Payını dava sırasında devreden ortak aktif husumetini yitirir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4453 E. 2025/3153 K. · · İlk derece: 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararı iptal davasında aktif husumet pay sahipliğine bağlıdır ve ortaklık sıfatı davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar korunmalıdır; payını dava sırasında devreden davacı bu sıfatı yitirir. Hisse devri sözleşmesi nisbilik ilkesi gereği yalnız taraflarını bağladığından dava şartını ortadan kaldırmaz ve dava aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Ortaklık sıfatını yargılama sırasında yitiren davacının aktif husumeti → ret
Gerekçe: Genel kurul kararlarının iptali davasında taraf sıfatı (aktif husumet) pay sahipliğine bağlı olup, bu sıfatın davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar korunması gerekir; payının tamamını devrederek ortaklık sıfatını yitiren davacı bu sıfatını kaybeder. Davacı ile üçüncü kişi arasındaki hisse devri sözleşmesi, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği yalnız taraflarını bağlar; sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirkete karşı talep hakkı doğurmaz ve 'ortak sıfatının dava sonuna kadar korunması' dava şartını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle ortaklık sıfatını yargılama sırasında kaybeden davacının davası aktif husumet yokluğundan reddedilir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İptal davasında ortaklık sıfatının hükmün kesinleşmesine kadar korunması gerektiği, payını dava sırasında devreden davacının aktif husumetini yitireceği yönündeki, Yargıtay'ca onanan gerekçe emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararlarının iptali davasında davacı sıfatı (aktif husumet), pay sahipliğinin davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar korunmasına bağlıdır; ortaklık sıfatını yargılama sırasında yitiren davacının davası aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ ortaklık sıfatının korunması↗ sözleşmenin nisbiliği↗ genel kurul kararının iptali↗ dava şartı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4453 E. , 2025/3153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1308 Esas, 2024/869 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2015/447 E., 2021/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde bulunan %28,2 oranındaki Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait kamu payının özelleştirme kapsamında davacıya devredildiğini, davalı şirkette büyük hissedar konumunda bulunan ... Grubunun ortak olduğu diğer şirketler arasında örtülü kazanç aktarımı nedeniyle 2011 yılında kâr etmesi gereken şirketin zarar ettiğini, 2012 yılında ise 11.898.752,34 TL dağıtılabilir kâr elde ettiğini, ancak hakim ortak ... Grubunun hakimiyeti suistimal ederek, bu karların dağıtımına engel olduğunu, dava konusu 10.07.2015 tarihinde yapılan genel kurulda 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak kâr payının dağıtılmasına ilişkin teklifin oy çokluğuyla reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu 10.07.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak kâr payı alacaklarının dağıtılmamasına yönelik maddelerinin iptaline, 2009, 2010 ve 2012 yıllarına ilişkin müvekkil idare payına düşen toplam 6.264, 440,69 TL'lik temettü alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla avans faizi ile birlikte tahsiline, 2011 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak dağıtılabilir kâr miktarının tespitine, yapılacak tespit neticesinde ortaya çıkacak kâr miktarından davacıya payına düşen kısmının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, 2011 ve 2013 yıllarına ilişkin talep miktarının açıklanmamış olmasının usule aykırı olduğunu, kâr tespiti ve dağıtım yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğunu, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında alınan kâr payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararlarının iptali için herhangi bir dava açılmadığını, davacının dayanak yaptığı vergi inceleme raporları ile belirlenen ve gerçekte olmadığı ve olması gerektiği tekid edilen mali kâr esas alınarak kâr payı talep edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin tüm paylarının 22.07.2019 tarihinde United Inited Inıtiators Gmbh'ye geçtiği, bu durumda davacı ... İdaresinin davalı şirketteki ortaklık sıfatının bu tarih itibariyle sona erdiği, gerek öğretide gerekse Yargıtay kararlarında iptal davalarında taraf sıfatı pay sahipliğine bağlı olduğundan bu sıfatın davanın açılmasından hükmün kesinleşmesine kadar korunması gerektiği, bu yüzden payların tamamını devretmek suretiyle ortak sıfatını yitiren kişinin devir sonrasında dava açamayacağı gibi devirden önce açtığı iptal davasına ilişkin talebinin aktif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davanın esasına yönelik yapılan incelemede genel kurul zaptında davacının kârın dağıtılması yönünde talepte bulunduğu ancak bu talebin oy çokluğu ile reddedildiği, fakat davacı tarafından bu red kararlarına ilişkin muhafalet zaptının tutanağa geçirilmediği gerekçesiyle davanın öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ortağın bütün payını davadan sonra devretmiş olduğu ihtilafsız olmasına göre, davacı ile üçüncü kişi arasındaki hisse devri satış sözleşmesi hükümlerinin sözleşmenin nisbiliği ilkesi doğrultusunda ancak sözleşmenin taraflarını bağladığı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirkete karşı talep hakkı doğurmadığı, dolayısıyla dava şartı olarak kabul edilen "ortak sıfatının dava sonuna kadar korunması" şartını ortadan kaldırmadığı gözetildiğinde ortaklık sıfatını dava devam ederken kaybeden davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken terditli her biri farklı sonuçlar doğuran gerekçeye dayalı karar tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 10.07.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin kâr payının dağıtılmasına yönelik maddelerin reddine dair kararların iptali istemine talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150519400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz