Kaşe üzerine tek imzalı taahhütnamede şirket yetkilisine husumet yöneltilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1227 E. 2024/4624 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunan, imza sahibinin şahsen ödeme taahhüdünde bulunduğuna dair ibare taşımayan taahhütname şirket adına verilmiş sayılır. Sebepsiz zenginleşen de şirketin kendisi olduğuna ve şirket yetkilisinin haksız fiiline dayanılmadığına göre, bu taahhütnameye dayanılarak şirket yetkilisi gerçek kişiye husumet yöneltilemez; dava husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirket kaşesi üzerine tek imzayla verilen taahhütname nedeniyle şirket yetkilisine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret
İddia: Davacı, davalının verdiği taahhütname ile borcu ödemeyi taahhüt ettiğini, taahhütnameye itiraz etmediğini, icra takibinde taraf olduğunu, sehven ödenen parayı çekerek sebepsiz zenginleştiğini ve şahsı adına taahhütte bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bankacılık hizmetleri sözleşmesinin tarafı davalının yetkilisi olduğu şirkettir ve mükerrer ödeme işlemi de bu şirketin hesabına yapılmıştır; dolayısıyla banka aleyhine sebepsiz zenginleşen, davalının yetkilisi olduğu şirkettir. Taahhütname de dava dışı şirket adına yetkilisi olan davalı tarafından imzalanmış olup taahhütnamede davalının adı altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunmaktadır; bu durumda taahhütnamenin şirket adına verildiğinin kabulü gerekir. Taahhütnamede şirket yetkilisinin şahsen ödeme taahhüdü verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi davacı tarafça şirket yetkilisinin haksız fiiline de dayanılmamıştır. Bu nedenlerle somut olayda davalıya husumet yöneltilmesi mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kaşe üzerine tek imzayla verilen ve şahsi taahhüt ibaresi içermeyen belgenin şirket adına verilmiş sayılacağı ve bu belgeye dayanılarak şirket yetkilisine husumet yöneltilemeyeceği yönündeki holding, temsilci sorumluluğu ve husumet denetimi bakımından emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Husumet (taraf sıfatı): şirket adına verilmiş taahhütnameye dayanılarak şirket yetkilisi gerçek kişiye husumet yöneltilemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet↗ taraf sıfatı↗ temsil↗ şirket kaşesi üzerine atılan imza↗ sebepsiz zenginleşme↗ taahhütname↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1227 E. , 2024/4624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/926 Esas, 2022/1822 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/83 E., 2019/371 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Kuy. Ltd. Şti. arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlu firmanın hesabına döviz transferi yapılırken 782.900,00 euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan şifahi görüşmeler sonucunda bir kısmının iade edildiğini, müvekkilinin borçlu şirketten 432.792,00 euro alacağı olduğunu, şirket yetkilisi davalının verdiği taahhütname ile bu tutarı müvekkiline iade etmeyi taahhüt ettiğini, noter ihtarnamesi ile alacağın talep edildiğini, şirket yetkilisi olan ve şirket hesabına yatırılan parayı çeken davalının şirket adına hareket etmesi sebebiyle, bakiye alacak için davalı hakkında İstanbul 3. İcra Dairesinin 2016/15880 E.
sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak taahhütname altında şirket kaşesi ile davalının ad ve soyadı ve kaşe üzerinde tek imza bulunduğu, davalının 10 yıl süre ile münferit imza ile şirketi temsile yetkili olduğu, belgenin tanzim tarihi itibari ile davalının şirketin yetkili temsilcisi olduğu, belge altında kaşe ve kaşe üzerinde tek imza bulunup ikinci imza bulunmadığından mevcut hali ile imzanın şirketi temsilen atıldığının kabulü gerektiği, davalının şahsi sorumluluğunu gerektirecek şekilde imzasını içermeyen belgeye dayanılarak davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin hesabına 782.900,00 euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan görüşmeler sonucunda paranın kısmen ödendiği bakiye 432.792,00 euronun ödenmediğini, davalının verdiği taahhütname ile borcu ödemeyi taahhüt etmesine rağmen ödemediğini, davalının taahhütnameye bir itirazının olmadığını, icra takibinde taraf olan davalının itirazı nedeniyle davalıya husumet yöneltildiğini, davalının sehven ödenen parayı çekerek sebepsiz zenginleştiğini, davalının şahsı adına taahhütte bulunduğunu ve paranın da davalı tarafından çekildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin tarafının davalının yetkilisi olduğu ... şirketi olduğunu, mükerrer ödeme işleminin de şirketin hesabına yapıldığını, bu nedenle davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşenin davalının yetkilisi olduğu şirket olduğunu, 24.12.2012 tarihli taahhütnamenin de dava dışı şirket adına yetkilisi olan davalı tarafından imzalandığı, taahhütnamede davalının adı altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunduğu, bu durumda taahhütnamenin şirket adına verildiğinin kabulü gerektiği, taahhütnamede davalı şirket yetkilisinin şahsen ödeme taahhüdü verdiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacı tarafça davalı şirket yetkilisinin haksız fiiline de dayanılmadığı, bu nedenlerle somut olayda davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirket hesabına sehven mükerrer olarak ödenen paranın taahhüdüne dayalı olarak davalıdan tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130492400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz