6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesinlik sınırının altında kalan miktarda temyiz dilekçesinin reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/1014 E. 2025/1170 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar HMK 362 uyarınca temyiz edilemez; temyize konu miktar bu sınırın altındaysa HMK 366 atfıyla 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesi esasa girilmeden reddedilir. Kesinlik sınırı bölge adliye mahkemesinin karar tarihine göre belirlenir ve asıl dava ile birleşen davalarda hüküm altına alınıp temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

Temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi → ret

Gerekçe: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez; temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde aynı Kanun'un 366. maddesi atfıyla 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, asıl dava ve her bir birleşen dava yönünden ayrı ayrı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz kesinlik sınırının bölge adliye mahkemesi karar tarihine göre belirlenmesi ve asıl ile birleşen davalarda temyize konu miktarların ayrı ayrı değerlendirilmesi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz kesinlik sınırı miktardan ret birleşen dava ön inceleme temyiz dilekçesinin reddi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/1014 E.  ,  2025/1170 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/716 Esas,2024/1930 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/510 E., 2021/841 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar asıl dava yönünden 282.678,93 TL, birleşen 2018/524 E. sayılı dava yönünden 283.668,43 TL, birleşen 2028/612 E. sayılı dosya yönünden ise 119.608,97 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131822400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/716 E. 2024/1930 K.

Cari hesap alacağında ticari defter kayıtlarına itibar ve ispat yükü

Gerekçe özeti

Ticari defter kayıtlarına dayalı cari hesap alacağı davalarında, bir tarafın düzenlediği faturanın karşı tarafın defterlerine ihtirazi kayıtsız ve süresinde itiraz edilmeden kaydedilmiş olması halinde, o faturanın içeriğine ve gerçekliğine sonradan itiraz edilemez; faturayı ispatlanamaz kılmak isteyen taraf bunu haklı gösterecek somut delil sunmak zorundadır. Usulsüzlük iddiasına dayanılarak fatura bedelinin ödenmemesi gerektiği ileri sürülüyorsa, bu iddianın ilgili faturalarla doğrudan ve somut bir bağlantısının kurulması, iddia edilen zararın somutlaştırılması ve ceza soruşturması ile diğer delillerle desteklenmesi gerekir; aksi halde defterlere ihtirazi kayıtsız işlenmiş faturalara itibar edilir.

Emsal değeri

Karşı tarafın ihtirazi kayıtsız ve süresinde itiraz etmeksizin defterine kaydettiği faturaya, sonradan usulsüzlük veya mahsup iddiasıyla itiraz edilemeyeceği; bu tür iddiaların somut delille desteklenmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, ticari defter kayıtlarına dayalı cari hesap alacağı davaları için emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: cari hesap itirazın iptali ticari defter kaydı ihtirazi kayıt ispat yükü icra inkar tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/716

KARAR NO 2024/1930

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2021

NUMARASI 2018/510 Esas - 2021/841 Karar

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2024

Asıl ve birleşen davanın kabulüne, diğer birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğunu, davalının müvekkile attığı e-postalarla sipariş geçtiğini, davalıya talebine göre malların irsaliye ile teslim edildiğini, teslim edilen mala ilişkin davalının sipariş numarasının geçtiği faturalar düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan Vidanjör ve Nakil Sözleşmesine göre davalıya vidanjör ve nakliye hizmeti de verildiğini, taraflar arasındaki mal ve hizmet satışına ilişkin tüm açık faturaların tek bir cari hesapta tutulduğunu, tarafların yıllardır cari hesaplarda ve BA-BS kayıtlarında mutabık kaldıklarını, müvekkili tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle 685.199,95-TL ve cari hesapta eskiden gelen 5.658,78-TL bakiye ile birlikte müvekkilinin davalıdan toplamda 690.858,73-TL alacağının bulunduğunu, cari hesapta görülen 408.179,80-TL alacağa ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, vade tarihi 19/03/2018 tarihine kadar olan 282.678,93-TL alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunulduğunu, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN İST. AND.

3. ATM'NİN 2018/524 ESAS SAYILI DAVA: Taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıdan toplamda 690.858,73-TL alacağının bulunduğunu, vade tarihi 19/03/2018 tarihine kadar olan 282.678,93-TL alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, davalının takibe itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, 19/03/2018 tarihinden 09/04/2018 tarihine kadar 283.668,43-TL alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN İST. AND.

1. ATM'NİN 2018/612 ESAS SAYILI DAVA: Taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıdan toplamda 690.858,73-TL alacağının bulunduğunu, vade tarihi 19/03/2018 tarihine kadar olan 282.678,93-TL alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, 19/03/2018 tarihinden 09/04/2018 tarihine kadar 283.668,43-TL alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, bahsi geçen takip dosyaları ile ilgili itirazın iptali davalarının derdest olduğunu, 09/04/2018 tarihinden sonraki 124.511,37-TL alacak için ise İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. esas sayılı takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacı şirketin, müvekkili şirkete ait Konya ilindeki fabrikada vidanjör ile çıkan atıkları temizlediğini, tedarikçi firmalara ilişkin vidanjör kullanım bilgisi ve kayıtların davacının ortağı olan ve aynı zamanda müvekkilinin çalışanı ... tarafından tutulduğunu, bu kişi tarafından sefer başına kullanım bilgilerinin yazıldığını, tutulan bu kayıtlara istinaden davacı şirkete ödeme yapıldığını, ancak usulsüz tutulan ve sefer başına kullanım bilgisi fazladan yazılarak davacı şirkete fazla ücret ödendiğini, müvekkili şirketin arıtma ve atık alanında usulsüz mazot kullanımı ve usulsüz vidanjör kullanımı üzerine gelen ihbar sonucu disiplin ku.it tırın yakıt tankından tedarikçi şirkete ait vidanjöre mazot konulması konusunda kendisine bağlı çalışanlara talimat verdiğini, bu şekilde yetkisini aştığını ve usulsüz bir eylemde bulunduğunu, vidanjörün sefer kayıtlarını gerçeğe aykırı düzenlediğini ve müvekkili şirkete gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğunu, bunun için davacı şirketten önce vidanjör hizmeti sunan ...'in sahibinden zaman içerisinde yaklaşık 80.000-TL nakdi fayda sağladığını, davacı firma ile ortak vidanjör alıp müvekkili şirket üzerinden çalıştırmaya başladığını, bunun için ..'un 70.0.L ve ...'nun ise 50.000-TL ödeyerek davacı firma ile ortak olduklarını kabul ve ikrar ettiğini, bu şahısların davacıyla anlaşarak müvekkili şirkete vermediği hizmet karşılığında faturalandırma yoluna gittiklerini ve haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, bu hususta savcılığa şikayette bulunduklarını, savcılığa yapılan şikayetin sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın asıl dosyaya ve birleşen dosyalara konu icra takiplerinde belli tarihe kadar olan cari hesap alacaklarının tahsilini talep ettiği, bu kapsamda davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti açısından taraf defterlerinin incelendiği, tüm talepleri içerir incelemenin ek raporda yapıldığı, davacının yasal ticari defterlerine göre; davacının asıl ve birleşen konu davalara konu her 3 takip talebi olan 23/03/2018, 13/04/2018 ve 25/04/2018 tarihlerinde davalıdan 690.858,73-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise her 3 takip talebi olan 23/03/2018, 13/04/2018 ve 25/04/2018 tarihlerinde davacıya 580.274.65-TL borçlu olarak gözüktüğü, taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 14/07/2016 tarihli 4.902,38-TL tutarlı faturadan ve davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 04/02/2014 kayıt tarihli 756,38-TL davacı şirkete borç kaydı, davalının düzenlediği ancak davacıda kayıtlı olmayan 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 40.766,81-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 11.431,19-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, davacı şirket kayıtlarında olup davalı şirket kayıtlarında bulunmayan 15/07/2016 kayıt tarih 14/07/2016 tarihli 4.902,38 TL tutarlı fatura konusu malın davalı şirkete şirkete teslimine ilişkin delil bulunmadığı, davalı defterlerinde kayıtlı olan 04/02/2014 kayıt tarihli 756,38-TL davacı şirkete borç kaydı, davalının düzenlediği 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 40.766,81-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 11.431,19-TL tutarlı faturalara yönelik davalı tarafça hiçbir belge sunulmadığından davalı tarafın söz konusu kayıtları ve faturaları ispatlayamadığı, dolayısıyla davacı adına oluşturulan bu borç kayıtlarına itibar edilemeyeceği, sonuç itibariyle davacının ispatlanamayan faturasının mahsup edilmek suretiyle davalıdan (690.858,73 TL - 4.902,38 TL = 686.956,35 TL) alacaklı olduğu, davalı tarafça davacı şirketin, para karşılığı davacının ortağı olan ve anlaşmış olduğu müvekkili şirket çalışanı ...

tarafından usulsüzlük yapılarak verilmeyen hizmete ilişkin usulsüz fatura düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, her ne kadar davalı tarafça, davacı şirketin kendi çalışanlarıyla menfaat karşılığı anlaşarak fazladan fatura düzenlendiği ileri sürülmüşse de bu iddiaların yalnızca vidanjörlerle alakalı olduğu ve iki adet faturayı kapsadığı, cari hesabın mal satış faturasından da oluştuğu, mal satış faturaları yönünden davalı tarafın herhangi bir iddiasının olmadığı, vidanjörlere yönelik faturaların davalı defterlerinde itirazsız şekilde kayıtlı olduğu, bu nedenle davacının alacağını ispatladığı ve savcılık dosyasının beklenilmesine gerek görülmediği, 4.902,38-TL bedelli fatura dışında davacı defterlerine itibar edildiği, davacının davalıdan 686.956,35-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ...

sayılı dosyasındaki itirazının 282.678,93-TL asıl alacak üzerinden iptaline, birleşen 2018/524 esas sayılı davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasındaki itirazının 283.668,43-TL asıl alacak üzerinden iptaline, birleşen 2018/612 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasındaki itirazının 119.608,97-TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazla talebin reddine, asıl ve birleşen davalarda hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, asıl ve birleşen davalarda hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacının müvekkili şirkette çalışan kişilerle para karşılığı anlaşarak verilmeyen hizmet karşılığı kazanç sağlanmaya çalıştığını, tedarikçi firmalara ilişkin vidanjör kullanım bilgisi ve kayıtların davacının ortağı olan ve aynı zamanda müvekkilinin çalışanı ... tarafından tutulduğunu, bu kişi tarafından sefer başına kullanım bilgilerinin yazıldığını, tutulan bu kayıtlara istinaden davacı şirkete ödeme yapıldığını, ancak usulsüz tutulan ve sefer başına kullanım bilgisi fazladan yazılarak davacı şirkete fazla ücret ödendiğini, müvekkili şirketin arıtma ve atık alanında usulsüz mazot kullanımı ve usulsüz vidanjör kullanımı üzerine disiplin soruşturması başlatıldığını, alınan ifadelerle, iş mahkemelerinde verilen kararla usulsüzlüğün açık bir şekilde tespit edildiğini, ayrıca davacı gibi vidanjör hizmeti veren ...

firmasının sahibi olan ...'ın ifadesinde ..., ... ve davacı hakkındaki hukuka aykırı ilişkiyi açıkladığını ve verilmeyen hizmet karşılığında illegal yöntemlerle birlikte kazanç sağlamayı planladıklarını ifade ettiğini, ... ve ... akaryakıt'ın müvekkili şirkete ait mazotu davacı şirkete ait vidanjöre aktardıklarını, gerçekleşenden daha fazla vidanjör kullanımı yazıldığını ikrar ettiklerini, ...'nun ifadesinde ... birlikte davacı şirkete ortak olmak için para ödediklerini ikrar ettiğini, ...'un da bu firmaya ortak olduğunu ikrar ettiğini, mahkemece bu iki faturaya usulsüzlük yapıldığının kabul edilmesine rağmen niçin bu faturaların geçerli kabul edildiğinin açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların da hatalı olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen 29/03/2018 tarihli 3 adet faturanın davacı tarafından düzenlenen 3 adet fatura ile eşleştiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından düzenlenen faturaların da dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte ödeme emrine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıya ifa ettiği mal ve hizmet edimi nedeniyle oluşan 690.858,73-TL alacağından, vade tarihi 19/03/2018 tarihine kadar olan 282.678,93-TL alacağının tahsili için asıl davanın konusunu oluşturan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı; 19/03/2018 tarihinden 09/04/2018 tarihine kadar oluşan 283.668,43-TL alacağın tahsili için birleşen 2018/524 Esas sayılı davanın konusunu oluşturan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı, 09/04/2018 tarihinden sonraki 124.511,37-TL alacak için ise birleşen 2018/612 Esas sayılı davanın konusunu oluşturan İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ...E. esas sayılı icra takibini başlatmış olup, davalı tarafından süresinde itiraz dilekçesi sunulması üzerinde eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı vekili; müvekkili şirketin çalışanı olan ...un davacı şirkete ortak olduğunu, tedarikçi firmalara ilişkin vidanjör kullanım bilgisi ve kayıtların davacının ortağı olan ve aynı zamanda müvekkilinin çalışanı ... tarafından tutulduğunu, ancak usulsüz tutulan ve sefer başına kullanım bilgisi fazladan yazılarak davacı şirkete fazla ücret ödendiğini, müvekkili şirketin arıtma ve atık alanında usulsüz mazot kullanımı ve usulsüz vidanjör kullanımı üzerine gelen ihbar sonucu disiplin kurulu tarafından Konya fabrikasında soruşturma başlatıldığını, ...

ve ...nun müvekkili şirkete ait tırın yakıt tankından tedarikçi şirkete ait vidanjöre mazot konulması konusunda kendisine bağlı çalışanlara talimat verdiğini, bu şekilde yetkisini aştığını ve usulsüz bir eylemde bulunduğunu, vidanjörün sefer kayıtlarını gerçeğe aykırı düzenlediğini ve müvekkili şirkete gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan 690.858,73-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise davalının davacıya 580.274.65-TL borçlu olarak gözüktüğü, taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 14/07/2016 tarihli 4.902,38-TL tutarlı faturadan ve davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 04/02/2014 kayıt tarihli 756,38-TL davacı şirkete borç kaydı, 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 40.766,81-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 11.431,19-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Mahkemece davacının 14/07/2016 tarihli 15268 numaralı 4.902,38 TL tutarlı fatura konusu ürünün teslimini ispatlayamadığı, davalının ise 04/02/2014 kayıt tarihli 756,38-TL davacı şirkete borç kaydı, 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 40.766,81-TL tutarlı, 29/03/2018 tarihli 11.431,19-TL tutarlı faturaları ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2018/524 esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2018/612 esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL, 40.766,81-TL ve 11.431,19-TL tutarlı üç adet faturanın, sırasıyla davacı tarafından düzenlenen 21/02/2018, 14/02/2018 ve 16/02/2018 tarihli faturalar için düzenlendiğini ileri sürmektedir.

Ancak davacı tarafından düzenlenen bahsi geçen 3 adet fatura davalının defterlerine kaydedilmiş olup davacı tarafından düzenlenen bu faturalara bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gibi süresinde itiraz da edilmemiştir. Davalı tarafından, davacının mal teslimine ilişkin bu faturaları düzenlemesinden yaklaşık 1,5 ay sonra bu üç fatura borcunu kapatacak şekilde fatura düzenlenmesini gerektirir bir olgu ileri sürülmediği gibi, bunu haklı gösterecek bir delil de ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla davalının 29/03/2018 tarihli 52.727,31-TL, 40.766,81-TL ve 11.431,19-TL tutarlı üç adet faturaya dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bunun dışında davalı taraf, sefer başına kullanım bilgisinin fazladan yazıldığını, müvekkili şirketin arıtma ve atık alanında usulsüz mazot kullanıldığını ileri sürmektedir.

Ancak taraflar arasındaki ticari ilişkide sadece 04/01/2018 tarihli 58.439,50-TL bedelli ve 08/02/2018 tarihli 67.968-TL bedelli faturalar vidanjör kullanımı ile ilgili olup, diğer bütün faturalar davalıya yapılan mal teslimine ilişkindir. Davalının mal teslimine ilişkin ileri sürdüğü usulsüzlük iddiası bulunmamaktadır. İş yeri disiplin soruşturmasında alınan ifadelerde ... isimli şahsın yaptığı usulsüz işlemlerle ilgili ifadeler bulunmakta ise de vidanjör atık işinin ... isimli firmaya da yaptırıldığı, usulsüz mazot aktarımının davacıya mı yoksa ... isimli firmaya mı yaptırıldığı hususunda bir açıklık bulunmadığı, ... isimli şahsın nakit fayda sağladığına ilişkin beyanlarının ... isimli firma ile ilgili olduğu, yapılan ceza soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verildiği, kaldı ki olayın ortaya çıkmasından sonra yapılan mutabakat yazışmalarında davalının 04/01/2018 tarihli 58.439,50-TL bedelli ve 08/02/2018 tarihli 67.968-TL bedelli faturaları dışlamadığı, ...

isimli şahsın eylemleri nedeniyle davacı şirketin neden olduğu somutlaştırılmış bir zarar talebinde bulunulmadığı, vidanjör hizmetine ilişkin iki adet faturanın ihtirazi kayıtsız olarak defterlere işlendiği dikkate alındığında davalının ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen 2018/524 esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2018/612 esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken toplam 46.857,62‬-TL istinaf karar harcından yatırılan 11.715-TL harcın mahsubu ile kalan 35.142,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

26/12/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.