Yabancı para alacağında seçimlik hak kullanılmamışsa döviz üzerinden hüküm
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6198 E. 2025/154 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yabancı para alacağı için başlatılan icra takibinde alacaklı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunup takip tarihindeki kurun TL karşılığını yalnızca takip talebine yazmış, buna karşılık alacağın faiziyle birlikte ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilini istemişse seçimlik hakkını kullanmış sayılmaz; bu hâlde mahkemece döviz cinsinden hüküm kurulması gerekir, TL cinsinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Öte yandan, ihtarname keşide edilmemiş ve temerrüt ispatlanamamışsa geç teslim iddiasına dayanılamaz ve karşı taraf sözleşmedeki cezai şarta hak kazanır; sözleşmede öngörülenden farklı marka mal teslimi hâlinde ise aradaki fiyat farkı yoksa tazmini gereken bir zarar doğmaz.
Ele alınan sorunlar
Yabancı para alacağı için başlatılan takipte seçimlik hakkın kullanılıp kullanılmadığı ve hükmün para birimi → kabul
Gerekçe: Asıl davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde, davacı yanın icra takibinde seçimlik hakkını kullanmadığı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunulduğu, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenerek takip talebine yazıldığı, ancak yabancı para asıl alacağının takip tarihinden ödeme tarihine dek faizi ile birlikte toplamının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece döviz cinsinden hüküm kurmak gerekirken, davacının seçimlik hakkını kullandığından bahisle TL cinsinden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüdün ispatı ve alıcının cezai şarta hak kazanması ile mahsup → kısmi kabul
İddia: Asıl davada davacı, yer tesliminin geç yapıldığını ve davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak temerrüde düştüğünü ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı ve davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak temerrüde düştüğü ileri sürülmüşse de, bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmemiş, yer tesliminin geç yapıldığı iddiası kanıtlanamamış ve davalı ödeme yönünden temerrüde düşürülmemiştir. Bu nedenle asıl davada davalı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta hak kazanmıştır; bu tutarın mahsubuyla asıl davada davacının bakiye alacağı kalmakta olup, dayanak icra takibi Türk Lirası üzerinden başlatıldığından asıl davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulü gerekir. Kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir; reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Birleşen davada sözleşmeye aykırı marka teslimi nedeniyle zarar iddiası → ret
İddia: Birleşen davada davacı, karşı tarafın sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka teslim ettiğini, bu nedenle fiyat farkından kaynaklanan zararının doğduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile teslim edilen cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığından ortada bir zarar söz konusu değildir; bu nedenle birleşen davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yabancı para alacağına ilişkin takipte seçimlik hakkın kullanılmış sayılmayacağı hâllerde hükmün döviz cinsinden kurulması gerektiği yönündeki bozma gerekçesi bakımından emsal değeri taşır; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ seçimlik hak↗ temerrüt↗ cezai şart↗ mahsup↗ itirazın iptali↗ icra inkâr tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11979 E. 2012/18552 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaİSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yer «tesliminin» geç yapıldığı, ayrıca davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak ödemede «temerrüde» düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir «ihtarname» keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının ödeme yönünden de temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla asıl davada davalı Başaran firmasının 73.160,17 euro «cezai şarta» hak kazandığı, bu durumda «mahsup» ile asıl davada davacının 3.746,07 euro bakiye alacağının bulunduğu, dayanak icra takibinin Türk Lirası üzerinden başlatıldığı, asıl davanın bu tutar üzerinden kısmen kabul edilmesi gerektiği, kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta «kötüniyetli» olduğu kanıtlanamadığı, birleşen dava yönünden sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile teslim edilen cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, bu nedenle bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ... ..
Benzer bu karardaSözleşme hükümleri gereğince gerçekten de davacının sorumlu olduğu bir nedene dayalı olarak ödeme yapılmış olması halinde davacı bundan sorumlu olup, bu ödemenin 3. kişilerin açmış olduğu bir dava sonucu olarak yapılmaması «mahsup» «yetkisini» ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla mahkemece «mahsup» edilmesi gereken tutar bulunup, bunun alacaktan mahsubu suretiyle hüküm oluşturulması gerekirken mahsubu istenen tutarın açılmış bir dava olmaksızın ödendiği gerekçesiyle yazılı biçimde karar tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacının sözleşme uyarınca şirkete tahsis ettiği servis aracının kaza yaptığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.2 maddesinde; davalının, davacının hak edişinden kesinti yapabilmesi için, 3. kişilerin dava açması şartının öngörüldüğü, olayda, bu şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede, davacı tarafın kusurları nedeniyle yapılan «masrafların» davacının sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir.
Sözleşme hükümleri gereğince gerçekten de davacının sorumlu olduğu bir nedene dayalı olarak ödeme yapılmış olması halinde davacı bundan sorumlu olup, bu ödemenin 3. kişilerin açmış olduğu bir dava sonucu olarak yapılmaması «mahsup» «yetkisini» ortadan kaldırmaz.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4126 E. 2013/7637 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacının sözleşme uyarınca şirkete tahsis ettiği servis aracının kaza yaptığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ... maddesinde; davalının, davacının hak edişinden kesinti yapabilmesi için, .... kişilerin dava açması şartının öngörüldüğü, olayda, bu şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin .../.../2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6198 E. , 2025/154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/437 Esas, 2023/1428 Karar
HÜKÜM
Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/653 E., 2020/467 K.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/251 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı ... Enerji Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.01.2025 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat Merve Karaca ile davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat İrem Kürklü dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Davacı-birleşen davada davalı ... Enerji ... Ltd. Şti. vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.04.2014 tarihinde Robur ve Fancoil cihazlarının teslimine ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili firmanın sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının kesilen faturaları ödemediğini ileri sürerek başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, birleşen davaya cevabında; davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE BİRLEŞEN DAVA
Davalı-birleşen davada davacı ... Otelcilik ... A.Ş. vekili asıl davaya cevabında; davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka tesliminde bulunduğunu, sözleşme gereği cezai şartta hak kazandıklarını ve bu bedelin davacı hak edişinden kesildiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava dilekçesinde; davacının sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, bu nedenle fiyat farkından kaynaklanan zararın doğduğunu belirterek, 73.160,17 euro cezai şart alacağının davalının hak edişinden kesildiğinin tespitine, farklı ürün teslimi nedeniyle doğan zarardan şimdilik 2.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın sözleşme konusu cihazları vadesinde teslim edememesinin Başaran'ın bedel ödemelerini vadesinde yapmamasından kaynaklandığı, bu durumda Başaran A.Ş.'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2 hükmü uyarınca temerrüde düştüğü, diğer yandan ... Ltd. Şti.'nin sözleşmede kararlaştırılmış olandan farklı marka Fancoil cihazı teslim etmesinden dolayı Başaran A.Ş.'nin herhangi bir fiyat farkı zararına uğramadığı, Başaran A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'ye olan borcundan kesinti yapma hakkının bulunmadığı, bu nedenlerden dolayı ... Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibari ile Başaran A.Ş.'den 76.906,24 euro alacak talebinde haklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği, takibe konu alacağın likit olması, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı aleyhine icra inkâr tazminatına, reddedilen kısım yönünden davacı/alacaklının takibe geçmede kötüniyetli olduğu kabul edilerek, davacı ...
aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Birleşen dava yönünden ise Başaran A.Ş.'nin cezai şart talep edemeyeceği ve zarar alacağının da bulunmadığı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı, ayrıca davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının ödeme yönünden de temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla asıl davada davalı Başaran firmasının 73.160,17 euro cezai şarta hak kazandığı, bu durumda mahsup ile asıl davada davacının 3.746,07 euro bakiye alacağının bulunduğu, dayanak icra takibinin Türk Lirası üzerinden başlatıldığı, asıl davanın bu tutar üzerinden kısmen kabul edilmesi gerektiği, kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı, birleşen dava yönünden sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile teslim edilen cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, bu nedenle bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...
.. A.Ş.'nin İstanbul 2. İcra Dairesinin 2017/6119 E. sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 14.260,16 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında 2.852,03 TL icra inkâr tazminatının davalı Başaran A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, asıl davada davacı ... ... Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalıya teslim edilen cihazların satış bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Ancak, asıl davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde davacı yanın icra takibinde seçimlik hakkını kullanmadığı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunulduğu, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenerek takip talebine yazıldığı ancak yabancı para asıl alacağının takip tarihinden ödeme tarihine dek faizi ile birlikte toplamının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece döviz cinsinden hüküm kurmak gerekirken davacının seçimlik hakkını kullandığından bahisle TL cinsinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalı ....'den alınarak asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1135821600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz