Belediyeyi genel kurulda temsil yetkisi belediye başkanına aittir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2489 E. 2025/1020 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Düzelterek onandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Belediyenin pay sahibi olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil ve oy kullanma yetkisi, belediye meclisine açıkça verilmediğinden belediye başkanına aittir. Normlar hiyerarşisi gereği yasal bir düzenleme genelge ile ortadan kaldırılamayacağından, ticaret sicili müdürlüğü bakanlık genelgesinden önce kanun hükümleriyle bağlıdır ve genelgeye dayanarak tescil talebini reddedemez. Vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için tarafın kendisini avukatla temsil ettirmiş olması ve davanın kısmen ya da tamamen o taraf lehine sonuçlanması gerekir; vekille temsil edilmeyen taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozma sebebi olmakla birlikte, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanır. İhtiyati tedbir kararı devam ederken tedbirin devamı talebiyle katılma yoluyla istinafa başvurmakta hukuki yarar bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsili ve tescil talebinin bakanlık genelgesine dayanılarak reddedilmesi → kabul
İddia: Davacı, sermaye artışı kararının tesciline ilişkin başvurunun, tek pay sahibi belediye adına görevlendirilen temsilcinin belirlenmesine ilişkin olarak belediye meclisince bir karar alınmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ve ret işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda bir yetki karmaşası bulunmamakta olup, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi belediye başkanı kullanır. Öte yandan normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge ve diğer alt düzenleyici işlemlerin bu sırayla dikkate alınması gerekir; uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken yasa hükümlerinin bulunmaması hâlinde alt normların sırasıyla uygulama alanı tartışılabilir. Yasal bir düzenleme genelge ile ortadan kaldırılamayacağından, ticaret sicili müdürlüğü bakanlık genelgesinden önce kanun hükümleriyle bağlıdır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Kendisini vekille temsil ettirmeyen taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → kabul
Gerekçe: Vekâlet ücreti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir ve yargılama sonucunda aleyhine hüküm verilen tarafça ödenmesine karar verilir. Yargı organlarınca vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. Somut olayda dava, davacı şirket yetkilisi tarafından açılmış ve yine şirket yetkilisince takip edilmiş; karar tarihi itibarıyla davacı şirketi davada temsil eden bir vekil bulunmadığı gibi bu husus gerekçeli karar başlığında da gösterilmiştir. Buna rağmen kendisini vekille temsil ettirmeyen davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir; ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar, ilgili ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
İhtiyati tedbirin devamı talebiyle katılma yoluyla yapılan istinaf başvurusunda hukuki yarar → ret
İddia: Davacı, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi talebiyle katılma yoluyla istinaf isteminde bulunmuştur.
Gerekçe: İhtiyati tedbir kararının devam ettiği gözetildiğinde, davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır. (Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Belediyeyi şirket genel kurulunda temsil yetkisinin belediye başkanına ait olduğu, ticaret sicili müdürlüğünün bakanlık genelgesinden önce kanunla bağlı olduğu ve kendisini vekille temsil ettirmeyen taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği yönünden emsal değeri taşır; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
normlar hiyerarşisi↗ ticaret siciline tescil↗ belediyenin pay sahipliği↗ genel kurulda temsil↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ katılma yoluyla istinaf↗ hukuki yarar↗ ihtiyati tedbir↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2489 E. , 2025/1020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/267 Esas, 2024/280 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/271 E., 2023/714 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davacı şirketin genel kurulunda alınan sermaye artışı kararının tescili için İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yapılan başvurunun tek pay sahibi belediye adına görevlendirilen temsilicinin belirlenmesine ilişkin olarak belediye meclisi tarafından bir karar alınmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ret işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek T.C.Bakırköy 56. Noterliğince 06/04/2023 tarih ve 14646 yevmiye sayı ile onaylı 31/03/2023 tarih, 2023/01 sayılı Sermaye Artışı kararının tescil ve ilanına, tescil hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi belediye başkanının kullanacağının anlaşıldığı, öte yandan, normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge ve diğer alt düzenleyici işlemlerin dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken yasa hükümlerinin bulunmaması halinde alt normların sırasıyla uygulama alanı tartışılabileceği, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelge ile ortadan kaldırılamayacağından, ticaret sicil müdürlüğü bakanlık genelgesinden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün başvurunun iadesi ve reddine ilişkin 10/04/2023 tarihli kararın iptaline, davacı şirketin 31/03/2023 tarih ve 2023/1 sayılı genel kurul sayılı kararının tescil ve ilanına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiş, davacı ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi talebiyle katılma yoluyla istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ihtiyati tedbir kararının devam ettiği gözetildiğinde davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının ticaret siciline tesciline ve tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Vekalet ücreti, HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir. Yargılama sonucunda aleyhine hüküm verilen tarafça vekalet ücreti ödenmesine karar verilir. Yargı organlarınca vekalet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. Davacı şirket yetkilisi tarafından açılan işbu dava, şirket yetkilisince takip edilmiştir. Karar tarihi itibariyle davacı şirketi davada temsil eden bir vekil bulunmadığı ve bu husus gerekçeli karar başlığında da gösterildiği halde karar tarihi itibariyle kendisini vekille temsil ettirmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1140179100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz