6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İlk talepte ödeme kaydı içeren teminat mektubunda likit def'i ile tazmin talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1431 E. 2024/729 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kıymetli Evraktan Kaynaklanan (Teminat Mektubu) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İlk talepte ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarında banka kural olarak yalnızca şekli inceleme yetkisine sahiptir ve esasa ilişkin inceleme yapamaz; ancak sözleşmenin tarafı sıfatıyla kendisine ait def'ileri ileri sürerek ve muhatabın talebinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını likit delillerle ispat ederek ödemeden kaçınabilir. Kesin kabulün yapılmış olması, SGK'dan ilişiksizlik belgesinin alınmış olması ve sözleşmede teminat mektubunun bu hallerde iade edileceğinin düzenlenmiş olması, bankanın tazmin talebini reddetmesi için likit bir def'i oluşturur ve bu durumda tazmin talebinin reddi haklıdır.

Ele alınan sorunlar

İlk talepte ödeme kaydı içeren teminat mektubunda bankanın likit def'i ileri sürerek ödemeden kaçınabilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, teminat mektubunun ilk talepte ödeme kaydı içerdiğini, bankanın yalnızca şekli inceleme yetkisine sahip olup esasa ilişkin inceleme yapma hak ve yetkisinin bulunmadığını, usulüne uygun ödeme talebi karşısında herhangi bir def'i ve itiraz ileri sürmeden ödeme yapması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarında banka, muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt eder; kural olarak banka yalnızca şekli manada inceleme yapma yetkisine haizdir, esasa ilişkin inceleme hak ve yetkisi yoktur. Bu kuralın iki istisnası vardır: birincisi, bankanın teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait def'ileri ileri sürerek ödemeden kaçınabilmesi; ikincisi, lehtarın ihtiyati tedbir kararı alarak ödemeye engel olabilmesidir. Ayrıca muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralıyla (MK m.2) bağdaşmadığını kesin olarak bilen banka, ilk talepte kaydına rağmen ödemeden kaçınabilir; banka, lehtarın likit delillere dayanan uyarısını dikkate almak zorundadır. Somut olayda davalı banka, tazmin talebini likit deliller (kesin kabul tutanağı, SGK ilişiksizlik belgesi, sözleşme hükümleri) göstererek reddetmiş, tazmin talebinden önce işin kesin kabulü gerçekleştirilmiş olduğundan bu ret haklı bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kesin kabul ve SGK ilişiksizlik belgesi sonrası teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşması → ret

İddia: Davacı vekili, KİK 30. madde uyarınca yüklenicinin kesin kabulden sonra da onbeş yıl süreyle müteselsilen sorumlu olduğunu, binaların kullanıma başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıplar nedeniyle teminat mektubunun süresinin uzatılması veya bedelinin tahsili gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin 10.1.2. maddesi uyarınca kesin teminat mektubunun süresi kesin kabulün gecikmesi halinde işteki gecikmeyi karşılayacak şekilde uzatılabilir; 10.4.1. maddesi uyarınca ise kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra SGK'dan ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde teminat mektubu yükleniciye iade edilir. Teminat mektubuna konu işin kesin kabulünün 27.3.2015 tarihinde yapıldığı, SGK'dan 23.2.2015 tarihinde ilişiksiz belgesi alındığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşme hükümleri gereği kesin teminatın iade koşulları oluşmuştur; teminat mektubuna konu işin tamamlanıp kesin kabulünün yapılması ve SGK'dan ilişiksizlik belgesinin ibrazı karşısında, kesin kabul ile iade edileceğine ilişkin sözleşme hükmü nedeniyle tazmin talebinin reddi haklı bulunmuştur. Davacının tazmin talep hakkını kötüye kullandığı hususunda likit deliller bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, ilk talepte ödeme kaydı içeren banka teminat mektuplarında bankanın likit delillere dayanan def'i ileri sürerek ödemeden kaçınabilmesine ve kesin kabul/SGK ilişiksizlik belgesinin bu kapsamda likit def'i oluşturmasına ilişkin değerlendirme, benzer teminat mektubu uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk talepte ödeme kaydı teminat mektubu likit def'i kesin kabul SGK ilişiksizlik belgesi itirazın iptali hakkın kötüye kullanılması dürüstlük kuralı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1431

KARAR NO 2024/729

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/04/2021

NUMARASI 2018/680 Esas 2021/277 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı banka tarafından verilen 17.10.2012 tarihli 220.000-TL değerindeki teminat mektubunun süresinin en son 29.09.2017 tarihine kadar ertelendiğini, 05.09.2017 tarihli uzatma taleplerinin davalı banka tarafından 14.09.2017 tarihinde reddedildiğini, davaya konu teminat mektubunun ilk talepte ödeme kaydı içerdiğini, bunun anlamının muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt etmesi olduğunu, bankanın yalnızca şekli anlamda inceleme yapma yetkisine sahip olup, esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisini sahip olmadığını başka bir ifade ile, “ilk talepte” ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarında “önce öde sonra dava et” prensibinin geçerli olduğunu, ancak teminat mektubunda anılan yüklenicinin sözleşme maddelerine aykırı davranarak kurumun ve konut sakinlerinin zararına neden olduğunu, davalı bankanın kesin kabul belgesine binaen teminat mektubunda yer alan bedeli ödemeyeceğini belirttiğini ancak kesin kabulün 2015 yılında yapıldığını, bankanın 2017 senesinin sonuna değin teminat mektubunda adı yer alan yüklenicinin işe ait yükümlülüklerini henüz tamamlamamış olması sebebi ile teminat mektubunun süresini uzattığını, kesin kabulden 2 sene sonra kabul edilen süre uzatım talebinin sonrasında kabul edilmediğini,TBK nın 128.

madde kapsamında sözleşmede yer alan koşullara uyulmamasına rağmen davalı bankanın ödeme yapmaktan imtina ettiğini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 13ve 30. maddelerine atıf yapıldığını, 30 madde uyarınca yüklenici ve alt yüklenicilerin kesin kabul onay tarihinden itibaren de onbeş yıl süreyle müteselsilen sorumlu olduğunu, yüklenicinin yapım aşamasına fen ve sanat kurallarına uygun davranmayarak sorumluluğunun devam etmesine neden olduğunu ileri sürerek davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davalıya 17.10.2012 tarihli, 220.000-TL bedelli 30.9.2015 tarihli "Diyarbakır Üçkuyular ... Adet Konut, Ticaret Merkezi, Cami, 24 Adet Derslikli İlköğretim Okulu, 16 Derslikli Lise İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi ve Diyarbakır Bismil Cami Tamamlama İnşaatı" için lehtar .. İnş...Ltd.Şti olan teminat mektubunun verildiğini, 29.9.2017 tarihine kadar uzatıldığını,lehdar tarafından işin tamamlandığının kesin kabul tutanağı ile tespit edildiğini, Diyarbakır SGK dan 23.2.2015 tarihli ilişiksiz belgesinin alındığını, teminatın iadesinde sakınca olmadığının bildirildiğini, davacıdan 28.6.2016 tarihi itibari ile teminat mektubunun iadesini istediklerini, davacı tarafından 5.9.2017 tarihli yazı ile sürenin uzatılmasının veya tazmininin istendiğini, ancak kesin kabul nedeniyle ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, ödenmesi halinde lehtara rücu edilemeyeceğini, işin bitirildiğine ilişkin kesin delil olduğundan teminat mektubunun hükümsüz hale geldiğini, daha önce uzatım yapılmış ise de kesin kabulün tespitinden sonra uzatım yapılmadığını, kesin kabul ve SGK ilişiksiz belgesi ile garanti sözleşmesinin sona erdiğini, KİK 30.

Maddesinin davacı ile yüklenici arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiğini, aksi taktirde hiçbir teminat mektubunun sona ermeyeceğini, yükleniciye davanın ihbarı ile işin tamamlanmasına rağmen hükümsüz kalan teminat mektubunun takibe konulmasının kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece ,davacı ile yüklenici ...Ltd Şti arasındaki sözleşme konusu işin tamamlanarak teslim edildiği, kesin kabulün yapıldığı ve SGK'dan ilişiksiz belgesinin alındığı, davacı tarafça Kamu İhale Sözleşmesi Kanununun 30. maddesi düzenlemesine dayanarak teminat mektubunun geçerliliğinin devam ettiği ileri sürülmüş ise de, anılan kanun hükmünde yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle gizli ayıp gibi binanın taşıyıcı elemanlarını etkileyen hayati tehlike meydana getiren hususlarda çıkacak arıza ve aksaklıklara istinaden sorumluluğun devam edeceğinin düzenlendiği, davacının davalının yaptığı sözleşme konusu işte bu mahiyette bir eksiklik, aksaklık, ayıp yada hata olduğuna dair bir bilgi yada delilin mevcut olmadığı, şikayetlerin tamamının kullanımdan dolayı meydana gelen hususlardan ibaret olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının davalıdan sorunlar giderilinceye kadar teminat mektubunun süresinin uzatılması talebinin ve ayrıca teminata konu işe ilişkin sözleşme ile eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca teminat mektubunun bedelinin tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; teminat mektubunun ilk talepte ödeme kaydı içeren bir teminat mektubu olduğunu, bankanın muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, Bankanın yalnızca şekli anlamda inceleme yapma yetkisini sahip olup, esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisini sahip olmadığını, usulüne uygun ödeme talebi ile karşılaştığında kural olarak herhangi bir def’i ve itirazda bulunmadan muhatabının ödeme talebini yerine getirmek zorunda olduğunu, ayrıca yüklenicinin üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, inşaatta kesin kabulden sonra pek çok ayıplı yapının kullanılmakla ortaya çıktığı bu sebeple müvekkili idareye karşı birtakım kullanıcı şikayetlerinin iletildiğini, hatta ayıplı eser sebebi ile kullanıcılar tarafından davalar açıldığını ve sırf bu sebeple teminat mektubunun süresini uzatmada veya bedelinin ödenmesini talep etmede herhangi bir kötü niyetin olmadığını, inşaat tamamlanıp da sakinleri tarafından kullanım aşamasında fark edilen ayıpların meydana çıkması sebebi ile uzatma talebinde bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporları arasında mübayenet olduğunu, 2.

Bilirkişi raporunda hiçbir dayanak olmadan ve hatta aksine ayıpların kullanıcılardan kaynaklı olmadığının diğer mahkemelerde görülen kullanıcılar tarafından açılan davalarda sabit olmasına kişisel yorumlar ve değerlendirmeler bütünü ile bilimden ve dava konusundan uzak bir rapor sunduğunu, mahkemece hukuki değerlendirmeden uzak söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması ve davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kesin teminat mektubunun tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Somut olaya emsal olabilecek bir HGK kararında '' İlk talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarında banka, muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt etmektedir. Kural olarak ilk talepte ödeme kaydının havi banka teminat mektuplarında banka yalnızca şekli manada inceleme yapma yetkisine haiz olup, esasa ilişkin herhangi bir inceleme hak ve yetkisini haiz değildir. Bu sebeple de ilk talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarının esas itibariyle muhatap lehine olduğu kabul edilmektedir.

Bu kuralın iki önemli istisnası bulunmaktadır. Birincisi, banka teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait olan defileri ileri sürerek ödemeden kaçınabilecektir. İkinci istisna da, lehtarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alarak, bankanın ilk talepte ödeme kaydını havi teminat mektuplarının ödenmesine engel olabilmesi halidir. Öte yandan, muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralı ile ( MK.m.2) bağdaşmadığını, kesin olarak bilen bankanın ilk talepte kaydına rağmen muhataba ödeme yapmaktan kaçınabilmesi gerekir. İlk talepte ödeme kaydına havi banka garantilerinde banka, lehtarın her uyarısını değil, likit delillere dayanan uyarısını dikkate almak zorundadır.

Örneğin lehtar, asıl ilişkiden doğan borcunu ödediğini ispat eden belgeleri bankaya ulaştırmış ve bankadan teminat mektubunun serbest bırakılmasını istemiş ve bu arada muhatap teminat mektubunu iade etmek yerine bankadan ödeme talebinde bulunmuş ise banka, ödeme yapmaktan kaçınmalıdır. Çünkü, bu halde teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmediği, dolayısıyla da yapılan ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu aşikardır. Hukuk düzenleri de hakkın kötüye kullanılmasını korumazlar ''(Yargıtay HGK'nın 2017/11-852 esas 2017/892 karar sayılı, 28/11/2007 tarihli kararı) Davalı tarafından 17.10.2012 tarihinde düzenlenen 30.9.2015 tarihine kadar geçerli olacak şekilde davacı ...'ye verilen kesin teminat mektubunda ...Diyarbakır, konut, ticaret merkezi, ilk öğretim okulu...

inşaatı için 4734 ve 4735 sayılı kanun ile ihale ve sözleşme hükümleri uyarınca 220.000-TL'nin ...bank tarafından garanti edildiğinden yüklenici taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği taktirde protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ... Ltd Şti. ile İdare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeneceği taahhüt edilmiştir. Teminat mektubunun süresi ilk olarak 29.9.2015 tarihinde 30.9.2016 tarihine kadar uzatıldığı, 26.8.2016 tarihinde 29.9.2017 tarihine kadar uzatıldığı, ...

tarafından son olarak 5.9.2017 tarihinde sürenin 29.9.2018 tarihine kadar uzatılması veya bedellerinin ödenmesine ilişkin talebin davalı tarafça 14.9.2017 tarihli yazı ile kesin kabulün 20.8.2015 tarihinde yapıldığı işin tamamlandığı herhangi bir eksikliğin kalmadığı da tarafınızca teyit edildiğinden uzatım veya tazmin talebinin yerine getirilmeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafça binaların kullanıma başlanması ile birlikte şikayetlerin geldiği KİK 30 maddesi uyarınca yüklenicinin kesin kabulden sonra da sorumluluğunun devam ettiği ileri sürülerek 27.2.2018 tarihi itibari ile takip yapıldığı, davalının kesin kabul tutanağı ve SGK ilişiksiz kaydı nedeniyle mektubun iadesinin gerektiği ileri sürülmüştür.

Davacı ... ile yüklenici arasında yapılan sözleşme" 10.1.2. Madde uyarınca .... kesin teminat mektubunun süresi 30.9.2015 tarihine kadardır. Kanunda veya sözleşmede belirtilen haller ile cezalı çalışma nedeniyle kesin kabulün gecikeceğinin anlaşılması durumunda teminat mektubunun süresi de işteki gecikmeyi karşılayacak şekilde uzatılır." "10.4.1 maddesinde de kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra SGK dan ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde teminat mektubu yükleniciye iade edilir " hükmünü haizdir.teminat mektubuna konu işin , kesin kabulünün 27.3.2015 tarihinde yapıldığı, SGK tarafından 23.2.2015 tarihinde ilişiksiz belgesi alındığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle;

davalı bankanın likit deliller göstererek teminat mektubunun tazmin talebinin red ettiği, tazmin tarihinden evvel işin kesin kabulünün gerçekleştirildiği, sözleşme hükümleri gereği kesin teminatın iade koşulları oluştuğu, davacıdan teminat mektuplarının iadesi talep edildikten sonra lehdarın ibraz ettiği likit deliller ile sözleşme hükümlerini, ilişiksizlik belgesini, kesin kabul tutanağı gerekçe gösterilerek tazmin talebinin reddinin haklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; teminat mektubuna konu işin tamamlanıp, kesin kabulünün yapıldığı, SGK'dan ilişiksizlik belgesinin ibraz edildiği, teminat mektubunun kesin kabul ile iade edileceğine ilişkin sözleşme hükmü nedeniyle teminat mektubunun tazmini talebinin reddine karar verilmesi haklı bulunmuştur.

Davacının tazmin talep hakkını kötüye kullandığı hususunda likit deliller bulunduğundan davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 11,30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113092 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.