Genel kurul kararı olmadan yapılan şirket taşınmazı devrinin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2742 E. 2025/1262 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirket taşınmazlarının, münferit temsil yetkisine dayanılarak genel kurul kararı olmaksızın ve satış bedeli şirkete ödenmeksizin, üstelik gerçek değerinin fahiş biçimde altında bir bedelle yetkilinin kendi şirketine devredilmesi muvazaalıdır; genel kurul kararı alınmadan yapılan devir sözleşmeleri geçersiz olduğundan tapu kayıtları iptal edilerek taşınmazlar şirket adına tescil edilir. Alacaklısı farklı kişiler olan ya da aynı nitelikte ve aynı türden bulunmayan alacaklar bakımından takas-mahsup defi dinlenmez. Muvazaalı işlemden zarar gören şirket ortağının, taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini istemekte aktif husumet ehliyeti vardır.
Ele alınan sorunlar
Münferit temsil yetkisine dayanılarak genel kurul kararı olmaksızın yapılan taşınmaz devrinin muvazaalı ve geçersiz olup olmadığı → kabul
İddia: Davalı, şirket müdürünün münferit temsil yetkisi nedeniyle satış için genel kurul kararı alınmasının gerekmediğini, devirlerin taşınmazların piyasa değeri nispetinde yapıldığını ve devrin alacağa mahsuben gerçekleştirildiğini savunmuştur.
Gerekçe: Taşınmazların gerçek değerleri ile satış bedelleri arasında fahiş fark bulunması muvazaa iddiasını destekler; davalı taraf satış bedelini davacı şirkete ödediği yönünde delil sunmamıştır. Bunun yanı sıra taşınmazların satışı hususunda genel kurul kararı da bulunmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 538. maddesine aykırı davranılmıştır. Taşınmazların, aynı zamanda davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan davacı şirket yetkilisi tarafından kendi şirketine satılmış olması hususlarıyla birlikte değerlendirildiğinde devirler muvazaalıdır; genel kurul kararı alınmadan yapılan devir sözleşmeleri geçersiz olduğundan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Takas-mahsup defi → ret
İddia: Davalı, dava konusu taşınmazların tescili talebine karşılık takas-mahsup talepleri bulunduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Takasa dayanak gösterilen itirazın iptali davalarından üçünde alacaklı davalı şirket olmayıp dava dışı şirket yetkilisidir; davacısı davalı şirket olan dosyada ise takas edilecek alacaklar aynı nitelikte ve aynı türden değildir. Bu nedenle takas-mahsup defi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Muvazaalı işlemden zarar gören şirket ortağının aktif husumet ehliyeti → ret
İddia: Davalı, gerçek kişi davacının bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Şirketin zarara uğraması hâlinde şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi, muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı bulunduğundan, davacı gerçek kişi ortağın bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti vardır; İlk Derece Mahkemesinin bu davacının aktif husumetinin bulunmadığına ilişkin kararı doğru değilse de, karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kurul kararı olmaksızın yapılan şirket taşınmazı devrinin geçersizliği ile muvazaalı işlemden zarar gören şirket ortağının tapu iptali ve şirket adına tescil davasında aktif husumet ehliyetinin bulunması bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Aktif husumet: muvazaalı işlemden zarar gören şirket ortağı, taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini istemekte aktif husumet ehliyetini haizdir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvazaa↗ tapu iptali ve tescil↗ münferit temsil yetkisi↗ genel kurul kararı↗ takas-mahsup defi↗ aktif husumet ehliyeti↗ şirket ortağının dava hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2742 E. , 2025/1262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1275 Esas, 2024/340 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/505 E., 2021/421 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ortaklık paylarının %44,6 ... , %22 ... ve %33,4 ... olduğunu, ortaklardan her birinin müdür olarak münferiden atacağı imza ile şirketi her hususta temsil ve ilzama yetkili olduklarını, müvekkili şirketin ve davalı şirketin ortak ve müdürü olan ... 'ın münferiden verilen imza yetkisini kötüye kullanarak şirketin mülkiyetindeki taşınmazların tamamını diğer şirket ortaklarının bilgisi ve onayı dışında genel kurul kararı dahi olmaksızın muvazaalı olarak satış gibi gösterip devrettiğini, devir bedellerinin piyasa bedellerinin çok altında olduğunu, devir bedelinin müvekkili şirket hesabına geçmediğini belirterek muvazaa nedeniyle tapu tescillerinin iptali ve davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz devrinin davacılardan alacağına mahsuben gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazların tescili talebine karşılık takas mahsup talepleri olduğunu, davacı ...'ın işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını bu nedenle bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, ... şirketi münferit temsil yetkisi nedeniyle satış için genel kurul kararı alınması gerekmediğini, yapılan devirlerin taşınmazların piyasa değeri nispetinde olduğunu belirterek takas mahsup talebinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takasa ilişkin davalı tarafça ileri sürülen itirazın iptali davalarından üçünde alacaklının davalı şirket olmayıp, davalı şirket yetkilisi dava dışı ... olduğu, davacısının işbu dosyada davalı şirket olan dosyada takas edilecek alacakların aynı nitelikte, aynı türden olmadığı, davalı tarafın takas mahsup definin yerinde görülmediği, taşınmazların gerçek değerleri ve satış bedelleri arasında fahiş fark olmasının davacının muvazaa iddiasını desteklediği, davalı tarafın satış bedelini davacı şirkete ödediği yönünde herhangi delil sunmadığı, bunun yanı sıra taşınmazların satışı hususunda genel kurul kararı da bulunmadığı, böylelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 538.
maddesine aykırı davranıldığı, taşınmazların aynı zamanda davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan davacı şirket yetkilisi tarafından kendi şirketine satıldığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde muvazaalı olduğu kanaatine varıldığı, genel kurul kararı alınmadan yapılan devir sözleşmeleri geçersiz olduğundan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesi gerektiği, ancak davacı ...'ın dava konusu taşınmazların önceki maliki ya da lehine tescili talep edilen taraf olmadığından işbu davada aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davacı şirket bakımından davanın kabulü ile hüküm fıkrasında bilgilerine yer verilen taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...
tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu davacı şirket taşınmazlarının davalı şirketin tek ortağı olan ...'ın davacı şirketteki münferit temsil yetkisine dayalı olarak genel kurul kararı olmadan davalı şirkete satışının yapıldığı, satış bedellerinin şirkete verilmediği bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı ...'ın davacı şirketin %33.4 oranında paydaşı olduğu, şirketin zarara uğraması halinde, şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı bulunduğundan davacı gerçek kişi ortağın işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin davacı ...
'ın aktif husumetinin bulunmadığına ilişkin kararı doğru değil ise de karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, münferit yetkili şirket müdürü tarafından yapılan taşınmaz satışlarının muvazaa nedeniyle tapularının iptali ile davacı şirket adına tescili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131904000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz