Kamulaştırma bedeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1392 E. 2025/1272 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamulaştırma bedeli↗ nemalandırma↗ el koyma↗ bloke↗ depo kararı↗ mevduat hesabı↗ tespit davası↗ yenileme↗ vade↗ ıslah↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/324 E. 2021/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili ... ve davalı vekili Avukat Gökçe Karakaya Gül dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu muhtelif taşınmazlar hakkında verilen acele kamulaştırma kararı üzerine Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/319 E. sayılı dosyası ile acele el koyma davası açıldığını, yargılama sonucunda kamulaştırma bedelinin 2.286.460,00 TL olarak tespit edildiğini, bu bedelin 2.206.660,00 TL'sinin 23.12.2013 tarihinde davalı banka şubesinin ... numaralı hesabına 79.800,00 TL'sinin ise ... numaralı hesabına yatırılarak bloke edildiğini, müvekkilinin sözkonusu bedelleri 22.12.2015 tarihinde teslim aldığını, bu tutarlardan 2.206.660,00 TL'ye davalı banka şubesi tarafından piyasa rayicinin çok altında faiz işletildiğini, 79.980,00 TL'ye ise faiz işletilmediğini, Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davalı bankaya yazılan tezkerede söz konusu bedellerin aylık vadeli hesaplara yatırılacağının ifade edildiğini, davalı bankanın düşük faiz uygulaması yapması ya da hiç faiz vermemesi sonucu müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek söz konusu dönemlerde piyasadaki aylık faiz oranlarının tespiti ile davaya konu bedellere uygulanması neticesinde ortaya çıkan bedelin saptanmasıyla fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 464.667,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankanın hesap faiz ve işlemlerinin hukuka ve usule uygun olduğunu, dava konusu olayda bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankadan celp edilen yazılarda, 16.11.2015 tarihine kadar % 4.5 ve sonrası için ise %5.5 faiz oranı uygulandığının bildirildiği, ancak banka tarafından bildirilen faiz oranları ile hesaplama yapıldığında davalı banka tarafından eksik uygulanan faiz tutarının toplam 9.520,29 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.520,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile acele kamulaştırma veya el koyma isteklerinde yatırılan bedele faiz uygulanması yönünde kanun koyucunun bir iradesi olsaydı bunun mutlaka yasal metinde bulunacağı, kanunda böyle bir düzenleme olmadığından acele kamulaştırma sırasında mahkemece belirlenen ve hak sahibi adına bankaya yatırılan bedel için faiz yürütülmesinin mümkün olmayacağı, zira acele el koyma bedelinin hak sahibinin kullanımına hazır edildiği, paranın bankadan çekilip çekilmemesinin kural olarak bir öneminin olmayacağı, bu itibarla, acele kamulaştırma kararını veren 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden bankaya hitaben yazılan ödeme müzekkeresindeki bedelin tüm nemalarıyla ödenmesi ibaresinin hukuksal bir dayanağının bulunmadığı, öte yandan hak sahibinin parayı tahsil etmesinde herhangi bir engel sebep yokken parayı uzun süre sonra geç tahsil etmesinden kaynaklanan zararının tazmininin mümkün olup olmadığının da tartışılması gerektiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde mevduatın " Mevduat: Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen parayı " şeklinde tanımlandığı, parayı yatıran ve banka arasında bir sözleşme yoksa yatırılan paranın vadeli olmayacağının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda yatırılan paraya vadesiz hesaplarda belirlenen faiz oranlarının uygulanmasının hukuka uygun olacağı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı bankanın 23.12.2013 ile 22.12.2015 tarihleri arasında vadesiz hesaplara yıllık %4,5 ve %5,5 faiz oranları uygulandığı, dolayısıyla acele kamulaştırma bedeline vadesiz hesaplarda uygulanması gereken yıllık faiz oranlarının dosya kapsamında hesaplandığı ve İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı gereklerine göre inceleme yapılıp hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, acele kamulaştırma kararı kapsamında bankaya depo edilen paraya eksik faiz işletilmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/319 E. sayılı acele kamulaştırma kararı ile açıkça "Banka Şubesinde açılacak ve vade bitiminde kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına" şeklindeki ifade ile kamulaştırma bedelinin kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına depo edilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin açık kararı doğrultusunda davalı bankanın mahkeme kararını yerine getirerek depo edilen parayı kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına yatırması ve bu kapsamda fiilen vadeli mevduata uyguladığı faiz oranlarına göre depo edilen paraya faiz tahakkuk ettirmesi gerekmektedir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davalı bankanın 1 ay vadeli Türk Lirası mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı bankanın vadesiz mevduata uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1392 E. , 2025/1272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/25 Esas, 2023/69 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/324 E. 2021/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili ... ve davalı vekili Avukat Gökçe Karakaya Gül dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu muhtelif taşınmazlar hakkında verilen acele kamulaştırma kararı üzerine Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/319 E. sayılı dosyası ile acele el koyma davası açıldığını, yargılama sonucunda kamulaştırma bedelinin 2.286.460,00 TL olarak tespit edildiğini, bu bedelin 2.206.660,00 TL'sinin 23.12.2013 tarihinde davalı banka şubesinin ... numaralı hesabına 79.800,00 TL'sinin ise ... numaralı hesabına yatırılarak bloke edildiğini, müvekkilinin sözkonusu bedelleri 22.12.2015 tarihinde teslim aldığını, bu tutarlardan 2.206.660,00 TL'ye davalı banka şubesi tarafından piyasa rayicinin çok altında faiz işletildiğini, 79.980,00 TL'ye ise faiz işletilmediğini, Bursa 7.
Asliye Hukuk Mahkemesince davalı bankaya yazılan tezkerede söz konusu bedellerin aylık vadeli hesaplara yatırılacağının ifade edildiğini, davalı bankanın düşük faiz uygulaması yapması ya da hiç faiz vermemesi sonucu müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek söz konusu dönemlerde piyasadaki aylık faiz oranlarının tespiti ile davaya konu bedellere uygulanması neticesinde ortaya çıkan bedelin saptanmasıyla fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 464.667,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankanın hesap faiz ve işlemlerinin hukuka ve usule uygun olduğunu, dava konusu olayda bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankadan celp edilen yazılarda, 16.11.2015 tarihine kadar % 4.5 ve sonrası için ise %5.5 faiz oranı uygulandığının bildirildiği, ancak banka tarafından bildirilen faiz oranları ile hesaplama yapıldığında davalı banka tarafından eksik uygulanan faiz tutarının toplam 9.520,29 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.520,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile acele kamulaştırma veya el koyma isteklerinde yatırılan bedele faiz uygulanması yönünde kanun koyucunun bir iradesi olsaydı bunun mutlaka yasal metinde bulunacağı, kanunda böyle bir düzenleme olmadığından acele kamulaştırma sırasında mahkemece belirlenen ve hak sahibi adına bankaya yatırılan bedel için faiz yürütülmesinin mümkün olmayacağı, zira acele el koyma bedelinin hak sahibinin kullanımına hazır edildiği, paranın bankadan çekilip çekilmemesinin kural olarak bir öneminin olmayacağı, bu itibarla, acele kamulaştırma kararını veren 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden bankaya hitaben yazılan ödeme müzekkeresindeki bedelin tüm nemalarıyla ödenmesi ibaresinin hukuksal bir dayanağının bulunmadığı, öte yandan hak sahibinin parayı tahsil etmesinde herhangi bir engel sebep yokken parayı uzun süre sonra geç tahsil etmesinden kaynaklanan zararının tazmininin mümkün olup olmadığının da tartışılması gerektiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 3.
maddesinde mevduatın " Mevduat: Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen parayı " şeklinde tanımlandığı, parayı yatıran ve banka arasında bir sözleşme yoksa yatırılan paranın vadeli olmayacağının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda yatırılan paraya vadesiz hesaplarda belirlenen faiz oranlarının uygulanmasının hukuka uygun olacağı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı bankanın 23.12.2013 ile 22.12.2015 tarihleri arasında vadesiz hesaplara yıllık %4,5 ve %5,5 faiz oranları uygulandığı, dolayısıyla acele kamulaştırma bedeline vadesiz hesaplarda uygulanması gereken yıllık faiz oranlarının dosya kapsamında hesaplandığı ve İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı gereklerine göre inceleme yapılıp hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, acele kamulaştırma kararı kapsamında bankaya depo edilen paraya eksik faiz işletilmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/319 E. sayılı acele kamulaştırma kararı ile açıkça "Banka Şubesinde açılacak ve vade bitiminde kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına" şeklindeki ifade ile kamulaştırma bedelinin kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına depo edilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin açık kararı doğrultusunda davalı bankanın mahkeme kararını yerine getirerek depo edilen parayı kendiliğinden yenilenecek 1'er ay vadeli mevduat hesabına yatırması ve bu kapsamda fiilen vadeli mevduata uyguladığı faiz oranlarına göre depo edilen paraya faiz tahakkuk ettirmesi gerekmektedir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davalı bankanın 1 ay vadeli Türk Lirası mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı bankanın vadesiz mevduata uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131905500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz