6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1646 E. 2024/4851 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem aktif husumet hakkaniyet kâr kaybı kâr dağıtımı maddi ve manevi tazminat ticari defter esastan ret ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat yasal faiz fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 50 · HMK · SMK — SMK 151

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2018/287 E., 2020/126 K.

Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Kelebek'in tedarikçisi konumundaki diğer davacı müvekkili ... Mobilya'ya ait 2015/02482 numaralı tasarım kapsamında tescilli olan ve müvekkili ... Kelebek'e ait "..." markası altında tüketicilere sunulan "..." isimli koltuk takımlarının, davacıların izni olmaksızın davalı şirket tarafından "... Mobilya Mağazaları"nda aynısı yahut genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerinin teşhire ve satışa sunulduğunu, bu husus ile fiilin sınai mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, Eskişehir 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 D.İş sayılı dosyası ile durumun tespit edildiğini ileri sürerek davalının sınai mülkiyet hakkına tecavüzü sebebiyle ve davacılara maddi ve manevi zarar veren fiili kapsamında elde etmiş olduğu karın bilirkişi marifetiyle tespiti ile davacılara ödenmesini, elde edilmiş olan karın belirlenmesine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi 100.000,00 TL, manevi 50.000,00 TL tutarındaki tazminatın maddi zararın tazmini kapsamında tecavüz fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının, marka sahibine ait olacağını, adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumetinin olmadığını, bu ürünün imalatının ve tasarımının müvekkili tarafından yapılmadığını, başka bir firmadan tedarik edildiğini, tespit yapıldıktan sonra da söz konusu ürünün satıştan kaldırıldığını, bu olay nedeniyle davacıların ne şeklide zarar gördüğünün de açıklanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda ve tespitte yer alan fotolara bakıldığında çıplak gözle bile ayırt edilemeyecek kadar benzer koltukların davalı tarafından satışa sunulduğunun sabit olduğu, davacının maddi tazminat talebini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” olarak hesaplanmasını talep ettiği, alınan ek bilirkişi raporunda davalı defterlerinde davaya konu ürünlere rastlanmadığı, dolayısıyla davacı lehine bu yönde tazminat hesabı yapılamadığı,maddi tazminat miktarı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereği gereğince dosya kapsamı sunulan deliller ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak re'sen takdir olunarak 15.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." markası adı altında satışı yapılan "..." isimli TÜRKPATENT nezdinde 2015-02482 numaralı tescil numarası ile tescilli bulunan tasarımın taklit edilerek davalı tarafça satışa sunulduğunun tespit edildiğini, davalının eylemlerinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz niteliğinde bulunduğunu, mahkemenin takdir etmiş olduğu tazminat miktarı hiçbir şekilde müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamaya yakın olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının, marka sahibine ait bulunduğunu, adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumeti olmadığını, davaya ve tespite konu olanın bir adet ürünün imalatı ve tasarımının müvekkili tarafından yapılmadığını, başka bir firmadan tedarik edildiğini, müvekkiline ait koltuğun, davacıya ait 2015 02482 tescil numaralı tasarımdan doğan haklara tecavüz edilmediğini, maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, manevi tazminat için gerekli şartların da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin iddialarının, müvekkili ... Kelebek'in tedarikçisi konumunda diğer müvekkili ... Mobilya'ya ait 2015/02482 numaralı tasarım kapsamında tescilli olan ve müvekkili ... Kelebek'e ait "..." markası altında tüketicilere sunulan "..." isimli koltuk takımlarının, davacıların izni olmaksızın davalı şirket tarafından "... Mobilya Mağazaları"nda aynısı yahut genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerinin teşhire ve satışa sunulduğu iddiasına dayalı olduğu, bu durumda mahkemece de benimsendiği üzere iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle davacı ... Kelebek yönünden davanın haksız eyleme dayalı bulunduğu, dolayısıyla her iki sınai hak sahibinin de işbu davada davacı olabileceği, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile, tespit sırasında fotoğrafları çekilen davalıya ait koltuğun davacıya ait 2015/02482 tescil numaralı tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiğinin belirlendiği, dosya kapsamında davaya konu tasarımın uygulandığı ürün satışlarının tespit edilememiş olması nedeniyle davacı lehine 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde maddi tazminat belirlenemediği, bu nedenle de maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince dosya kapsamı sunulan deliller ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının da dava dosyası kapsamı ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat miktarı hesabının ticari defterler üzerinden yapılamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılması gerektiği durumlarda davalının satış yaptığı tüm ürünlerin çeşidi, sattığı koltukların çeşidi, bilançosu ve gelir tablosundaki mali veriler ile net kazancı dikkate alınarak, kazancının oluşumunu sağlayan tek faktörün tasarım olmadığı, gelirin oluşumunda rol oynayan tasarım dışı bir dizi unsurların bulunduğu, tasarımın satışa/kâra olan etkisinin firmadan firmaya, ürünün kalitesine, faaliyette bulunulan sektöre, firmanın organizasyon yapısına, satış ve dağıtım ağına, reklam ve tanıtım faaliyetlerine, pazarlama tekniğine, sektördeki rekabetin yoğunluğuna, rakip firmaların satış politikalarına, pazardaki arz ve talep miktarlarına, ikame ürünlerin çeşidine vb. unsurlara bağlı bağlı olarak değiştiği hususları göz önünde bulundurulacağı ve hesabın bu doğrultuda yapılacağı, fakat işbu dava bakımından maddi tazminat hesabı bu hususlar dikkate alınmadan ve yeterli araştırma yapılmadan hakkaniyete aykırı olarak hesaplandığını, manevi tazminat yönünden davalı şirket "..." markası altında satışı yapılan "..." isimli TPE nezdinde 2015-02482 numaralı tescil numarası ile tescilli bulunan tasarımlarına tecavüz eder şekilde satışa arz ederek ticarete konu ettiğini, davalı şirketin bulunduğu konum itibariyle tasarımlardan haberdar olmaması mümkün olmadığını, zira müvekkil şirket mobilya sektöründe öncü durumda olduğunu, manevi tazminatın hesaplanmasına ilişkin olarak; tecavüz nedeniyle tasarım sahibi olarak müvekkil şirketin prestij kaybı ve ticari hayattaki güven zedelenmesi dikkate alınarak hesaplama yapılmalıyken bu hususlar değerlendirilmeden ve yeterli araştırma yapılmadan manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının marka sahibine ait doluğunu, bu nedenle adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumeti olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya ve tespite konu bir adet ürün olduğunu, bu ürünün imalatı tasarımının müvekkil tarafından yapılmadığını, müvekkil tarafından üretilmediğini, başka bir firmadan tedarik edildiğini, müvekkilin yanıltıldığını, zaten tesbit yapıldıktan sonra da ürünün kaldırıldığını, satışa arz edilmediğini, bu durum nedeniyle davacıların ne şekilde zarar gördüğü açıklanmadığını, dava dilekçesinde de marka ve patent ile ilgili genel açıklamalara yer verildiğini, bilirkişi raporunda, müvekkilimize ait ürün ile davacıya ait ürünün benzerlikleri sadece ürünün ve onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgi, şekil ve biçim yönünden değerlendirildiğini; renk, malzeme, yüzey dokusu yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi heyeti raporun sonuç bölümünde; maddi tazminat talebinin dayanağının 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi olduğu, buna göre davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz sebebiyle davalı müvekkilin elde ettiği kârın maddi tazminat miktarını tayin edeceği, yapılan satışlar ve defter tetkikine göre, davayı konu ürünün satışına rastlanılmadığı, böylelikle davacının maddi zararının bulunmadığının ifade edildiğini, bu tespite rağmen maddi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmadığını, manevi tazminat talebine ilişkin olarak; satılanın sadece bir adet koltuk olduğunu, bunun seri üretiminin yapılmadığını, bir adet koltuğun satışa arz edilmiş olmasının davacı tarafın piyasada edindigi imaj ve güvenden oluşan manevi, ticari varlığını zedeleyecek nitelikte olmadığını, dolayısıyla manevi tazminat için gerekli şartların oluşmadığını, buna rağmen fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmiş olması da doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.

3. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/362 E. 2024/2276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1646 E.  ,  2024/4851 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/200 Esas, 2022/1677 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2018/287 E., 2020/126 K.

Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Kelebek'in tedarikçisi konumundaki diğer davacı müvekkili ... Mobilya'ya ait 2015/02482 numaralı tasarım kapsamında tescilli olan ve müvekkili ... Kelebek'e ait "..." markası altında tüketicilere sunulan "..." isimli koltuk takımlarının, davacıların izni olmaksızın davalı şirket tarafından "... Mobilya Mağazaları"nda aynısı yahut genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerinin teşhire ve satışa sunulduğunu, bu husus ile fiilin sınai mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, Eskişehir 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 D.İş sayılı dosyası ile durumun tespit edildiğini ileri sürerek davalının sınai mülkiyet hakkına tecavüzü sebebiyle ve davacılara maddi ve manevi zarar veren fiili kapsamında elde etmiş olduğu karın bilirkişi marifetiyle tespiti ile davacılara ödenmesini, elde edilmiş olan karın belirlenmesine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi 100.000,00 TL, manevi 50.000,00 TL tutarındaki tazminatın maddi zararın tazmini kapsamında tecavüz fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının, marka sahibine ait olacağını, adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumetinin olmadığını, bu ürünün imalatının ve tasarımının müvekkili tarafından yapılmadığını, başka bir firmadan tedarik edildiğini, tespit yapıldıktan sonra da söz konusu ürünün satıştan kaldırıldığını, bu olay nedeniyle davacıların ne şeklide zarar gördüğünün de açıklanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda ve tespitte yer alan fotolara bakıldığında çıplak gözle bile ayırt edilemeyecek kadar benzer koltukların davalı tarafından satışa sunulduğunun sabit olduğu, davacının maddi tazminat talebini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” olarak hesaplanmasını talep ettiği, alınan ek bilirkişi raporunda davalı defterlerinde davaya konu ürünlere rastlanmadığı, dolayısıyla davacı lehine bu yönde tazminat hesabı yapılamadığı,maddi tazminat miktarı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereği gereğince dosya kapsamı sunulan deliller ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak re'sen takdir olunarak 15.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." markası adı altında satışı yapılan "..." isimli TÜRKPATENT nezdinde 2015-02482 numaralı tescil numarası ile tescilli bulunan tasarımın taklit edilerek davalı tarafça satışa sunulduğunun tespit edildiğini, davalının eylemlerinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz niteliğinde bulunduğunu, mahkemenin takdir etmiş olduğu tazminat miktarı hiçbir şekilde müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamaya yakın olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının, marka sahibine ait bulunduğunu, adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumeti olmadığını, davaya ve tespite konu olanın bir adet ürünün imalatı ve tasarımının müvekkili tarafından yapılmadığını, başka bir firmadan tedarik edildiğini, müvekkiline ait koltuğun, davacıya ait 2015 02482 tescil numaralı tasarımdan doğan haklara tecavüz edilmediğini, maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, manevi tazminat için gerekli şartların da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin iddialarının, müvekkili ... Kelebek'in tedarikçisi konumunda diğer müvekkili ... Mobilya'ya ait 2015/02482 numaralı tasarım kapsamında tescilli olan ve müvekkili ... Kelebek'e ait "..." markası altında tüketicilere sunulan "..." isimli koltuk takımlarının, davacıların izni olmaksızın davalı şirket tarafından "... Mobilya Mağazaları"nda aynısı yahut genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerinin teşhire ve satışa sunulduğu iddiasına dayalı olduğu, bu durumda mahkemece de benimsendiği üzere iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle davacı ... Kelebek yönünden davanın haksız eyleme dayalı bulunduğu, dolayısıyla her iki sınai hak sahibinin de işbu davada davacı olabileceği, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile, tespit sırasında fotoğrafları çekilen davalıya ait koltuğun davacıya ait 2015/02482 tescil numaralı tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiğinin belirlendiği, dosya kapsamında davaya konu tasarımın uygulandığı ürün satışlarının tespit edilememiş olması nedeniyle davacı lehine 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde maddi tazminat belirlenemediği, bu nedenle de maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince dosya kapsamı sunulan deliller ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının da dava dosyası kapsamı ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat miktarı hesabının ticari defterler üzerinden yapılamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılması gerektiği durumlarda davalının satış yaptığı tüm ürünlerin çeşidi, sattığı koltukların çeşidi, bilançosu ve gelir tablosundaki mali veriler ile net kazancı dikkate alınarak, kazancının oluşumunu sağlayan tek faktörün tasarım olmadığı, gelirin oluşumunda rol oynayan tasarım dışı bir dizi unsurların bulunduğu, tasarımın satışa/kâra olan etkisinin firmadan firmaya, ürünün kalitesine, faaliyette bulunulan sektöre, firmanın organizasyon yapısına, satış ve dağıtım ağına, reklam ve tanıtım faaliyetlerine, pazarlama tekniğine, sektördeki rekabetin yoğunluğuna, rakip firmaların satış politikalarına, pazardaki arz ve talep miktarlarına, ikame ürünlerin çeşidine vb.

unsurlara bağlı bağlı olarak değiştiği hususları göz önünde bulundurulacağı ve hesabın bu doğrultuda yapılacağı, fakat işbu dava bakımından maddi tazminat hesabı bu hususlar dikkate alınmadan ve yeterli araştırma yapılmadan hakkaniyete aykırı olarak hesaplandığını, manevi tazminat yönünden davalı şirket "..." markası altında satışı yapılan "..." isimli TPE nezdinde 2015-02482 numaralı tescil numarası ile tescilli bulunan tasarımlarına tecavüz eder şekilde satışa arz ederek ticarete konu ettiğini, davalı şirketin bulunduğu konum itibariyle tasarımlardan haberdar olmaması mümkün olmadığını, zira müvekkil şirket mobilya sektöründe öncü durumda olduğunu, manevi tazminatın hesaplanmasına ilişkin olarak;

tecavüz nedeniyle tasarım sahibi olarak müvekkil şirketin prestij kaybı ve ticari hayattaki güven zedelenmesi dikkate alınarak hesaplama yapılmalıyken bu hususlar değerlendirilmeden ve yeterli araştırma yapılmadan manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tecavüz nedeniyle tazminat talep etme hakkının marka sahibine ait doluğunu, bu nedenle adına marka tescilli olmayan davacının eldeki dava bakımından aktif husumeti olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya ve tespite konu bir adet ürün olduğunu, bu ürünün imalatı tasarımının müvekkil tarafından yapılmadığını, müvekkil tarafından üretilmediğini, başka bir firmadan tedarik edildiğini, müvekkilin yanıltıldığını, zaten tesbit yapıldıktan sonra da ürünün kaldırıldığını, satışa arz edilmediğini, bu durum nedeniyle davacıların ne şekilde zarar gördüğü açıklanmadığını, dava dilekçesinde de marka ve patent ile ilgili genel açıklamalara yer verildiğini, bilirkişi raporunda, müvekkilimize ait ürün ile davacıya ait ürünün benzerlikleri sadece ürünün ve onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgi, şekil ve biçim yönünden değerlendirildiğini;

renk, malzeme, yüzey dokusu yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi heyeti raporun sonuç bölümünde; maddi tazminat talebinin dayanağının 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi olduğu, buna göre davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz sebebiyle davalı müvekkilin elde ettiği kârın maddi tazminat miktarını tayin edeceği, yapılan satışlar ve defter tetkikine göre, davayı konu ürünün satışına rastlanılmadığı, böylelikle davacının maddi zararının bulunmadığının ifade edildiğini, bu tespite rağmen maddi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmadığını, manevi tazminat talebine ilişkin olarak; satılanın sadece bir adet koltuk olduğunu, bunun seri üretiminin yapılmadığını, bir adet koltuğun satışa arz edilmiş olmasının davacı tarafın piyasada edindigi imaj ve güvenden oluşan manevi, ticari varlığını zedeleyecek nitelikte olmadığını, dolayısıyla manevi tazminat için gerekli şartların oluşmadığını, buna rağmen fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmiş olması da doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.

3. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130719700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.