Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/774 E. 2024/2898 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ müzayaka↗ demuraj↗ tacir sıfatı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ mutabakat↗ ihtisas mahkemesi↗ bloke↗ navlun↗ sebepsiz zenginleşme↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla )
DOSYA NUMARASI : 2019/78 E., 2020/155 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davadışı .... Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti arasında lojistik hizmeti konusunda sözleşme imzaladığını, verilen hizmetler yönünden bu şirketin müvekkiline faturalar düzenlediğini, fatura bedelleri ödendiğinden herhangi bir borcun bulunmadığını, ancak dava dışı Lojides firmasının birtakım borçlarından dolayı hacze düştüklerini öğrendiklerini, bu esnada davalı şirketin müvekkili ile irtibata geçerek kendilerinin Lojides firmasının taşeronu durumunda olduklarını, ....'in müvekkili ... Akü A.Ş.'nin bir kısım konteyner taşıma işlerini kendilerine verdiğini, konteynerlerin bir kısmının Ambarlı Limanına ulaştığını, bir kısmının da halen yolda olduğunu, ancak Lojides firmasından 60.000,00 USD alacaklı olduklarını, bunun için alınan çeklerin ödenmeme ihtimali bulunduğundan 60.000,00 USD'nin müvekkili şirket tarafından ödenmesini, ödeme yapılmaması halinde gümrükte bekleyen mallar ile yolda gemide bulunan malların taşıma belgeleri ve ordinolarının teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkilinin haksız ve hukuk dışı bir yolla tam bir müzayaka durumuna düşürüldüğünü, zira taşınan malların Türk Telekomdan kazanılan ihale nedeniyle biran önce teslimi gerektiğinden konteynerlerin ivedi şekilde gümrükten çekmek zorunda olduklarını, bu nedenle limanda bekleyen ve ordinoları haksız şekilde bloke edilen malların biran önce müvekkili tarafından teslim alınması gerektiğini, konunun çözümü için Sincan 3.Noterliğinden davalıya ihtarname gönderilerek haksız şekilde bloke edilen mallara ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı, davadışı Lojides 'in borcundan dolayı malların bloke edilemeyeceği, malları bloke etmenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, müvekkilinin ciddi zararlara uğratıldığından derhal ordino ve taşıma belgelerinin teslim edilmesinin istenildiğini, buna karşın davalının Lojides firmasından olan alacaklarının ... Akü tarafından ödenmesi aksi halde ordinoları teslim etmeyeceklerini tekraren bildirdiklerini, şifahi görüşmelerden de sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin başkaca bir seçeneği kalmadığından müzayaka halinde ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafından düzenlenen 18.05.2018 tarihli 31.770,00 USD karşılığı 207.982,31 TL tutarındaki fatura ile 27.08.2018 tarihli 15.940,00 USD karşılığı 95.550,74 TL tutarındaki faturaların ödenmek zorunda kalındığını, ödemeden sonra davalının mallara ilişkin ordinoları teslim ettiğini, son ordino teslim alındıktan sonra Sincan 5.Noterliğinden çekilen ihtarname ile davalının haksız şekilde tahsil ettiği tutarları iade etmesinin ihtaren bildirildiğini, ancak davalının iadeye yanaşmadığını, bu nedenle dava açma gereği hasıl olduğunu ileri sürerek faturalardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasındaki her türlü ilişkinin karşılıklı mutabakat çerçevesinde gerçekleştiğini, davacının ihtarnamelerine cevaben gönderilen Üsküdar 27.Noterliğinde keşide edilmiş 18.09.2018 tarihli ihtarname üzerine davacının borcu kabul ederek üstlendiğini, varılan mutabakata uygun şekilde müvekkili şirketin faturalar düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının herhangi bir itiraz ileri sürmeden fatura bedellerini ödediğini, dolayısıyla iddia edildiği şekilde müzayaka ya da benzeri bir durumun sözkonusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tacir sıfatına haiz olan davacının müzayaka hali içinde bulunduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığını, zira faturaları kabul ederek ödemeyi gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı adına düzenleyip tahsil ettiği demuraj faturalarının akdi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hatalı ve yetersiz olduğunu, itirazların dikkate alınmadığını, davacının borcu kabul ettiğine dair beyanı bulunduğunu, dava dışı şirket ile davacının aynı iştirak ve grup şirketi olarak kabul edilmesi gerektiğini, faizin hatalı hesaplandığını, muzayaka halinin söz konusu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, navlun ücretinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Kanun'un 77 inci maddesi.
2.6102 sayılı Kanun'un 1228, 1240, 1241, 1246
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1243 E. 2018/6929 K.
Ortak:ordino · demuraj · navlun · teslim
İncelediğiniz kararda… n 60.000,00 USD'nin müvekkili şirket tarafından ödenmesini, ödeme yapılmaması halinde gümrükte bekleyen mallar ile yolda gemide bulunan malların taşıma belgeleri ve «ordinolarının» «teslim» edilmeyeceğinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkilinin haksız ve hukuk dışı bir yolla tam bir «müzayaka» durumuna düşürüldüğünü, zira taşınan malların Türk Telekomdan kazanılan ihale nedeniyle biran önce teslimi gerektiğinden konteynerlerin ivedi şekilde gümrükten çekmek zorunda olduklarını, bu nedenle limanda bekleyen ve ordinoları haksız şekilde «bloke» edilen malların biran önce müvekkili tarafından teslim alınması gerektiğini, konunun çözümü için Sincan 3.Noterliğinden davalıya «ihtarname» gönderilerek haksız şekilde bloke edilen mallara ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı, davadışı Lojides 'in borcundan dolayı malların bloke edile …
Akü tarafından ödenmesi aksi halde «ordinoları» «teslim» etmeyeceklerini tekraren bildirdiklerini, şifahi görüşmelerden de sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin başkaca bir seçeneği kalmadığından «müzayaka» halinde ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafından düzenlenen 18.05.2018 tarihli 31.770,00 USD karşılığı 207.982,31 TL tutarındaki «fatura» ile 27.08.2018 tarihli 15.940,00 USD karşılığı 95.550,74 TL tutarındaki faturaların ödenmek zorunda kalındığını, ödemeden sonra davalının mallara ilişkin ordinoları teslim ettiğini, «son» ordino teslim alındıktan sonra Sincan 5.Noterliğinden çekilen «ihtarname» ile davalının haksız şekilde tahsil ettiği tutarları iade etmesinin ihtaren bildirildiğini, ancak davalının iadeye yanaşmadığını, bu nedenle dava açma gereği hasıl …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı adına düzenleyip tahsil ettiği «demuraj» faturalarının akdi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «konişmentoya» göre davacının «taşıyan», davalının gönderilen, dava dışı İnter Logistica firmasının ise yükleten olduğu, konteynerlerin iadesinde gecikme «sebebi» ile bedel isteyebilecek kişinin «navlun sözleşmesi» uyarınca taşıyan olduğu, konteyner gecikme ücretinin navlunun teferruatı niteliğinde olup borçlu sıfatının «taşıtana» ait olduğu, davacı tarafından «ordinonun» davalı adına düzenlendiği, ordinoyu alan davalının «taahhütname» imzaladığı, davalının ordinoyu alarak eşyanın vasıtasız «zilyetliğini» ele geçirme imkanını elde ettiği, yine konişmentoda gecikme ücretinden «gönderilenin sorumlu» olacağının belirtildiği, konişmento uyarınca 5.656,00 USD konteyner gecikme ücreti talep edilebileceği, davacının yargılama aşamasında konteyneri «teslim» aldığı gerekçesiyle, konteyner bedeline ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»; konteyner gecikme bedeli yönünden davanın kabulüne, 5.656,00 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faizi ile davalıdan tahsi …
Mahkemece, konteynerın yargılama aşamasında davacı tarafa «teslim» edildiği gerekçesiyle bu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, «konişmentoda» yer alan kayıt uyarınca, konteynerin yetmiş günün sonunda hala «teslim» edilmemesi halinde, gönderilenin bu güne kadar oluşan konteyner gecikme ücretine ilave olarak kırk feetlik konteyner için 5.500 USD ödeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · navlun sözleşmesi · zilyetlik · taşıtan · konişmento · taahhütname · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «konişmentoya» göre davacının «taşıyan», davalının gönderilen, dava dışı İnter Logistica firmasının ise yükleten olduğu, konteynerlerin iadesinde gecikme «sebebi» ile bedel isteyebilecek kişinin «navlun sözleşmesi» uyarınca taşıyan olduğu, konteyner gecikme ücretinin navlunun teferruatı niteliğinde olup borçlu sıfatının «taşıtana» ait olduğu, davacı tarafından «ordinonun» davalı adına düzenlendiği, ordinoyu alan davalının «taahhütname» imzaladığı, davalının ordinoyu alarak eşyanın vasıtasız «zilyetliğini» ele geçirme imkanını elde ettiği, yine konişmentoda gecikme ücretinden «gönderilenin sorumlu» olacağının belirtildiği, konişmento uyarınca 5.656,00 USD konteyner gecikme ücreti talep edilebileceği, davacının yargılama aşamasında konteyneri «teslim» aldığı gerekçesiyle, konteyner bedeline ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»; konteyner gecikme bedeli yönünden davanın kabulüne, 5.656,00 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faizi ile davalıdan tahsi …
Ancak, «konişmentoda» yer alan kayıt uyarınca, konteynerin yetmiş günün sonunda hala «teslim» edilmemesi halinde, gönderilenin bu güne kadar oluşan konteyner gecikme ücretine ilave olarak kırk feetlik konteyner için 5.500 USD ödeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, «konişmentoda» öngörülen konteyner bedelinin konteynerın «teslimi» halinde talep edilemeyeceğinin kabulü mümkün olmayıp, bu alacak kalemi yönünden de davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/774 E. , 2024/2898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1627 Esas, 2022/1927 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla )
DOSYA NUMARASI 2019/78 E., 2020/155 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davadışı .... Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti arasında lojistik hizmeti konusunda sözleşme imzaladığını, verilen hizmetler yönünden bu şirketin müvekkiline faturalar düzenlediğini, fatura bedelleri ödendiğinden herhangi bir borcun bulunmadığını, ancak dava dışı Lojides firmasının birtakım borçlarından dolayı hacze düştüklerini öğrendiklerini, bu esnada davalı şirketin müvekkili ile irtibata geçerek kendilerinin Lojides firmasının taşeronu durumunda olduklarını, ....'in müvekkili ... Akü A.Ş.'nin bir kısım konteyner taşıma işlerini kendilerine verdiğini, konteynerlerin bir kısmının Ambarlı Limanına ulaştığını, bir kısmının da halen yolda olduğunu, ancak Lojides firmasından 60.000,00 USD alacaklı olduklarını, bunun için alınan çeklerin ödenmeme ihtimali bulunduğundan 60.000,00 USD'nin müvekkili şirket tarafından ödenmesini, ödeme yapılmaması halinde gümrükte bekleyen mallar ile yolda gemide bulunan malların taşıma belgeleri ve ordinolarının teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkilinin haksız ve hukuk dışı bir yolla tam bir müzayaka durumuna düşürüldüğünü, zira taşınan malların Türk Telekomdan kazanılan ihale nedeniyle biran önce teslimi gerektiğinden konteynerlerin ivedi şekilde gümrükten çekmek zorunda olduklarını, bu nedenle limanda bekleyen ve ordinoları haksız şekilde bloke edilen malların biran önce müvekkili tarafından teslim alınması gerektiğini, konunun çözümü için Sincan 3.Noterliğinden davalıya ihtarname gönderilerek haksız şekilde bloke edilen mallara ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı, davadışı Lojides 'in borcundan dolayı malların bloke edilemeyeceği, malları bloke etmenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, müvekkilinin ciddi zararlara uğratıldığından derhal ordino ve taşıma belgelerinin teslim edilmesinin istenildiğini, buna karşın davalının Lojides firmasından olan alacaklarının ...
Akü tarafından ödenmesi aksi halde ordinoları teslim etmeyeceklerini tekraren bildirdiklerini, şifahi görüşmelerden de sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin başkaca bir seçeneği kalmadığından müzayaka halinde ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafından düzenlenen 18.05.2018 tarihli 31.770,00 USD karşılığı 207.982,31 TL tutarındaki fatura ile 27.08.2018 tarihli 15.940,00 USD karşılığı 95.550,74 TL tutarındaki faturaların ödenmek zorunda kalındığını, ödemeden sonra davalının mallara ilişkin ordinoları teslim ettiğini, son ordino teslim alındıktan sonra Sincan 5.Noterliğinden çekilen ihtarname ile davalının haksız şekilde tahsil ettiği tutarları iade etmesinin ihtaren bildirildiğini, ancak davalının iadeye yanaşmadığını, bu nedenle dava açma gereği hasıl olduğunu ileri sürerek faturalardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasındaki her türlü ilişkinin karşılıklı mutabakat çerçevesinde gerçekleştiğini, davacının ihtarnamelerine cevaben gönderilen Üsküdar 27.Noterliğinde keşide edilmiş 18.09.2018 tarihli ihtarname üzerine davacının borcu kabul ederek üstlendiğini, varılan mutabakata uygun şekilde müvekkili şirketin faturalar düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının herhangi bir itiraz ileri sürmeden fatura bedellerini ödediğini, dolayısıyla iddia edildiği şekilde müzayaka ya da benzeri bir durumun sözkonusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tacir sıfatına haiz olan davacının müzayaka hali içinde bulunduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığını, zira faturaları kabul ederek ödemeyi gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı adına düzenleyip tahsil ettiği demuraj faturalarının akdi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hatalı ve yetersiz olduğunu, itirazların dikkate alınmadığını, davacının borcu kabul ettiğine dair beyanı bulunduğunu, dava dışı şirket ile davacının aynı iştirak ve grup şirketi olarak kabul edilmesi gerektiğini, faizin hatalı hesaplandığını, muzayaka halinin söz konusu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, navlun ücretinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Kanun'un 77 inci maddesi.
2.6102 sayılı Kanun'un 1228, 1240, 1241, 1246
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132419700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz