6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tek ortaklı şirkette fesih davası: hukuki yarar yokluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4525 E. 2025/3110 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Tek ortaklı bir şirkette ortak, genel kurul kararı alıp tescil ettirerek şirketi tasfiyeye sokabiliyorsa, aynı sonucu doğuracak nitelikteki fesih davasını açmakta hukuki yararı yoktur; hukuki yarar HMK 114/h uyarınca dava şartı olduğundan ve HMK 115/1 gereği her aşamada re'sen araştırıldığından dava usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Tek ortaklı limited şirketin tasfiyesiz feshi isteminde hukuki yarar (dava şartı) → ret

İddia: Davacı, şirket kurmaya yönlendirildiğini, kurulan tek ortaklı şirketin hiçbir faaliyet göstermediğini, vergi kaydının re'sen terkin edildiğini, şirketin hâlen aktif görünmesi nedeniyle şirketin haklı nedenle ve tasfiyesiz feshine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK 114/h uyarınca dava şartıdır ve HMK 115/1 gereğince mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Tek ortaklı bir şirkette ortak, genel kurul kararı alarak tasfiyeye karar verebilir ve bunu tescil ettirebilir; aynı neticeyi kendi iradesiyle doğurabilen ortağın aynı sonucu sağlayacak nitelikte dava açmasında hukuki yararı yoktur. Davacının dava dışı kişiler hakkında ileri sürdüğü iddiaların bu davada dinlenebilir, araştırılabilir bir yönü ve esasa etkisi de bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tek ortaklı şirketlerde ortağın genel kurul kararıyla ulaşabileceği sonucu dava yoluyla istemesinde hukuki yarar bulunmadığı yönündeki tespit, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar (HMK 114/h) dava şartıdır; HMK 115/1 uyarınca davanın her aşamasında mahkemece re'sen araştırılır., Tek ortaklı şirkette, genel kurul kararıyla aynı sonuca ulaşılabildiğinden fesih davası açmakta hukuki yarar bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı tek ortaklı limited şirket haklı sebeple fesih tasfiyesiz fesih usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/h6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 115/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4525 E.  ,  2025/3110 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/901 Esas, 2024/852 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/936 E., 2024/72 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin şirket kurmaya yönlendirildiğini, neticede tek ortaklı bir şirket kurulduğunu, şirketin kurulmasının akabinde şirket bünyesinde herhangi bir faaliyet gösterilmediğini, şirketin resmiyette var olmasına rağmen fiili olarak bu minvalde hiçbir eylem ve işlem yapılmadığını, davacının 23.02.2003 doğumlu olup, lise mezunu olduğunu, basiretli tacirin sahip olması gereken nitelikleri haiz olmasının beklenemeyeceğini, şirketin herhangi bir faaliyetinin olmaması ve hiçbir şeyin konuşulan ve davacıya vaat edilen şekilde olmamasından dolayı rahatsızlık duyduğunu,vergi kaydının resen terkin edildiğini, davacı hesabına gönderilen tutarın nereden geldiğinin belli olmadığını, şirketin hala aktif gözükmesi nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını ileri sürerek davacı adına kurulan ...

Tekstil İnşaat Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin tasfiyesiz olarak haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin sicil kayıtlarına göre tek ortaklı olduğu, 24.01.2023 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği ve sonrasında hiç bir işlem görmediği, sicilde tescil edilen bir durum veya kararın olmadığı, davacının davalı şirketin tek ortağı ve tek müdürü olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, anılan Kanun'un 115/1 maddesi gereğince de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, somut olaya gelince, tek ortaklı şirketin genel kurul kararı alarak tasfiyeye karar vermesi ve sonrasında bunu tescil ettirmesi mümkün olup, aynı neticeyi doğuracak mahiyette dava açmasında davacının hukuki yararı olmadığı, davacının, dava dışı kişiler hakkında ileri sürdüğü iddiaların bu davada dinlenebilir, araştırılabilir bir yönü ve esasa etkisi de olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirketin haklı sebeple tasfiyesiz olarak feshi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1151144900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/901 E. 2024/852 K.

Tek ortaklı şirketin ortağınca haklı nedenle fesih talebinde hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Limited şirketlerde TTK'nın öngördüğü sona erme sebepleri arasında tasfiyesiz fesih yer almadığından, bu yönde açılan bir dava yasal dayanaktan yoksundur. Ayrıca, feshi istenen şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan kişi, şirketin faaliyetsizliği veya temsil eksikliği gibi haklı sebep oluşturan olgulara kendisi sebebiyet vermiş durumda ise, bu olgulara dayanarak haklı nedenle fesih davası açmakta hukuki yararı bulunmaz; zira aynı sonuca genel kurul kararı ile kendisi ulaşabilecek konumdadır.

Emsal değeri

Limited şirketlerde tasfiyesiz feshin TTK'da düzenlenmediğine ve tek ortaklı şirketin ortağının, kendi eylem/ihmaline dayanan haklı sebeple fesih davası açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin tespitler açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haklı nedenle fesih tasfiyesiz fesih hukuki yarar dava şartı tek ortaklı limited şirket temsil eksikliği

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/901

KARAR NO 2024/852

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/01/2024

NUMARASI 2023/936 Esas - 2024/72 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/05/2024

Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; 24/01/2023 tarihinde; davacı ...'a tanıdığı ... isimli şahıs tarafından, ablasının da aynı sektörde faaliyet gösterdiği, şirket kurduktan sonra iyi bir gelir elde edeceği, ailesine yardımcı olabileceği söylenerek davacının şirket kurması için yönlendirdiği, bunun üzerine, davacının şirketin kurulumu için gerekli olan çeşitli evrakları imzaladığı, ... Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin 24/01/2023 tarih ve 10754 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 831'inci sayfasında tek kurucusu davacı olacak şekilde ilan edilerek kurulduğu, bu işlemler gerçekleştirilirken davacının 19 yaşında olduğundan vergi indiriminden yararlanacağı, bu şekilde daha fazla kar elde edeceğinin söylendiği,şirketin kurulmasının akabinde şirket bünyesinde herhangi bir faaliyet gösterilmediği, şirketin resmiyette var olmasına rağmen fiili olarak bu minvalde hiçbir eylem ve işlem yapılmadığını, davacının 23/02/2003 doğumlu olup, lise mezunu olduğu, basiretli tacirin sahip olması gereken nitelikleri haiz olması beklenemeyeceği, şirketin herhangi bir faaliyetinin olmaması ve hiçbir şeyin konuşulan ve davacıya vaat edilen şekilde olmamasından dolayı rahatsızlık duyduğunu,vergi kaydının resen terkin edildiğini, davacı hesabına gönderilen tutarın nereden geldiğinin belli olmadığını, şirketin hala aktif gözükmesi nedeniyle huzurdaki dava ikame edildiğinden bahisle davacı adına kurulan ...

Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin tasfiyesiz olarak haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirkete TK nın 35.maddesince tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı şirketin sicil kayıtlarına göre tek ortaklı olduğunu, 24/01/2023 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği ve sonrasında hiç bir işlem görmediğini, sicilde tescil edilen bir durum veya kararın olmadığını, davacının davalı şirketin tek ortağı tek müdürü olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 115/1 maddesi gereğince de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını, somut olaya gelince, tek ortaklı şirketin genel kurul kararı alarak tasfiyeye karar vermesi ve sonrasında bunu tescil ettirmesi mümkün olup, aynı neticeyi doğuracak mahiyette dava açmasında davacının hukuki yarar olmadığı, davacının, dava dışı kişiler hakkında ileri sürdüğü iddiaların bu davada dinlenebilir, araştırılabilir bir yönü ve esasa etkisi de olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davacı adına tek ortaklı olarak kurulmuş olan şirket fiili olarak mevcut olmayıp, herhangi bir faaliyet göstermediği, şirket defterleri dahi fiziken müvekkilinde mevcut olmadığını, şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, mükellefiyet kaydının Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 160/A maddesi kapsamında 20/06/2023 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiğini, sadece sicil kaydı bulunduğunu,TTK nın 636/3 üncü maddesi; “…haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir….” hükmünde olduğunu, haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceği hüküm altına alındığını, şirketin faaliyetinin tamamen durmuş olması durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin tek ortaklı limited şirket olup, tek ortağı ve yetkilisinin davacı olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 636. Maddesinde Limited şirketlerin Sona erme sebepleri sayılmış olup bunlar şirket sözleşmesinde ön görülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile, kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile, şirketin sona erebileceği, ayrıca haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Belirtildiği gibi limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmemiştir. TTK nın geçici 7.madde haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme kanunlarımızda mevcut değildir.

Davacı tarafın talebi tasfiyesiz fesihe ilişkin olduğundan talebin yasal dayanağı bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/13505 esas, 2013/11515 karar sayılı ve 3.6.2013 tarihli ilamında da tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı vurgulanmıştır) Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi de olduğu anlaşılmakta ise de, davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır.

Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.