6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kambiyo senedinde soyutluk ilkesi ve ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1554 E. 2024/631 K. · · İlk derece: İST. ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Çek Bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kambiyo senedinde soyutluk ilkesi gereği, senedin temel ilişkiden bağımsız ve kayıtsız şartsız borç doğurduğu; imzası inkâr edilmeyen çekin karşılıksız kaldığını (mal tesliminin gerçekleşmediğini) ileri süren taraf bu hususu ispatla yükümlüdür. Ticari defter kayıtlarının ve faturaların birbirini teyit ettiği hallerde bu ispat yükü yerine getirilemez. Şikâyet konusu fiiller hakkında verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, farklı bir hukuki ilişkiye dayanıyorsa bekletici mesele yapılmayı gerektirmez; farklı hukuki ilişkiye dayanan başka bir dava ile de birleştirme talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Çek bedeline karşılık malların teslim edilmediği iddiası ve ispat yükü → ret

İddia: Davacı vekili, çalışanların şirket yetkililerinin bilgisi dışında dava dışı şirketlerden emtia alımı yaptığını, emtia bedelini şirkete ödettiklerini, satın alınan emtiaları müvekkili şirkete teslim etmeyip davalıya teslim ettiklerini, dava konusu çek bedeline karşılık sipariş edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kambiyo senedi niteliğindeki bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bedel ödeme taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade eder. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir; kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu hususu ispatla yükümlüdür. Bilirkişi incelemesinde davacı ve davalı ticari defterlerinin, davacının sonradan düzenlediği iki iade faturası hariç birbirini teyit ettiği, dava konusu 100.000-TL'lik çekin düzenlendiği tarihte her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve çekin mal alım karşılığı verildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığı tespit edildiğine göre, fatura konusu malların teslim edilmediğine veya ihtiyaçtan fazla sipariş verildiğine yönelik iddia yerinde görülmemiştir. İmzası inkâr edilmeyen çek nedeniyle davacı borçlu olmadığını ispatlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, şirket çalışanları ve davalı şirket yetkilisi hakkındaki ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı vekilinin şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmalar sonucunda şirket çalışanları ile davalı şirket yetkilisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Soruşturmalar sonuçlanıp takipsizlik kararı kesinleştiğine göre, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Ayrıca eldeki davanın konusu imzası inkâr edilmeyen çek nedeniyle faturalı alımlara ilişkin olup, ceza soruşturmasının konusu (üçüncü firmalardan alınan emtianın davalıya satılıp bedelinin şirkete değil çalışanlara ödendiği iddiası) farklı bir ilişkiye aittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Başka bir tazminat davasıyla birleştirme talebi → ret

İddia: Davacı vekili, davalı aleyhine açılan İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2020/251 esas sayılı tazminat davasıyla eldeki davanın birleştirilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Birleştirme talep edilen dosyada davacı, kendi çalışanları ile davalı şirket yetkilisinin ceza soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir; o dosyada da taraf ticari defterlerinin davacının düzenlediği iki iade faturası dışında birbirini doğruladığı, iade faturalarına konu edilen faturaların davacının defterlerinde teslim alan imzasıyla yer aldığı, iade faturalarının fatura tarihinden bir buçuk yıl sonra düzenlendiği tespit edilerek davanın reddine karar verilmiş olup bu karar kesinleşmemiştir. Eldeki davanın konusu, çek karşılığı alınan malların teslim edilmediği iddiasına ilişkindir; ceza soruşturmasındaki şikâyet ise üçüncü firmalardan alınan emtianın davalıya satılıp bedelinin çalışanlara ödendiği iddiasına ilişkindir; bu şikâyet nedeniyle takipsizlik kararı verilip kesinleşmiş, davalı yetkilisinin çalışanların suçuna iştirak ettiği iddiası sabit olmamıştır. Birleştirme talep edilen davanın konusu eldeki dava ile doğrudan ilişkilendirilemediğinden birleştirme talebinin reddi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesinin ispat yükü üzerindeki etkisini ve çekin karşılıksız kaldığı iddiasında ispat yükünün davacıya ait olduğunu somutlaştırması yönüyle emsal niteliktedir; ayrıca farklı hukuki ilişkiye dayanan ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılamayacağı ve farklı konudaki davaların birleştirilemeyeceği hususunda ikna edici bir örnek sunar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi soyutluk ilkesi ispat yükü bekletici mesele davaların birleştirilmesi ticari defter

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1554

KARAR NO 2024/631

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İST. ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/06/2021

NUMARASI 2019/549 Esas - 2021/764 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Alım Satım)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket çalışanlarının yetkililerden habersiz ..., ... ve ... şirketlerinden mal aldıkları, faturaların şirket adına olduğu, müvekkili tarafından bedeli ödenen malları davalıya teslim ederek bedelini kendilerinin tahsil ettiğini, çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalıya 15/02/2019 tarihinde verilen 28/05/2019 keşide tarihli, ... numaralı 100.000-TL bedelli, 19/02/2019 tarihinde verilen 11/06/2019 keşide tarihli, ... numaralı 40.000-TL bedelli ve 23/05/2019 tarihinde verilen 23/05/2019 keşide tarihli, ... numaralı 41.000-TL bedelli çekler ile alınan emtianın ihtiyaç dışı sipariş verildiğini, emtiaların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, şüpheli çalışanlar tarafından üçüncü kişilere satıldığı ve bedelinin tahsil edildiğinin tespit edildiğini, davalıya teslim edilen 40.000-TL ve 41.000-TL bedelli çeklerin ibrazında davalıya ödendiğini, 100.000-TL bedelli çekin ise bankaya ibrazı halinde ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği, ancak çekin takibe konu edilmemesi hususunda tedbir kararı verilmediğinden davalı tarafından Gebze ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, ödeme emrinden haberleri olmadığından takibin kesinleştiği, davalı tarafça fatura alacakları için Gebze ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile de takip başlatıldığını, dava konusu çekin bedelsiz olduğunu belirterek, müvekkilinin dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının kendi bünyesinde meydana gelen mal kayıplarını ve firması içindeki sorunları müvekkili şirkete yansıtarak müvekkilinin hakkı olan çeki ödemediğini, müvekkilinin sattığı malları davacıya teslim ettiğini, irsaliyeli faturalarda teslim alan imzalarının bulunduğunu, davacı tarafından da vadeli çekler ile ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin açık hesaptan kaynaklanan 89.777,01-TL alacağının başka dosyada takibe konulduğunu, çekin dayanağı 10 adet fatura olup, faturalar ile teslim edilen mallara binaen çekin ödeme için teslim edildiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının çekteki imzaya itirazı olmadığı, davaya konu edilmeyen, davaya konu çek ile birlikte aynı ilişki çerçevesinde düzenlendiği iddia edilen 40.000-TL, 41.000-TL bedelli çeklerin davalıya ödendiği, alınan bilirkişi raporunda, menfi tespit davasına konu edilen 100.000-TL'lik çekin 15/02/2019 tarihinde her iki tarafın yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, borç ödeme aracı olan çekin mal alım karşılığı verildiğinin tespit edildiği, malların teslimine dair davacı şirketin çalışanları tarafından imzalanan irsaliye ve faturaların teslimi ispat ettiği, bu meyanda davacı vekilinin irsaliyelerdeki şirket personelinin imzasına yönelik iddiasına itibar edilmediği, bu durumda ceza soruşturmasının sonucunun beklenilmesinin esasa dair önemi olmadığı, davacının kendi çalışanları ve davalı tarafından dolandırıldığına dair iddia ileride ceza mahkemesi kararıyla sabit olsa bile, davacı yetkilisinin imzasını dahi inkar etmediği çek sebebiyle yapılacak yargılamada soruşturma sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranında 20.000-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirket çalışanlarının müvekkili şirket adına dava dışı ..., ... ve ... şirketlerinden emtia alımı yaptıkları, alınan emtiaları davalıya teslim ettikleri,emtia bedellerini davacı şirketin satıcı şirketlere ödettirdikleri, emtiaların davalıya tesliminden sonra bedellerini kendi hesaplarına gönderttikleri ve davalının ödemeleri bu kişilerin hesaplarına gönderdiği tespitlerinin yapıldığı, şirket çalışanları hakkında Gebze C. Başsavcılığı'nın 2019/6146 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, davalı şirket yetkilisi ...'ın ifadesinde, ...'ın üç ay önce kendisini arayarak galvaniz sac alımı yapıp yapmayacağını sorduğunu, müvekkili şirkete güvenerek malları teslim aldığını, malların bedellerini ise peyder pey ...'ın bildirdiği hesaba gönderdiğini, bu eylemi ...'ın müvekkili şirketle arasını bozmasından korktuğu için yaptığını beyan ettiğini, bu hali ile davalının müvekkili çalışanları ile birlikte hareket ederek müvekkilini dolandırdığını, devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davalı aleyhine İstanbul 4.

ATM'nin 2020/251 esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı, her iki dosyanın birleştirilmesinin talep edildiğini, mahkemece temel borç ilişkisinden kaynaklanan bu talepleri dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı tarafça kambiyo senetlerine özgü icra takip konusu edilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Davacı vekili tarafından; müvekkili şirket çalışanlarının şirket yetkililerinin bilgisi dışında müvekkili şirket adına dava dışı ..., ...

ve ... şirketlerinden emtia alımı yaptıkları, alınan emtiaların bedelini şirkete ödettikleri, satın alınan emtiaları ise müvekkili şirkete teslim etmeden davalı şirkete teslim ettikleri, davalı şirketin emtia bedelini bu kişilere ödediği, dava konusu çek bedellerine karşılık sipariş verilen ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediği ileri sürülmüştür. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirketin ticari defterlerine göre 2018 yılı sonunda davalıya 95.004,24-TL, 2019 yılı sonunda ise 91.015,53-TL borçlu olduğu, 2020 yılında mal alışı bulunmadığı, ancak davacının davalıya hitaben 13.03.2020 tarihinde davalının 14/09/2018 ve 15/02/2019 tarihli faturalarındaki malların teslim edilmediği açıklamasıyla 19.045,20-TL ve 21.661,26-TL tutarlı iki adet iade faturası düzenlediği, bu faturalar düşüldüğünde davacının borcunun 50.309,07-TL olduğu, davacı ve davalı defterlerinin 2020 yılındaki iade faturaları hariç 2019 yılında 91.015,95-TL borç/alacak yönünden birbirini teyit ettiği, menfi tespit davasının konusu 100.000-TL'lik çekin 15/02/2019 tarihinde her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, çekin mal alım karşılığı verildiği tespit edilmiştir.

Davalı tarafça düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığı tespit edildiğine göre, davacının fatura konusu malların teslim edilmediğine veya ihtiyaçtan fazla sipariş verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin, müvekkili şirket çalışanlarının şirket yetkililerinin bilgisi dışında müvekkili şirket adına dava dışı ..., ... ve ... şirketlerinden emtia alımı yaptıkları, alınan emtiaların bedelini şirkete ödettikleri, satın alınan emtiaları ise müvekkili şirket yerine davalı şirkete teslim ettikleri, davalı şirketin emtia bedelini bu kişilere ödediği iddiasına ilişkin şikayeti üzerine, Gebze C.Başsavcılığının 2019/6146 ve 2022/19655 soruşturma sayılı dosyalarında yapılan soruşturma sonucunda, şirket çalışanları ile davalı şirket yetkilisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Soruşturmalar sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına da karar verilmiş olmakla, davacı vekilinin ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı vekili tarafından birleştirme talep edilen İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2020/251 esas 2023/1015 karar sayılı dosyasında, davacı tarafça, kendi çalışanları ile davalı şirket yetkilisinin ceza soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle, şirketin uğradığı zararın tazmini talep edilmiştir. Anılan dosyada mahkemece; taraf ticari defterlerinin davacının düzenlediği iki iade faturası dışında birbirini doğruladığı, davacının iade faturalarına konu ettiği davalının 14.09.2018 ve 05.02.2019 tarihli faturalarının davacının ticari defterlerinde yer aldığı, faturalarda teslim alan imzasının yer aldığı, davacının fatura tarihlerinden bir buçuk yıl sonra 13.03.2020 tarihinde iade faturalarını düzenlediği tespit edilerek davanın reddine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olup kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafın iddiası çek karşılığı alınan malların müvekkili şirkete teslim edilmediğinden çekin karşılıksız kaldığına ilişkindir. Ceza soruşturmasındaki şikayeti ise, üçüncü firmalardan satın alınan emtianın davalı şirkete satıldığı, davalıdan bedellerinin tahsil edildiği ancak şirkete değil, çalışanlarına ödendiği iddiasına ilişkindir. Davacı şirketin çalışanları ile davalı şirket yetkilisi aleyhine yapılan şikayet nedeniyle takipsizlik kararı verilip kesinleştiği, davalı şirket yetkilisinin çalışanların suçuna iştirak ettiği iddiası sabit olmamıştır. Eldeki davanın konusu ise, imzası inkar edilmeyen çek nedeniyle davacının ticari defterlerinde kaydı bulunan faturalı alımlara ilişkin olup, çek nedeniyle davacı borçlu olmadığını ispatlayamadığı gibi, ceza soruşturmasının konusunun da farklı bir ilişkiye ait olduğu belirlenmektedir.

Açıklanan nedenlerle, birleştirme talep edilen davanın konusu eldeki dava ile doğrudan ilişkilendirilemediğinden davacı vekilinin birleştirme talebinin reddine ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113928 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.