Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3455 E. 2025/1653 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belgede sahtecilik↗ temyiz yolu↗ sahtelik↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ menfi tespit davası↗ sahtecilik↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ şikayet↗ ciro↗ tespit davası↗ dolandırıcılık↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/788 E., 2023/1163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri hakkında davalı tarafından başlatılan icra takibine konu senetlerin davacı şirketlerin yetkilisi tarafından tanzim ve imza edilmediğini, senetlerdeki imzanın ... isimli şahsa ait olduğunu, ...'ın bir dönem yetkilisi ve tüm paylarının sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerini ...'e devrettikten sonra şirketler adına eski tarihli senetler düzenlediğini, müvekkili şirketler aleyhine takibe geçilmiş birçok senetten dolayı ceza mahkemesinde dava açıldığını, takibe konu bonolarda lehtar görünen ...'ın da ceza davasında sanık olduğunu ileri sürerek Kayseri Genel İcra Dairesinin 2021/40814 E. sayılı dosyası üzerinden davacılar aleyhine yürütülmekte olan icra takibinin iptaline, davacıların davaya ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibine konu senetlerin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senetlerin 25.12.2017 tarihinde tanzim edildiğini, belirtilen tarihte davacı şirketleri münferiden temsile ve imzaya yetkili kişinin ... olduğunu, senetlerin de doğal olarak bu şahıs tarafından imzalandığını, takibe konu senetlerin ... tarafından imzalandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, senetleri icraya koyan davalının, senetleri lehtardan ciro yoluyla devraldığını, keşideci konumunda bulunan davacılar ile senetleri ciro yoluyla lehtardan alan davalı arasında bir ilişki bulunmadığını, lehtar ile keşideci arasında herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığının davalı tarafından bilinemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından 25.12.2021 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli, 50.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 15.06.2021 vade tarihli 250.000,00 TL tutarlı senetlerden dolayı icra takibi başlatıldığı, davacının şikayeti sonucu açılan ceza davasında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 E., 2022/557 K. sayılı kararında, işbu dosyaya konu senetlerin, sanıklar ...ve ... tarafından geçmiş tarihli tanzim edildiği, işbu dosya davalısı ...'ın ise bunu bildiği halde senetleri icraya koyarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle sanık ...'ın diğer sanıklar ...ve ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde üzerine atılı katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sübut bulunması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucu davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verildiği, davalının takibe dayanak yaptığı senetlerin sahteliğine ilişkin verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu olay bakımından davalının (sahtecilik) eyleminin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sübut bulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Menfi tespit davasında ciro yoluyla senedi devralan davalı ...'ın bilerek geçmişe yönelik senedi devraldığının kabulü için öncelikle senedin keşideciler/yetkililer tarafından geçmişe dönük düzenlendiğinin tespiti gerekir. Somut olayda senedi düzenleyenler hakkında açılmış bir menfi tespit davası bulunmamakla birlikte, davalı ile birlikte ... ve ...hakkında senetlerin geçmişe dönük düzenlendiğinden bahisle açılmış resmi belgede sahtecilik davasında verilen mahkumiyet hükmünün davalı hariç diğer şüpheliler açısından temyize tabi olduğu anlaşıldığından öncelikle ceza kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekir. Zira, o kararın sonucu davalının hukuki durumunu da etkileyecektir. Bu nedenle ceza yargılaması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken salt davalı hakkında resmi belgede sahtecilik davasından verilen mahkumiyet kararının istinaf aşamasında kesinleştiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1136 E. 2014/7861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda… koyarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle sanık ...'ın diğer sanıklar ...ve ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde üzerine atılı katılana yönelik nitelikli «dolandırıcılık» ve «resmi belgede sahtecilik» suçlarını işlediğinin sübut bulunması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucu davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun «kesin» olarak esastan reddine; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise «temyiz yolu» açık olmak üzere esastan reddine karar verildiği, davalının takibe dayanak yaptığı senetlerin «sahteliğine» ilişkin verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu olay bakımından davalının («sahtecilik») eyleminin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sübut bulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda senedi düzenleyenler hakkında açılmış bir «menfi tespit davası» bulunmamakla birlikte, davalı ile birlikte ... ve ...hakkında senetlerin geçmişe dönük düzenlendiğinden bahisle açılmış «resmi belgede sahtecilik» davasında verilen mahkumiyet hükmünün davalı hariç diğer şüpheliler açısından temyize tabi olduğu anlaşıldığından öncelikle ceza kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekir.
Benzer bu karardaKâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusunun 556 sayılı KHK'nın uygulanmasından kaynaklandığı, «görevli» mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki, sözleşmede yer alan ve davalıya ait markanın kullanımından kaynaklanan bir iddia ileri sürülmediğine göre, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulunmadığı halde mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4176 E. 2021/6470 K.
Ortak:resmi belgede sahtecilik · sahtecilik · keşideci · bono
İncelediğiniz kararda… koyarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle sanık ...'ın diğer sanıklar ...ve ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde üzerine atılı katılana yönelik nitelikli «dolandırıcılık» ve «resmi belgede sahtecilik» suçlarını işlediğinin sübut bulunması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucu davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun «kesin» olarak esastan reddine; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise «temyiz yolu» açık olmak üzere esastan reddine karar verildiği, davalının takibe dayanak yaptığı senetlerin «sahteliğine» ilişkin verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Somut olayda senedi düzenleyenler hakkında açılmış bir «menfi tespit davası» bulunmamakla birlikte, davalı ile birlikte ... ve ...hakkında senetlerin geçmişe dönük düzenlendiğinden bahisle açılmış «resmi belgede sahtecilik» davasında verilen mahkumiyet hükmünün davalı hariç diğer şüpheliler açısından temyize tabi olduğu anlaşıldığından öncelikle ceza kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekir.
Bu nedenle ceza yargılaması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken salt davalı hakkında «resmi belgede sahtecilik» davasından verilen mahkumiyet kararının istinaf aşamasında kesinleştiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… e sanık, davalı ...'in de müşteki olduğu dosyada "..sanık ...'in müdahillere önceden var olan borcuna karşılık bir şekilde düzenlettiği kendisine ait yazı, rakam ve «keşideci» imzası taşımayan ve üzerinde alacaklı hanesinde isim yazılı olmayan bonoları vermek istediği ancak müdahiller ..., ..., ... ve Halil Kuru tarafından bonolara alacaklı hanesine alacaklı isminin de yazılmasını istemesi üzerine sanık ...'in vermek istediği bu bonoları alacaklı hanelerine ait olduğu kişilerin isimlerini yazmak sureti ile doldurarak verdiği ve ödenmeyen bonoların icra takibine konulması üzerine imza inkarında bulunduğu ve bu suretle üzerine atılı «resmi belgede sahtecilik» suçunu işlediği" gerekçesiyle davacı hakkında davaya konu «bononun» da bulunduğu bir kısım bonolardan dolayı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün bu suretle de kesinleştiği, «icra hukuk» mahkemesinde açılan «imzaya itiraz» davasının kabulüne dair kararın takip hukuku ile ilgili olduğu, şekli inceleme yapıldığı dolayısıyla takibe konu senedi kendiliğinden hükümsüz hale getirmeyeceği g …
Dava konusu senet üzerindeki «keşideci» imzasının davacıya ait olmadığı ve bu konuya ilişkin davalının da itirazının bulunmadığı anlaşılmakla bu senetten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · icra hukuk mahkemesi
Benzer bu kararda… e sanık, davalı ...'in de müşteki olduğu dosyada "..sanık ...'in müdahillere önceden var olan borcuna karşılık bir şekilde düzenlettiği kendisine ait yazı, rakam ve «keşideci» imzası taşımayan ve üzerinde alacaklı hanesinde isim yazılı olmayan bonoları vermek istediği ancak müdahiller ..., ..., ... ve Halil Kuru tarafından bonolara alacaklı hanesine alacaklı isminin de yazılmasını istemesi üzerine sanık ...'in vermek istediği bu bonoları alacaklı hanelerine ait olduğu kişilerin isimlerini yazmak sureti ile doldurarak verdiği ve ödenmeyen bonoların icra takibine konulması üzerine imza inkarında bulunduğu ve bu suretle üzerine atılı «resmi belgede sahtecilik» suçunu işlediği" gerekçesiyle davacı hakkında davaya konu «bononun» da bulunduğu bir kısım bonolardan dolayı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün bu suretle de kesinleştiği, «icra hukuk» mahkemesinde açılan «imzaya itiraz» davasının kabulüne dair kararın takip hukuku ile ilgili olduğu, şekli inceleme yapıldığı dolayısıyla takibe konu senedi kendiliğinden hükümsüz hale getirmeyeceği g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3455 E. , 2025/1653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/549 Esas, 2024/667 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/788 E., 2023/1163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri hakkında davalı tarafından başlatılan icra takibine konu senetlerin davacı şirketlerin yetkilisi tarafından tanzim ve imza edilmediğini, senetlerdeki imzanın ... isimli şahsa ait olduğunu, ...'ın bir dönem yetkilisi ve tüm paylarının sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerini ...'e devrettikten sonra şirketler adına eski tarihli senetler düzenlediğini, müvekkili şirketler aleyhine takibe geçilmiş birçok senetten dolayı ceza mahkemesinde dava açıldığını, takibe konu bonolarda lehtar görünen ...'ın da ceza davasında sanık olduğunu ileri sürerek Kayseri Genel İcra Dairesinin 2021/40814 E. sayılı dosyası üzerinden davacılar aleyhine yürütülmekte olan icra takibinin iptaline, davacıların davaya ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibine konu senetlerin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senetlerin 25.12.2017 tarihinde tanzim edildiğini, belirtilen tarihte davacı şirketleri münferiden temsile ve imzaya yetkili kişinin ... olduğunu, senetlerin de doğal olarak bu şahıs tarafından imzalandığını, takibe konu senetlerin ... tarafından imzalandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, senetleri icraya koyan davalının, senetleri lehtardan ciro yoluyla devraldığını, keşideci konumunda bulunan davacılar ile senetleri ciro yoluyla lehtardan alan davalı arasında bir ilişki bulunmadığını, lehtar ile keşideci arasında herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığının davalı tarafından bilinemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından 25.12.2021 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 vade tarihli, 50.000,00 TL tutarlı senet, 25.12.2017 tanzim, 15.06.2021 vade tarihli 250.000,00 TL tutarlı senetlerden dolayı icra takibi başlatıldığı, davacının şikayeti sonucu açılan ceza davasında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 E., 2022/557 K. sayılı kararında, işbu dosyaya konu senetlerin, sanıklar ...ve ... tarafından geçmiş tarihli tanzim edildiği, işbu dosya davalısı ...'ın ise bunu bildiği halde senetleri icraya koyarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle sanık ...'ın diğer sanıklar ...ve ...
ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde üzerine atılı katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sübut bulunması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucu davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verildiği, davalının takibe dayanak yaptığı senetlerin sahteliğine ilişkin verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu olay bakımından davalının (sahtecilik) eyleminin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sübut bulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Menfi tespit davasında ciro yoluyla senedi devralan davalı ...'ın bilerek geçmişe yönelik senedi devraldığının kabulü için öncelikle senedin keşideciler/yetkililer tarafından geçmişe dönük düzenlendiğinin tespiti gerekir. Somut olayda senedi düzenleyenler hakkında açılmış bir menfi tespit davası bulunmamakla birlikte, davalı ile birlikte ... ve ...hakkında senetlerin geçmişe dönük düzenlendiğinden bahisle açılmış resmi belgede sahtecilik davasında verilen mahkumiyet hükmünün davalı hariç diğer şüpheliler açısından temyize tabi olduğu anlaşıldığından öncelikle ceza kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekir. Zira, o kararın sonucu davalının hukuki durumunu da etkileyecektir. Bu nedenle ceza yargılaması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken salt davalı hakkında resmi belgede sahtecilik davasından verilen mahkumiyet kararının istinaf aşamasında kesinleştiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132017100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz