Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1777 E. 2024/4673 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ dava şartı yokluğu↗ komisyon↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/707 E., 2021/215 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gökdere Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi davalı şirketin hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 06.04.2020 tarihli rapor uyarınca, davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir ticari faaliyeti yansıtmayan münhasıran komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğunu ve diğer davalı ...'un mükellef kurumun bu eylemlerine fiilen katılan gizli ortağı olarak şirketin tüm işlemlerini gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davalı ...'un davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'un diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğununun tespiti talebinde bulunmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, mükellef kurumu asıl yönetenin ve temsilcisinin davalı ... olduğunun tespit edildiğini ve davalı şirketin gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin bu durumun tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı şahsın davalı Şirket'in gizli ortağı olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1604 E. 2024/4575 K.
Ortak:hukuki yarar · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, mükellef kurumu asıl yönetenin ve «temsilcisinin» davalı ... olduğunun tespit edildiğini ve davalı şirketin gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin bu durumun tespitini istemekte «hukuki yararı» bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'un diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğununun tespiti talebinde bulunmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı şahsın davalı Şirket'in gizli ortağı olduğunun tespitini istemekte «hukuki yararı» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… çesinde; vergi mükellefi davalı şirketin hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 26.04.2021 tarihli vergi teknik raporu uyarınca, diğer davalı ...'nın şirketi «temsil» etmek üzere 10.11.2015 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile müdür olarak yetkilendirildiğini, adı geçenin şirketin sahte «fatura» ve hileli muhasebe faaliyetlerine fiilen katıldığını ileri sürerek, davalı ...'nın davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmişti …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ...'nın diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğununun tespiti talebinde bulunmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden davacının dava açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · usulüne uygun tebligat · tebligat · fatura
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar «usulüne uygun tebligata» rağmen davaya cevap vermemiştir.
Taraflar arasındaki şirket «gizli ortaklığının» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… çesinde; vergi mükellefi davalı şirketin hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 26.04.2021 tarihli vergi teknik raporu uyarınca, diğer davalı ...'nın şirketi «temsil» etmek üzere 10.11.2015 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile müdür olarak yetkilendirildiğini, adı geçenin şirketin sahte «fatura» ve hileli muhasebe faaliyetlerine fiilen katıldığını ileri sürerek, davalı ...'nın davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmişti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1302 E. 2024/4770 K.
Ortak:usulden reddi · hukuki yarar · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'un diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğununun tespiti talebinde bulunmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, mükellef kurumu asıl yönetenin ve «temsilcisinin» davalı ... olduğunun tespit edildiğini ve davalı şirketin gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin bu durumun tespitini istemekte «hukuki yararı» bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle redde dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi usule aykırı görüldüğü, mahkemenin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik kararı usule ilişkin olduğundan hüküm yerinde kararın usule ilişkin olduğunun belirtilmemesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın «usulden reddine», davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… faaliyeti ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirket hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 13.05.2020 tarihli raporda diğer davalı ...'in mükellef kurumun «temsilcisinin» genel vekaletname verdiği ve şirketin tüm işlemlerini gerçekleştirdiği tespit edildiğini, mükellef kurumun tüm iş ve işlemlerini vekaletle gerçekleştirdiği tespit edilen ...'in şirketin vekili olmadığı aslında şirketin gizli ortağı olduğu bu nedenle mükellef kurum adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğunu belirterek davalı ...'in diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · vekalet ücreti takdiri · müteselsil sorumluluk · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · vekalet ücreti
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle redde dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi usule aykırı görüldüğü, mahkemenin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik kararı usule ilişkin olduğundan hüküm yerinde kararın usule ilişkin olduğunun belirtilmemesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın «usulden reddine», davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… faaliyeti ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirket hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 13.05.2020 tarihli raporda diğer davalı ...'in mükellef kurumun «temsilcisinin» genel vekaletname verdiği ve şirketin tüm işlemlerini gerçekleştirdiği tespit edildiğini, mükellef kurumun tüm iş ve işlemlerini vekaletle gerçekleştirdiği tespit edilen ...'in şirketin vekili olmadığı aslında şirketin gizli ortağı olduğu bu nedenle mükellef kurum adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğunu belirterek davalı ...'in diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
… iği raporuna göre mükellef kurumun tüm işlemlerinin genel vekaletname ile diğer davalının gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davalı ...'in davalı şirketin sahte «fatura» düzenleme faaliyetine fiilen katıldığı ve davalı şirketin gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davalının gizli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/372 E. 2017/3166 K.
Ortak:Tespit
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalının gizli ortağı olduğu «şirket merkezinin» bulunduğu ... mahkemelerinde açılması gerektiğinden bahisle «yetkisizlik» kararı verilmişse de; somut uyuşmazlık bakımından «kesin yetki kuralı» olan 6100 sayılı HMK m.
14/2’nin uygulanma olanağı olmadığı gibi, «kamu düzenine» ilişkin «kesin yetki» halleri dışında mahkeme yetkili olup olmadığını re'sen nazara alamaz.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK’nın 14/2. bendi gereğince, davalının kurucusu ve gizli ortağı olduğu iddia edilen şirketin adresinin .../...'da olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar kesinleşince yasal sürede talep halinde dosyanın yetkili ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1777 E. , 2024/4673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2624 Esas, 2022/1945 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/707 E., 2021/215 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gökdere Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi davalı şirketin hesaplarının incelenmesine yönelik düzenlenen 06.04.2020 tarihli rapor uyarınca, davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir ticari faaliyeti yansıtmayan münhasıran komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğunu ve diğer davalı ...'un mükellef kurumun bu eylemlerine fiilen katılan gizli ortağı olarak şirketin tüm işlemlerini gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davalı ...'un davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'un diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğununun tespiti talebinde bulunmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, mükellef kurumu asıl yönetenin ve temsilcisinin davalı ... olduğunun tespit edildiğini ve davalı şirketin gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin bu durumun tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı şahsın davalı Şirket'in gizli ortağı olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130534500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz