Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1734 E. 2024/2709 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ delil değerlendirmesi↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ fesih↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/946 E., 2023/147 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumda 1041953.0.... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait işyerinde çalışan ....'nın, 24.08.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, sigortalısının vefatı nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili amacıyla Karşıyaka 2. İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sırasında anılan şirketin fesih ve tasfiye edilerek, sicilden terkin olunduğunun Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, Mahkemece şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Memurluğunun .... sicil numarasında kayıtlı iken 15.08.2018 tarihinde tasfiye sonu terkin edilmiş bulunan Tasfiye Halinde ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Karşıyaya 2. İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı son tasfiye memuru ...'nın ek tasfiye ile sınırlı olmak üzere tasfiye memuru olarak atanmasına, davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye olunan bir şirketin ticaret sicilinden silinmesi işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığını, bu bağlamda ihyasına karar verilen şirketin 15.08.2018 tarihinde tasfiye olduğunu ancak davacı tarafın söz konusu ihya talebi için gerekçe olarak ileri sürdüğü davanın bahse konu şirketin tasfiyesinden önce ikame edilmediğini, işbu ihya talebinin süresi içerisinde ikame edilmemesine rağmen davanın kabul edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği, bu kapsamda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı iş ve işlemler yapabileceği, bunun dışında iş ve işlemler yapamayacağı, davacının sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı olduğu, ihya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda delil değerlendirilmesi de yapılamayacağı, bu hususların davacının açtığı tazminat davasında değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu olmadığı, ihya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve rücu davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmediği, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhine karar verilen davalı son tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, somut olayda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin ihyası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1734 E. 2024/2709 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · delil değerlendirmesi · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret şirketlerinin «tasfiye» edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca yapılacak «ihya» işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği, bu kapsamda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı iş ve işlemler yapabileceği, bunun dışında iş ve işlemler yapamayacağı, davacının «sicilden terkin» edilen şirket aleyhine açılan «derdest» davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» olduğu, ihya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda «delil değerlendirilmesi» de yapılamayacağı, bu hususların davacının açtığı tazminat davasında değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu olmadığı, ihya kararı verilebilmesi için «tasfiye memurlarının» «tasfiye işlemlerinde» «kusurlarının» bulunması ve «rücu» davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmediği, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhine karar verilen davalı «son» tasfiye memurunun «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, somut olayda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ek tasfiye işlemleri için «şirketin ihyası» şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sırasında anılan şirketin «fesih» ve «tasfiye» edilerek, «sicilden terkin» olunduğunun Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, Mahkemece «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» olunan bir şirketin ticaret sicilinden silinmesi işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığını, bu bağlamda ihyasına karar verilen şirketin 15.08.2018 tarihinde tasfiye olduğunu ancak davacı tarafın söz konusu «ihya» talebi için gerekçe olarak ileri sürdüğü davanın bahse konu «şirketin tasfiyesinden» önce ikame edilmediğini, işbu ihya talebinin süresi içerisinde ikame edilmemesine rağmen davanın kabul edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek k …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret şirketlerinin «tasfiye» edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca yapılacak «ihya» işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği, bu kapsamda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı iş ve işlemler yapabileceği, bunun dışında iş ve işlemler yapamayacağı, davacının «sicilden terkin» edilen şirket aleyhine açılan «derdest» davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» olduğu, ihya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda «delil değerlendirilmesi» de yapılamayacağı, bu hususların davacının açtığı tazminat davasında değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu olmadığı, ihya kararı verilebilmesi için «tasfiye memurlarının» «tasfiye işlemlerinde» «kusurlarının» bulunması ve «rücu» davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmediği, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhine karar verilen davalı «son» tasfiye memurunun «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, somut olayda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ek tasfiye işlemleri için «şirketin ihyası» şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sırasında anılan şirketin «fesih» ve «tasfiye» edilerek, «sicilden terkin» olunduğunun Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, Mahkemece «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» olunan bir şirketin ticaret sicilinden silinmesi işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığını, bu bağlamda ihyasına karar verilen şirketin 15.08.2018 tarihinde tasfiye olduğunu ancak davacı tarafın söz konusu «ihya» talebi için gerekçe olarak ileri sürdüğü davanın bahse konu «şirketin tasfiyesinden» önce ikame edilmediğini, işbu ihya talebinin süresi içerisinde ikame edilmemesine rağmen davanın kabul edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret şirketlerinin «tasfiye» edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca yapılacak «ihya» işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği, bu kapsamda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı iş ve işlemler yapabileceği, bunun dışında iş ve işlemler yapamayacağı, davacının «sicilden terkin» edilen şirket aleyhine açılan «derdest» davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» olduğu, ihya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda «delil değerlendirilmesi» de yapılamayacağı, bu hususların davacının açtığı tazminat davasında değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu olmadığı, ihya kararı verilebilmesi için «tasfiye memurlarının» «tasfiye işlemlerinde» «kusurlarının» bulunması ve «rücu» davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmediği, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhine karar verilen davalı «son» tasfiye memurunun «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, somut olayda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ek tasfiye işlemleri için «şirketin ihyası» şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sırasında anılan şirketin «fesih» ve «tasfiye» edilerek, «sicilden terkin» olunduğunun Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, Mahkemece «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...
Ticaret Sicil Memurluğunun .... sicil numarasında kayıtlı iken 15.08.2018 tarihinde «tasfiye» sonu «terkin» edilmiş bulunan Tasfiye Halinde ...
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1734 E. , 2024/2709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/793 Esas, 2023/861 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/946 E., 2023/147 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumda 1041953.0.... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait işyerinde çalışan ....'nın, 24.08.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, sigortalısının vefatı nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili amacıyla Karşıyaka 2. İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sırasında anılan şirketin fesih ve tasfiye edilerek, sicilden terkin olunduğunun Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, Mahkemece şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Memurluğunun .... sicil numarasında kayıtlı iken 15.08.2018 tarihinde tasfiye sonu terkin edilmiş bulunan Tasfiye Halinde ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Taahhüt Madencilik Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Karşıyaya 2. İş Mahkemesi'nin 2017/418 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı son tasfiye memuru ...'nın ek tasfiye ile sınırlı olmak üzere tasfiye memuru olarak atanmasına, davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye olunan bir şirketin ticaret sicilinden silinmesi işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığını, bu bağlamda ihyasına karar verilen şirketin 15.08.2018 tarihinde tasfiye olduğunu ancak davacı tarafın söz konusu ihya talebi için gerekçe olarak ileri sürdüğü davanın bahse konu şirketin tasfiyesinden önce ikame edilmediğini, işbu ihya talebinin süresi içerisinde ikame edilmemesine rağmen davanın kabul edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği, bu kapsamda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı iş ve işlemler yapabileceği, bunun dışında iş ve işlemler yapamayacağı, davacının sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı olduğu, ihya davasında davacının asıl davasına ilişkin delil sunması gerekmediği gibi bu konuda delil değerlendirilmesi de yapılamayacağı, bu hususların davacının açtığı tazminat davasında değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre açılan ihya davalarında süre de söz konusu olmadığı, ihya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve rücu davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılmasının da gerekmediği, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleyhine karar verilen davalı son tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, somut olayda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası şartlarının oluştuğu, davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132315600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz