6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4142 E. 2025/2273 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici kötüniyet taşıyan ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/340 E., 2021/330 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/99859 sayılı ve "..." ibareli markanın tescili için TÜRKPATENT'e başvurduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa davalı markasının müvekkilinin tanınmış ve seri nitelikteki markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalının tescil başvurusunun kötüniyetli yapıldığını, başvurunun haksız rekabet de yarattığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının 35 ve 43. sınıftaki hizmetler yönünden kısmen iptaline ve markanın tescili halinde bu sınıflar açısında kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "...", "şekil+... LOUNGE" ibareli tescilli markaları arasında 35 ve 43. sınıflardaki tüm hizmetler yönünden benzerlik ve iltibas ihtimali oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasındaki benzerliğin "..." harfinden kaynaklandığı, harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına tescil edildiklerinde dahi ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda taraf markalarında ortak olarak kullanılan "..." harflerinin düzenlenme biçimlerinin farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalının "..." ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

SMK'nın 6/1 hükmü "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü haizdir.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alınarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalının markasında renk ve şekil unsurları kullanılmamış, tek başına "..." harfi karakteristik bir yazım sitiliyle yazılarak işaretin tek unsuru olacak şekilde kullanılmıştır. Bu harfin stilize görüntüsünün, taraf markalarında ortak olarak en azından esas unsurlarından biri olarak kullanılmış "..." harfinin yaratmış olduğu benzerliğin aşılmasını sağlamadığı, bu nedenle dava konusu başvuru markasının davacının "..." ibareli markalarının serisi gibi algılanabileceği, ortalama tüketicinin başvuru markasını gördüğünde hiç düşünmeden tescilli "..." ve "şekil +..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasını aynı işletmeye ait markalar ya da aralarında bağlantı bulunan işletmelere ait markalar olarak düşünebileceği, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gözetilerek, benzer/aynı mal ve hizmetlerin belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4142 E.  ,  2025/2273 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/181 Esas, 2024/566 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/340 E., 2021/330 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/99859 sayılı ve "..." ibareli markanın tescili için TÜRKPATENT'e başvurduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa davalı markasının müvekkilinin tanınmış ve seri nitelikteki markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalının tescil başvurusunun kötüniyetli yapıldığını, başvurunun haksız rekabet de yarattığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının 35 ve 43. sınıftaki hizmetler yönünden kısmen iptaline ve markanın tescili halinde bu sınıflar açısında kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "...", "şekil+... LOUNGE" ibareli tescilli markaları arasında 35 ve 43. sınıflardaki tüm hizmetler yönünden benzerlik ve iltibas ihtimali oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasındaki benzerliğin "..." harfinden kaynaklandığı, harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına tescil edildiklerinde dahi ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda taraf markalarında ortak olarak kullanılan "..." harflerinin düzenlenme biçimlerinin farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalının "..." ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

SMK'nın 6/1 hükmü "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü haizdir.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alınarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalının markasında renk ve şekil unsurları kullanılmamış, tek başına "..." harfi karakteristik bir yazım sitiliyle yazılarak işaretin tek unsuru olacak şekilde kullanılmıştır. Bu harfin stilize görüntüsünün, taraf markalarında ortak olarak en azından esas unsurlarından biri olarak kullanılmış "..." harfinin yaratmış olduğu benzerliğin aşılmasını sağlamadığı, bu nedenle dava konusu başvuru markasının davacının "..." ibareli markalarının serisi gibi algılanabileceği, ortalama tüketicinin başvuru markasını gördüğünde hiç düşünmeden tescilli "..." ve "şekil +..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasını aynı işletmeye ait markalar ya da aralarında bağlantı bulunan işletmelere ait markalar olarak düşünebileceği, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gözetilerek, benzer/aynı mal ve hizmetlerin belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1149998400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.