Pandemi kâr dağıtım sınırlaması kârı yasaklamaz; kâr dağıtmama kararı iptal edilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2024 E. 2025/876 K. · · İlk derece: 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Pandemi döneminde 2019 yılı kârının belli orana kadar dağıtımına izin veren geçici düzenleme kâr dağıtımını tümüyle yasaklamaz; dağıtılabilir kâr varken haklı ve somut neden gösterilmeden alınan kâr dağıtmama kararı, esas sözleşmenin buyurucu hükmüne de aykırı ise iptal edilir. Buna karşılık kâr payı dağıtımında yetkili organ genel kurul olduğundan, genel kurul kararı bulunmadan mahkeme kâr payı ödemesine hükmedemez.
Ele alınan sorunlar
Pandemi dönemi kâr dağıtım sınırlaması karşısında kâr dağıtmama kararının iptali → kabul
Gerekçe: TTK'ya eklenen geçici 13. madde 2019 yılı net dönem kârının %25'ine kadar dağıtımına izin verdiğinden ve esas sözleşmedeki oran bu sınırın altında kaldığından, 2019 yılı için kâr dağıtımının tamamen yasaklandığından söz edilemez; dağıtılabilir kâr (geçmiş yıllar kârları ve dönem net kârı) mevcuttur. Kâr dağıtmama için yönetim kurulunca veya cevap dilekçesinde haklı ve somut bir neden ortaya konulamadığından ve esas sözleşmenin buyurucu hükmü karşısında kâr dağıtmama kararı hatalı olduğundan, kâr dağıtılmamasına ilişkin (8) numaralı genel kurul kararının iptali gerekir.
Genel kurul kararı bulunmadan mahkemece kâr payı dağıtımına hükmedilmesi talebi → ret
Gerekçe: Kâr payı dağıtımında yetkili organ genel kuruldur (TTK 408/1-d). Şirketin kâr payı dağıtımına ilişkin alınmış bir genel kurul kararı bulunmadıkça, mahkemece genel kurulun yerine geçilerek kâr payı dağıtımına hükmedilmesi mümkün değildir; bu nedenle dağıtılmayan kâr payının ödenmesi istemiyle açılan birleşen davanın reddi isabetlidir.
Genel kurul toplantısının usulüne uygunluğu (çağrı, gündem, denetçi, yazman) → ret
Gerekçe: Genel kurulun toplanmasında usulsüzlük bulunmadığı; davacıların toplantıya katılmış olması, çağrı ve gündemle ilgili iddiaların yerinde olmadığı, toplantı başkanlığı ve tutanağın usulüne uygun oluşturulduğu gerekçesiyle bu yöndeki iptal sebepleri yerinde görülmemiştir.
Emsal değeri
Pandemi dönemi kâr dağıtım sınırlamasının kâr dağıtımını tümüyle yasaklamadığı ve genel kurul kararı olmadan mahkemece kâr payına hükmedilemeyeceği yönünde emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ kâr payı↗ TTK geçici 13. madde↗ kâr dağıtım yasağı↗ genel kurulun devredilemez yetkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2024 E. , 2025/876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/778 Esas, 2023/1382 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Kahramanmaraş 7. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/19 E., 2022/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirket pay sahiplerinden ...'nün 05.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin mirasçı olarak kanunen davalı şirket pay sahibi olmalarından ötürü şirkete noter ihtarnamesi ile şirket üzerindeki pay sahipliği haklarının tanınmasının talep edildiğini, esas sözleşmenin "Hesap Dönemi" başlıklı 13. maddesi uyarınca şirketin hesap yılının "Ocak ayının birinci gününde başlayıp, Aralık ayının sonuncu günü sona ereceği" hükme bağlanmış olup; bu nedenle 2019 olağan genel kurul toplantısının en geç 31.03.2020 tarihinde yapılabileceği halde toplantının 23.12.2020 tarihinde yapıldığını, geç yapılmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) ve esas sözleşme ihlali olduğundan kararların iptali gerektiğini, şirket evraklarına erişim sınırlı olduğundan şirket evraklarını inceleme talepli ihtarnamelerine red cevabı da verildiğini, davalı şirketin internet sitesi açmakla yükümlü bir şirket olmamasından dolayı ancak genel kurul davetini ve genel kurul kararını internet sitesinde yayımlamamış olması sebebiyle de usulüne uygun davet yapılmadığını, toplantıya denetçi katılmadığından görüş de bildiremediklerini, kanunen olması gereken yazmanın da toplantıda bulunmadığını, paydaşların itirazına rağmen bu husus giderilmediği gibi buna ilişkin itirazların da zapta alınmadığını, şirket iç yönergesinin 7/2 maddesi gereğince de tutanak yazmanının görevlendirilmesi ve toplantı mahallinde ve sırasında bulundurulmasının zorunlu kılındığını, kâr dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verilmişse de esas sözleşmenin 14.
maddesi uyarınca kâr dağıtımının zorunlu olduğunu, ancak buna rağmen kâr dağıtmama kararı alındığını belirterek 23.12.2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının başta 3, 6, 7, 8 ve 9. maddeleri olmak üzere tamamının iptaline, yokluğunun ya da butlanının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen 2021/72 E. sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki gerekçelerle 23.12.2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının başta 3, 6, 7, 8 ve 9. maddeleri olmak üzere tamamının iptaline, yokluğunun ya da butlanının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen 2021/323 E. sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; esas sözleşme, kanun ve yönetmelik uyarınca kâr payının en az % 5'inin dağıtılmasının zorunluluk olduğunu, davalı şirketin 16 yıldır göstermelik kararlar ile kâr payı dağıtmadığını, yine 2009 yılından itibaren şirketin sermaye artırımı yapmadığını, milyonlarca lira kâr elde ettiğini, bu durumun kanuna ve şirket yönetmeliğine aykırı olduğunu belirterek 2019 yılı hesap dönemine ilişkin müvekkilinin hak kazandığı kâr payı alacağı bakımından fazlaya ilişkin haklarının mahfuz olmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul toplantısının geç yapılmasının iptal ya da yokluk sebebi oluşturmayacağını, müvekkilinin internet sitesinde 07.12.2020 günü genel kurul toplantı gün ve saatinin ilan edildiğini, davacıların toplantıda hazır olmaları nedeniyle çağrı usulsüzlüğü iddialarının da dinlenemeyeceğini, ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince tüm pay sahipleri hazır olduğundan çağrısız genel kurul hükümlerine göre yapılan toplantının usulüne uygun teşekkül ettiğini, çağrının usulsüzlüğü sabit olsa dahi bunun başlı başına bir iptal sebebi olmadığını, ayrıca pay sahiplerine gönderilen tebliğ evrakında gündemin bildirildiğini, davacı tarafça gündeme ekleme yapmak istediklerini bildiren herhangi bir başvuru da yapılmadığını, toplantı başkanlığının da usulünce oluşturulduğunu, oy birliğiyle ...'ın yazmanlığa seçildiğini, bu durumun tutanakta ve hazirun cetvelinde sabit olduğunu, davacının iddialarının aksine tüm muhalefet şerhleri işlenerek toplantı tutanağının usulüne uygun olarak tutulduğunu, covid 19 salgını gözetilerek kar payı dağıtılmasının şirket menfaatine olmayacağını, kaldı ki genel kurulda %92,83 oranındaki hisse sahiplerinin kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullanması sebebi ile kar payı dağıtılmamasına karar verildiğini, 17.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik Ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12.
maddesi 6102 Sayılı TTK'ya geçici 13. madde olarak eklenen hükümde "Sermaye şirketlerinde, 30.9.2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verilebilir, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemez, genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez. Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait fonların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketler hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkrada belirtilen süreyi üç ay uzatmaya ve kısaltmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir." şeklindeki düzenleme olduğu gibi 30.09.2020 tarihine kadar ki kar payı dağıtım yasağının 18 Eylül 2020 Tarihli ve 31248 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2948 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/12/2020 tarihine kadar uzatıldığını belirterek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 2019 yılı olağan genel kurul toplantısı'nın 23.12.2020 günü usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı, 3, 6, 7, 8, 9 numaralı maddelerinin iptalini gerektirir hukuki bir sebebin bulunmadığı birleşen 2021/323 E. sayılı dava yönünden 23.12.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul kararında kar payı dağıtılmamasına karar verildiğinden, şirket hissedarı davacının da kâr payı alacağının doğmayacağı, dünya genelinde meydana gelen Covid-19 pandemisi de dikkate alındığında şirketlerin mali yapılarının korunması işten çıkarma ve iflasların önlenmesi açısından alınan ekonomik tedbirlerin uygulanmasına uygun şekilde şirketlerin karar almasında kamunun da menfaatlerinin bulunduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, genel kurulun usulüne uygun yapıldığı, bu hususa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, kar payının dağıtılmamasına yönelik olarak bilançoda mevcut geçmiş yıllar karları ve dönem net kârı olmak üzere genel kurul kararı ile dağıtılabilir karın olduğu, davacı ...'ın net dönem kar payının 776.288,13 TL, davacı ...'nün ise 258.281,74 TL olarak tespit edildiği, davacıların usulüne uygun olarak toplantının 8 numaralı kararının altına muhalefet şerhlerini de eklediği, genel kurulda gerek yönetim kurulu tarafından gerekse de cevap dilekçesinde kar dağıtmamaya ilişkin haklı ve somut bir neden ortaya konulamadığı gibi esas sözleşmenin yukarıda belirtilen buyurucu madde hükmü karşısında kar dağıtmamaya karar verilmesinin hatalı olduğu, 6102 sayılı TTK'ya geçici 13.
madde olarak eklenen hükümde "Sermaye şirketlerinde, 30/09/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca yüzde yirmi beşine kadarının dağıtımına karar verilebilir, geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemez, genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez. Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait fonların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketler hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkrada belirtilen süreyi üç ay uzatmaya ve kısaltmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir." şeklindeki düzenleme bulunduğu, anılan düzenleme uyarınca, 2019 yılı dönem karına ilişkin gerek birinci % 5'lik birinci kar payı ayrıldıktan sonra kalan karın, gerekse % 25’i, % 5'lik birinci kar payı ayrılmadan doğrudan % 25'lik kar payı şeklinde değerlendirilmesi halinde, kar payının dağıtılmamasını gerektirecek istisnai haller dışında 2019 yılı için kar dağıtımının tamamen yasaklandığından bahsedilemeyeceği, şirket esas sözleşmesinin 14.
maddesindeki düzenlemedeki oranın da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirlenen oranın altında kalması nedeniyle kar dağıtımına yasal bir engel olmadığı, açıklanan nedenlerle yerel mahkemece 8. madde bakımından genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, birleşen Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/323 E. 2022/192 K. sayılı dosya açısından, şirketin kar payı dağıtımına ilişkin alınmış genel kurul kararının henüz bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 408/1-d hükmü uyarınca kâr payı dağıtılmasında yetkili organ olan genel kurulda kâr payı dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar olmaksızın mahkemece genel kurul yerine geçilerek kâr payı dağıtılmasının da mümkün olmadığı, kâr payı ödenmesine yönelik talep bakımından birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle birleşen Kahramanmaraş 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/323 E. 2022/192 K. sayılı dava yönünden davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/72 E. 2021/188 K. sayılı davalarda davacılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı Tüsa Ring İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş.'nin 2019 yılına ilişkin 23/12/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan kar payı dağıtılmamasına yönelik 8. maddesinin iptaline, sair maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen 2021/72 E. sayılı davalar genel kurul kararlarının iptali, yokluğu, butlanı; birleşen 2021/323 E. sayılı dava dağıtılmayan kar payının ödenmesi talebine ilişkindir.
2. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1133779600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz