6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerini ibraz etmeyen tarafın aleyhine karar verilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2011 E. 2024/683 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari davalarda mahkemenin ticari defterlerin ibrazına karar vermesi halinde, tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini ibrazdan kaçınması, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların onun aleyhine delil olarak dikkate alınmasına yol açar; ibraz edilmeyen defterlerin varsayımsal içeriği ispat yükünü tersine çeviremez. Ayrıca tebligatın davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresine yapılmış ve o adreste usulüne uygun tebliğ gerçekleşmiş olması halinde, davalının farklı bir adres öne sürerek tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmesi kabul görmez. Basit yargılama usulüne tabi davalarda, tahkikat tamamlandıktan sonra hüküm tefhim edilir ve sözlü yargılama için taraflara ayrıca süre verilemez.

Ele alınan sorunlar

Tebligatın usulsüz olduğu iddiası → ret

İddia: Dava dilekçesinin, davalının dava tarihindeki güncel adresine (Beşiktaş'taki adres) değil, eski adresine gönderildiği ve tebligatın usulsüz olduğu, taraf teşkilinin sağlanmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davalı şirketin dava dilekçesinde gösterilen adresine tebligat yapılamaması üzerine, davalının ticaret sicilinde kayıtlı olan adresine tebligat gönderildiği ve bu adreste davalı çalışanına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ticari defter ibrazı ara kararı ile bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın da aynı adrese usulüne uygun tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin davalı vekilinin tebligat gönderilmediğini iddia ettiği adres olduğu anlaşıldığından, usulsüz tebligat iddiası yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter ibrazından kaçınmanın ispat hukuku bakımından sonucu → ret

İddia: Faturalar konusu malların teslim edilmediği, teslim edilen malların bedelinin ödendiği ve faturalar/irsaliyeler üzerindeki imza sahiplerinin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması gerektiği, bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Mahkemece verilen inceleme ara kararı üzerine davacı tarafa ait ticari defterlerin ibraz edildiği, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı adına toplam 79.745,12-TL tutarlı irsaliyeli fatura düzenlediği, faturalar üzerinde teslim alan isim ve imzaların bulunduğu, davalı tarafın 55.866,27-TL ödemesinin düşülmesiyle davacının bakiye 23.878,85-TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği belirlenmiştir. HMK'nın 222(1) ve (3) maddeleri gereği, mahkeme ticari davalarda ticari defterlerin ibrazına karar verebilir ve usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşımakta, alacağın dayanağı faturalar da bu defterlerde kayıtlı bulunmaktadır; davalı ise ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacı lehine delil vasfında olan ticari defterlerindeki alacak kaydının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve davacı defterlerindeki kayda göre karar verilmesi gerekir. Davacı ticari defterlerinde kayıtlı alacağın tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Basit yargılama usulünde sözlü yargılama için süre verilmemesi → ret

İddia: Sözlü yargılamaya geçilerek müvekkiline süre verilmesi gerekirken verilmediği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK'nın 321/1 maddesi gereği mahkemece tahkikatın tamamlanmasından sonra hüküm tefhim edileceğinden ve ayrıca sözlü yargılama için süre verilemeyeceğinden, davalı vekilinin sözlü yargılama için gün tayin edilmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari davalarda bir tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmasının, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların ibraz etmeyen taraf aleyhine dikkate alınmasına yol açacağına ve basit yargılama usulünde sözlü yargılama için ayrıca süre verilemeyeceğine ilişkin tespitleri açısından emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili defter ibrazından kaçınma usulsüz tebligat iddiası basit yargılama usulü itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222(1)HMK 222(3)HMK 321/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2011

KARAR NO 2024/683

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/09/2021

NUMARASI 2020/961 Esas 2021/670 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı borçlu şirketten olan 23.878,85-TL fatura ve cari ekstre alacağının tahsili için Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının müvekkiline 2.530-Euro ve 758-USD borcunun bulunduğu, 04.02.2020 tarihli kur üzerinden icra takibi başlatıldığı ve davalının toplam 23.878,85-TL borcunun bulunduğunun faturalar ve cari hesap ekstreleri ile ispatlanabilir nitelikte olduğunu, davalının borca itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı şirketin davalı şirket adına toplamda 79.745,12-TLbedelli satış faturası düzenlediği, faturaların tamamının irsaliyeli fatura olduğu ve davalı tarafından teslim alan isim ve imzaları ile fatura içeriği malların teslim alındığının faturalar üzerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça bu faturalara karşılık bir kısım ödeme yapıldığı, bilirkişi tarafından tespit edilen ve icra takibine konu asıl alacak miktarında fatura bedelinin ise ödenmediği, davalı tarafça ödemeye ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline, davacı lehine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini,taraf teşkilinin sağlanmadığını ve müvekkilinin savunma hakkının yok sayıldığını, dava dilekçesinde, davacının faturalarında gösterilen adresin değil de müvekkilinin daha eski adresinin gösterildiğini, oysa dava tarihinde müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Sok. No:... Beşiktaş olduğunu,dava dilekçesinin bu adrese gönderilmediğini, faturalar konusu malların teslim edilmediğini, teslim edilen malların bedelinin ödendiğini, bu nedenle faturalar ve irsaliyeler üzerinde isimleri bulunan kişilerin müvekkilinin çalışanı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ edilmeyerek müvekkilinin itirazlarının önüne geçildiğini,sözlü yargılamaya geçilerek müvekkiline süre verilmesi gerekirken verilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin dava dilekçesinde gösterilen adresine tebligat yapılamaması üzerine davalının ticaret sicilinde kayıtlı olan ... Mah. ... Sok. No:... Beşiktaş adresine gönderildiği ve bu adreste davalı çalışanı ... imzasına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ticari defter ibrazı ara kararı ile bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın da aynı adrese usulüne uygun tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin davalı vekilinin tebligat gönderilmediğini iddia ettiği ... Mah. ... Sok. No:... Beşiktaş adresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Somut olayda;mahkemece verilen inceleme ara kararı üzerine davacı tarafa ait ticari defterlerin ibraz edildiği, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı,bilirkişi raporunda; davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulduğundan sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davalı adına toplam 79.745,12-TL tutarlı irsaliyeli fatura düzenlediği ,faturalar üzerinde teslim alan isim ve imzaların bulunduğu, davalı tarafın 55.866,27-TL ödemesinin düşülmesiyle davacının bakiye 23.878,85-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222 (1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." Davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,davacı lehine delil niteliğinde bulunan ticari defterlerinde alacağın dayanağı faturaların da kayıtlı olduğu, davalı ise ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının lehine delil vasfında olan ticari defterlerindeki alacak kaydı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve davacı defterlerinde ki kayda göre karar verilmesi gerekir.

Davacı ticari defterlerinde kayıtlı alacağın tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İşbu dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK'nın 321/1 maddesi gereği mahkemece tahkikatın tamamlanmasından sonra hükmün tefhim edileceği, ayrıca sözlü yargılama için süre verilemeyeceğinden davalı vekilinin sözlü yargılama için gün tayin edilmediğine yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ;istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.631,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 407,79‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.223,37‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113311 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.