Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6156 E. 2025/1439 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ müddeabih↗ başvurunun yapılmamış sayılması↗ tahsilat makbuzu↗ aldatma (hile)↗ yapılmamış sayılma↗ muhtıra↗ cari hesap↗ müteselsil sorumluluk↗ basiretli tacir↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ ispat yükü↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ tacir↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 19.04.2023 tarihli ek karar ile bir kısım davalılar vekiline temyiz harçlarının 7 gün içinde tamamlatılması için usulüne uygun muhtıra çıkarılmasına rağmen eksik temyiz harçlarının yatırılmadığından bahisle ..., ...,...,ve ... yönünden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de 06.04.2023 tarihli muhtırada, her bir mirasçı ayrı ayrı toplama dahil edilerek vekilin temsil ettiği davalı sayısının 24 olarak hesaplanmasına ve asıl/ birleşen dosyalarda hükmedilen miktarların davalılarından müşterek müteselsilen tahsile karar verildiği halde 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesine aykırı olacak şekilde karar ve ilam harcının 1/4'ünü aşar şekilde vekilin temsil ettiği her bir davalı yönünden alınması gereken harç bedeli ayrı ayrı hesaplanarak dava değerine yaklaşan bir tutarın belirlenmiş olmasına göre 06.04.2023 tarihli harç muhtırasının usulüne uygun olmadığı, asıl ve birleşen dosyalarda müteselsil sorumlulardan biri olan ...'nün diğer müteselsil sorumlularla birlikte asıl ve her bir birleşen dosya davacılarına karşı tek bir müddeabihten sorumlu tutulması karşısında diğer davalılarca yatırılan harçtan yararlanması mümkün olduğu halde ayrıca adı geçen davalıdan harç istenmesinin doğru olmadığının anlaşılmasına göre 19.04.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı yukarıda ikinci paragrafta sayılı mümeyyiz davalılar ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
DAVA
1.Davacı vekili, müvekkilinin 45.000,00 DM'yi ... Holding A.Ş. kurucu ortaklarından... adına ödeyerek ortak edildiğini, davalıların Karaman'da faaliyet gösteren ...nin kurucu ortakları ve yöneticileri olduklarını, davalıların, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetim raporuna göre ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiklerini, sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle ve dini duyguları sömürerek suç teşkil eder şekilde çeşitli vaadlerle 7.000'i aşkın kişiyi kandırdıklarını, ceza davalarının açıldığını, davalıların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen 2003/108 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Holding A.Ş. ortağı olduğunu, 20.000,00 DM şirkete yatırarak tahsil makbuzu aldığını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, yönetim kurulunun müvekkilini aldatmasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı vekili birleşen 2003/123 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin ...ortağı olduğunu, müvekkilinin 84.735,00 DM yatırdığını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davacılar vekili birleşen 2005/519 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nın 7.500,00 DM, ...'nın 5.000,00 DM şirkete yatırdıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Davacılar vekili birleşen 2005/520 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 100.000,00 DM, müvekkili ...'ın 7.000,00 DM şirkete yatırarak karşılığında makbuz aldıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
6.Davacılar vekili birleşen 2005/584 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 45.000,00 DM, ...'ın 40.000,00 DM, ...'ın 1.500,00 DM'yi şirkete yatırdıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davaların cevap dilekçelerinde, davacıların 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesine dayandıklarını, ancak bu maddenin yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak tazminat davalarını düzenlendiğini, davacıların şirkete koymuş olduğu hisse bedelini istediklerini, 6762 sayılı Kanun'un 405. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, tasfiye payına mütealik haklarının mahfuz olduğunu, davacıların doğrudan zarar gördüklerine dair hiçbir vakıa ileri sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak; hisse satışlarının nominal değeri ile döviz karşılığı değeri arasındaki farkın holding sermayesine intikal ettirilmemek suretiyle davacıların zarara uğratıldığı, bu zararın oluşumunda şirketin 14 kurucu ortağının eylemlerinin 6762 sayılı Kanun'un 305 ve 306. maddeleri kapsamında olduğu, kurucu ortakların bir kısmının ayrıca yönetim kurulu üyesi olduğu, bir kısmının yönetim kurulu üyesi olmaması veya zaman içinde değişiklik olmasının mezkûr maddede yer alan sorumluğu etkilemeyeceği, holding paylarının halka usulsüz arzı ile satışı sonucunda devre konu olan hisse senetleri karşılığının döviz tutarlarının kanuni defterlere kaydedilmediği, satılan hisse senetlerinin bir kısmının pay defterine hiç kaydedilmediği, bir kısmının ise hisseleri satın alan kişiler üzerine kaydedilmediği, hisse satışlarıyla ilgili tahsilat ve ödemeleri gösteren ne defter kaydı ne de bir cari hesap dökümü bulunmadığı, bundan ötürü de 10.03.2003 tarihli Erişen Bağımsız Denetim Şirketi'nin hazırladığı denetim raporundaki hesaplamalarda rayiç bedellerin dikkate alındığı, defterlere kaydedilmeyen ve cari hesap dökümü de olmayan bu işlemlerin tutarları tespit edilememişse de davalıların basiretli tacir gibi hareket etmeyerek üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek zarara sebep oldukları, davacıların talep ettikleri miktar kadar zarar oluşmadığını dahi ispat edecek veri ve belge birikimlerinin olmadığı, bu nedenle davacıların ispat yükünü yerine getirerek zararın varlığının ve davalıların bu zarardan sorumlu olduğunun ispat edildiği, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle oluşan zarar miktarını davacıların ispat etmesinin beklenemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalılarca talep edilen zarar miktarının aksinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar ...., ... ve ... temyizinin gerekli harç yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, buna dair ek karar, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6762 sayılı Kanun'un 305, 309, 341, 359 ve 336. maddeleri uyarınca, doğrudan zarar iddiasına dayalı sorumluluk davasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,....,, ..., ..., ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6156 E. , 2025/1439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/78 Esas, 2023/9 Karar
HÜKÜM
Asıl ve Birleşen Davaların Kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,...,, ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece davalılar...,...,..,,u, ... ve ... yönünden, gerekli harç yatırılmadığından temyiz başvurusu yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, buna dair ek karar ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 19.04.2023 tarihli ek karar ile bir kısım davalılar vekiline temyiz harçlarının 7 gün içinde tamamlatılması için usulüne uygun muhtıra çıkarılmasına rağmen eksik temyiz harçlarının yatırılmadığından bahisle ..., ...,...,ve ... yönünden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de 06.04.2023 tarihli muhtırada, her bir mirasçı ayrı ayrı toplama dahil edilerek vekilin temsil ettiği davalı sayısının 24 olarak hesaplanmasına ve asıl/ birleşen dosyalarda hükmedilen miktarların davalılarından müşterek müteselsilen tahsile karar verildiği halde 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesine aykırı olacak şekilde karar ve ilam harcının 1/4'ünü aşar şekilde vekilin temsil ettiği her bir davalı yönünden alınması gereken harç bedeli ayrı ayrı hesaplanarak dava değerine yaklaşan bir tutarın belirlenmiş olmasına göre 06.04.2023 tarihli harç muhtırasının usulüne uygun olmadığı, asıl ve birleşen dosyalarda müteselsil sorumlulardan biri olan ...'nün diğer müteselsil sorumlularla birlikte asıl ve her bir birleşen dosya davacılarına karşı tek bir müddeabihten sorumlu tutulması karşısında diğer davalılarca yatırılan harçtan yararlanması mümkün olduğu halde ayrıca adı geçen davalıdan harç istenmesinin doğru olmadığının anlaşılmasına göre 19.04.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı yukarıda ikinci paragrafta sayılı mümeyyiz davalılar ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
DAVA
1.Davacı vekili, müvekkilinin 45.000,00 DM'yi ... Holding A.Ş. kurucu ortaklarından... adına ödeyerek ortak edildiğini, davalıların Karaman'da faaliyet gösteren ...nin kurucu ortakları ve yöneticileri olduklarını, davalıların, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetim raporuna göre ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiklerini, sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle ve dini duyguları sömürerek suç teşkil eder şekilde çeşitli vaadlerle 7.000'i aşkın kişiyi kandırdıklarını, ceza davalarının açıldığını, davalıların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen 2003/108 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Holding A.Ş. ortağı olduğunu, 20.000,00 DM şirkete yatırarak tahsil makbuzu aldığını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, yönetim kurulunun müvekkilini aldatmasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı vekili birleşen 2003/123 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin ...ortağı olduğunu, müvekkilinin 84.735,00 DM yatırdığını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davacılar vekili birleşen 2005/519 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nın 7.500,00 DM, ...'nın 5.000,00 DM şirkete yatırdıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Davacılar vekili birleşen 2005/520 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 100.000,00 DM, müvekkili ...'ın 7.000,00 DM şirkete yatırarak karşılığında makbuz aldıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
6.Davacılar vekili birleşen 2005/584 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 45.000,00 DM, ...'ın 40.000,00 DM, ...'ın 1.500,00 DM'yi şirkete yatırdıklarını, davalıların sahip oldukları hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın % 25-30 kâr vaadiyle dağıttıklarını, şirket kurucu ortakları, yönetimi ve denetçilerinin müvekkilini aldatarak uğrattıkları zarardan 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek yatırılan döviz tutarının aynen, mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davaların cevap dilekçelerinde, davacıların 6762 sayılı Kanun'un 336. maddesine dayandıklarını, ancak bu maddenin yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak tazminat davalarını düzenlendiğini, davacıların şirkete koymuş olduğu hisse bedelini istediklerini, 6762 sayılı Kanun'un 405. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, tasfiye payına mütealik haklarının mahfuz olduğunu, davacıların doğrudan zarar gördüklerine dair hiçbir vakıa ileri sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak; hisse satışlarının nominal değeri ile döviz karşılığı değeri arasındaki farkın holding sermayesine intikal ettirilmemek suretiyle davacıların zarara uğratıldığı, bu zararın oluşumunda şirketin 14 kurucu ortağının eylemlerinin 6762 sayılı Kanun'un 305 ve 306. maddeleri kapsamında olduğu, kurucu ortakların bir kısmının ayrıca yönetim kurulu üyesi olduğu, bir kısmının yönetim kurulu üyesi olmaması veya zaman içinde değişiklik olmasının mezkûr maddede yer alan sorumluğu etkilemeyeceği, holding paylarının halka usulsüz arzı ile satışı sonucunda devre konu olan hisse senetleri karşılığının döviz tutarlarının kanuni defterlere kaydedilmediği, satılan hisse senetlerinin bir kısmının pay defterine hiç kaydedilmediği, bir kısmının ise hisseleri satın alan kişiler üzerine kaydedilmediği, hisse satışlarıyla ilgili tahsilat ve ödemeleri gösteren ne defter kaydı ne de bir cari hesap dökümü bulunmadığı, bundan ötürü de 10.03.2003 tarihli Erişen Bağımsız Denetim Şirketi'nin hazırladığı denetim raporundaki hesaplamalarda rayiç bedellerin dikkate alındığı, defterlere kaydedilmeyen ve cari hesap dökümü de olmayan bu işlemlerin tutarları tespit edilememişse de davalıların basiretli tacir gibi hareket etmeyerek üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek zarara sebep oldukları, davacıların talep ettikleri miktar kadar zarar oluşmadığını dahi ispat edecek veri ve belge birikimlerinin olmadığı, bu nedenle davacıların ispat yükünü yerine getirerek zararın varlığının ve davalıların bu zarardan sorumlu olduğunun ispat edildiği, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle oluşan zarar miktarını davacıların ispat etmesinin beklenemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalılarca talep edilen zarar miktarının aksinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ...
mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar ...., ... ve ... temyizinin gerekli harç yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, buna dair ek karar, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6762 sayılı Kanun'un 305, 309, 341, 359 ve 336. maddeleri uyarınca, doğrudan zarar iddiasına dayalı sorumluluk davasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,....,, ..., ..., ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... yönünden 19.04.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalılar ... mirasçıları, ... mirasçıları vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,, ..., ..., ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150218700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz