6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6887 E. 2025/2153 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durdurulması zimmet halefiyet rücu hakkı aktif husumet ehliyeti icra inkâr tazminatı rücuen tahsil gerçek zarar alacağın temliki ilamsız icra takibi ihbar olunan aktif husumet ibra husumet ehliyeti icra takibine itiraz rücu temlik taraf ehliyeti ihbar icra inkar tazminatı inkar tazminatı dava sebebi teminat husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 211.792,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...A.Ş.'yi sigortaladığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 E., 2005/617 K. sayılı dosyası ile davalının, mudi ...'ın hesabından 36.500,00 TL'yi zimmetine geçirdiğinin hükme bağlandığını, kararın onandığını, sigortalı bankanın mudiye ödeme yapması üzerine müvekkilinin de poliçeler uyarınca faizleri ile birlikte 110.000,00 USD'yi sigortalı bankaya ödediğini, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin bu meblağın tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin zarara uğradığını ileri süren ...'a söz konusu zarar miktarını tam olarak ödediğini, böylece müvekkilinin bankanın uğraması muhtemel zararını tamamen ortadan kaldırıp bankaya hiç bir zarar vermediğini, bankanın teminatlar karşılığında davalıyı ibra ettiğini, ...'ın tüm zararı akrabası da olan müvekkil tarafından giderildiği halde bunu gizleyerek bankadan tekerrür niteliğinde ikinci bir ödeme aldığını, böylece bankayı zarara uğrattığını, davacının bu olay sebebiyle ödeme yapmasının yerinde olmadığını, rücu hakkının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak halefiyet yanında temliğe de dayanan davacının dava da aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının sigortalısı dava dışı ... Bank A.Ş.'nin mevduat müşterisi ... hesabından davalı tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 E., 2005/617 karar sayılı ilamı ile de davalının banka mudilerinden ...'ın kişisel hesabından mudinin bilgisi ve izni olmadan 36.500,00 TL parayı zimmetine geçirdiğinin hükme bağlandığı, kararın onanması üzerine faizi ile birlikte 110.000,00 USD'nin davacı tarafından sigortalısına ödendiği, bunun üzerine Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2008/5610 E. sayılı takip dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan işbu takibe davalının itirazıyla takibin durdurulması üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, dava dışı sigortalı banka tarafından davalıya verilen ibranın davanın ihbar olunanı Haydar Akan’ın zararını kapsamadığı, davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeyi alacağın temliki hükümleri çerçevesinde davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2008/5610 E. sayılı takip dosyasının davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki diğer koşullar ile birlikte devamına, 110.000,00 USD'nin takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 132.297,00 TL %40 olan 52.919,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine göre halefiyet ve temlike dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dairemizce verilen, 14.03.2022 tarihli bozma ilamı gereği davacının temlik alan alacaklı sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu belirlenmiş mahkemece, bozma ilamından sonra başkaca bir değerlendirme yapılmaksızın davacının takipte talep ettiği tüm tutarın temlik alınan alacak tutarı olduğu benimsenerek dava tümüyle kabul edilmiştir. Dosya kapsamında verilen nihai kararda, kabulüne hükmedilen tutarın dava dışı sigortalının davalının eylemi nedeniyle uğradığı gerçek zarar olup olmadığı ve dahi zararın Türk Lirası mı yoksa Amerikan Doları mı olduğu hususları araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dava dışı sigortalının dosya özelinde adı geçen mudinin hesapları üzerinden yapılan usulsüzlük nedeniyle gerçekleşen gerçek zararı belirlenmeli, bu miktarın davacı tarafça temlik alınabileceği kabul edilmelidir. Bunun akabinde davalı tarafça mudiye yapılan ödeme iddiaları da gözetilerek gerekirse bunların mahsubu sağlanıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken gerçek zarar ortaya konulmadan ve dahi eksik değerlendirme ile verilen karar doğru olmamış yazılı gerekçe ile kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5682 E. 2022/1865 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı, İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6887 E.  ,  2025/2153 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2022/279 Esas, 2024/188 Karar

HÜKÜM

Kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 211.792,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...A.Ş.'yi sigortaladığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 E., 2005/617 K. sayılı dosyası ile davalının, mudi ...'ın hesabından 36.500,00 TL'yi zimmetine geçirdiğinin hükme bağlandığını, kararın onandığını, sigortalı bankanın mudiye ödeme yapması üzerine müvekkilinin de poliçeler uyarınca faizleri ile birlikte 110.000,00 USD'yi sigortalı bankaya ödediğini, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin bu meblağın tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin zarara uğradığını ileri süren ...'a söz konusu zarar miktarını tam olarak ödediğini, böylece müvekkilinin bankanın uğraması muhtemel zararını tamamen ortadan kaldırıp bankaya hiç bir zarar vermediğini, bankanın teminatlar karşılığında davalıyı ibra ettiğini, ...'ın tüm zararı akrabası da olan müvekkil tarafından giderildiği halde bunu gizleyerek bankadan tekerrür niteliğinde ikinci bir ödeme aldığını, böylece bankayı zarara uğrattığını, davacının bu olay sebebiyle ödeme yapmasının yerinde olmadığını, rücu hakkının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak halefiyet yanında temliğe de dayanan davacının dava da aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının sigortalısı dava dışı ... Bank A.Ş.'nin mevduat müşterisi ... hesabından davalı tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 E., 2005/617 karar sayılı ilamı ile de davalının banka mudilerinden ...'ın kişisel hesabından mudinin bilgisi ve izni olmadan 36.500,00 TL parayı zimmetine geçirdiğinin hükme bağlandığı, kararın onanması üzerine faizi ile birlikte 110.000,00 USD'nin davacı tarafından sigortalısına ödendiği, bunun üzerine Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2008/5610 E. sayılı takip dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan işbu takibe davalının itirazıyla takibin durdurulması üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, dava dışı sigortalı banka tarafından davalıya verilen ibranın davanın ihbar olunanı Haydar Akan’ın zararını kapsamadığı, davacı ...

şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeyi alacağın temliki hükümleri çerçevesinde davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2008/5610 E. sayılı takip dosyasının davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki diğer koşullar ile birlikte devamına, 110.000,00 USD'nin takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 132.297,00 TL %40 olan 52.919,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine göre halefiyet ve temlike dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dairemizce verilen, 14.03.2022 tarihli bozma ilamı gereği davacının temlik alan alacaklı sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu belirlenmiş mahkemece, bozma ilamından sonra başkaca bir değerlendirme yapılmaksızın davacının takipte talep ettiği tüm tutarın temlik alınan alacak tutarı olduğu benimsenerek dava tümüyle kabul edilmiştir. Dosya kapsamında verilen nihai kararda, kabulüne hükmedilen tutarın dava dışı sigortalının davalının eylemi nedeniyle uğradığı gerçek zarar olup olmadığı ve dahi zararın Türk Lirası mı yoksa Amerikan Doları mı olduğu hususları araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dava dışı sigortalının dosya özelinde adı geçen mudinin hesapları üzerinden yapılan usulsüzlük nedeniyle gerçekleşen gerçek zararı belirlenmeli, bu miktarın davacı tarafça temlik alınabileceği kabul edilmelidir.

Bunun akabinde davalı tarafça mudiye yapılan ödeme iddiaları da gözetilerek gerekirse bunların mahsubu sağlanıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken gerçek zarar ortaya konulmadan ve dahi eksik değerlendirme ile verilen karar doğru olmamış yazılı gerekçe ile kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1134434000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.