6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1336 E. 2024/4389 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet itirazı kazanılmış hak uyuşmazlık konusu husumet yokluğu kâr dağıtımı ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/121 E., 2020/6 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1945 yılından bu yana akü ve akü parçalarının üretimi, dağıtımı ve satışı ile uğraşan, sektörün en önemli şirketlerinden birisi olduğunu, "...", "" ve "..." markalarının davacı veya iştiraklerine ait bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasını ilk defa 96/005497 sayı ile 1, 2 ve 9. sınıf ürünler için tescil ettirdiğini, TÜRKPATENT nezdinde 2012/65647, 2016/65358, 2016/65396, 2016/65414, 2016/66070 ve 2016/66072 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, "..." markasının 868323 sayı ile... nezdinde ve 72406 sayı ile OAIP (Afrika Fikri Haklar Organizasyonu) nezdinde tescilinin sağlandığını, müvekkilinin önceki markalarına dayanarak “...AKÜ” ibareli dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun 9 ve 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu ibarenin bir bütün olarak ayırt edici olup tanımlayıcı bulunmadığını, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğu gibi dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğini ileri sürerek 2018-M-425 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile aranan soyut ayırt ediciliğe sahip bulunduğundan anılan bent kapsamında bir tescil engelinin söz konusu olmadığı ancak dava konusu ibarenin başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu, kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının ispatlanmadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu tescil engelinin salt önceki tarihli başka unsurları içeren marka tescilleri nedeniyle ortadan kalkmayacağı gerekçesiyle davalı kurum aleyhine açılan davanın esastan reddine, dava konusu YİDK kararının başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca reddine ilişkin bulunduğu, davalı şirkete işbu davada husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada verilecek kararın, başvuru konusu markaya itiraz etmiş olan davalı ... de etkileyeceğinden bu davalı hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu ibarenin cins, çeşit vasıf bildirmediğini, ibarenin asli unsurunun ... kelimesinden oluştuğunu, müvekkilinin "..." ve "... akü" markalarını" akü" malları üzerinde yıllar önce tescil ettirerek aralıksız ve yoğun biçimde kullandığını, kazanılmış hak iddialarının gereği gibi değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruyu oluşturan “.... DAYANIKLI AKÜ” ibaresinin, başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıf "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler" malları ve 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu, ayrıca davacının davalı kurum nezdindeki itirazlarında ileri sürmediği kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının işbu davada dinlenilmesi mümkün olmadığı gibi davacının "..." ibareli önceki markalarının da 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen mutlak tescil engelini ortadan kaldırmayacağı, diğer yandan marka başvurusunun mutlak red nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada davalı şirkete husumet husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2555 E. 2023/6084 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1336 E.  ,  2024/4389 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1738 Esas, 2022/1583 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/121 E., 2020/6 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1945 yılından bu yana akü ve akü parçalarının üretimi, dağıtımı ve satışı ile uğraşan, sektörün en önemli şirketlerinden birisi olduğunu, "...", "" ve "..." markalarının davacı veya iştiraklerine ait bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasını ilk defa 96/005497 sayı ile 1, 2 ve 9. sınıf ürünler için tescil ettirdiğini, TÜRKPATENT nezdinde 2012/65647, 2016/65358, 2016/65396, 2016/65414, 2016/66070 ve 2016/66072 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, "..." markasının 868323 sayı ile... nezdinde ve 72406 sayı ile OAIP (Afrika Fikri Haklar Organizasyonu) nezdinde tescilinin sağlandığını, müvekkilinin önceki markalarına dayanarak “...AKÜ” ibareli dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun 9 ve 35.

sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu ibarenin bir bütün olarak ayırt edici olup tanımlayıcı bulunmadığını, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğu gibi dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğini ileri sürerek 2018-M-425 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile aranan soyut ayırt ediciliğe sahip bulunduğundan anılan bent kapsamında bir tescil engelinin söz konusu olmadığı ancak dava konusu ibarenin başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu, kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının ispatlanmadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu tescil engelinin salt önceki tarihli başka unsurları içeren marka tescilleri nedeniyle ortadan kalkmayacağı gerekçesiyle davalı kurum aleyhine açılan davanın esastan reddine, dava konusu YİDK kararının başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca reddine ilişkin bulunduğu, davalı şirkete işbu davada husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada verilecek kararın, başvuru konusu markaya itiraz etmiş olan davalı ... de etkileyeceğinden bu davalı hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu ibarenin cins, çeşit vasıf bildirmediğini, ibarenin asli unsurunun ... kelimesinden oluştuğunu, müvekkilinin "..." ve "... akü" markalarını" akü" malları üzerinde yıllar önce tescil ettirerek aralıksız ve yoğun biçimde kullandığını, kazanılmış hak iddialarının gereği gibi değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruyu oluşturan “.... DAYANIKLI AKÜ” ibaresinin, başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıf "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler" malları ve 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;

(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu, ayrıca davacının davalı kurum nezdindeki itirazlarında ileri sürmediği kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının işbu davada dinlenilmesi mümkün olmadığı gibi davacının "..." ibareli önceki markalarının da 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen mutlak tescil engelini ortadan kaldırmayacağı, diğer yandan marka başvurusunun mutlak red nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada davalı şirkete husumet husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132213400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.