Sözleşmenin zımnen sona erdirilmesi nedeniyle alacak talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1799 E. 2024/441 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Tedarik sözleşmesinden kaynaklanan alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir sözleşmenin tarafı ile aynı yönetim/ortaklık yapısına sahip başka bir tüzel kişilik arasında sözleşme konusu edimlerin fiilen ve uzun süre kesintisiz olarak ifa edildiği, asıl sözleşme tarafınca bu duruma sessiz kalınıp herhangi bir ihtarda bulunulmadığı hallerde, taraflar arasındaki sözleşmenin ortak iradeyle zımnen sona erdirildiği kabul edilir; bu durumda karşı tarafta sözleşmenin hükümsüz kaldığına ilişkin haklı bir güven oluştuğundan, uzun bir süre sonra bu sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulması dürüstlük kuralına aykırı görülür.
Ele alınan sorunlar
Tedarik sözleşmesinin dava dışı şirket üzerinden devam ettirilip ettirilmediği ve sözleşmenin zımnen sona ermesi → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmede müvekkiline ifaya hazır olduğunu bildirme yükümlülüğü getirilmediğini, davalının yazılı sipariş verme yükümlülüğü bulunduğunu, sözleşmenin ancak noterde yapılan ikale ile sona erdirilebileceğini, zımni irade beyanıyla sonlandırmanın mümkün olmadığını, mahkemenin taraflarca ileri sürülmeyen hususları re'sen dikkate aldığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin somut olayla ilgisi bulunmadığını, dava dışı şirketin müvekkilinin iştiraki olmadığını ve ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı ile davalı arasında 22/06/2010 tarihli bir yıl süreli tedarik sözleşmesi bulunmakla birlikte, davalı ile dava dışı bir şirket arasında da aynı dönemde ve sonrasında yumurta tedarikine ilişkin birden fazla sözleşme ve ticari ilişki mevcuttur. Davacı şirketin ve dava dışı şirketin ortaklık yapıları, sözleşme ve fiyat teklif formları birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı şirketin ortaklarının, uyuşmazlık konusu sözleşmenin yapıldığı dönemde davacı şirkette de hakim ortak konumunda olduğu, aynı kişinin her iki şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, sözleşmenin geçerlilik süresi boyunca alımların davacı şirketten değil dava dışı şirketten yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketle dava dışı şirket farklı tüzel kişiliklere sahip olsa da, ticari ilişkinin fiilen dava dışı şirket üzerinden devam ettirildiği; sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra sözleşmenin işlememesine her iki tarafın da sessiz kaldığı, sözleşmeye dayalı hiçbir işlem yapılmadığı ve taraflarca ihtarda bulunulmadığı görülmektedir. Bu durum, tarafların ortak iradeleriyle sözleşmenin zımnen sona erdirildiğinin kabulünü gerektirir. Aynı nedenle sözleşmenin hükümsüz kaldığı hususunda davalı nezdinde haklı bir güven oluştuğundan, altı yıl sonra bu sözleşmeye dayalı talepte bulunulması dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu sonuca varıldığından, dava dışı şirket tarafından taahhüdün yerine getirilip getirilmediğinin ayrıca araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşme tarafının fiilen aynı ekonomik yapıya bağlı başka bir tüzel kişilik üzerinden ticari ilişkiyi sürdürmesi ve karşı tarafın buna uzun süre sessiz kalması halinde, sözleşmenin zımnen sona erdirildiğinin kabul edilmesi ve dürüstlük kuralı gereği geç kalınmış talebin reddi yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni ikale↗ dürüstlük kuralı↗ sessiz kalma↗ organik bağ↗ ticari ilişkinin devamı↗ tedarik sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1799
KARAR NO 2024/441
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/01/2021
NUMARASI 2017/692 Esas - 2021/105 Karar
DAVA
Alacak
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen Kadıköy ... Noterliği'nin 22.06.2010 tarih, ... yevmiye numaralı 1 yıl süreli sözleşme sözleşme ile davalının davacıdan her ay aylık 1.500.000 adet yumurta satın almayı, aksi halde satın almadığı yumurta kadar yumurta ücretini karşılayacağını taahhüt ettiğini, davalının sözleşme tarihi olan 22.06.2010 tarihinden itibaren sözleşmenin geçerlilik süresi boyunca 22.06.2011 tarihine kadar toplamda senelik 18.000.000 tane alım taahhüdüne uymadığından ve satın almadığı takdirde satın almadığı yumurtaların bedelini ödemeyi de taahhüt ettiğinden davalının kaç adet yumurta satın aldığının tespiti ile sipariş etmediği yumurta miktar ve fiyatının belirlenerek bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 300.000-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili; 17/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.618.727,01-TL artırarak 1.918.727,01-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı ile olan sözleşmenin, davacının diğer bir iştiraki olan dava dışı ... Paz..Ltd. şti üzerinden devam ettirildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşmelerin davacı tarafından geçerli bir sözleşme olarak ileri sürülmüş ise de sözleşmelerin imzalanan diğer sözleşmeler ile fiilen sona erdiğini ve davacının iştiraki olan ...Ltd Şti arasında devam ettirildiğini, dava dışı ... ...Ltd Şti'nin internet sitesinde açık olarak davacı şirketin unvanına yer verildiğini, ticaret sicili kayıtlarından şirketlerin aynı kişi tarafından yönetildiğinin açıkça ortada olduğunu, dava dışı ...Ltd Şti ile müvekkili şirket arasında sadece satım sözleşmesi imzalanmadığını, davacı ile fason imalat sözleşmesinin imzalandığını belirterek davacının iddialarının kabul anlamına gelmemek üzere herhangi bir incelemeye karar verilmesi halinde, davacı dışında dava dışı ...Ltd Şti'nin defterlerinin incelenmesi gerekeceğini, davacı ile olan ticari ilişkinin sözleşme hükümleri...Ltd Şti üzerinden yürütüldüğünü, ayrıca davacının dayandığı sözleşme kapsamında teslimata hazır olduğunu ispatla yükümlü olduğunu,müvekkilini temerrüde düşürmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının sözleşmenin kurulduğu 22.06.2010 tarihinden davanın açıldığı 09/05/2016 tarihe kadar sözleşmenin ayakta tutulması için hiç bir girişimde bulunmadığı,basiretli bir tacirin bir yıllık sözleşme çerçevesinde, aylık olarak talep hakkına sahip olduğu ve ürünleri ifaya hazır olduğunu ihtar etmesi ve karşı tarafı temerrüde düşürmesi gerektiği halde hiç bir girişimde bulunmaması nedeniyle sözleşme ilişkisinin karşılıklı anlaşma sonucunda ortadan kaldırıldığı,davacı şirket ile dava dışı ... Gıda'nın ortaklarının aynı kişiler olmadığı, ancak her iki şirketin adresinin aynı olduğu, ortakların aynı soyada sahip oldukları, dava dışı ... Gıda'nın internet sitesinde Davacı Baranoklar'ın yazılı olduğu,"Kurumsal" başlığı altında, "Baranoklar ailesinin hafta sonu aktivitesinden öncü markaya uzanan bir serüven" ifadesi ile başlayan yazıda davacı Baranoklar ile dava dışı ...
Gıda'nın aynı kişilere ait olduğu izlenimi oluştuğu, 31.12.2009 tarihli sipariş formunda hem davacı Baranoklar hem de ... Gıda'nın kaşe ve imzaları bulunduğu,... Gıda ile imzalanan sözleşmede yetkili olarak ...'un yer aldığı, aynı yetkili tarafından her iki şirketi temsilen vekaletname verildiğini, 22.06.2010 tarihli davacı tarafından akdedilen sözleşmenin ... tarafından imzalandığı, her iki şirketin ortakları aynı olmasa da, şirketlerin tek elden yönetildiği, sözleşmesel ilişkinin ... Gıda ile sürdürüldüğü, davacının yaklaşık altı yıl sonra, zımni ikale sözleşmesi ile sonlanan sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmede müvekkilinin ifaya hazır olduğunun karşı tarafa bildirimine ilişkin müvekkiline yükümlülük yüklenmediğini,davalının aylık 1.500.000- adet yumurta siparişini vermeyi üstlendiğini, siparişlerin yazılı olmasının kararlaştırıldığını,ürün siparişi vermeyen davalı karşısında müvekkilinin teslime hazır olup olmadığının bir önemi olmadığını,müvekkilinin aylık 9.000.000 adet yumurta üretme kapasitesine sahip olduğunu, vadesi belli olan hususta karşı tarafın temerrüde düşürülmesinin aranmayacağını,bir yandan sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği kabul edilmiş iken diğer taraftan ... Gıda firması ile devam ettirildiğinin belirtildiğini, sözleşmede davalı için yazılı sipariş verme şartı bulunmakta iken basiretli tacir ilkesinin sadece müvekkili yönünden aranmasının yerinde olmadığını, mahkemece taraflarca ileri sürülmeyen hususların re'sen dikkate alındığını, davalının sözleşmenin zımni irade beyanıyla sona erdiğine ilişkin bir iddiası bulunmadığını, ...
Gıda yönünden taahhüdün yerine getirilmeyen kısmına isabet eden bedele hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından alınmayan yumurta bedelinin 1.918.727-TL hesaplandığını, sessiz kalmanın ölçüsünün ne olduğunun belli olmadığını, öngörülebilirlik ve istikrar ilkelerinin zedelendiğini, dava açma sürelerinin mahkeme eliyle kısıtlanmasının kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin nasıl sonlandırılacağına dair açık hüküm bulunduğunu, zımni irade beyanıyla sonlandırılmasının mümkün olmadığını, noter huzurunda yapılan sözleşmenin ikalesinin de ancak noterde yapılabileceğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin dava ile hiç bir mantıksal ve hukuksal bağının bulunmadığını, ... şirketinin müvekkili şirketin iştiraki olmadığını, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, hukuki ilişkilerinin müvekkili şirketten bağımsız olduğunu,17/07/2008 tarihli sözleşmenin dava konusu sözleşmeden çok önce imzalandığını, imzanın müvekkiline ait olup olmadığının dahi belli olmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması halinde dahi davalının müvekkilinin 14.775.696 adet yumurtayı almadığının sabit olduğunu ve müvekkiline 1.918.727,01-TL borçlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; tedarik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. Taraflar arasındaki 22.06.2010 tarihli, bir yıl süreli sözleşmeye göre davalının davacıdan her ay aylık 1.500.000 adet yumurta almayı, aksi halde satın almadığı yumurta kadar yumurta ücretini karşılayacağını taahhüt ettiği, davalının davacı Baranoklar'dan bu sözleşme kapsamında yumurta alımı yapmadığı hususu ihtilaf dışı olup; uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin dava dışı ... Gıda ...Ltd.Şti. üzerinden devam ettirilip ettirilmediği, davacı şirketle bu şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, sözleşmede kararlaştırılan yumurta bedellerinin ödenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davacı ile davalı arasındaki yumurta tedarikine ilişkin sözleşme 22/06/2010 tarihinde imzalanmıştır. Ancak bunun dışında davalı ile dava dışı ... Gıda ...Ltd Şti arasında da yumurta tedarikine ilişkin ticari ilişki bulunduğu sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davalı ile dava dışı ... Gıda ...Ltd Şti arasında 01/01/2011 tarihinde satım sözleşmesi akdedilmiştir. Yine dosyaya ... Gıda ...Ltd Şti ile ilgili olarak 26/05/2010 tarihli anlaşma başlıklı belge ve satın alma koşullarını düzenleyen sözleşme ibraz edilmiştir. Bunun dışında davalı ile ... Gıda ...Ltd Şti arasında 23/02/2012 tarihinde fason imalat sözleşmesi akdedilmiştir. Ayrıca 31/12/2008 tarihinde davalıya hitaben düzenlenen fiyat formunda davacı şirketle birlikte dava dışı ...
Gıda ...Ltd Şti de davalıya fiyat teklifinde bulunmuştur. Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde 20/09/2009 tarihli sermaye artışına ilişkin alınan kararda hisse sahibi olarak ..., ..., ..., ..., ..., ...'un göründüğü, sermaye artışında 3.000.000 hisseden 1.679.581 hissenin ...'a, 574.875 hissenin ...'a ait olmasının öngörüldüğü, aynı kararda ...'un 3 yıl süreliğine şirketi münferiden temsil etmek üzere yetkili kılındığı; dava dışı ... Gıda ...Ltd Şti'nin 240.000 hisseden 140.000 hisse ...'a, 100.000 hisse ...'a ait olmak üzere kurulduğu, ... 10 yıl süreliğine şirket müdürlüğüne atandığı, 2015 yılında ...'un hissesini ..'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ve davalı şirketin ortaklık yapısı ile dosyaya sunulan sözleşme ve formların birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ... Gıda ...Ltd Şti'nin ortakları ... ve ...'un davacı şirkette sözleşmelerin yapıldığı dönemde hakim ortak olarak göründüğü, ...'un her iki şirketi münferit temsil için yetkili kılındığı, davacı şirketle yapılan uyuşmazlık konusu sözleşmenin geçerli olduğu sözleşme döneminde alımların ... Gıda ...Ltd Şti'den yapıldığı, davacı firmadan hiç alım yapılmadığı, her ne kadar davacı şirketle dava dışı ... Gıda ...Ltd Şti farklı tüzel kişiliklere sahip iseler de ticari ilişkinin dava dışı ... Gıda ...Ltd Şti üzerinden devam ettirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı 22/06/2010 tarihinden sonra sözleşmenin işlememesine her iki tarafın da sessiz kaldığı, sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir işlem yapılmadığı gibi taraflarca ihtarda bulunulmadığı anlaşıldığından tarafların sessiz kalarak ticari ilişkiye dava dışı ...
Gıda ...Ltd Şti üzerinden devam edilerek davacı firma ile davalı arasındaki 22/06/2010 tarihli sözleşmenin tarafların ortak iradeleri zımnen sona erdiğinin kabulü gerekir. Aynı nedenden ötürü 22/06/2010 tarihli sözleşmenin hükümsüz kaldığı hususunda davalıda haklı güven oluştuğu da nazara alındığında 22/06/2010 tarihli sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulmasının dürüstlük kuralına da aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; 22/06/2010 tarihli sözleşmede öngörülen taahhüdün dava dışı .... Gıda ...Ltd. Şti. tarafından yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.21/03/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114209 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi