6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura muhteviyatı malın teslimi ispatlanamazsa alacak talebi reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1927 E. 2024/559 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesine dayalı alacak davalarında, fatura muhteviyatı malın davalıya teslim edildiğinin sevk irsaliyesi veya başka yazılı delille ispatlanamadığı faturalar bakımından alacak talebi reddedilir. Buna karşılık, işletme sahibinin yakınının (örneğin oğlunun) imzasıyla teslim alınan mallara ait faturaların işletme tarafından ticari defterlere kayıt edilmiş olması, o kişinin mal teslim almaya yetkili olduğunun kabulü için yeterli kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Teslimi ispatlanamayan fatura bedeli yönünden davanın reddi → ret

İddia: Davacı vekili, yargılama sırasında alacağının tamamının tespit edildiğini, davanın kısmen değil tamamen kabul edilmesi gerektiğini, BA/BS formlarının celp edilmediğini ve alacağın son üç faturadan kaynaklandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının düzenlediği on iki faturadan 7.722,01-TL bedelli faturaya ait sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında kaşe veya imza bulunmadığından, bu fatura içeriğinin davalıya teslim edildiği yazılı delille ispatlanamamıştır. Mal teslimi ispatlanamayan faturaya yönelik talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur; bu nedenle davacı vekilinin alacağın tamamının ispatlandığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşletme sahibinin oğlunun mal teslim almaya yetkili olup olmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, oğlu ...'nin işletmeyi temsile ve mal alıp satmaya yetkili olmadığını, bu nedenle onun imzasını taşıyan faturalardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının oğlu ... tarafından imzalanarak teslim alınan ürünlere ait faturaların davalı tarafından ticari defterlere kayıt edildiği tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında, ...'nin mal teslim almaya yetkili olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sevk irsaliyesinde imza/kaşe bulunmamasının mal tesliminin ispatını engellediği ve işletme sahibinin yakınının imzasıyla teslim alınan malların ticari defterlere kaydedilmiş olmasının o kişinin teslim yetkisini kanıtladığı yönündeki değerlendirmeler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali açık hesap alacağı sevk irsaliyesi ticari defter kaydı ispat yükü temsil yetkisi icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1927

KARAR NO 2024/559

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/06/2021

NUMARASI 2019/657 Esas - 2021/511 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, bu kapsamda toplam 13.343,85-TL faturaya dayalı cari hesap alacağının ödenmediğini, bu alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin bir şahıs şirketi olduğunu ve tek yetkilinin de ... olduğunu, davacının dayandığı fatura ve irsaliyede imzası bulunan şahsın müvekkili şirketle bir ilişiğinin olmadığını, kaşenin bulunduğu faturada imzası bulunmadığını, davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini ve kötüniyetli olarak takip yaptığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının düzenlediği on iki adet faturadan toplam 15.529,60-TL tutarlı altı adet faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalara ait sevk irsaliyelerine göre sadece davalı kaşesi olan ve davalının oğlu ... imzalı faturaların da davalı tarafından kabul edildiği ve defterlere kaydedildiği, ... imzalı faturalar bakımından davacının mal teslimini ispatladığı, toplam 52.179,84-TL tutarındaki on bir adet fatura içeriğinin davalıya teslim edildiği, 27/09/2017 tarihli 7.722,01-TL tutarlı faturaya ait sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında kaşe veya imza bulunmadığından, fatura içeriğinin davalıya teslimi hususunda davacı tarafça yazılı delil sunulmadığı, davacının davalıya yönelttiği yemin eda edildiğinden teslimin davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle davacının toplam 52.179,84-TL’lik faturasına karşılık davalının 46.558,00-TL tutarında ödeme yaptığı, davacının takip tarihi itibari ile 5.621,84 -TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, 5.621,84-TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine ve %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı vekili, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, sevk irsaliyesindeki imzaların ...'ye ait olup olmadığının aydınlatılmadığını, faturalarda ve irsaliyelerde imzası bulunan ...'nin mal alıp satma yetkisi bulunmadığını; müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara istinaden çelişkili tespitlere göre karar verildiğini, müvekkilinin eda ettiği yeminle malların teslim edilmediğinin ispat edildiğini ve icra inkar tazminatına karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2- Davacı vekili, yargılama aşamasında müvekkilinin alacağının tamamının tespit edilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını; tarafların BA/BS formlarının celp edilmediğini ve alacağın cari hesaba değil son üç faturadan kaynaklandığını belirterek, kararın redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan olan açık hesap bakiyesine dayalı alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, davacının düzenlediği fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, bunun sonucunda da açık hesap bakiye alacağının ne kadar olduğu noktasındadır. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, davacının ticari defterlerinde on iki adet faturanın toplam 59.901,85-TL olduğu, bunlardan toplam 15.529,60-TL bedelli altı tanesinin davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan 06/10/2017 tarihli faturaya ilişkin aynı tarihli sevk irsaliyesinde davalının oğlu ...'nin isim ve imzasının, diğer üçünde sadece davalının kaşesinin, birinde imza ve kaşenin, sonuncusunda da ...

isimli şahsın imzasının bulunduğu; kalan altı faturanın üçünde ...'nin imzasının, birinde imza ve kaşenin, birinde kaşenin ve 7.722,01-TL bedelli sonuncusunda isim imza bulunmamaktadır. Mal teslimi ispatlanamayan faturaya yönelik talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin alacağın tamamının ispatlandığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince, teslimi kanıtlanamayan 7.722,01-TL bedelli fatura hesaba dahil edilmeden kalan on bir adet fatura bedeli 52.179,84-TL'den davalının ödemeleri düşüldükten sonra kalan 5.621,84-TL açık hesap alacağı hesaplanmıştır. Davalı, oğlu ...'nin işletmesini temsile yetkili olmadığını bu nedenle imzası bulunan faturalardan sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, ...

tarafından imzalanarak teslim aldığı ürünlere ait faturaları ticari defterlerine kayıt ettiği tesbit edildiğinden ...'nin mal teslim almaya yetkili olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 96,01-TL harcın mahsubu ile kalan 331,59‬‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114913 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.