Tasarım hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7188 E. 2024/3004 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası↗ ihtiyati tedbire itiraz↗ tedbire itiraz↗ tescilsiz tasarım↗ ihtiyati tedbir↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2020/285 K.
Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli giysi tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, davalının tasarımına ilişkin görsel ile ...’in 02.12.2013 tarihli paylaşımlarına ilişkin görsel ve www.suhneva.com internet adresinde 28.01.2014 tarihli paylaşımına ilişkin görseller karşılaştırıldığında bilinçli tüketici nezdinde birbiri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, bu tasarımların kamuya arzından çok sonra davalının tescil başvurusunu yaptığını, dolayısıyla tasarımların tescil şartlarını taşımadığını, davalının farklılıklara odaklanarak benzerlik incelemesi yapılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ve 77 nci maddeleri uyarınca hükümsüz sayılması gerektiğini iddia ederek davalı adına tescilli 2018/02539-15 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yeniliğin, var olan bilinen bir şeye bazı özellikler ve unsurlar eklenerek bilinenden farklı hâle getirilmesini de içerdiğini, kıyaslanan tasarımların bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler değil, farklı özellikler dikkate alınarak karşılaştırılacağını, bilgilenmiş tüketici nezdinde yapılacak incelemede tasarımları farklılaştırmaya yarayacak belirgin özelliklerin olduğunun kabulü gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... adlı kullanıcının görsel paylaşımının 02.12.2013 tarihinde yapılmış olduğu, yine dosyaya sunulan görselden www......com adresinde paylaşımın 28.01.2014 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından itiraza mesnet tasarım için verilen web adresine ve sosyal medya hesabına ulaşmak üzere yapılan internet görsel araştırmasında, . adresinde yer alan görsel incelendiğinde, 2016 elbise modeli olarak sunulduğu, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan tescilli tasarımına ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait endüstriyel tasarımın, davacı tarafından kullanılan tasarımdan, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması gibi bir çok noktada farklılık gösterdiğini, müvekkiline ait özgün tasarımı farklılaştırmaya yarayacağı belirgin özellikleri olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tasarımlar arasında yalnızca ortak unsurlar gözetilerek ve müvekkili şirkete ait tasarımın hangi tarihte kamuya sunulduğuna dair gerekli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında görüşüne başvurulan ve hükme esas alınabilecek bilirkişi raporunda, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına tescilli tasarımların yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etkilemeyecek açıklamanın başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiği, bu sürenin de davalı bakımından geçtiği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına ve ihtiyati tedbire itirazlarının reddi kararına karşı yapmış oldukları itirazlarının, istinaf mercii tarafından incelenmediğini, inceleme görevinin yerine getirilmediğini, İlk Derece Mahkemesince tedbire karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tasarımlarında ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçelerinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada aldırılan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, kıyaslanan tasarımların farklı özellikler dikkate alınarak değil, bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler karşılaştırılarak hazırlanmış olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili şirkete ait tasarım ile davacıya ait tasarım incelendiğinde, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması açısından bariz farklılıklar olduğunu, yine tasarımlar arasında kemerin yapı malzemesi ve şekli açısından açık farklılıklar olduğunu, bahse konu özellik ve unsurların özellikle bilgilenmiş tüketici tarafından fark edilebilecek/ayırt edilebilecek nitelikte bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1491 E. 2024/4725 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… len görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan «tescilli tasarımına» ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli giysi tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini taşımadığını, davalının tasarımına ilişkin görsel ile ...’in 02.12.2013 tarihli paylaşımlarına ilişkin görsel ve www.suhneva.com internet adresinde 2 …
… ı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına «tescilli tasarımların» yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etk …
Benzer bu kararda… ek hak sahibi olarak yılda 2 sezon olarak ürettiği tasarımın, yine özgün tasarıma yapılan yenilik ile yeni bir tasarıma tescil alınmak suretiyle kamuya sunduğunu ve «tescilli tasarım» olarak kullandığını, diğer bir ifade ile iki sezondur kullanılan tasarımların birbirleri ile bire bir aynı özellikleri taşımadıklarını, müvekkilinin yeni ve «ayırt edicilik» niteliği «taşıyan» hükümsüzlüğü talep edilen tasarımı incelenirken kıyaslanan tasarımların, bilinen ve genel olarak ortak olan özellikleri değil, farklı özellikleri dikkate alınarak …
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürün ile davacıya ait ürün arasında kanunun belirttiği tasarımcının seçenek özgürlüğü de düşünüldüğünde, «iltibası»-tecavüzü önleyecek farklılıklar bulunduğunu, iki ürünün kol kesimlerinin, kol manşetlerinin tamamen farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde her iki ürünün birbirinden farklı olduğunun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiş, 2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ürününün yeni ve ayırt edici olduğunu, 2 sezondur kullandığı tasarımda yenilik yaptığını, hak sahibi olan müvekkilinin «tescilsiz tasarımlara» yeni düzenleme getiren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 69 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tecavüze konu tasarımı ilk kamuya sunduğu t …
… ya sunma tarihinin, başvuru sahibi tarafından 12 aylık hoşgörü süresi aşılarak yapıldığı, hükümsüzlüğü talep edilen davacı-karşı davalı adına 2018/02539/15 sayı ile «tescilli tasarımın» başvuru tarihi 10.04.2018 olduğu, bu tasarım için hoşgörü süresinin 10.04.2017'de tükendiği, davalı-karşı davacı tarafından sunulan internet sayfalarındaki ürünün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · delil tespiti · ikrar · yargılama gideri · taşıyan · avans faizi · temsil · iltibas
Benzer bu kararda… ava dilekçesinde ileri sürmesi mümkün olup bu duruma davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) denildiği, böyle hallerde, her bir asli talep yönünden ayrı ayrı «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda vekâlet ücretinin değerlendirilmesi gerekmekte olduğu, somut olayda da, dava dilekçesinin sonuç kısmında tedbir talebi dışında yalnızca tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olduğu, vekille «temsil» olunan davalı yararına reddedilen 2 asli talep yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine takdir edilmesi gerekirken mahkemece tek vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği, bu yönden davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar verildiği, dairece, İlk Derece Mahkemesince bu yönden kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmadığı, sadece feri nitelikteki vekâlet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurularak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davacı-karşı davalının vekilinin «istinaf başvurusunun reddi» ile asıl davanın reddine; davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile karşı davanın kabulüne dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar ve …
… ecek kadar benzerlikler gösterdiğinin açıklandığını ileri sürerek, şimdilik 500,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafın 2018/02539/15 sayılı tasarımının hükümsüzlüğünün gerektiğini, bu tasarımın yeni olmadığının «ikrar» edildiğini, bu tasarımın üretiminin 02.11.2016 tarihi itibariyle gerçekleştiğinin davacı tarafından belirtildiğini, bu ürünün; nurfeza.com sitesinde 2016 Kış Sezon …
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürün ile davacıya ait ürün arasında kanunun belirttiği tasarımcının seçenek özgürlüğü de düşünüldüğünde, «iltibası»-tecavüzü önleyecek farklılıklar bulunduğunu, iki ürünün kol kesimlerinin, kol manşetlerinin tamamen farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde her iki ürünün birbirinden farklı olduğunun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiş, 2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ürününün yeni ve ayırt edici olduğunu, 2 sezondur kullandığı tasarımda yenilik yaptığını, hak sahibi olan müvekkilinin «tescilsiz tasarımlara» yeni düzenleme getiren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 69 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tecavüze konu tasarımı ilk kamuya sunduğu t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/961 E. 2023/3883 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz kararda… len görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan «tescilli tasarımına» ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
… ı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına «tescilli tasarımların» yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etk …
Benzer bu karardaDavacı vekili 31.12.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkiline ait «tescilli tasarıma» davalı tarafça yapılan tecavüzün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca durdurulmasına, önlenmesine, müvekkilinin uğradığı zarar ile «yoksun kalınan» kâr için şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın 09.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «maddi tazminat» talebini 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine dayandırdığı, davalı şirketin ise sadece internet sitesi üzerinden satış yaptığı, üretim için atölyesinin veya çalışanlarının olduğunun iddia ve ispat edilemediği, Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, somut uyuşmazlıkta tasarım faaliyetinin yoğun olduğu tekstil sektöründe ciddi bir yaratıcılık göstermediği hallerde, alelade bir ürünün tasarım koruması altında bulunduğunun bilinmesinin mümkün olmadığının ve 29.07.2019 tarihli ek raporda da davalının satışının dava tarihi itibariyle durdurduğunun kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarının birbirinden ayrılması gerektiği, taklit tasarımlı malların üreticilerinin kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden, kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumluluklarının «kusur» esasına dayalı olduğu, dolayısıyla satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satmasının ve bu hususu bilebilecek durumda olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta da sadece satıcı olan davalının malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satışa sunduğu malların, «tescilli tasarıma» konu olduğunu bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı, bu durum karşısında Mahkemece, davalının tazminat taleplerinden sorumlu tutulmamasında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · ticari faiz · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaDavacı vekili 31.12.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkiline ait «tescilli tasarıma» davalı tarafça yapılan tecavüzün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca durdurulmasına, önlenmesine, müvekkilinin uğradığı zarar ile «yoksun kalınan» kâr için şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın 09.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… er talepleri kabul edilmesine rağmen davalının kusurunun olmadığına ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, «uyuşmazlık konusu» tasarımın satışının davalı şirketin internet sitesinde dava tarihinden, hatta davalı şirketin web sitesi üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan raporun davalı şirkete 16.08.2018 tebliğinden sonra da, sürdürüldüğünü, hal böyle iken davalı şirketin tescilli olduğunu bildiği bir tasarımın satışına devam ettiği gözetilerek kusurlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket her ne kadar üreticiden uyuşmazlık konusu tasarımı satın aldıklarını ve tasarımın tescilli olduğunu bilmediklerini iddia etmiş ise de bu tasarım modelinin üreticiye verilerek özellikle bu tasarımın sipariş üzerine ürettirildiğinin aksi yönde bir delil sunmadığını, Mahkemece, tazminat hesabı yapılsa bile davacının gelir «kaybının» olmadığına ilişkin hükme esas bilirkişi raporunda tecavüz edilen dönemlerin hatalı tespit edildiğini, eksik değerlendirmeyle satış kârı hesaba katılmadan, sadece s …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «maddi tazminat» talebini 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine dayandırdığı, davalı şirketin ise sadece internet sitesi üzerinden satış yaptığı, üretim için atölyesinin veya çalışanlarının olduğunun iddia ve ispat edilemediği, Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, somut uyuşmazlıkta tasarım faaliyetinin yoğun olduğu tekstil sektöründe ciddi bir yaratıcılık göstermediği hallerde, alelade bir ürünün tasarım koruması altında bulunduğunun bilinmesinin mümkün olmadığının ve 29.07.2019 tarihli ek raporda da davalının satışının dava tarihi itibariyle durdurduğunun kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarının birbirinden ayrılması gerektiği, taklit tasarımlı malların üreticilerinin kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden, kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumluluklarının «kusur» esasına dayalı olduğu, dolayısıyla satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satmasının ve bu hususu bilebilecek durumda olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta da sadece satıcı olan davalının malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satışa sunduğu malların, «tescilli tasarıma» konu olduğunu bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı, bu durum karşısında Mahkemece, davalının tazminat taleplerinden sorumlu tutulmamasında …
… tazminat talebi dışında davacının taleplerinin kabulünün gerekeceği, manevi tazminat şartlarının da doğmadığı, kaldı ki tazminat hesabı yapılsa bile davacının gelir «kaybının» olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacının tasarımına konu ürünlere ilişkin satışının durdurulmasına, da …
-
Tasarıma Tecavüzün Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4090 E. 2024/356 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… len görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan «tescilli tasarımına» ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli giysi tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini taşımadığını, davalının tasarımına ilişkin görsel ile ...’in 02.12.2013 tarihli paylaşımlarına ilişkin görsel ve www.suhneva.com internet adresinde 2 …
… ı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına «tescilli tasarımların» yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etk …
Benzer bu kararda… a üretip satılan dava konusu ürünün davacıya ait tasarımdan belirgin şekilde farklı olduğu hususlarının tespit edildiği, anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, her ne kadar tespit dosyasında alınan tespit raporunda, davalıya ait dava konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin davacıya ait 2018/02539-15 sayılı tasarım tescili ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu belirlenmiş ise de bu raporda tasarımların sadece ortak ve farklı özellikleri tespit edilerek ortak özelliklerinin sayısının daha fazla olması nedeniyle tasarımların benzer olduğu sonucuna ulaşıldığı, bahsi geçen raporun dava konusu üründe tespit edilen farklılıkların tasarımın bütününe nazaran bilgilenmiş kullanıcı gözünde «ayırt ediciliği» sağlamaya yetip yetmediği hususunda herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermemesi nedeniyle anılan raporun hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, bu itibarla mahkemece alınan bilirkişi raporunun farklı sonuca ulaşmasının da iki rapor arasında çelişki yaratmadığı, diğer taraftan davalıya ait dava konusu ürünlerin davacının «tescilli tasarımdan» farklı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacıya ait tasarıma konu ürünün davacı tarafça daha önce kamuya sunulup sunulmadığının tartışılmasının sonuca etkili b …
… davadan önce Armine Ankamall Şubesi'nden 18.08.2018 tarihinde ihlale konu tasarımın satın alındığını, bu tasarımın "8Y9429" koduyla satıldığını, yine dava öncesinde «delil tespiti» yaptırıldığını, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda davalıların sattığı ürünlerin müvekkili şirketin «tescilli tasarımına» benzer özellikler taşıdığının ve bilinçli tüketicinin gözünde ayırt edilemeyeceği hususlarının tespit edildiğini, davalıların müvekkili şirket ile aynı alanda faal …
… üvekkilinin perakende tekstil ürünleri satışı ile iştigal ettiğini, müvekkili ile Türkiye'nin kendi alanında en önde gelen firması diğer davalı Armine A.Ş. arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, söz konusu sözleşme gereği müvekkilinin davaya konu “armine” markalı ürünleri Armine’den tedarik ... perakende olarak mağazasında sattığını, müvekkilinin her bir tekstil ürününün Armine’nin «tescilli tasarım» ürünü olup olmadığını araştırması ve bilmesinin mümkün bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ürünün tasarımının kendisine ait olduğuna dair herhangi bir şekilde «ihtar» vb. şekilde bir uyarıda da bulunulmadığından müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · bayilik sözleşmesi · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · ihtar · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «uyuşmazlık konusu» tasarımın genel görünüm itibariyle müvekkili tasarımı ile ortak özelliklerinin daha fazla olması nedeniyle bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun kabulü gerektiğini, davadan önce «delil tespiti» dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı hususların tespit edildiğini, tescile konu olamayacak ve ayırt edici niteliği haiz olmayan renk, ... aksesuar gibi özelliklerle bilgilenmiş kullanıcı gözünde davalı ürünlerinin farklı olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde bulunmadığını, birbiriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesinin gerektiğini, öte yandan davalıların dava konusu ürünü müvekkili tasarımından önce kamuya arz ettiklerinden bahisle «tescilsiz tasarım» hakkına sahip olduğu değerlendirilmesinin hatalı ve eksik bulunduğunu, kötü niyetli olan davalı tarafın müvekkili firmanın tasarımından yararlanarak, ayırt edici özelliği bulunmayan ve genel görünüm itibarıyla uyuşmazlık konusu tasarımı kopyalayarak, başvuru veya rüçhan tarihinden önce on iki ay içinde tasarımı kamuya sunmuş olmasının tasarımın yeniliğini etkilemeyeceğini, kaldı ki müvekkiline ait «ticari defter» ve kayıtlar incelendiğinde müvekkilinin hak sahibi olarak tescil tarihinden on iki ay içinde tasarımı kamuya sunduğunu, süresi içerisinde de ... tasarımını tescil …
… üvekkilinin perakende tekstil ürünleri satışı ile iştigal ettiğini, müvekkili ile Türkiye'nin kendi alanında en önde gelen firması diğer davalı Armine A.Ş. arasında «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, söz konusu sözleşme gereği müvekkilinin davaya konu “armine” markalı ürünleri Armine’den tedarik ... perakende olarak mağazasında sattığını, müvekkilinin her bir tekstil ürününün Armine’nin «tescilli tasarım» ürünü olup olmadığını araştırması ve bilmesinin mümkün bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ürünün tasarımının kendisine ait olduğuna dair herhangi bir şekilde «ihtar» vb. şekilde bir uyarıda da bulunulmadığından müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… davadan önce Armine Ankamall Şubesi'nden 18.08.2018 tarihinde ihlale konu tasarımın satın alındığını, bu tasarımın "8Y9429" koduyla satıldığını, yine dava öncesinde «delil tespiti» yaptırıldığını, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda davalıların sattığı ürünlerin müvekkili şirketin «tescilli tasarımına» benzer özellikler taşıdığının ve bilinçli tüketicinin gözünde ayırt edilemeyeceği hususlarının tespit edildiğini, davalıların müvekkili şirket ile aynı alanda faal …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «delil tespitinin» müvekkilinin gıyabında yapıldığını, yapılan ... taraflı delil tespiti neticesinde toplam 3 adet tecavüzlü ürünü tespit edildiği yönünde bilirkişi raporu tanzim edi …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6256 E. 2023/748 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… len görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan «tescilli tasarımına» ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
… ı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, «karşılaştırmaya esas» her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına «tescilli tasarımların» yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etk …
Benzer bu kararda… n bulunmadığı, dolayısıyla davacının "SETREMS" ibareli markasına tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, hükmün «ilanına», marka tecavüzü iddiası yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... ... istinaf dilekçesinde özetle; «kötüniyetli» olarak davanın açıldığını, tasarımların benzemediğini, anonim ürünler olduğunu, benzerlerinin herkes tarafından üretildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemi ile «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ilan
Benzer bu kararda… n bulunmadığı, dolayısıyla davacının "SETREMS" ibareli markasına tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, hükmün «ilanına», marka tecavüzü iddiası yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... ... istinaf dilekçesinde özetle; «kötüniyetli» olarak davanın açıldığını, tasarımların benzemediğini, anonim ürünler olduğunu, benzerlerinin herkes tarafından üretildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemi ile «istinaf yoluna başvurmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7188 E. , 2024/3004 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1545 Esas, 2022/1284 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/24 E., 2020/285 K.
Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli giysi tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, davalının tasarımına ilişkin görsel ile ...’in 02.12.2013 tarihli paylaşımlarına ilişkin görsel ve www.suhneva.com internet adresinde 28.01.2014 tarihli paylaşımına ilişkin görseller karşılaştırıldığında bilinçli tüketici nezdinde birbiri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, bu tasarımların kamuya arzından çok sonra davalının tescil başvurusunu yaptığını, dolayısıyla tasarımların tescil şartlarını taşımadığını, davalının farklılıklara odaklanarak benzerlik incelemesi yapılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ve 77 nci maddeleri uyarınca hükümsüz sayılması gerektiğini iddia ederek davalı adına tescilli 2018/02539-15 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yeniliğin, var olan bilinen bir şeye bazı özellikler ve unsurlar eklenerek bilinenden farklı hâle getirilmesini de içerdiğini, kıyaslanan tasarımların bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler değil, farklı özellikler dikkate alınarak karşılaştırılacağını, bilgilenmiş tüketici nezdinde yapılacak incelemede tasarımları farklılaştırmaya yarayacak belirgin özelliklerin olduğunun kabulü gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... adlı kullanıcının görsel paylaşımının 02.12.2013 tarihinde yapılmış olduğu, yine dosyaya sunulan görselden www......com adresinde paylaşımın 28.01.2014 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından itiraza mesnet tasarım için verilen web adresine ve sosyal medya hesabına ulaşmak üzere yapılan internet görsel araştırmasında, . adresinde yer alan görsel incelendiğinde, 2016 elbise modeli olarak sunulduğu, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerde genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımların yeni olmadığı, davalı yan tescilli tasarımına ilişkin 2016 yılı elbise modellerinin etiketi ile paylaşıldığı ve itiraza konu tasarım için tasarım tescil başvuru tarihinin ise 10.04.2018 olduğu, her ne kadar 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarımın davalıya ait bir tasarım olduğu değerlendirilmiş olsa da, yeniliği etkilemeyecek açıklamaların başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiğinin 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, hâl böyleyken bu sürenin de davalı bakımından geçtiği ve başvurunun 12 ay geçerek yapıldığı anlaşıldığından davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 sıra no.lu tasarımın yeni olmadığı, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2018/02539-15 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait endüstriyel tasarımın, davacı tarafından kullanılan tasarımdan, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması gibi bir çok noktada farklılık gösterdiğini, müvekkiline ait özgün tasarımı farklılaştırmaya yarayacağı belirgin özellikleri olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tasarımlar arasında yalnızca ortak unsurlar gözetilerek ve müvekkili şirkete ait tasarımın hangi tarihte kamuya sunulduğuna dair gerekli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında görüşüne başvurulan ve hükme esas alınabilecek bilirkişi raporunda, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen tasarım ve arama motorları marifetiyle internet ortamında yapılan inceleme sonucunda elde edilen görseller ile davalı yan adına tescilli 2018/02539-15 no.lu tasarımlar incelendiğinde, elbiselerin karşılaştırılmalarında genel görünüm bakımından hiçbir farklılık tespit edilemediği, karşılaştırmaya esas her iki tasarımın da birbirinin aynı olarak değerlendirildiği, davalı yan adına tescilli tasarımların yeni olmadığı, dosya kapsamında karşılaştırmaya esas alınan 2016 yılı elbise modelleri etiketi ile paylaşılan tasarım davalıya ait bir tasarım ise de, yeniliği etkilemeyecek açıklamanın başvuru tarihinden 12 ay önce yapılması gerektiği, bu sürenin de davalı bakımından geçtiği gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına ve ihtiyati tedbire itirazlarının reddi kararına karşı yapmış oldukları itirazlarının, istinaf mercii tarafından incelenmediğini, inceleme görevinin yerine getirilmediğini, İlk Derece Mahkemesince tedbire karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tasarımlarında ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçelerinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada aldırılan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, kıyaslanan tasarımların farklı özellikler dikkate alınarak değil, bilinen ve genel olarak ortak olan özellikler karşılaştırılarak hazırlanmış olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili şirkete ait tasarım ile davacıya ait tasarım incelendiğinde, omuz dikişlerinin, omuzdan el bileklerine doğru uzanan dikiş ve yapının, kol manşetlerinin, kemerin ve belden sonra eteğin pileli şekilde açılması açısından bariz farklılıklar olduğunu, yine tasarımlar arasında kemerin yapı malzemesi ve şekli açısından açık farklılıklar olduğunu, bahse konu özellik ve unsurların özellikle bilgilenmiş tüketici tarafından fark edilebilecek/ayırt edilebilecek nitelikte bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132502000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz