Fatura konusu malın teslimini ispat yükü satıcıya aittir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1868 E. 2024/388 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; alıcı teslim olgusunu inkâr ediyorsa satıcı, faturaya konu malların alıcıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille ispatlamak zorundadır. Faturaların alıcının ticari defterlerinde ve vergi dairesine verilen beyannamelerde kayıtlı olmaması, irsaliyelerde teslim alan imzasının bulunmaması ve içeriği belirsiz kargo faturalarının teslimi ispata yetmemesi hâlinde satıcı ispat yükünü yerine getirememiş sayılır. İspatlanan fatura bedeli yönünden ise alıcının yaptığı ve defter kayıtlarıyla desteklenen ödemelerin fatura bedelini aşması durumunda satıcının alacağının bulunmadığı sonucuna varılır.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malların teslim edildiğinin ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, tanık beyanları da dikkate alındığında müvekkilinin haklılığının ispatlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, faturalarda yer alan malların davalıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede sadece 19/02/2019 tarihli faturanın kayıtlı olduğu, diğer faturaların davalı kayıtlarında ve BA beyannamesinde yer almadığı, irsaliyeli faturalarda teslim alan kısımlarının boş olduğu anlaşılmıştır. Kargo faturalarının içeriğinde faturaların bulunup bulunmadığı belli olmadığından bu delil teslimi ispata yeterli değildir. Bu durumda davacı, 19/02/2019 tarihli fatura dışındaki faturalarda belirtilen malların teslimini ispatlayamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defterlerin ibrazına ilişkin ara kararın usule uygunluğu → ret
İddia: Davacı vekili, mahkemenin defterlerin incelenmesine ilişkin ara kararının usulüne uygun olmadığını, tayin edilen kesin sürenin sonuçlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklanmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkemece dava vekilinin hazır bulunduğu duruşmada tarafların 2018 yılına ilişkin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, kararda inceleme günü tayin edilerek HMK'nın 222. maddesi uyarınca ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının ihtar edildiği anlaşıldığından, defterlerin ibrazına ilişkin ara karar usulüne uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
19/02/2019 tarihli fatura bedeli yönünden alacağın bulunup bulunmadığı → ret
Gerekçe: Davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresinde 37.000-TL davalı ödemesi kayıtlıdır. Bunun dışında davalının defterlerinde yer alıp davacının cari hesap ekstresinde kayıtlı olmayan, elden yapılan toplam 23.900-TL tutarında nakit ödemeye ilişkin makbuzlar ibraz edilmiştir. Davalının, defterlerinde kayıtlı bulunan 19/02/2019 tarihli faturanın bedelini aşacak şekilde ödeme yaptığı ispatlandığından, davacının davalıdan alacağı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu mal/hizmetin teslimine ilişkin ispat yükünün satıcıda olduğu, alıcının teslimi inkârı halinde faturanın ve satıcı defter kayıtlarının tek başına yeterli olmadığı yönündeki gerekçe, benzer itirazın iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ fatura↗ ticari defter incelemesi↗ irsaliyeli fatura↗ cari hesap↗ HMK 222↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1868
KARAR NO 2024/388
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/06/2021
NUMARASI 2019/484 Esas - 2021/491 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/03/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı borç ilişkisi bulunduğunu, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkili şirkete 205.065,34-TL borçlu olduğunu, davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas nolu dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıdan satın alınan tüm ürünlerin bedelinin ödendiğini, 01/02/2018 tarihinde üretimde kullanılan kalıpların müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra davacıdan alım yapmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını, davacıdan 26.622,47-TL alacaklı olunduğunu, davacının piyasaya asılsız faturalar sunmaktan dolayı yargılandığı bilgisine ulaşıldığını belirterek davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; takibin cari hesap alacağına ilişkin yapıldığı, ancak cari hesabın 11 adet faturadan kaynaklanan alacakla sınırlandırıldığı, davalının takibe itirazı ve davadaki savunmasında borcu kabul etmemesi sebebiyle fatura konusu "süpürge ve köşelik" şeklindeki emtiaların teslim edildiğini ispatla davacının yükümlü olduğu,ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, sonuçlarının taraflara anlatıldığı ve ihtar olunduğu, inceleme gününde sadece davalı tarafın ticari kayıtlarının sunulduğu, alınan raporla da, takip anında davalı ödemelerine nazaran davacının alacaklı olmadığı, davalının alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği, alacağın 5 adet faturadan kaynaklandığı, davalının bu fatura toplamını (KDV'siz 50.743,68 TL) vergi dairesine beyan ettiği, dolayısıyla vergi dairesine yaptığı beyanla ticari kayıtlarının örtüştüğü, ancak ödemeler daha fazla olduğundan davacıya takip anında borçlu gözükmediği, bu durumda davacı kayıtları incelense dahi faturaların davalıda kayıtlı olmaması nedeniyle davalıyı bağlamayacağı, takibe dayanak irsaliyeli faturaların fotokopileri altında imza görülmediği, davacının faturalardaki malları teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyetli tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemenin defterlerin incelenmesine ilişkin ara kararının usulüne uygun olmadığını, tayin edilen kesin sürenin sonuçlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklanmadığını, tanık beyanları da dikkate alındığında haklılıklarının ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı adına düzenlediği toplam 264.062,30-TL bedelli 11 adet faturadan bakiye 205.065,34-TL asıl alacak ile 2.224,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.290,16 TL alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalı davacıya üretim için verilen kalıpların 01/02/2018 tarihinde müvekkiline iade edildiğini, bu tarihten sonra müvekkili adına herhangi bir üretim yapılmadığını, faturaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmektedir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.
Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada davacı; faturalara dayanmakta olup davalı teslim olgusunu inkar etmektedir. Bu durumda söz konusu faturalarda yer alan malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Mahkemece davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede sadece 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, diğer faturaların kayıtlı olmadığı gibi BA beyanamesinde de yer almadığı, faturaların irsaliyeli olarak düzenlendiği, ancak teslim alan kısımlarının boş olduğu, bu durumda davacının sadece 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli fatura konusu mal teslim olgusunu ispatladığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar faturaların davalıya kargo yoluyla gönderildiği ileri sürülmüş ise de buna ilişkin olarak ibraz edilen kargo faturalarının kargo içeriğinde faturaların bulunup bulunmadığı belli değildir. Bu durumda davacı 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli faturanın dışında kalan faturada belirtilen malları davalıya teslimini ispatlayamamıştır. Her ne kadar davacı tarafça, defter ibrazına ilişkin mahkemenin ara kararının usulüne uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de mahkemece dava vekilinin hazır bulunduğu duruşmada tarafların 2018 yılına ilişkin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, kararda aynı zamanda inceleme günü tayin edilerek ,HMK nın 222.madde uyarınca ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının ihtar edildiği, defterlerin ibrazına ilişkin ara kararın usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.
19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli fatura nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde ise; davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresinde 37.000-TL davalı ödemesi kayıtlıdır. Bunun dışında davalının defterlerinde yer alıp da davacının cari hesap ekstresinde kayıtlı olmayan 02/04/2018 tarihli 4.000-TL tutarlı, 03/04/2018 tarihli 4.000-TL tutarlı, 18/04/2018 tarihli 900-TL tutarlı, 20/04/2018 tarihli 3.000-TL tutarlı, 24/04/2018 tarihli 1.000-TL tutarlı, 27/04/2018 tarihli 5.000-TL tutarlı, 04/05/2018 tarihli 2.500-TL tutarlı, 04/05/2018 tarihli 3.000-TL tutarlı olmak üzere elden toplam 23.900-TL nakit ödemeye ilişkin makbuz ibraz etmiştir. Bu durumda davalının, defterlerinde kayıtlı bulunan 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL fatura bedelini aşacak şekilde ödeme yaptığını ispatladığından davacının davalıdan alacağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 600-TL harçtan mahsubu ile kalan 172,40-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115000 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi