6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kur farkı alacağı için TL çekin kabulünden sonra kur farkı istenemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2127 E. 2024/613 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki ticari ilişki yabancı para cinsinden olsa ve alacaklı kural olarak kur farkı talep edebilecek olsa bile, alacaklının alacağın tahsili için borçlu tarafından verilen Türk Lirası bedelli bir çeki ödeme vasıtası olarak teslim alması halinde, bu aşamadan sonra ayrıca kur farkı talep edemeyeceği kabul edilir. Ayrıca, bir davanın açılmasından sonra açılıp esasa girilmeden önce (örneğin arabuluculuk dava şartı eksikliğinden usulden reddedilerek) kesinleşen ikinci bir dava, ilk dava yönünden derdestlik oluşturmaz; icra dosyasına itiraz süresi geçtikten sonra fakat ödemeden önce sunulan dilekçe, somut olayda ihtirazi kayıt niteliğinde kabul edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Derdestlik itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının aynı alacak için açtığı Bakırköy 7. ATM'nin 2019/592-1219 sayılı dosyasının eldeki dava yönünden derdestlik teşkil ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının aynı alacak için açtığı, ancak arabuluculuk dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilen Bakırköy 7. ATM'nin 16/12/2019 tarihli 2019/592-1219 sayılı davasının eldeki dava açıldıktan sonra, ancak eldeki davada esasa girilmeden önce kesinleştiği anlaşıldığından HMK'nın 115/2-3 maddesi gereğince derdest bir dava bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kur farkı alacağının talep edilebilirliği ve çekle ödemenin etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının fatura içeriğine itiraz etmediğini, faturanın kesinleştiğini, kur farkı alacağının vade tarihindeki kur dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini ve bilirkişinin görevini aşarak hukuki görüşte bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. Taraflar arasındaki ticari ilişki yabancı para cinsinden olup davalının kural olarak kur farkı talep etmesi mümkün ise de davalı, alacağının tahsili için davacı tarafından verilen çekleri teslim almıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davalının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtirazi kayıt niteliği ve ödemenin niteliği → ret

İddia: Davalı vekili, davacının borcunu icra müdürlüğüne ihtirazi kayıt sunmadan kayıtsız ve şartsız ödediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının icra dosyasına itiraz süresinden sonra 27/06/2019 tarihinde sunduğu dilekçe ile borca karşı çıktığı, bir sonraki gün borcu ödediği dikkate alındığında icra dairesine sunulan 27/06/2019 tarihli dilekçenin ihtirazi kayıt niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda davacının takibin kesinleşmesi üzerine icra dosyasına ödediği bedelden kur farkına isabet eden tutarın davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, kur farkı alacaklısının alacağın tahsili amacıyla Türk Lirası bedelli çeki ödeme vasıtası olarak kabul etmesi halinde bu aşamadan sonra kur farkı talep edemeyeceği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına atıfla vurgulanmıştır. Ayrıca sonradan açılan ve esasa girilmeden önce usulden reddedilerek kesinleşen davanın derdestlik teşkil etmeyeceği yönündeki tespit, benzer usuli uyuşmazlıklar için emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
derdestlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı derdestlik ihtirazi kayıt istirdat arabuluculuk dava şartı çek dövize endeksli ticari ilişki

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/2-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2127

KARAR NO 2024/613

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/09/2021

NUMARASI 2020/38 Esas - 2021/873 Karar

DAVA

İstirdat

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının müvekkili ile arasındaki satım sözleşmesi kapsamında kur farkı nedeniyle 15.03.2019 tarihli fatura düzenlendiğini, USD karşılığı belirtilen ancak TL olarak düzenlenen satış faturaları nedeniyle müvekkili tarafından davacıya 31.10.2018 tarihinde 39.528,50-TL bedelli çek düzenlendiğini, iki tarafından çekin fiili tanzim tarihinde mutabık olduğunu ve davalının çek bedelini kabul ettiğini, çekin tanzimi ile birlikte ifa yerine yapılan edim neticesinde tarafların birbirinden herhangi bir nam ve sair altında hak ve alacağının kalmadığını, müvekkilinin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödeme yaptığını belirterek müvekkilinin ödediği 9.135,50-TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının istirdat iddiasının kötü niyetli ve yersiz olduğunu, davacının gerçekte borçlu olduğu tutarı ödediğini, alacağın müvekkilinin davacı ile ticari münasebetinden kaynaklandığını, müvekkili tarafından davacıya verilen mal ve hizmetlerin karşılığı olarak müvekkili şirketin davacıdan 7.447,25-TL alacaklı olduğunu, işbu tutarın ödenmediği için davalı ile irtibata geçilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, akabinde ödeme yapılmayınca davacı aleyhine takip başlatıldığını, davacının borcunu kayıtsız ve şartsız ödediğini, müvekkili tarafından fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacı tarafından gerek fatura içeriğine gerekse de faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturanın kesinleştiğini, davacının bu aşamadan sonra yapmış olduğu itirazların haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 7.447,25-TL alacağa ilişkin takip yapıldığı, davacı tarafça icra dosyasına 28/06/2019 tarihinde toplam 9.135,50-TL ödeme yapıldığı, takibe konu miktarın 6.856,86-TL'sinin kur farkından kaynaklandığı, kalan bakiye 590,39-TL kısmın mal alım faturasından kaynaklandığı, davaya koınu 590,39-TL'lik miktarın taraf defterlerinde yer aldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya düzenlenen 15.03.2019 tarihli 6.856,86-TL tutarlı kur farkı faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından 06.06.2018 tarih 16.562,16-TL bedelli ve 21.06.2018 tarih 22.966,34-TL olmak üzere toplam 39.528,50-TL tutarında faturanın düzenlendiği, bunun akabinde davacı tarafından davalıya 09.07.2018 tarihinde 31.10.2018 vadeli ve 39.528-TL tutarlı çek ödemesinin yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturanın TL cinsinden olduğu davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenmesinin mümkün olduğu gibi bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra Yargıtay içtihatları doğrultusunda kur farkı isteyemeyeceği, davacının fazla yatırdığı 8.770,80-TL'nin istirdatını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.770,80-TL'nin dava tarihi olan 14.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının icra dosyasına borcu kayıtsız şartsız ödediğini, Bakırköy 7. ATM'nin 2019/562 Esas sayılı dava dosyasının derdestlik bakımından değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından fatura içeriğine itiraz edilmediğini, faturanın kesinleştiğini, bilirkişinin görevini aşarak hukuki görüşte bulunduğunu, müvekkilinin kur farkı alacağının vade tarihindeki kur dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kur farkı ve satış faturasından bakiye alacağın tahsili için başlatılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibi nedeniyle yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davalı alacaklı, davalı aleyhinde açık hesaptan kaynaklanan bakiye 7.447,25-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatmış olup, ödeme emrinin davacıya 17/06/2019 tarihinde tebliğ ediliği, 27/06/2019 tarihinde süresinden sonra icra dosyasına itiraz dilekçesi sunulduğu, ertesi gün icra dosya borcunun ödendiği, davalının icra takibindeki alacağının 15/03/2019 tarihli 6.856,86-TL bedelli kur farkı faturası ile satış faturalarından bakiye alacağa dayandığı, davacının ise kesinleşen icra takibi nedeniyle ödenen 9.135,50-TL bedelin istirdatını talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının düzenlediği 15/03/2019 tarihli 6.856,86-TL bedelli kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Davacının aynı alacak için açtığı, ancak arabuluculuk dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilen Bakırköy 7. ATM'nin 16/12/2019 tarihli 2019/592-1219 sayılı davasının eldeki dava yönünden derdestlik teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de Bakırköy 7. ATM'nin 16/12/2019 tarihli 2019/592-1219 sayılı kararının eldeki dava açıldıktan sonra, ancak eldeki davada esasa girilmeden önce kesinleştiği, HMK'nın 115/2-3 maddesi gereğince derdest bir dava bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır.(Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K.

sayılı kararı; 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar). Taraflar arasındaki ticari ilişki yabancı para cinsinden olup, davalının kural olarak kur farkı talep etmesi mümkün ise de davalı alacağının tahsili için davacı tarafından verilen çekleri teslim almıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davalının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir.

Yargıtay'ın bu konuya içtihatları da yerleşik hale gelmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2020/4821 E. 2021/65 K.; 19/04/2022 tarih 2020/7585 E. 2022/3142 K. Sayılı içtihatları). Her ne kadar davalı tarafça, davacının borcunu icra müdürlüğüne ihtirazi kayıt sunmadan ödediğini ileri sürmekte ise de davacının icra dosyasına itiraz süresinden sonra 27/06/2019 tarihinde sunduğu dilekçe ile borca karşı çıktığı, bir sonraki gün borcu ödediği dikkate alındığında icra dairesine sunulan 27/06/2019 tarihli dilekçenin ihtirazi kayıt niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda davacının takibin kesinleşmesi üzerine icra dosyasına ödediği bedelden kur farkına isabet eden tutarın davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 599,13-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 149,79-TL harcın mahsubu ile kalan 449,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113992 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.