İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/97 E. 2025/1321 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümüş nitrat testi↗ eşyanın zıyaı↗ muafiyet tenzili↗ teslimde gecikme↗ zıya↗ hasar ihbarı↗ navlun faturası↗ sorumluluk sınırlaması↗ navlun sözleşmesi↗ zararın ispatı↗ geç teslim↗ yargı yolu↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ sorumluluktan kurtulma↗ konişmento↗ izafeten dava↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ muafiyet↗ ihtisas mahkemesi↗ bloke↗ cmr↗ navlun↗ müteselsil sorumluluk↗ pasif husumet yokluğu↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ rücu↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ limited şirket↗ tebligat↗ fatura↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2014/1409 E., 2020/390 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı ... Otomobil Fabrikaları A.Ş.'nin Fransa'da yerleşik ... S.A.S.'tan 31.03.2013 tarihli fatura ile satın aldığı 89 kap oto aksamı emtiasının taşındığı ... Polska Sp unvanlı nakliyeciye ait aracın ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... isimli ... gemisine yüklenerek Fransa- Türkiye arasında nakliyesi esnasında maddi hasara uğradığını, emtiaların sigortalısının Bursa'da yerleşik fabrikasına getirildiğinde plastik ve metal kaplar içerisinde bulunan muhtelif oto aksamının yoğun paslı vaziyette olduğuna ilişkin tutanaklar düzenlendiği, ekspertiz raporunda ve Skuld firması tarafından yapılan gümüş nitrat testlerinin tamamında emtialarda deniz suyunun tespit edildiğini, taşıma işlerinin borçlu şirketler tarafından üstlenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178. maddesi uyarınca taşıyanın yüke özen göstermekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle yükte meydana gelen zarardan, yükün sigortalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcıların sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporunda belirtilen 242.577,00 euroyu 09.09.2013 tarihinde ödeyerek 6102 sayılı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı borçlular aleyhine sigortalıya ödenen 242.577,00 eurodan poliçede belirtilen 45.000,00 euro muafiyet tenzili ile 197.577,00 euro rücu alacaklarının tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2014/3792 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1188. maddesi uyarınca emtianın zıyai ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, hasar ihbarının 25.02.2013 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 06.03.2014 tarihinde başlatıldığını, yargı yolunun 25.02.2014 tarihinde sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra başvuru yaptığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşıyan sıfatıyla hareket eden şirketin ihtilaf konusu taşıma faaliyetini layıkıyla yerine getirdiğini, iddia olunan zararın müvekkilinin sorumluluk sahasında ve ihmali sonucunda oluşmadığını, sörvey raporunun müvekkili şirketinin sorumlu olmadığını ispatladığını, treylere ait mührün gemiden tahliye edilerek aracın yerleşkesine ulaştığı zaman sağlam ve orijinal olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle otomobil parçalarının ıslak vaziyette yükleme limanında kamyonun treylerine ve bu şekilde ... gemisine yüklendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1186. maddesi uyarınca sorumluluğun sınırlandığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatın her halükarda kusuru oranında olması gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluk hükümlerinin davacı vekili tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanamayaağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ... Polska SP Z.O.O adına izafeten herhangi bir tebligatı alma yetkisinin bulunmadığını, sözleşmelerin tarafının ... Polska SP Z.O.O olduğunu, iki şirketin farklı tüzel kişilikleri üzerlerinde barındırdıklarını, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu edilen ve hasara sebebiyet verdiği belirtilen aracın müvekkiline ait olmadığını, davaya konu edilen emtia abonman sigorta sözleşmesi ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, nakliye sırasında hasarlandığı iddia edilen emtiaya ilişkin taşıma sözleşmesine müvekkilinin taraf olmadığını, rücuen tazminat miktarının neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, süresinde ihbar ve yetkili mercilere yapılmış bir tespit olmadığını, talebin bir yılda zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımanın ... Polska Sp ZOO tarafından gerçekleştirildiği, davalı ... Uluslararası Nakliyat Limited Şirketi'nin de bu şirketin acentesi olması sebebiyle ona izafeten, ayrıca fiili olarak taşımaya katılması sebebiyle aseleten zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında taşımaya ilişkin dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, mübrez CMR senedi ve konişmentoda taşıyıcı olarak dava dışı ... ... Sas'ın yer aldığı, navlun faturasının da adı geçen şirket tarafından ve emtianın Fransa'dan Bursa'ya kadar tüm taşıma işi için düzenlendiği, kara ve deniz taşımasının tamamının bu şirket tarafından üstlenildiği, yalnızca CMR senedinde kaşesinin yer alması, ... ... Sp ZOO'nun dava konusu taşımayı gerçekleştiren şirket olduğunu ispatlamayacağı, yalnızca navlun faturasının altında Türkiye'deki başvuru ofisi olarak adının yer almasının da davalı ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti.'nin fiilen taşıma işine dahil olduğunu ispat etmeyeceği, ayrıca davalı ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti.'nin, ... Polska Sp ZOO'nun acentesi olduğunu ispata yarar delil bulunmadığı, davacı tarafından adı geçen davalı şirketin taşımayı üstlenen dava dışı ... Auto Sas'ın acentesi olduğunun da iddia edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden izafeten ve aseleten açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından dava dosyasında taşınan malın ne kadarının deniz suyuna maruz kaldığı, ne kadar malda paslanma meydana geldiği, paslanmanın derecesi ile eşyaya etkisi, eşyayı kullanılmaz hale getirip getirmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması için davacının yeterli delil sunmadığı, iddia edilen zararın varlığı ve miktarı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak diğer davalı bakımından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Kanun'un 1178. maddesi uyarınca taşıyanın, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğunun düzenlendiği, bu minvalde davalı ... İşl. A.Ş.'nin sigortalı emtianın içerisine bulunduğu dorsenin yüklenmesi ve taşınması konusunda kusurlu olduğu, hasarın oluşmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ispat edilemediğinden 6102 sayılı Kanun'un 1178. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceği, bu nedenle davanın davalı ...Ş. yönünden zararın ispat edilememesi sebebiyle değil, açıklanan gerekçe ile davanın reddi gerektiği kanısına ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu usulen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; nakliye emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olup Fransa’dan Türkiye’ye RoRo yöntemiyle taşınan emtiada zarar oluşup oluşmadığı ile taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halelerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava, uluslararası kara ve deniz yolu ile değişik tür araçlar ile Fransa’dan Türkiye’ye taşınan emtianın, taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinden bahisle, ödenen tazminatının sigorta şirketi tarafından taşıyan oldukları iddiası ile davalı şirketlerden rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince davalılar ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti. ile ... Polsha SP Z.O.O.'ya karşı açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Diğer davalı ...Ş. hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; davacı ... şirketinin sigortalısı ... Otomobil Fabrikaları A.Ş.'nin deniz ve karayolu ile taşınacak olan mallarını nakliyat abonman blok poliçesi ile 01.04.2012/2013 tarihleri arası dönem için “... Klozları” uyarınca nakliye rizikolarına karşı sigortaladığı, dava konusu taşımanın Fransa'da yerleşik ... S.A.S.'a ait emtia Fransa'nın La Verpilliere şehrinden teslim alınıp tır/dorse ile ... Limanına taşındığı, burada 10.02.2013 tarihli konişmento düzenlenerek sigortalı emtia dorse içerisinde mühürlü şekilde ve araçtan indirilmeden ... plakalı araç ile ... isimli ... gemisine yüklenerek deniz yolu ile taşımasının gerçekleştirilip 15.02.2013 tarihinde Mudanya limanına getirildiği anlaşılmış, emtia burada da kara yolu ile araçtan indirilmeden araçla birlikte gemiden limana, oradan da kara yolu ile taşınarak 16.02.2013 tarihinde Bursa’daki Oyak tesislerinde sigortalıya teslim edilmiştir.
Hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince 6102 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; multi model taşımada 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için değişik tür araçlar ile taşıma işini düzenleyen aynı Kanun'un 902. maddesindeki şartların kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan biri de uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmamasıdır. Somut olay bakımında ise uluslararası kara yolu ile yapılan taşımaya ilişkin Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 2. maddesinde aksi yönde hüküm bulunmaktadır. İş bu CMR'nin 2. maddesi hükmüne göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.” Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacağı anılan maddeyle düzenlenmiştir. Somut olayda değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden taşıma gerçekleştiğinden 6102 sayılı Kanun'un 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi hükümleri uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15000 E. 2013/19219 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · sigorta poliçesi · teslim · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaİşletmeleri A.Ş.'ye ait ... isimli ... gemisine yüklenerek Fransa- Türkiye arasında nakliyesi esnasında maddi «hasara» uğradığını, emtiaların sigortalısının Bursa'da yerleşik fabrikasına getirildiğinde plastik ve metal kaplar içerisinde bulunan muhtelif oto aksamının yoğun paslı vaziyette olduğuna ilişkin tutanaklar düzenlendiği, ekspertiz raporunda ve Skuld firması tarafından yapılan «gümüş nitrat testlerinin» tamamında emtialarda deniz suyunun tespit edildiğini, taşıma işlerinin borçlu şirketler tarafından üstlenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178. maddesi uyarınca «taşıyanın» yüke özen göstermekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle yükte meydana gelen zarardan, yükün sigortalıya tam ve eksiksiz olarak «teslim» edilmemesi nedeniyle davalı «taşıyıcıların sorumluluklarının» bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporunda belirtilen 242.577,00 euroyu 09.09.2013 tarihinde ödeyerek 6102 sayılı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı borçlular aleyhine sigortalıya ödenen 242.577,00 eurodan poliçede belirtilen 45.000,00 euro «muafiyet tenzili» ile 197.577,00 euro «rücu» alacaklarının tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 19.
CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1188. maddesi uyarınca emtianın «zıyai» ve «hasarı» ile «geç tesliminden» dolayı «taşıyana» karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, «hasar ihbarının» 25.02.2013 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 06.03.2014 tarihinde başlatıldığını, «yargı yolunun» 25.02.2014 tarihinde sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra başvuru yaptığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, taşıyan sıfatıyla hareket eden şirketin ihtilaf konusu taşıma faaliyetini layıkıyla yerine getirdiğini, iddia olunan zararın müvekkilinin sorumluluk sahasında ve ihmali sonucunda oluşmadığını, sörvey raporunun müvekkili şirketinin sorumlu olmadığını ispatladığını, treylere ait mührün gemiden tahliye edilerek aracın yerleşkesine ulaştığı zaman sağlam ve orijinal olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle otomobil parçalarının ıslak vaziyette yükleme limanında kamyonun treylerine ve bu şekilde ... gemisine yüklendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1186. maddesi uyarınca «sorumluluğun sınırlandığını», müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatın her halükarda «kusuru» oranında olması gerektiğini, müşterek «müteselsil sorumluluk» hükümlerinin davacı vekili tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanamayaağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Polska SP Z.O.O olduğunu, iki şirketin farklı «tüzel kişilikleri» üzerlerinde barındırdıklarını, davanın «husumet» nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu edilen ve «hasara» sebebiyet verdiği belirtilen aracın müvekkiline ait olmadığını, davaya konu edilen emtia abonman «sigorta sözleşmesi» ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, nakliye sırasında hasarlandığı iddia edilen emtiaya ilişkin «taşıma sözleşmesine» müvekkilinin taraf olmadığını, «rücuen tazminat» miktarının neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, süresinde «ihbar» ve yetkili mercilere yapılmış bir tespit olmadığını, talebin bir yılda «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, sigortalı emtianın taşınması amacıyla davalıya «teslim» edildiği ve söz konusu emtianın davalı tarafından taşınır iken hasarlandığı konusunda çekişme bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu taşıma CMR hükümlerine tabi taşıma niteliğinde olup, «taşıma sözleşmelerinden doğan» hukuk davalarının ticari dava sayılacağı nazara alınarak, mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin «haksız fiile» dayandığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · sözleşmeden doğan dava · alacak davası · usulden reddi · haksız fiil · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın ticari dava olmayıp «haksız fiile» dayalı «alacak davası» niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, sigortalı emtianın taşınması amacıyla davalıya «teslim» edildiği ve söz konusu emtianın davalı tarafından taşınır iken hasarlandığı konusunda çekişme bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu taşıma CMR hükümlerine tabi taşıma niteliğinde olup, «taşıma sözleşmelerinden doğan» hukuk davalarının ticari dava sayılacağı nazara alınarak, mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin «haksız fiile» dayandığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15503 E. 2013/12504 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaİşletmeleri A.Ş.'ye ait ... isimli ... gemisine yüklenerek Fransa- Türkiye arasında nakliyesi esnasında maddi «hasara» uğradığını, emtiaların sigortalısının Bursa'da yerleşik fabrikasına getirildiğinde plastik ve metal kaplar içerisinde bulunan muhtelif oto aksamının yoğun paslı vaziyette olduğuna ilişkin tutanaklar düzenlendiği, ekspertiz raporunda ve Skuld firması tarafından yapılan «gümüş nitrat testlerinin» tamamında emtialarda deniz suyunun tespit edildiğini, taşıma işlerinin borçlu şirketler tarafından üstlenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178. maddesi uyarınca «taşıyanın» yüke özen göstermekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle yükte meydana gelen zarardan, yükün sigortalıya tam ve eksiksiz olarak «teslim» edilmemesi nedeniyle davalı «taşıyıcıların sorumluluklarının» bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporunda belirtilen 242.577,00 euroyu 09.09.2013 tarihinde ödeyerek 6102 sayılı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı borçlular aleyhine sigortalıya ödenen 242.577,00 eurodan poliçede belirtilen 45.000,00 euro «muafiyet tenzili» ile 197.577,00 euro «rücu» alacaklarının tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 19.
CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1188. maddesi uyarınca emtianın «zıyai» ve «hasarı» ile «geç tesliminden» dolayı «taşıyana» karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, «hasar ihbarının» 25.02.2013 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 06.03.2014 tarihinde başlatıldığını, «yargı yolunun» 25.02.2014 tarihinde sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra başvuru yaptığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, taşıyan sıfatıyla hareket eden şirketin ihtilaf konusu taşıma faaliyetini layıkıyla yerine getirdiğini, iddia olunan zararın müvekkilinin sorumluluk sahasında ve ihmali sonucunda oluşmadığını, sörvey raporunun müvekkili şirketinin sorumlu olmadığını ispatladığını, treylere ait mührün gemiden tahliye edilerek aracın yerleşkesine ulaştığı zaman sağlam ve orijinal olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle otomobil parçalarının ıslak vaziyette yükleme limanında kamyonun treylerine ve bu şekilde ... gemisine yüklendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1186. maddesi uyarınca «sorumluluğun sınırlandığını», müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatın her halükarda «kusuru» oranında olması gerektiğini, müşterek «müteselsil sorumluluk» hükümlerinin davacı vekili tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanamayaağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Polska SP Z.O.O olduğunu, iki şirketin farklı «tüzel kişilikleri» üzerlerinde barındırdıklarını, davanın «husumet» nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu edilen ve «hasara» sebebiyet verdiği belirtilen aracın müvekkiline ait olmadığını, davaya konu edilen emtia abonman «sigorta sözleşmesi» ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, nakliye sırasında hasarlandığı iddia edilen emtiaya ilişkin «taşıma sözleşmesine» müvekkilinin taraf olmadığını, «rücuen tazminat» miktarının neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, süresinde «ihbar» ve yetkili mercilere yapılmış bir tespit olmadığını, talebin bir yılda «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, CMR konvansiyonuna tabi taşıma nedeniyle «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, CMR konvansiyonuna tabi taşıma nedeniyle «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» davasıdır.
CMR'ye tabi taşıma konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyete dosyanın tevdi edilerek rapor alınması, davalının sorumluluğunun tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/97 E. , 2025/1321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1008 Esas, 2023/1582 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2014/1409 E., 2020/390 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı ... Otomobil Fabrikaları A.Ş.'nin Fransa'da yerleşik ... S.A.S.'tan 31.03.2013 tarihli fatura ile satın aldığı 89 kap oto aksamı emtiasının taşındığı ... Polska Sp unvanlı nakliyeciye ait aracın ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... isimli ... gemisine yüklenerek Fransa- Türkiye arasında nakliyesi esnasında maddi hasara uğradığını, emtiaların sigortalısının Bursa'da yerleşik fabrikasına getirildiğinde plastik ve metal kaplar içerisinde bulunan muhtelif oto aksamının yoğun paslı vaziyette olduğuna ilişkin tutanaklar düzenlendiği, ekspertiz raporunda ve Skuld firması tarafından yapılan gümüş nitrat testlerinin tamamında emtialarda deniz suyunun tespit edildiğini, taşıma işlerinin borçlu şirketler tarafından üstlenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178.
maddesi uyarınca taşıyanın yüke özen göstermekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle yükte meydana gelen zarardan, yükün sigortalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcıların sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporunda belirtilen 242.577,00 euroyu 09.09.2013 tarihinde ödeyerek 6102 sayılı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı borçlular aleyhine sigortalıya ödenen 242.577,00 eurodan poliçede belirtilen 45.000,00 euro muafiyet tenzili ile 197.577,00 euro rücu alacaklarının tahsili istemiyle İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2014/3792 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1188. maddesi uyarınca emtianın zıyai ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, hasar ihbarının 25.02.2013 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 06.03.2014 tarihinde başlatıldığını, yargı yolunun 25.02.2014 tarihinde sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra başvuru yaptığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşıyan sıfatıyla hareket eden şirketin ihtilaf konusu taşıma faaliyetini layıkıyla yerine getirdiğini, iddia olunan zararın müvekkilinin sorumluluk sahasında ve ihmali sonucunda oluşmadığını, sörvey raporunun müvekkili şirketinin sorumlu olmadığını ispatladığını, treylere ait mührün gemiden tahliye edilerek aracın yerleşkesine ulaştığı zaman sağlam ve orijinal olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle otomobil parçalarının ıslak vaziyette yükleme limanında kamyonun treylerine ve bu şekilde ...
gemisine yüklendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1186. maddesi uyarınca sorumluluğun sınırlandığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatın her halükarda kusuru oranında olması gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluk hükümlerinin davacı vekili tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanamayaağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ... Polska SP Z.O.O adına izafeten herhangi bir tebligatı alma yetkisinin bulunmadığını, sözleşmelerin tarafının ... Polska SP Z.O.O olduğunu, iki şirketin farklı tüzel kişilikleri üzerlerinde barındırdıklarını, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu edilen ve hasara sebebiyet verdiği belirtilen aracın müvekkiline ait olmadığını, davaya konu edilen emtia abonman sigorta sözleşmesi ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığı, nakliye sırasında hasarlandığı iddia edilen emtiaya ilişkin taşıma sözleşmesine müvekkilinin taraf olmadığını, rücuen tazminat miktarının neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, süresinde ihbar ve yetkili mercilere yapılmış bir tespit olmadığını, talebin bir yılda zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımanın ... Polska Sp ZOO tarafından gerçekleştirildiği, davalı ... Uluslararası Nakliyat Limited Şirketi'nin de bu şirketin acentesi olması sebebiyle ona izafeten, ayrıca fiili olarak taşımaya katılması sebebiyle aseleten zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında taşımaya ilişkin dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, mübrez CMR senedi ve konişmentoda taşıyıcı olarak dava dışı ... ... Sas'ın yer aldığı, navlun faturasının da adı geçen şirket tarafından ve emtianın Fransa'dan Bursa'ya kadar tüm taşıma işi için düzenlendiği, kara ve deniz taşımasının tamamının bu şirket tarafından üstlenildiği, yalnızca CMR senedinde kaşesinin yer alması, ...
... Sp ZOO'nun dava konusu taşımayı gerçekleştiren şirket olduğunu ispatlamayacağı, yalnızca navlun faturasının altında Türkiye'deki başvuru ofisi olarak adının yer almasının da davalı ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti.'nin fiilen taşıma işine dahil olduğunu ispat etmeyeceği, ayrıca davalı ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti.'nin, ... Polska Sp ZOO'nun acentesi olduğunu ispata yarar delil bulunmadığı, davacı tarafından adı geçen davalı şirketin taşımayı üstlenen dava dışı ... Auto Sas'ın acentesi olduğunun da iddia edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden izafeten ve aseleten açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından dava dosyasında taşınan malın ne kadarının deniz suyuna maruz kaldığı, ne kadar malda paslanma meydana geldiği, paslanmanın derecesi ile eşyaya etkisi, eşyayı kullanılmaz hale getirip getirmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması için davacının yeterli delil sunmadığı, iddia edilen zararın varlığı ve miktarı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak diğer davalı bakımından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Kanun'un 1178. maddesi uyarınca taşıyanın, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğunun düzenlendiği, bu minvalde davalı ...
İşl. A.Ş.'nin sigortalı emtianın içerisine bulunduğu dorsenin yüklenmesi ve taşınması konusunda kusurlu olduğu, hasarın oluşmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ispat edilemediğinden 6102 sayılı Kanun'un 1178. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceği, bu nedenle davanın davalı ...Ş. yönünden zararın ispat edilememesi sebebiyle değil, açıklanan gerekçe ile davanın reddi gerektiği kanısına ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu usulen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; nakliye emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olup Fransa’dan Türkiye’ye RoRo yöntemiyle taşınan emtiada zarar oluşup oluşmadığı ile taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halelerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava, uluslararası kara ve deniz yolu ile değişik tür araçlar ile Fransa’dan Türkiye’ye taşınan emtianın, taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinden bahisle, ödenen tazminatının sigorta şirketi tarafından taşıyan oldukları iddiası ile davalı şirketlerden rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince davalılar ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti. ile ... Polsha SP Z.O.O.'ya karşı açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Diğer davalı ...Ş. hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; davacı ... şirketinin sigortalısı ... Otomobil Fabrikaları A.Ş.'nin deniz ve karayolu ile taşınacak olan mallarını nakliyat abonman blok poliçesi ile 01.04.2012/2013 tarihleri arası dönem için “... Klozları” uyarınca nakliye rizikolarına karşı sigortaladığı, dava konusu taşımanın Fransa'da yerleşik ... S.A.S.'a ait emtia Fransa'nın La Verpilliere şehrinden teslim alınıp tır/dorse ile ... Limanına taşındığı, burada 10.02.2013 tarihli konişmento düzenlenerek sigortalı emtia dorse içerisinde mühürlü şekilde ve araçtan indirilmeden ... plakalı araç ile ... isimli ... gemisine yüklenerek deniz yolu ile taşımasının gerçekleştirilip 15.02.2013 tarihinde Mudanya limanına getirildiği anlaşılmış, emtia burada da kara yolu ile araçtan indirilmeden araçla birlikte gemiden limana, oradan da kara yolu ile taşınarak 16.02.2013 tarihinde Bursa’daki Oyak tesislerinde sigortalıya teslim edilmiştir.
Hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince 6102 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; multi model taşımada 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için değişik tür araçlar ile taşıma işini düzenleyen aynı Kanun'un 902. maddesindeki şartların kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan biri de uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmamasıdır. Somut olay bakımında ise uluslararası kara yolu ile yapılan taşımaya ilişkin Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 2.
maddesinde aksi yönde hüküm bulunmaktadır. İş bu CMR'nin 2. maddesi hükmüne göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.” Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacağı anılan maddeyle düzenlenmiştir. Somut olayda değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden taşıma gerçekleştiğinden 6102 sayılı Kanun'un 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi hükümleri uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılar ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti. ile ... Polsha SP Z.O.O.'ya karşı açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1148123900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz