı yönünden itirazın iptaline karar vermeli, sadece asıl alacak kısmına temerrüt faizi işletmelidir; talebin hatalı nitelendirilmiş olması, hak kazanılan toplam tutarın kısmen reddedilmesine yol açmamalıdır.

Ele alınan sorunlar

İcra takibinde talep edilen tutarın asıl alacak ve işlemiş (temerrüt) faizi kapsayıp kapsamadığı ve buna göre itirazın iptali kapsamının belirlenmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, GKS 21.4 hükmüne göre bankanın muacceliyet tarihinden borcun fiilen tasfiye edildiği tarihe kadar gecikme cezası/faiz uygulama hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporunda da bu oranın doğrulandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın tümden kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında, hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anaparaya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra bulunan tutara, temerrüt tarihinden itibaren taleple bağlılık kuralı gözetilerek temerrüt faizi hesaplanması gerekir. Bankanın kat tarihinden itibaren işleyen akdi faizi asıl alacağa ilave ederek asıl alacak olarak talep etme, yani faizleri kapitalize etme hakkı bulunmaktadır; bu durumda temerrüt tarihindeki akdi faizler ile asıl alacağın tamamı asıl alacak niteliğinde kabul edilir ve bu miktara temerrüt faizi işletilebilir. Somut olayda alacaklının, asıl alacak ile temerrüt faizini ayırmadan tamamını asıl alacak olarak talep ettiği anlaşılmıştır. Kat tarihinden önce kapitalize edilen akdi faizleri asıl alacak olarak talep etme hakkı bulunmakla birlikte, temerrüt faizine faiz işletilecek şekilde temerrüt faizinin de asıl alacak olarak talep edilmesi doğru değildir; ancak bu hatalı talep biçimi işlemiş faiz isteminin reddine sebep olmaz. Mahkemece toplam talep edilen alacağa hak kazanıldığı belirlendiği halde, talep edilen miktar kadar asıl alacak bulunmadığı gerekçesiyle sadece hesaplanan asıl alacağa hükmedilmesi ve fazlaya ilişkin istemin reddi doğru olmamıştır; talep edilen toplam borç içinde işlemiş faizin de bulunduğu dikkate alınarak itirazın toplam tutar üzerinden iptaline, ancak sadece asıl alacağa temerrüt faizi işletilecek şekilde karar verilmesi gerekir. Davacının takip talebinin işlemiş faizi asıl alacağa katarak faize faiz işletilmesi sonucuna yol açması yönünden doğru olmadığı kabul edilmekle birlikte, taleple bağlılık kuralı gereği alacaklının talebiyle bağlı kalınarak asıl alacak miktarı belirlenip işlemiş faize de hükmedilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kredi alacağına ilişkin icra takibinde, alacaklının işlemiş faizi asıl alacağa katarak tek bir tutar olarak talep etmesinin hatalı bir nitelendirme olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği bu hatanın talebin kısmen reddine değil, hak kazanılan toplam miktar üzerinden itirazın iptaline (yalnız asıl alacağa temerrüt faizi işletilmek üzere) karar verilmesine yol açması gerektiği yönünde emsal niteliğinde bir çözüm sunmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taleple bağlılık ilkesi kapitalizasyon (faizin asıl alacağa katılması) faize faiz yasağı temerrüt faizi icra inkar tazminatı genel kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1336

KARAR NO 2024/450

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/02/2021

NUMARASI 2019/679 Esas - 2021/105 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin borçlu, diğer davalıların kefil olduğu 10.8.2017 tarihli GKS düzenlendiğini, borçlunun nakdi ve gayrinakdi olmak üzere 6.698.463,28 TL kredi kullandığını ,ödemelerin yapılmaması üzerine 28.12.2018 tarihinde hesap kat ihtarının gönderildiğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz edildiğini, bankanın sözleşmede kararlaştırılanın altında gecikme faizi talep ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek temerrüt tarihlerinin aynı olması nedeni ile ve GKS uyarınca tespit edilen faiz oranlarına göre yapılan hesaplama ile TBK nın 586.maddesi uyarınca kefillerin kefalet limiti oranında sorumlu oldukları, temerrüt tarihindeki asıl alacağın 6.588.676,43- TL olarak hesaplandığı, işlemiş faizin 348.035,85 -TL olup 17.401,79- TL BSMV si ile toplam 6.954.114,07- TL olduğu, icrada talep edilen tutarın 6.698.463,28 -TL olduğu ancak bu miktarın asıl alacak olarak istenildiği, Yargıtay uygulamasına göre işlemiş faiz ve BSMV sinin asıl alacağa katılarak icra takibinde istenemeyeceği gerekçesiyle asıl alacak üzerinden davanın kabulü gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 6.588.676,43- TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden aylık % 2.99 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi işletilmek suretiyle takibin devamına , fazla istemin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; GKS 21.4 temerrüt hali ve sonuçları başlıklı bölümün 2. Maddesinde " Müşteri borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, muacceliyet tarihinden borcun tamamen tasfiye edilebileceği tarihe kadar sözleşme eklerinde yer alan oran,esas ve usullere göre gecikme cezası uygulanacaktır "şeklinde kararlaştırmanın bulunduğu, kat tarihine kadar gecikme cezası uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, ayrıca aynı madde uyarınca" Katılım Bankası borcu ister dövize endekslesin, ister endekslemesin; her halükarda geciken borca taraflar arasında mutabık kalınan gecikme cezası oranları esas alınarak yapılacak hesaplamayla bulunacak tutarı gecikme faizinin başladığı gün ile borcun fiilen ödendiği gün arasındaki süre için gecikme cezası olarak ilave etme hakkına sahiptir."hükmü bulunduğunu, bu hükme göre bankanın borcun muaccel olduğu günden ödeninceye kadar süredeki gecikme cezasını ilave etme hakkının olduğunu, faiz oranının bilirkişi tarafından doğrulanmış olması nedeni ile işleyen gecikme cezasını ilave etme hakkının olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ödenmeyen kredi borcunun tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından icra takibinde 6.698.463,28 TL asıl alacağın davalılardan tahsili talep edilmiştir. Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anaparaya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra bulunan asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren taleple bağlılık kuralı da gözetilerek temerrüt faizi hesaplaması yapılması gerekir. (Yargıtay 19 HD'nin 2017/1906 esas, 2019/290 karar sayılı ve 21/01/2019 tarihli emsal ilamı) Bankanın kat tarihinden itibaren işleyen akdi faizi asıl alacağına ilave ederek asıl alacak olarak talep etme ,bir başka deyişle faizleri kapitalize etme hakkı bulunmaktadır.Böylelikle temerrüt tarihindeki akdi faizler ile asıl alacağın tamamı asıl alacak niteliğinde olduğundan bu miktara temerrüt faizi işletilebilecektir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda,28.12.2018 kat tarihinde 6.645.493,28 -TL alacak için hesabın kat edildiği, kat tarihinden temerrüt tarihi olan 7.1.2019 tarihine kadar % 16.56 akdi faiz işletilerek temerrüt tarihi itibariyle davacının asıl alacağının 6.588.676,43-TL olduğu ,ayrıca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 348.035,85-TL temerrüt faizi , 17.401.79-TL BSMV olmak üzere toplam alacağın 6.954,114,07-TL olduğu hesaplanmıştır. Hesaplanan borç tutarına göre davacı alacaklının asıl alacak ile birlikte temerrüt faizini ayırmadan tamamını 6.698.463,28 TL asıl alacak olarak talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.Kat tarihinden evvel kapitalize edilen akdi faizleri asıl alacak olarak talep etme hakkı var ise de ;temerrüt faizine faiz işletilecek şekilde temerrüt faizinin asıl alacak olarak talep edilmesi doğru değildir.Ancak ,davacı alacaklı tarafından yapılan hatalı talep işlemiş faiz isteminin reddine sebeb olmayacaktır.Mahkemece ;

toplam talep olunan alacağa hak kazandığı belirlendiği halde talep olunan miktar kadar asıl alacak bulunmadığı gerekçesiyle sadece asıl alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır.Asıl alacak olarak talep edilen toplam borç içinde işlemiş faiz de olduğu dikkate alınarak itirazın iptaline ,sadece asıl alacağa temerrüt faizi işletilecek şekilde karar verilmesi gerekirken ,asıl alacak olarak hesaplanan miktar dışındaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;davacı vekilinin takip talebi davacının işlemiş faiz alacağını asıl alacağa katarak faize faiz işletilmesi sonucuna yol açacağından doğru değil ise de ,alacaklının talebi ile bağlı kalınarak asıl alacak miktarı belirlenerek işlemiş faize de hükmedilmesi gerekir.Davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek 6.698.463,28 TL ye yönelik itirazın iptali ile 6.588,676.43 -TL asıl alacağa takip tarihinden aylık %2,99 aylık gecikme cezası,%5 gider vergisi işletilerek takibin devamına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/679 Esas - 2021/105 Karar sayılı 11/02/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın 6.698.463,28-TL alacak bakımından iptaline, 6.588.676,43-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2.99 oranda gecikme cezası, faizin % 5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, %20 oranda hesaplanan 1.339.692,65-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 457.572,02-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 80.900,69-TL+icra veznesine yatırılan 33.492,32-TL olmak üzere toplam 114.393,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 343.179,01-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 114.437,41-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 800-TL bilirkişi ücreti ve 318,80 tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.118,80-TL yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 370.984,63-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 143,50-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

22/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115189 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.