6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aracın donanım paketine ilişkin sözleşmeye aykırılık iddiasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2290 E. 2024/637 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ayıplı satış nedeniyle tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Satılan malın vaat edilen niteliklere sahip olup olmadığı gözlem yoluyla, basit bir incelemeyle tespit edilebilecek nitelikteyse ve alıcı tacir sıfatıyla basiretli davranarak malı inceleyip satın almışsa, sonradan bu niteliklerin bulunmadığını bilmediğini ileri sürerek sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunamaz; satış bedelinin ilgili versiyonun rayiç değerinin altında kalması da bu sonucu güçlendiren bir unsurdur.

Ele alınan sorunlar

Araç donanım paketinin vaat edilenden farklı olması nedeniyle sözleşmeye aykırılık iddiası → ret

İddia: Davacı, davalının aldatıcı ilan verdiği hususunda bilirkişi raporunda inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin dosyada bulunmadığını ve incelenmediğini, kararın adil olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının iddiası TBK 112. madde kapsamında sözleşmeye aykırılığa dayanmaktadır. İki paket versiyonu arasındaki fark (kol dayama, hız sabitleyici ve sınırlayıcı, dijital klima, arka park sensörü, yol bilgisayarı, sis farları, LED gündüz farları) araçta yapılacak basit bir gözlem ile anlaşılabilecek niteliktedir. Tacir olan ve basiretli hareket etmesi gereken davacının aracı incelemeden satın alması beklenemez; davacının kendi beyanlarına göre aracı inceleyerek satın aldığı sabittir. Bu durumda davacının araçtaki üst pakete ait özelliklerin bulunup bulunmadığını bilmemesi mümkün değildir. Davacının kendisine gösterilen araçtan başka bir araç satıldığı da iddia edilmemiştir. Dava konusu aracın taraflar arasındaki sözleşmeye mevcut hali ile konu olduğu, fiyatlandırmanın da aracın mevcut durumuna göre yapıldığı dikkate alındığında, tarafların iradesinin dava konusu araç üzerinden gerçekleştiği ve sözleşmeye aykırı ifa bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alıcının, gözle görülebilir/basit incelemeyle tespit edilebilecek nitelikteki eksiklikleri bilmemesinin mümkün olmadığı ve tacir sıfatıyla basiretli davranma yükümlülüğü çerçevesinde sözleşmeye aykırılık iddiasının reddedilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmeye aykırılık ayıplı ifa basiretli tacir TBK 112 gözlem yoluyla tespit edilebilirlik

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 112

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2290

KARAR NO 2024/637

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/07/2021

NUMARASI 2020/491 Esas - 2021/574 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/05/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı; davalının "www...com" isimli internet sitesine dava konusu aracın satışı için ilan verildiğini, ... olarak satılığa çıkarılan ... plaka sayılı aracın kendileri tarafından satın alındığını, sonrasında tramer sorgusu yapıldığında aracın "..." paket değil "..." paket gözüktüğünü, serviste şasi numarası üzerinden sorgulama yapıldığında servisin tespit edememesi üzerine ...’ye yönlendirildiklerini, yapılan görüşmeler neticesinde aracın en donanımsız olan “...” paket olduğunun tespit edildiğini, davalının en düşük paket yerine en pahalı paket olan “...” paket olarak ilan vererek kendilerini yanılttığını, "..." ve "..." paket arasında 12.000-TL fiyat farkı bulunduğunu, ayrıca 2.750-TL vergi farkına kendisinin katlanmak zorunda kaldığını belirterek, araç modelinden kaynaklı olan 12.000-TL zarar ile 2.750-TL vergi zararı olmak üzere 14.750-TL'nin 30.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkil şirketin elinde 2 adet ... marka ... model araç bulunduğunu, bunlardan birisinin "..." paket, diğerinin ise "..." paket olduğunu, müvekkili şirket işbu iki aracını satışa çıkardığını, ancak davacının iddia ettiği gibi "...com" adresine ilan verilmediğini, kaldı ki davacı tarafından sunulan ilanda paketlerinin farklı olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı tarafın müvekkilini arayarak bilgi istediğinde müvekkilinin her iki aracı da ayrıntılı bir şekilde, paket hakkındaki bilgiler dahil olmak üzere davalıya anlattığını, davacının daha uygun olduğu için davaya konu ... plakalı aracı almak istediğini ve 28.07.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davacının aracı satın alırken ekspere götürerek incelettiğini ve buna göre aracı bilerek ve görerek satın aldığını, kol dayama, sis farları, park sensörünün bulunup bulunmadığının çıplak gözle anlaşılabileceğini, davacı tarafın oto galericiliği yaptığını, bu durumu bilmemesinin imkansız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu aracın davacıya 87.000-TL bedelle satıldığı, satış tarihi itibariyle "..." paket aracın rayiç değerinin 127.500-TL, "..." paketin ise 108.500-TL olduğu, davacı tarafından aracın satış sözleşmesinde gösterilen bedelden fazla olan 99.500-TL'ye satın alındığı iddia edilmiş ise de resmi satış sözleşmesinin ancak sahteliğinin ileri sürülebilecek olması, aksinin ispatının mümkün olmaması nedeniyle bu iddiaya itibar edilmeyeceği, aracın satış bedelinin her iki paketin de rayiç bedelinin altında kaldığı, ilanda davacının iradesini sakatlayacak nitelikte olmadığı, davalı tarafından davacıyı yanıltıcı bilgi verildiği kabul edilse dahi emsal bedelden daha düşük bedele aracın satın alınmış olması nedeniyle davacının bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı; davalının aldatıcı ilan vermemesi gerektiği hususunda bilirkişi raporunda hiç bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı sunduklarını itiraz dilekçesinin dosyada bulunmadığını, mahkemece bu dilekçenin incelenmediğini, mahkemece verilen kararın adil olmadığını, itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalıdan satın aldığı araçta vaadedilen donanımların bulunmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, davalıdan 28/07/2010 tarihinde satın aldığı aracın ilanında en üst donanıma sahip "..." paket olarak belirtildiğini, aracın vaadedilen bu niteliğine dayalı olarak satın alındığını, ancak en alt donanıma sahip "..." versiyonu olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının iddiası TBK'nın 112. maddesi kapsamında sözleşmeye aykırılığa dayanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, davalı satıcının davacıya aynı marka ve model aracı üst donanıma sahip "..." paket olarak satmayı vaat edip etmediği hususundan kaynaklanmaktadır. Bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere iki versiyon arasında fark, "..." pakette bulunan kol dayama, hız sabitleyici ve sınırlayıcı, dijital klima, arka park sensörü, yol bilgisayarı, sis farları, LED gündüz farlarından ibarettir.

Bahsi geçen niteliklerin araçta yer alıp almadığı gözlem yoluyla anlaşılabilecek niteliktedir. Dolayısıyla bu özelliklerin araçta yer alıp almadığı, aracın "..." paket olup olmadığı araçta yapılacak basit bir inceleme ile anlaşılabilecektir. Tacir olan ve basiretli hareket ettiği varsayılan davacının aracı satın alırken aracı incelediği kabul edilir. Somut olayda da davacı aracı inceleyerek satın aldığı kendi beyanları sabittir. Davacının araçta üst pakete ait olan bu özelliklerin bulunup bulunmadığını bilmemesi mümkün değildir. Davacının kendisine gösterilen araçtan başka bir araç satıldığı da iddia edilmiş değildir. Bu durumda dava konusu aracın taraflar arasındaki sözleşmeye mevcut hali ile konu olduğu, fiyatlandırmanın aracın mevcut durumuna göre yapıldığı dikkate alındığında tarafların satış sözleşmesindeki iradesinin dava konusu araç üzerinden gerçekleştiği, dolayısıyla sözleşmeye aykırı ifa bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113674 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.