Ticari araç satımında hasar tarihinde teslim gerçekleşmemişse yarar ve hasar satıcıya aittir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1613 E. 2024/431 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taşınır satımında, kanundan veya sözleşmeden doğan ayrık haller dışında, satılanın yarar ve hasarı TBK 208 uyarınca zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir. Tescil işlemi gerçekleşmiş olsa da fiziki teslim henüz yapılmamışsa ve teslim için sözleşmede belirli bir tarih öngörülmemiş, alıcıya gecikme nedeniyle ihtar keşide edilmemişse, alıcının teslim almakta temerrüde düştüğü kabul edilemez; bu durumda tescil sonrası fakat teslimden önce meydana gelen hasardan satıcı sorumludur.
Ele alınan sorunlar
Aracın yarar ve hasarının hangi tarihte davacıya geçtiği → ret
İddia: Davalı vekili; araç bedelinin 25.07.2017 tarihinde ödendiğini, aracın 27.07.2017 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, mülkiyetin satış bedelinin tamamen ödendiği veya en geç tescil tarihinde davacıya geçtiğini, hasarın tescilden sonra meydana geldiğini, bu nedenle TBK 208/2 gereği yarar ve hasarın hasar tarihinden önce davacıya geçtiğini, ayrıca davacının teslim almakta temerrüde düştüğünü ve satış sözleşmesinin 17. maddesi gereği satıcının haklarının saklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TBK'nın 208. maddesi gereği, kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık haller dışında, taşınır satışlarında satılanın yarar ve hasarı zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir; alıcının zilyetliği devralmakta temerrüde düşmesi halinde ise zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine yarar ve hasar alıcıya geçer. Somut olayda aracın davacı adına tescili 27.07.2017 tarihinde yapılmış, hasar da aynı tarihte meydana gelmiş, aracın davacıya tesliminin ise tescil ve hasar tarihinden bir gün sonra 28.07.2017 tarihinde gerçekleştiği sabittir. TBK 208'in açık hükmü gereği menkul niteliğindeki aracın yarar ve hasarı ancak zilyetliğin devri tarihinde alıcıya geçeceğinden, hasar tarihi itibariyle araç henüz davacıya teslim edilmemiş olup, olay tarihi itibariyle hasardan sorumluluk satıcı davalı üzerindedir. 19.07.2017 tarihli sipariş formunda teslim için belirli bir zaman öngörülmemiş, bakiye kapatıldıktan hemen sonra teslim edileceği belirtilmiştir; aynı tarihli satış sözleşmesinde de belirli bir teslim tarihi bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafça teslimde gecikme hususunda bir ihtar keşide edilmemiştir. Aradan henüz bir zaman geçmediğinden davacının aracı teslim almakta temerrüde düştüğünün kabulü mümkün değildir. Bu nedenle dolu nedeniyle oluşan hasardan davalı satıcı sorumlu olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilirliği (hasar bedeli ve değer kaybı tespiti) → ret
İddia: Davalı vekili; bilirkişi raporunun somut bir tespite dayanmadığını, denetime elverişli olmadığını ve bu nedenle hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dolu yağışı nedeniyle aracın sol yan tarafının komple kaporta boya işlemi gerektirdiği, aracın 2.500-TL kaporta işçiliği, 4.500-TL boya işçiliği, 1.500-TL döşeme işçiliği olmak üzere KDV dahil toplam 10.300-TL'ye tamir edilebileceği, dava tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın hasarsız ortalama piyasa rayici ile benzer şekilde onarım görmüş araçların piyasa rayici arasındaki fark dikkate alınarak değer kaybının 10.000-TL olduğu belirlenmiştir. Hasar sonrasında davacı tarafça yaptırılan ekspertiz sonucunda da aynı tutarlarda hasar bedeli tespit edilmiştir. Hasarın niteliği ile dava konusu aracın henüz kullanılmamış yeni araç olduğu da dikkate alındığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşınır satımlarında tescil tarihi ile fiziki teslim tarihinin farklı olduğu durumlarda TBK 208 uyarınca hasar riskinin hangi tarafa ait olduğu ve alıcının temerrüde düşmesinin koşulları konusunda somut bir uygulama örneği sunması bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yarar ve hasar↗ zilyetliğin devri↗ alıcı temerrüdü↗ ayıplı mal↗ değer kaybı↗ ticari satım↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1613
KARAR NO 2024/431
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/01/2021
NUMARASI 2019/278 Esas - 2021/69 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının davalıdan 2017 yılında araç satın aldığını ve aracın 28/07/2017 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, aracın 27/07/2017 tarihinde hava şartlarından dolayı hasar gördüğünü ve müvekkiline bu haliyle teslim edildiğini, teslim anında söz konusu ayıbın davalıya bildirildiğini, müvekkili tarafından 29/07/2017 tarihinde yaptırılan ekspertizde araçta 2.500-TL kaporta, 4.500-TL boya, 1.500-TL döşeme işçiliği masrafları ile 25.000-TL değer kaybı tespit edildiğini, davalıya keşide edilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını, araç müvekkiline teslim edilinceye kadar tüm sorumluluğun yasa gereği satıcıya ait olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500-TL kaporta işçiliği, 1.000-TL boya işçiliği, 200-TL döşeme işçiliği bedeli ile 4.000-TL değer kaybı olmak üzere toplam 5.700-TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 23.10.2020 tarihli dilekçesiyle, hasar taleplerini 8.600-TL artırarak 10.300-TL'ye, değer kaybı taleplerini de 6.000-TL artırarak 10.000-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından satışı yapılan davaya konu aracın 27/07/2017 tarihinde saat 18.30'da meydana gelen yoğun dolu yağışı sebebiyle hasar gördüğünü, ancak aracın mülkiyetinin hasar gördüğü tarihten önce davacıya geçtiğini, aracın satış bedelinin davacı tarafından 25.07.2017 tarihi itibariyle ödendiğini ve aracın 27.07.2017 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, aracın mülkiyetinin de satış bedelinin tamamen ödendiği 25.07.2017 tarihinde davacıya geçtiğini, mülkiyetin tescille geçtiği kabul edilse bile hasarın tescil işleminden sonra saat 18.30'da meydana geldiğini, bu nedenle aracın mülkiyetinin her şekilde dolu yağışından önce davacıya geçtiğini, sipariş formunda aracın teslim zamanının bakiye kapatıldıktan hemen sonra olarak belirlendiğini, araç bedelinin ise 25.07.2017 tarihinde ödendiğini, davacının aracı bu tarihte teslim almayarak temerrüde düştüğünü, bu nedenle aracın mülkiyeti ile yarar ve hasarın da TBK'nın 208/2 maddesi gereği hasar tarihinden önce davacıya geçtiğini, müvekkilinin araçta meydana gelen hasarlardan dolayı hukuki bir sorumluluğu olmamasına rağmen iyiniyetli olarak aracın servis masraflarını karşılamayı teklif ettiğini, fakat davacı tarafın bu teklife kayıtsız kaldığını, ayrıca hasarın trafik kazasından değil mücbir sebepten kaynaklandığını, müvekkilinin olayda kusurunun ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 28/07/2017 tarihinde davacıya teslim edilen aracın 27/07/2017 tarihinde hava şartlarından dolayı hasar gördüğü ve bu hususta davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu, dava konusu araç bedelinin davacı tarafından 25/07/2017 tarihinde ödendiği, davalı tarafından tescil işleminin 27/07/2017 tarihinde yapıldığı, davacının Antalya ilinde yaşadığı ve İstanbul'da bulunan davalıdan aracı 28/07/2017 tarihinde teslim aldığı, Yargıtay 13. HD'nin 201313389 Esas 2013/18038 Karar sayılı ilamında, satım akdi sonrasında taşınır malların yarar ve hasarının zilyetliğin devri ile birlikte alıcıya geçeceğinin belirtildiği, zilyetliğin devrinin 28/07/2017 tarihinde gerçekleştiği, tescil işleminden 1 gün sonra gerçekleşen zilyetliğin devrinde alıcının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği dikkate alındığında, davalının ayıplı mal tesliminde bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda aracın KDV dahil toplam 10.300-TL'ye tamir edilebileceği ve aracın değer kaybının 10.000-TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.300-TL hasar bedeli ve 10.000-TL değer kaybı alacağı olmak üzere toplam 20.300-TL'nin zarar tarihi olan 27/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; mahkemece verilen gerekçeli kararda kararın dayanaklarının gösterilmediğini, delil ve itirazlarının değerlendirilmediğini, bu nedenle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, bilirkişi raporu somut bir tespite dayanmadığından denetime elverişli olmadığını, dava konusu araç bedeli 25.07.2017 tarihinde ödenmiş olup aracın 27/07/2017 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, hasara neden olan yağışın ise saat 18.30 sıralarında meydana geldiğini, dolayısıyla aracın mülkiyetinin hasar tarihinden önce davacıya geçtiğini, sipariş formunda aracın teslim zamanının bakiye kapatıldıktan hemen sonra olarak belirlendiğini, araç bedelinin ise 25.07.2017 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla davacının aracı bu tarihte teslim almayarak temerrüde düştüğünü, bu nedenle yarar ve hasarın da TBK'nın 208/2 maddesi gereği davacıya geçtiğini, ayrıca taraflarca imzalanan 19.07.2017 tarihli satış sözleşmesinin 17.
maddesinde, alıcının temerrüde düşmesi halinde satıcının mevzuattan kaynaklanan tüm haklarının saklı olduğunun kararlaştırıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma konu aracın alıcı davacıya tesliminden evvel meydana gelen aşırı dolu yağışında hasara uğraması nedeniyle oluşan hasar bedeli ile değer kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında, davalı tarafından davacıya araç satışına ilişkin satış ve teslimat koşulları başlıklı sözleşme akdedildiği, bu sözleşme ile aynı tarihli sipariş formu doğrultusunda davalı tarafça davacı şirkete çekici satışı yapıldığı, araç satış bedelinin tamamen 25.07.2017 tarihinde ödendiği, aracın davacı adına trafik tescilinin 27.07.2017 tarihinde yapıldığı, aracın tescil tarihinde meydana gelen aşırı dolu yağışı nedeniyle hasara uğradığı, aracın hasarlı haliyle 28.07.2017 tarihinde davacıya teslim edildiği, ayıp ihbarının teslim tarihinde yapıldığının tarafların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aracın mülkiyetinin hangi tarihte davacıya geçtiği, buna bağlı olarak tescil tarihinde fakat davacıya teslimden önce gerçekleşen hasardan davacı satıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. TBK'nın yarar ve hasar başlıklı 208. maddesinde; kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarının; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya ait olduğu, taşınır satışlarında alıcının satılanın zilyetliğini devralmakta temerrüde düşmesi durumunda ise zilyetliğin devri gerçekleşmişcesine satılanın yarar ve hasarının alıcıya geçeceği hüküm altına alınmıştır.
Eldeki davada aracın davacı adına tescilinin 27.07.2017 tarihinde yapıldığı, hasarın da aynı tarihte meydana geldiği, aracın davacıya tesliminin ise tescil ve hasar tarihinden bir gün sonra 28.07.2017 tarihinde yapıldığı sabittir. TBK'nın 208. maddesinin açık hükmü gereği menkul niteliğinde bulunan satılan aracın yarar ve hasarı, ancak zilyetliğinin devri tarihinde alıcı davacıya geçecektir. Ancak hasar tarihi itibariyle araç henüz davacıya teslim edilmemiştir. Bu nedenle olay tarihi itibariyle hasardan sorumluluk satıcı davacı üzerindedir.
19. 07.2017 tarihli sipariş formunda teslim için belirli bir zaman öngörülmemiş olup, bakiye kapatıldıktan hemen sonra olacağı belirtilmiştir. Aynı tarihli satış sözleşmesinde de belirli bir teslim tarihi bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafça teslimde gecikme hususunda bir ihtar keşide edilmemiştir. Aradan henüz bir zaman geçmediğinden davacının aracı teslim almakta temerrüde düştüğünün kabulü mümkün değildir. Dolu nedeniyle oluşan hasardan davalı satıcı sorumlu olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dolu yağışı nedeniyle aracın sol yan tarafının komple kaporta boya işlemi gerektirdiği, aracın 2.500-TL kaporta işçiliği, 4.500-TL boya işçiliği, 1.500-TL döşeme işçiliği olmak üzere KDV dahil toplam 10.300-TL'ye tamir edilebileceği, dava tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu, yapılan piyasa araştırmasında aracın hasarsız ortalama piyasa rayici ile kaporta aksamında benzer şekilde onarım görmüş olanların piyasa rayici arasındaki fark dikkate alındığında, oluşan hasar nedeniyle aracın emsallerine göre değer kaybının 10.000-TL olduğu görüşü bildirilmiştir.
Hasar sonrasında davacı tarafça yaptırılan ekspertiz sonucunda da aynı tutarlarda hasar bedeli ile 25.000-TL değer kaybı belirlenmiştir. Hasarın niteliği ile dava konusu aracın henüz kullanılmamış yeni araç olduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.386,69-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 347-TL harcın mahsubu ile kalan 1.039,69-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114215 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi