6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İptal davasının doğal sonucu olan tespit talebinde hukuki yarar yoktur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4151 E. 2025/2708 K. · · İlk derece: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptali/butlanı davası derdest ise, o davanın kabulü hâlinde doğal sonucu olarak ortaya çıkacak hisse iptali ve pay sahipliğinin tespiti talepleri için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur; açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar için ayrı saptama davası açılamaz. Genel kurul kararının icrasının durdurulmasına ilişkin tedbir HMK 390/1 uyarınca iptal davasına bakan asıl mahkemeden, delil tespiti ise HMK 401/3 uyarınca asıl davada istenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Pay sahipliğinin tespiti ve hisse iptali talebinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, yokluğunda usulsüz yapılan olağanüstü genel kurulda sermaye artırımına karar verildiğini, rüçhan hakkının diğer ortakça kullanılmasıyla paylarının el değiştirdiğini, bu karara karşı açtığı butlan davasında icranın durdurulmasına karar verilmediğini ileri sürerek hisselerin iptalini ve %20 pay sahipliğinin tespitini istemiştir.

Gerekçe: Davacının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği genel kurul kararının iptali davası davacı lehine sonuçlanırsa, eldeki davaya konu hisse iptali ve pay sahipliğinin tespiti talepleri de bu iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacaktır; davacının taleplerini asıl davaya bakan mahkemede ileri sürmesi gerekir. Aynı sonuca yol açacak taleplerin ayrı bir davada ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığından dava usulden reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Genel kurul kararının icrasının durdurulması talebinin hangi mahkemeden isteneceği → ret

İddia: Davacı, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının icrasının durdurulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının icrasının durdurulması, HMK'nın 390/1. maddesi gereği iptal davasına bakan asıl mahkemeden istenebilir; bu talep bakımından ayrı bir davada hukuki yarar bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Şirket kayıtlarında delil tespiti talebi → ret

İddia: Davacı, şirket hesap ve ticari defterlerinin usule uygun tutulmadığını, sermaye artırımına dayanak gösterilen kâr-zarar durumunun doğru olmadığını ileri sürerek şirket kayıtlarında delil tespiti yapılmasını istemiştir.

Gerekçe: Delil tespiti talebi, gerçek olmayan kayıtlara rağmen sermaye artırımı yapılamayacağının ispatına yönelik olup HMK'nın 401/3. maddesi uyarınca asıl davada talep edilmesi gerekir; ayrı bir davada ileri sürülmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin holding'i, derdest genel kurul iptali davasının doğal sonucunu oluşturacak talepler için ayrı tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı ve tedbir ile delil tespitinin asıl davada istenmesi gerektiğidir; Yargıtay bu gerekçeyi isabetli bularak onamıştır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı tespit davası bekletici mesele ihtiyati tedbir delil tespiti sermaye artırımı rüçhan hakkı genel kurul kararının iptali / butlanı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 390/16100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 401/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4151 E.  ,  2025/2708 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/2415 Esas, 2024/907 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/700 E., 2023/859 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 oranında ortağı olduğunu, yokluğunda, usulsüz yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiğini, rüçhan hakkının kullanılmasına yönelik alınan genel kurul kararı ile hisselerinin diğer ortağa geçtiğini, bu kararın butlanına ilişkin ayrı bir dava açtıklarını, ancak açılan bu davada kararın icrasının durdurulmasına karar verilmediğini, şirket hesap ve ticari defterleri usule uygun tutulmadığından sermaye arttırımına dayanak gösterilen kar-zarar durumunun doğru olmadığını belirterek şirket kayıtlarında delil tespiti yapılmasını, genel kurul kararın icrasının durdurulmasını, sermaye artırımı sonucu el değiştiren hisselerin iptali ile %20 pay sahipliğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği genel kurul kararının iptali davasının davacı lehine sonuçlanması ihtimalinde davaya konu hisse iptali ve tespit talebinin de bu iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının icrasının durdurulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 390/1. maddesi gereği iptal davasına bakan asıl mahkemeden istenebileceği, yine delil tespiti talebinin kar dağıtımının yapılmamasından ziyade gerçek olmayan kayıtlara rağmen sermaye artırımı yapılamayacağının ispatına yönelik olup bu talebin de HMK'nın 401/3. maddesi uyarınca asıl davada talep edilmesi gerektiği, davacının taleplerini asıl davaya bakan mahkemede ileri sürmesi gerektiği, netice-i talebinin de mezkur dava dosyasındaki haklılığı ihtimalinde iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, eldeki davada aynı sonuca yol açacak taleplerinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yararın dava şartı olduğu, eda ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğunun varsayıldığı, tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, somut olayda, hukuki yararın öncelikle incelenmesi gerektiği, davacı tarafından paylarının sermaye artırımı yoluyla rüçhan haklarının yokluğunda alınan yönetim kurulu kararı ile diğer ortaklara kullandırılması neticesi pay oranının düştüğünün ileri sürüldüğü, davacının davalı şirkette %20 oranda paya sahip iken sermaye artırımı neticesi rüçhan hakkının diğer davalı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin karar ortadan kaldırılmadan davacının hukuken iddia ettiği oranda paydaş olduğunun kabul edilemeyeceği, yapılması gerekenin genel kurul kararının iptali veya butlanı davası açmaktan ibaret olup, bu konuda açılan davanın devam ettiğinin anlaşıldığı, davacı vekilince üçüncü şahısların edinimlerinin engellenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de;

genel kurul kararı ile ilgili olarak alınacak bütün önlemlerin ancak anılan davada alınmasının mümkün olduğu, açıklanan nedenlerle, genel kurul karar iptali davasının konusunu teşkil eden talepler hakkında ayrıca pay sahipliğinin tespiti davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı,üçüncü şahısların kazanımları ile ilgili endişeler mevcut olmakla birlikte bu endişelerin ayrı bir davada ileri sürülemeyeceğinden hukuki yararın varsayılamayacağı, açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tespit) davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının davalı şirketin %20 oranında ortağı olduğunun tespitine, rüçhan hakkı kullandırılmadığından paylarını diğer ortaklar iktisap ettiğinden genel kurul kararının icrasının durdurulması istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1148253700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2415 E. 2024/907 K.

Genel kurul iptal davası sürerken açılan tespit davasında hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Bir genel kurul kararının iptali veya butlanı davası halen görülmekte iken, o davanın kabulü halinde doğal sonuç olarak ortaya çıkacak nitelikteki talepler (örn. pay oranının/sahipliğinin tespiti, kararın icrasının durdurulması) için ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz; bu talepler ancak iptal/butlan davasında ileri sürülebilir ve üçüncü kişilerin kazanımlarına ilişkin endişeler de ayrı bir davanın konusu yapılamaz.

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali/butlanı davası sürerken, o davanın olası kabulünün doğal sonucu olacak taleplerin (pay oranı tespiti, kararın icrasının durdurulması) ayrı bir tespit davasıyla ileri sürülemeyeceği ve hukuki yarar bulunmadığı yönündeki değerlendirme, benzer çok davalı/çoklu talep içeren şirketler hukuku uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: hukuki yarar dava şartı tespit davası genel kurul kararının iptali/butlanı rüçhan hakkı sermaye artırımı pay sahipliğinin tespiti

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2415

KARAR NO 2024/907

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/10/2023

NUMARASI 2023/700 Esas - 2023/859 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan)

Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin, diğer ortaklarının müvekkilinin yokluğunda usulsüz şekilde yapılan 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı neticesinde alınan sermaye artırım kararının iptali için İstanbul 5. ATM' nin 2023/672 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak bu yargılama sürecinde kötüniyetli sermaye artırımı ile elinden alınan hisselerinin 3. kişilere devredilebileceğini beyanla tedbir talebinde bulunduğunu, yine dilekçesinde bahsi geçen kar dağıtılmamasına ilişkin açıklamaları ile şirketin gerçeğe aykırı şekilde zarar ettiği gösterilerek bu kayıtların temini amacıyla delil tespiti talebinde bulunarak sermaye artırımı sonucu el değiştiren hisselerin iptali ile %20 pay sahipliğinin tespitini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, İstanbul 5. ATM'nin 2023/672 esas sayılı dava dosyasında genel kurul kararının iptali davasının lehine sonuçlanması ihtimalinde davaya konu hisse iptali ve tespit talebinin de bu iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının yürütmesinin durdurulmasının HMK nın 390/1 maddesi gereği iptal davasına bakan asıl mahkemeden istenebileceği, yine delil tespiti talebinin kar dağıtımının yapılmamasından ziyade gerçek olmayan kayıtlara rağmen sermaye artırımı yapılamayacağının ispatına yönelik olup bu talebin de HMK 401/3 maddesi uyarınca asıl davada talep edilmesi gerektiği, davacının taleplerini asıl davaya bakan mahkemede ileri sürmesi gerektiği ve netice-i talebinin de mezkur dava dosyasındaki haklılığı ihtimalinde iptal kararının doğal sonucu olarak ortaya çıkacağı, eldeki davada aynı sonuca yol açacak taleplerinde hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirketin ortaklarının kötü niyetli olarak müvekkilin şirketteki sermaye ve pay oranını düşürmek amacıyla sermaye artırımı yoluna gittiğini, yurtdışında yaşayan müvekkile tebligat yapılmadan 12/07/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararı ile 18/07/2023 tarihinde alel acele müvekkilin yurtdışında yaşadığı bilindiği halde usule uygun olarak ve müvekkilin anlayacağı dilde makul süre tanınmadan TTK'nın 461. maddesi uyarınca rüçhan hakkının kullanılmasına yönelik YK kararı alındığını, bu kararın 19/07/2023 tarihinde TSG’de ilan edildiğini, şirketin sermayesi 10.000.000-TL’ye arttırılarak rüçhan hakkının diğer ortaklar tarafından kullanıldığını ve müvekkil hisseleri davalı ...

lehine gasp edildiğini, her ne kadar taraflarınca İstanbul 5 ATM 2023/ 672 esas sayılı dosyada dava açılmış ise de, kararın ticaret siciline tescil edilerek ilan edildiğinden kararlar mahkemece iptal edilinceye kadar geçerli sayılacağından, bu karara dayanarak yapılan işlemlerde iyi niyetli üçüncü kişilerin elde ettikleri haklarının korunacağını, genel kurul kararına bağlı olarak işlem yapanların iptal davasının açılıp açılmadığını araştırma zorunluluğuna tabi tutulamayacağını, tescil ve ilan edilen kararın icrasının durdurulmasına yönelik mahkemece tedbir kararı verilmediği dikkate alındığında davalılar tarafından işlemlerde bulunulması halinde müvekkilin haklarının zayi olacağını, mahkemece davanın esasına girilip delillerin toplanmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacının davalı şirketin %20 ortağı olduğunun tespitine,rüçhan hakkı kullandırılmadığından paylarını diğer ortaklar iktisap ettiğinden genel kurul kararının icrasının durdurulması isteğine ilişkindir.Davacı, davalı şirketin %20 oranda ortağı iken, şirketin sermayesinin usule uygun çağrı yapılmadan şirketin %80 oranda paya sahip diğer ortakları tarafından yokluğunda yapılan olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği,rüçhan haklarının diğer ortaklar tarafından kullanılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı alınarak hisselerin diğer ortak ...'a geçtiği, 100.000-USD ödeyerek satın aldığı hisselerin hiç bir bedel ödemeden, sermaye artırımı neticesi yatırdıkları paraları hemen bankadan geri çekerek şirketten geri aldıklarını, olağanüstü genel kurul kararının butlanına ilişkin açılan davada genel kurul kararının icrasının durdurulmaması nedeniyle, sermaye artırımı neticesi ele geçirilen payların üçüncü şahıslara geçme ihtimali bulunduğunu, icranın durdurulması kararının verilmemesi nedeniyle, ticaret siciline tescil ve ilan edilen genel kurul kararı ile sermaye artırımı yapıldığından üçüncü şahısların bu tescile güvenerek aldıkları payların korunacağını müvekkilinin mağduriyetinin engellenmesi için davalı şirketin %20 paydaşı olduğunun tespitine ve paylar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

Hukuki yarar dava şartıdır. Eda ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Somut olayda, hukuki yarar öncelikle incelenmesi gerekmekte olup; davacı tarafından paylarının sermaye artırımı yoluyla rüçhan haklarının yokluğunda alınan yönetim kurulu kararı ile diğer ortaklara kullandırılması neticesi pay oranının düştüğünü ileri sürmüştür. Davacının davalı şirkette %20 oranda paya sahip iken sermaye artırımı neticesi rüçhan hakkının diğer davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin karar ortadan kaldırılmadan davacının hukuken iddia ettiği oranda paydaş olduğu kabul edilemeyecektir. Bu yolda yapılması gereken genel kurul kararının iptali veya butlanı davası açmaktan ibaret olup, bu konuda açılan davanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili üçüncü şahısların edinimlerinin engellenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; genel kurul kararı ile ilgili olarak alınacak bütün önlemlerin ancak anılan davada alınması mümkündür.Açıklanan nedenlerle, genel kurul karar iptali davasının konusunu teşkil eden talepler hakkında ayrıca pay sahipliğinin tespiti davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı,üçüncü şahısların kazanımları ile ilgili endişeler mevcut olmakla birlikte bu endişelerin ayrı bir davada ileri sürülemeyeceğinden hukuki yararın varsayılamayacağı, açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tespit) davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından ,istinaf sebebi yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/06/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.